ÖZET: Danıştay kararında, Harran Üniversitesi’nde görevden uzaklaştırılan başvuranın, görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve geliştirme ödeneğinden faydalanması gerektiği belirtilmiştir. Başvuran, 25/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmış ve 17/09/2021 tarihinde görevine iade edilmiştir. İdare, başvuranın talebini, yasal düzenlemelerde faiz ödenmesine dair bir hüküm bulunmadığı ve geliştirme ödeneğinin fiilen çalışma şartına bağlı olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.

Ancak, Danıştay, başvuranın görevden uzaklaştırma süresinde yoksun kaldığı hakların mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirildiğini ve bu nedenle yasal faizin ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın fiilen görev yapmamış olmasının onun kusurundan kaynaklanmadığı ve dolayısıyla geliştirme ödeneğinden yararlanması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/1253-S.22.1934

BAŞVURU NO : 2021/17906

KARAR TARİHİ : 28/01/2022

TAVSİYE KARARI

HARRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görevden uzaklaştırıldığı süre içindeki parasal haklarına faiz ödenmesi ve geliştirme ödeneği ödenmesi talebi

BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapmakta iken 25/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığını, hakkında yapılan soruşturma ve yargılamanın neticelenmesi ile 17/09/2021 tarihinde görevine iade edildiğini, mali haklarının bir kısmının ödendiğini, açıkta bulunduğu süre içerisinde ödenen aylıklara yasal faiz uygulanmadığını, kuruluş geliştirme ödeneğinin ödenmediğini bu ödemelerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden harran Üniversitesi tarafından gönderilen 22/11/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Doç.Dr. ’un Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü İslam Felsefesi Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğu,

2.2. Başvuranın açıkta geçirdiği sürelere ait 1/3 oranında maaş ödemelerinin Strateji daire Başkanlığının 15/10/2021 tarih ve sayılı yazıları doğrultusunda ödeme yapıldığını ve faiz uygulamasının kanunda düzenlenmediğini,

2.3. Şikâyette bulunan öğretim üyesinin geliştirme ödeneğinden yararlanabilmesi için görevin fiilen yapılması şartı arandığı, bu nedenle, başvuru sahibi öğretim üyesinin talep etmiş olduğu geliştirme ödeneğinin; ilgili dönemlerde fiilen çalışma şartını sağlanmadığından ödenemediği,

2.4. Başvuran ile idare arasında şikâyet konusu talebe ilişkin olarak başvuran veya diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı,

2.5. Başvuru talebinde bulunan öğretim üyesinin talepleri hakkında mahkeme kararı gerektiği için uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinin düşünüldüğü,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137’inci maddesinde: “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.”

Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

5.2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 140’ıncı maddesinde: “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.” 5.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141’inci maddesinde: (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul; 15/5/1975 – 1897/1 md.)

“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.

143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan

üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” 5.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 143’üncü maddesinde: “Soruşturma veya yargılama

sonunda yetkili mercilerce:

a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; b) Yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmıyacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler; Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. “

6. 11.10.1983 tarih ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Geliştirme Ödeneği” başlıklı 14’üncü Maddesinde: “ Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile

bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir. Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumları, ödeneğin verilmesine ilişkin usul ve esaslar ile oran veya miktarları, bu ödenekten yararlanma süresi ile yararlanamayacak olanlar ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edilir. Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz”

7. 04.04.005 tarih ve 2005/8681 sayılı Geliştirme Ödeneğine Dair Bakanlar Kurulu Kararının,

7.1. 1’inci Maddesinde: “Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısı ile çarpımı suretiyle hesaplanacak tutara, ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödenir.”

7.2. 2’nci Maddesinde: “Geliştirme ödeneği; a) Bu ödeneğin verilmesi öngörülen yerlerdeki yükseköğretim kurumlarına ait öğretim elemanı kadrosuna atanarak, atandığı yükseköğretim kurumunda fiilen çalışanlara,…”

7.3. 3’üncü Maddesinde: “Geliştirme ödeneği, çalışmayı izleyen aybaşında ödenir. Bu ödeneğe, ödeneğin verilmesi gereken yükseköğretim kurumlarında fiilen göreve başlanıldığı tarihten itibaren hak kazanılır.

Görevden ayrılma halinde, o ay içinde çalışılan günler itibarıyla hesap edilerek ödenir. Daha yüksek veya daha düşük geliştirme ödeneğine hak kazanacak şekilde görev yerleri değişenler hakkında da aynı usule göre işlem yapılır.”

7.4. 6’ncı Maddesinde: “Geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için görevin ilgili yükseköğretim kurumlarında fiilen yapılması şarttır.

Ancak; a) Yıllık izin süresince, b) Bir takvim yılında toplam 15 günü aşmayan mazeret izni süresince, ….

fiilen çalışma şartı aranmaz.”

hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Hakkında yürütülen ceza yargılaması nedeniyle 25/07/2016 tarihinde açığa alınan başvuran, hakkında verilen Beraat Kararı sonrasında 17/09/2021 tarihinde görevine dönmüş, açıkta geçirdiği sürelere ait 1/3 oranında maaş ödemelerinin yasal faizinin ödenmesi ile görevine başlayana kadar geçen sürelerdeki geliştirme ödeneğinin ödenmesini talep etmektedir.

