|
ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı süre için mali haklarının ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Başvuran, 08.09.2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmış ve 29.10.2016 tarihli KHK ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, OHAL İnceleme Komisyonu tarafından 24.04.2019 tarihinde kamu görevine iade edilmiştir. İdare, başvuranın görevde bulunmadığı süre için mali haklarının ödenmesi gerektiği hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüş talep etmiş, ancak henüz bir yanıt alınamamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın görevini ifa etmediği dönemin kendi iradesi dışında gerçekleştiğini ve bu nedenle mali haklarının ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, kamu görevine iade edilenlerin, görevden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın mali haklarının, görevden uzaklaştırılması ve göreve iade tarihi arasında hesaplanarak ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/66265-S.20.72012
BAŞVURU NO : 2020/2680
KARAR TARİHİ : 28/07/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
İhraç edilen personelin ihraç edildiği dönem için mali
BAŞVURUNUN KONUSU :
haklarının ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran ( Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığı(YÖK)’te, YÖK Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Usül ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’e tabi olarak, bilişim personeli olarak görev yapmakta iken 08.09.2016 tarihinde görevden uzaklaştırma yazısının tebliğ edildiği akabinde ise 05.10.2016 tarihli yazıyla
“668 sayılı KHK ve 08.09.2016 tarihli Başkanlık oluruna binaen sözleşmesinin feshedildiği” kendisine bildirildiği, adının 675 sayılı KHK’da ihraç edilecekler içinde yer aldığı, hakkında yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
1.1. Kendisi hakkında düzenlenen 01.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde
“işten çıkarılmasına sebep olan … numaralı telefon hattını kendisinin kullanmadığının tespit edildiği”nin belirtildiği, Cumhuriyet Savcılığı 06/03/2019 tarihinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği,
1.2. 31.03.2019 tarihli başvurusunun OHAL İnceleme Komisyonu tarafından kabul edildiği,
27.05.2019 tarihinde ise görevine iade edildiğini,
1.3. Görevden ayrı kaldığı süre için mali ve sosyal haklarını sözleşmeli personel olması nedeniyle alamadığını ifade ederek, 7145 sayılı Kanunun 22 nci maddesine binaen görevden ayrı kaldığı süre için mali ve sosyal haklarının yasal faizi ile iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. YÖK Personel Daire Başkanlığı’nın 15.04.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; Başvuranın 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine istinaden sözleşmeli bilişim personeli olarak
Kurumda istihdam edilirken 08.09.2016 tarihi itibariyle, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının
Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas
Ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesine binaen, sözleşmesinin tek taraflı feshedildiği, 29.10.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan KHK’da başvuranın isminin
“kamu görevinden çıkarılacaklar” arasında yer aldığı, başvuranın sözleşmesinin KHK yayınlanmadan önce feshedildiği, başvuranın 24.04.2019 tarihli OHAL Komisyon Kararı ile kamu görevine iade edildiği ve 27.05.2019 tarihinde göreve başladığı, başvurana “kamu görevinden çıkarıldığı tarih olan 08.09.2016 ile sözleşmesinin bitiş tarihi olan 31.12.2016 arasındaki mali hakları” veya “kamu görevinden çıkarıldığı tarih olan 08.09.2016 ile kamu görevine iade edildiği tarih olan 27.05.2019 arasındaki mali hakları”nın ödenmesi gerektiği hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi
Başkanlığı’ndan görüş talep ettikleri ancak henüz bir görüşün kendilerine ulaşmadığı” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü
Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin; “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”
6. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
‘Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’ ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer.
Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.
Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz…”
7. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli
Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in;
7.1. “Sözleşmenin süresi ve ücret” başlıklı 10 uncu Maddesinde; (1) Sözleşme süreleri mali yıl ile sınırlıdır.
… (6) Sözleşme ücreti bu Yönetmelikte belirtilen istisnalar dışında fiilen çalışma karşılığı ödenir. Tam zamanlı çalışan personelin görevine gelmediği her gün için aylık sözleşme ücretinin 1/30 u, devam etmediği her saati için aylık sözleşme ücretinin 1/270 i kadar eksik ödeme yapılır. Kısmi zamanlı çalışan personelin görevine gelmediği veya devam etmediği her saat için saatlik sözleşme ücreti kadar eksik ödeme yapılır.”
7.2. “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 16 ncı maddesi: “(1) Kamu kurum ve kuruluşları, personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,…d) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,…”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran; Sözleşmeli personel olarak görev yaparken önce kurumun İdari işlemi akabinde
OHAL Kararnamesi ile görevinden ihraç edildiği, 31.03.2019 tarihli başvurusunun OHAL
İnceleme Komisyonu tarafından kabul edildiği, 27.05.2019 tarihinde ise görevine iade edildiğini ifade ederek, görevden ayrı kaldığı süre için mali ve sosyal haklarının yasal faizi ile iade edilmesini talep etmektedir.
10. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın 08.09.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, müteakiben 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL Komisyonunun 24.04.2019 tarihli OHAL Komisyon Kararı ile kamu görevine iade edildiği, başvuranın görev yaptığı kurum tarafından “27.05.2019 tarihinde görevine başladığı başvuranın görevde bulunmadığı süre için mali haklarının ödenmesi ve hangi tarihler için ödenmesi gerektiği” hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile
Cumhurbaşkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’ndan görüş talep edildiği ancak bir cevap gelmediği, bu nedenle başvuranın görevini ifa etmediği süreler için mali haklarının başvurana ödenmediği anlaşılmıştır.
11. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
12. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
13. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
14. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
15. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15
Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı
Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.
16. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak OHAL İnceleme Komisyonunun Kararı ile de göreve iade edilen başvuranın ihraç edildiği tarih ile göreve iadesi sonucunda göreve başladığı tarih arasında fiilen görev yapmaması nedeniyle söz konusu sürece ilişkin görevini icra etmemesi işleminin kendi iradesi dışında gerçekleştiği, İdarenin hatalı işlemi nedeniyle oluşan külfetin başvurana yükletilemeyeceği, sözü edilen sürecin çalışmış gibi değerlendirilmesi ve bu bağlamda mezkur dönem için mali haklarının ödenmesi gerektiği,
16.1. Diğer taraftan, “başvuranın sözleşmeli olarak görev yapmasına binaen görevden uzaklaştırıldıktan sonra sözleşmesinin uzatılıp uzatılmayacağına istinaden başvurana ödenecek olan mali hakların hangi dönemi kapsayacağı” hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda;
16.1.1. Başvuranın göreve iadesini ihtiva eden 24.05.2019 tarihli Başkanlık Olurunda; Kurumun “başvuranın hizmet ihtiyaç duyduğu bu nedenle yeniden istihdamının sağlanması” gerektiğinin ifade edildiği, dolayısıyla, başvuranın görevde bulunmadığı süre için başvuranın sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda “başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulmaması” gibi bir gerekçenin bulunmadığı, kaldı ki, İdare tarafından bu hususta herhangi başka bir değerlendirmeye gidilmediği, başvuranın görevden uzaklaştırılma işlemi gerçekleştirildikten sonra sözleşmesinin yenilenmeyeceği hususunda somut bir veri bulunmamasına binaen başvuranın görevini ifa etmediği dönem için ödenmesi gereken mali hakların “görevden uzaklaştırılması ve göreve iade tarihi” arasındaki süreyi kapsayacak şekilde hesaplanarak ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
17. Ayrıca, Çorum PTT Merkez Müdürlüğünde 399 sayılı KHK’ya tabi sözleşmeli personel olarak görev yapan, 25/10/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılan, tedbirinin kaldırılması üzerine 23/10/2017 tarihinde tekrar göreve başlayan ve 2017 yılı içerisinde sicil amiri yanında sadece 2 ay 7 gün fiilen görev yapan davacı hakkında tesis edilen sicil notu verilmemesi işleminin iptalinin ve sicil notu verilmemesi nedeniyle başarı ücreti alamaması sonucunda yoksun kalınan maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği davada, Çorum İdare Mahkemesinin 17/01/2019 gün ve sayılı kararında, başarı durumunu tespit edebilmesi için kamu görevlisinin amirleriyle bir süre beraber çalışması gerektiği, mevzuat hükmünde de bu sürenin 6 ay olarak belirlendiği, bu sürelerin hesaplanmasında kanunun ancak belli mazeret durumlarını ancak belirli süreler için kabul ettiği, kanunda tahdidi olarak sayılan mazeret durumları içerisinde görevden uzaklaştırılan memurun durumunun sayılmadığı, bu kapsamda 2017 yılı içerisinde 6 aydan az (2 ay 7 gün)
fiilen görev yapan davacı hakkında başarı ve sicil raporu doldurulmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve
Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 10.10.2019 tarihli ve ayılı kararında, davacının, 2017 yılında, sicil değerlemesi yapacak amirinin yanında en az 6 ay çalışma ve bu sürenin en az 3 aylık bölümünde de fiilen çalışma şartını sağlayamaması nedeniyle hakkında belirtilen yıl için sicil raporu düzenlenmediği, ancak davacının ilgili dönemde görevden uzaklaştırılmış olması nedeniyle söz konusu çalışma sürelerini sağlayamadığı, bu durumun kendi iradesi dışında gerçeklesen bir durum olduğu, davacının görevden uzaklaştırma işleminin kaldırılarak, görevine iade edildiği hususu da dikkate alınarak, görevden uzakta geçirdiği sürenin çalışmış gibi değerlendirilmesinin gerektiği, açıkta geçen sürelerin davacının aleyhine yorumlanamayacağı ifade edilerek, 2017 yılı için sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulmamasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.
17.1. Kaldı ki, “TEİAŞ bünyesinde sözleşmeli mühendis olarak görev yaparken görevden uzaklaştırılıp akabinde 672 sayılı KHK ile görevinden çıkarılan personelin görevden ayrı kaldığı süre için başarı ücretinin ödenmesi” talebiyle yapılan başvuruya istinaden
Kurumumuzun 29.05.2020 tarih ve 12717 sayılı Tavsiye Kararında; “Görevini fiilen yapmayan başvuranın görevini icra edememesinin kendi kusurundan kaynaklamadığı, sözü edilen sürenin çalışmış gibi kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle başvuran için “sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmesi” ve söz konusu raporlar doğrultusunda başarı ücreti ödenip ödenemeyeceği hususunun yeniden ele alınması gerektiği” yönünde karar verilmiştir.
17.1.1. Her ne kadar mezkur Kurumumuz Kararında talep farklı olsa da, mezkur Karardaki başvuranın sözleşmeli personel olması, uyuşmazlığın “fiili olarak hizmetin ifa edilmemesi”nden kaynaklanması ve “başarı ücreti ödenmesi”nin tali bir mali hak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ilgili Kararımızda sözleşmeli personelin görevinden “kendine kusur atfedilmeyecek bir nedenle” ihraç edilmesi durumunda mali hakların ödenmesi gerektiği yönünde bir Karar alındığı anlaşılmaktadır. Aynı husus ve görüş yukarı belirtilen mahkeme kararında da hüküm altına alınmıştır.
18. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; “başvuranın görevini ifa etmediği dönem için ödenmesi gereken mali hakların görevden uzaklaştırılması ve göreve iade tarihi arası için hesaplanarak ödenmesi gerektiği” sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
“Başvuranın görevini ifa etmediği dönem için ödenmesi gereken mali hakların ‘görevden uzaklaştırılması ve göreve iade tarihi’ arası için hesaplanarak ödenmesini teminen gerekli işlemlerin tesis edilmesi” hususunda YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, YÜKSEKÖĞRETİM
KURULU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi