ÖZET: Bu Danıştay kararı, Şırnak Üniversitesi’nde görevden uzaklaştırılan bir öğretim üyesinin geliştirme ödeneği ile ilgili yasal faiz talebini incelemektedir. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca ödenmeyen geliştirme ödeneğinin yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Ancak, idare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, geriye dönük faiz ödenmesine dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğunu, çünkü ilgili mevzuatın geriye dönük faiz ödenmesini öngörmediğini vurgulamıştır. İlgili mevzuat, görevden uzaklaştırılan memurların haklarının korunmasını sağlasa da, bu durumun yasal faiz ödemesi gerekliliğini doğurmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın geliştirme ödeneği için yasal faiz talebi reddedilmiş ve idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15506-S.22.23687

BAŞVURU NO : 2022/11101

KARAR TARİHİ : 01/12/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

Geliştirme ödeneğinin faizi hakkında

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 04/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Şırnak Üniversitesi’nde görev yapmakta iken üç ay görevinden uzaklaştırıldığını, hakkında yapılan soruşturma ile görevine iade edildiğini, açıkta bulunduğu süre içerisinde geliştirme ödeneğinin ödenmediğini bu ödemelerin 3 Ay görevden uzaklaştırma sonrasında göreve başlatıldığında ödenmemesi üzerine Kurumumuza müracaatı sonrası Kurumunuz Tavsiye Kararı üzerine söz konusu bu tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekirken, 12.05.2022 tarihli İİBF Dekanlığı yazısından da görüleceği gibi yasal faizi olmaksızın 17.178 TL olarak ödendiğini ifade ederek; yasal faizin ödenmesine dair 31.05.2022 tarihinde Şırnak Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazdığı yazıya “red anlamına gelecek şekilde” hiçbir yanıt verilmediğini, ödenmemiş yasal faizin göreve başladığı tarihten başlayacak şekilde geliştirme ödeneklerinin ödendiği 04.04.2022 tarihine kadar da değil bu tarihten aylar sonrasında yasal faizin ödeme emrinin verileceği tarihe kadar olan süreye ilişkin yasal faizin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben Şırnak Üniversitesi Rektörlüğü yazısı ve eklerinde özetle;

Devlet Memurları Kanununun “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137’nci maddesinde; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.” hükmüne, 138’inci maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkili olanlara, 140’ıncı maddesinde ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırmaya,

“Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı 141’inci maddesinde ise “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143’üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanların aylıklarının kesilmiş olan 1/3’ünün kendilerine ödeneceği, görevden uzakta geçirdikleri sürelerin, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinde değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. İlgili hüküm gereğince Prof. Dr. ‘dan kesilen geliştirme ödeneği ilgiliye

04.04.2022 tarihinde ödenmiştir. Ancak, geriye yönelik olarak faiz ödeneceğine dair Mevzuatta herhangi

bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca başvuru sahibi kişinin yazısında değinmiş olduğu Kamu

Denetçiliği Kurumu’nun bu konuda Üniversitemize bulunmuş olduğu tavsiye kararında da geliştirme ödeneğine faiz işletileceğine dair bir ibare yer almamaktadır. Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 141’inci maddesine göre iade edilen kesintiler için, gerek 657 sayılı Kanunda gerekse diğer ilgili mevzuatta faiz ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu süreler için ilgiliye faiz ödemesi yapılmasına imkân bulunmamaktadır.

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 129 uncu maddesinde; “…..Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.

………. ”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun;

“Görevden Uzaklaştırma” başlıklı 53/B maddesinde; “…..Görevden uzaklaştırma, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir….Görevden uzaklaştırılanlar, kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. Ancak görevden uzaklaştırma süresi içinde kendilerine aylıklarının veya ücretlerinin üçte ikisi ödenir. Göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda, bunların aylıklarının veya ücretlerinin kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışanlar bakımından görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin dereceye yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak ve akademik yükselme için gerekli bekleme süresinden sayılmak suretiyle değerlendirilir.”,

6. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun;

“Geliştirme ödeneği” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyoekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir.”,

7. 04.04.2005 tarih ve 2005/8681 sayılı Geliştirme Ödeneğine Dair Bakanlar Kurulu Kararının;

1 inci Maddesinde: “Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş

yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısı ile çarpımı suretiyle hesaplanacak tutara, ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödenir.”,

2 nci Maddesinde: “Geliştirme ödeneği; a) Bu ödeneğin verilmesi öngörülen yerlerdeki yükseköğretim

kurumlarına ait öğretim elemanı kadrosuna atanarak, atandığı yükseköğretim kurumunda fiilen çalışanlara,…”,

3 üncü Maddesinde: “Geliştirme ödeneği, çalışmayı izleyen aybaşında ödenir. Bu ödeneğe, ödeneğin

verilmesi gereken yükseköğretim kurumlarında fiilen göreve başlanıldığı tarihten itibaren hak kazanılır.

Görevden ayrılma halinde, o ay içinde çalışılan günler itibarıyla hesap edilerek ödenir. Daha yüksek veya daha düşük geliştirme ödeneğine hak kazanacak şekilde görev yerleri değişenler hakkında da aynı usule göre işlem yapılır.”,

6 ncı Maddesinde: “Geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için görevin ilgili yükseköğretim

kurumlarında fiilen yapılması şarttır.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka aykırılık bulunduğu tespit edildiğinden, idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvurana ilişkin Rektörlük Makamının 30.01.2020 tarihli “3 (Üç) Ay Süreyle Görevden Uzaklaştırma

İhtiyati Tedbiri” kararı ile Rektörlük Makamının 27.04.2020 tarihli ve ile Görevden Uzaklaştırma

İhtiyati Tedbiri kaldırıldığı” kararı mevcut olup bu süreye ait İdare tarafından 4.4.2022 tarihinde geliştirme ödeneği ödenmiştir. Başvuran geliştirme ödeneğinin faizinin ödenmesine ilişkin olarak yasal faizin ödeme emrinin verileceği tarihe kadar hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

10. Şırnak Üniversitesi Rektörlüğünden istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından

Kurumumuza gönderilen belgelerde; “ “143’üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanların aylıklarının kesilmiş olan 1/3’ünün kendilerine ödeneceği, görevden uzakta geçirdikleri sürelerin, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinde değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. İlgili hüküm gereğince Prof. Dr. ‘dan kesilen geliştirme ödeneği ilgiliye 04.04.2022 tarihinde ödenmiştir. Ancak, geriye yönelik olarak faiz ödeneceğine dair Mevzuatta herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca başvuru sahibi kişinin yazısında değinmiş olduğu Kamu Denetçiliği

Kurumu’nun bu konuda Üniversitemize bulunmuş olduğu tavsiye kararında da geliştirme ödeneğine faiz işletileceğine dair bir ibare yer almamaktadır. Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141’inci maddesine göre iade edilen kesintiler için, gerek 657 sayılı Kanunda gerekse diğer ilgili mevzuatta faiz ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu süreler için ilgiliye faiz ödemesi yapılmasına imkân bulunmamaktadır.” olarak ifade edilmiştir.

11. Bilindiği gibi, hukuk devletinin gereklerinden birinin idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olduğu, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alındığı,

12. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “…

haklarında tesis edilen göreve son, verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25.2.1983 tarihli 81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci

Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği,

13. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/03/2014 tarihli ve E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli, E:2010/1211 ve K:2010/844 sayılı ısrar kararında; “… ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125 inci maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği,

14. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında belirtmiş olduğu; … açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu yönündeki değerlendirmesi ile Danıştay Kararlarında belirtilen “… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” hususlarının hüküm altına alındığı,

15. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 24.03.2021 tarihli E:2021/2372, K:2021/670 sayılı kararında; “…Dava konusu uyuşmazlıkta da; Avukat olarak görev yapan davacının, hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle 27.01.2017 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, daha sonra idarece görevden uzaklaştırma tedbirinin 19.04.2019 tarihinde kaldırılması üzerine görevine iade edildiği, davacı tarafından görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin vekalet ücretinin ödenmesi istemiyle davalı idareye 19/04/2019 tarihinde yaptığı başvurusunun 06/05/2019 günlü işlemle reddedildiği, davalı idarenin savunma dilekçesinde de, davacının sözü edilen dönemde fiilen görev yapmış olmak şartını karşılamadığı belirtilmiş ise de, davacının sözü edilen yan ödemelerini alamamasının temelinde görevden uzaklaştırılmış olmasının bulunduğu, akabinde ise davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası veya adli işlem tesis edilmeksizin görevden uzaklaştırılmasına dair işlem kaldırılarak idarece görevine iade edildiği, dolayısıyla, davacı görevde olsaydı, talepte bulunduğu vekalet ücretini hak edecek hizmeti vereceğinin açık olduğu, kendi kusurundan kaynaklanmayan bir durumdan dolayı hakkında tesis edilen işlem neticesinde ortaya çıkan sonuçların davacıya yükletilmesinin hakkaniyetle bağdaşmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Nitekim, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 12.12.2018 tarih ve E:2013/2, K:2018/2 sayılı kararı da aynı yöndedir. Her ne kadar içtihadı birleştirme toplantısında görüşülerek içtihada bağlanan uyuşmazlıkların sebebi, bakılmakta olan dava konusu uyuşmazlığın sebebinden farklı olarak, görevden uzaklaştırılan memurun idarece görevine iade edilmesinden değil de, memurun yargı kararı üzerine görevine iade edilmesi nedeniyle görevde olmadığı dönemde fiilen çalışmayı gerektirdiği için ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin verilip verilmeyeceğine ilişkin olsa da, bakılmakta olan dava ile içtihada bağlanan uyuşmazlıkların temelinin aynı sebep olan fiilen çalışılıp çalışılmamaya dayandığı ve İçtihadı

Birleştirme Kurulunca da, fiilen çalışma olmasa da döner sermaye ek ödemesinin verilmesi gerektiğine hükmedildiği görülmüştür…” ifadelerine yer verilerek hakkında görevden uzaklaştırma kararı verilen akabinde herhangi bir disiplin cezası veya adli işlem tesis edilmeksizin görevden uzaklaştırılmasına dair işlem kaldırılarak idarece görevine iade edilen kişilerin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir durumdan dolayı hakkında tesis edilen işlem neticesinde ortaya çıkan sonuçların kendilerine yükletilmesinin hakkaniyetle bağdaşmasının mümkün olmadığının belirtildiği,

16. Görevden uzaklaştırmanın, hizmet gerekleri bakımından görevi başında kalması sakıncalı olan bir kamu görevlisi hakkında uygulanan geçici bir tedbir olduğu, 2547 sayılı Kanunda da görevden uzaklaştırmanın

“ihtiyati tedbir” olduğunun belirtildiği, söz konusu düzenlemeye göre, görevden uzaklaştırmanın, bir disiplin cezası değil, önleyici bir tedbir olarak düzenlendiği, kamu görevlisinin henüz kesinleşmiş bir cezasının bulunmadığı, yine görevden uzaklaştırma kararının, bir görevden çıkarma kararı olmadığı, bu nedenle memuriyet görevinin sona ermediği,

17. Bunun yanında, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı sürede alamadığı birikmiş maaşlar idare tarafından ödenerek bu açıdan başvuranın mağduriyeti giderilmiş olsa da, yukarıda yer verilen mahkeme kararları ve açıklamalar çerçevesinde, işlemin doğurduğu hukuki ve fiili bütün sonuçları ortadan kaldırmak

için kamu görevlisinin iptal edilen işlem ile sıkı ilişkisi bulunan geliştirme ödeneğinin yasal faiziyle birlikte başkaca bir hükme gerek olmaksızın ödenmesi gerektiği,

18. Ancak başvuranın talep ettiği yasal faizin ödeme emrinin verileceği tarihe kadar faizin hesaplanarak ödenmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, geliştirme ödeneğinin 4/4/2022 tarihinde ödenmiş olması sebebiyle 4/4/2022 tarihinden ödeme emrinin verileceği tarihe kadar faiz işletilmesinin mümkün olamayacağı

anlaşılmış olup,

19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle başvurana idare tarafından 04.04.2022 tarihinde ödenen geliştirme ödeneğinin 04.04.2022 tarihine kadar işletilecek faizinin ödenmesinin kabulüne ve geliştirme ödeneğine faiz ödenmemesi hususunda idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Mardin İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana faiziyle ödenmeyen geliştirme ödeneğinin 4/4/2022 tarihine kadar işletilecek yasal faizinin ödenmesi yönünde makul sürede işlem tesis etmesi için Şırnak Üniversitesi Rektörlüğüne TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Şırnak Üniversitesi Rektörlüğünce

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

/

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/