10. İlgili idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın 25/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 17/09/2021 tarihinde görevine döndüğü yapılan ödemelerde ise açıkta geçen sürelere ilişkin 1/3 aylıklarının yasal düzenlemede faiziyle ödeme öngörülmediği için faiz uygulamasının yapılmadığı ayrıca geliştirme ödeneği ödenmesinin fiilen çalışılmış olma şartına bağlı olmasından dolayı da bu ödemenin yapılmadığı başvuran ile uzlaşma ihtimalinin ise mahkeme kararı gerektirdiği gerekçesi düşünülmediği anlaşılmaktadır.

11. Görevden uzaklaştırma, hizmet gerekleri bakımından görevi başında kalması sakıncalı olan bir devlet memuru hakkında uygulanan geçici bir tedbirdir. DMK’nın 137. maddesinde görevden uzaklaştırmanın

“ihtiyati tedbir” olduğu belirtilmektedir. 657 Sayılı Kanunun 137.maddesinde ‘’Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.’’ şeklinde düzenlenmiştir. Kanun metninden anlaşılacağı üzere açığa alınma, bir disiplin cezası değil, önleyici bir nitelik arz eden ihtiyari tedbir olarak düzenlenmiştir. Zira kamu görevlisinin henüz kesinleşmiş bir cezası bulunmamaktadır. Yine görevden uzaklaştırma kararı, bir görevden çıkarma kararı değildir, bu nedenle memuriyet görevi sona ermez.

Görevden uzaklaştırma, hem hakkında ceza kovuşturması ve hem de disiplin soruşturması açılan memurlara uygulanır. Hatta disiplin soruşturması henüz açılmamış olmakla beraber, ileride açılacak ise görevden uzaklaştırma tedbiri gene uygulanabilir.

– Başvuranın açıkta geçirdiği sürelere ait 1/3 oranında maaş ödemelerinin yasal faizinin ödenmesi talebine ilişkin hukuki değerlendirme

12. Somut olayda, her ne kadar ilgili idarece mahkeme kararı gerektirdiği belirtilmişse de, emsal niteliğinde bir yargılamada; 657 sayılı Yasanın 143. maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırıldıktan sonra görevine iade edilen davacının, görevden uzaklaştırıldığı dönemde tarafına ödenmeyen parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine parasal haklarının ödendiği ancak faiz ödenmediğinden, faiz istemine yönelik istemin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince 657 sayılı Yasanın ilgili maddelerinde ilgilinin maaşından (1/3)

tutarındaki kısmının eksik ödenmesinin ön görüldüğü, ancak bu miktara faiz eklenmesini gerektiren bir kural bulunmadığı, bu durumda, görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılarak göreve iade edilmesi durumunda yapılacak ödemelere faiz uygulanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay 2. Dairesinin 13.03.2019 tarihli E. 2016/15656, K.

2019/1227 sayılı kararında davacının talebi Anayasa’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35. Maddesi kapsamında ele alındığı, “…Uyuşmazlık konusu olayda, davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde alamadığı, ancak beraat etmesi sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 141. maddesi uyarınca kendisine ödenen (1/3) oranındaki kesinti tutarlarının, davacıya statüsü gereği ödendiği ve Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ve bu kapsamda maaş ödemelerine yapılan haksız bir müdahalenin mülkiyet hakkına yapılan müdahale olarak değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. … Bu itibarla; davacının maaşından yapılan (1/3) oranındaki kesintilerin yapıldığı tarih ile (2009/Ekim ile 2010/Ekim arasındaki 12 aylık dönem itibarıyla) davacıya ödemenin yapıldığı, (2015/Temmuz – 2015/Ağustos -iki eşit taksit olarak-) tarihler arasındaki döneme ilişkin olarak davacının, yoksun kaldığı yasal faiz tutarlarının (her bir kesinti ile ödeme tarihi arasındaki dönem için ayrı ayrı hesaplanacak faiz miktarının) davacıya ödemesi gerekirken; davacının faiz talebinin zımnen reddine ilişkin davalı idare

işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilerek ilk derece mahkemesinin kararının bozulması yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.

Bu kapsamda, başvuranın görevden uzaklaştırma işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara ilişkin faizin ödenmesi gerektiği ve söz konusu parasal haklara ilişkin yasal faizin işletilmeye başlanacağı tarihin ise 25/07/2016 tarihi olduğu değerlendirilmektedir.

– Başvuranın açığa alındığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin geliştirme ödeneğinin ödenmesi talebi hk.

13. İlgili mevzuatın incelenmesi neticesinde; “Akademik personele ilgili Bakanlar Kurulu Kararına ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödendiği” anlaşılmaktadır. Her ne kadar, geliştirme ödeneği fiili olarak görev yapmış olma şartına bağlanmış olsa da, başvuran kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde geliştirme ödeneğinden yararlanabileceği, fiili olarak görev yapmamasının başvurana atfedilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı anlaşılmış olup, başvuranın geliştirme ödeneğinden faydalandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.

14. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları birlikte göz önünde bulundurularak, başvuranın sözü edilen taleplerinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın görevden uzaklaştırma işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara ilişkin faizin ödenmesi ile başvuranın açığa alındığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin geliştirme ödeneğinin ödenmesi hususlarında HARRAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, HARRAN

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için HARRAN

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi