ÖZET: Başvuran, kamu görevinden uzak kaldığı dönemler için fazla mesai ücreti ödemesi talep etmiştir. Ancak, Devlet Personel Başkanlığı bünyesindeki mevzuat gereği, görevden uzaklaştırılan personele fazla mesai ücreti ödenmeyeceği belirtilmiştir. Başvurana yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, ancak fazla mesai ücreti ve teşvik ikramiyesi taleplerinin reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

İdare, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca yapılan ödemelerin hukuka uygun olduğunu savunmuş, fazla mesai ücretinin yalnızca normal mesaiye ek olarak yapılan çalışmalar için değil, personelin görev niteliğine bağlı olarak maktu bir ödeme olarak düzenlendiğini belirtmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talebinin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurana yapılan geriye dönük maaş ve ikramiye ödemelerinin yasal faiz hesaplanarak ödenmesi tavsiye edilmiş, ancak fazla mesai ücreti ve teşvik ikramiyesi talepleri reddedilmiştir. Bu durum, idarenin hukuka uygun hareket ettiğini göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13440-S.22.20581

BAŞVURU NO : 2022/6521

KARAR TARİHİ : 17/10/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden uzak kaldığı dönemlere ilişkin tarafına yapılan ödemelere ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 04/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 2007 yılı Ekim ayında (Mülga) Devlet Personel

Başkanlığında Devlet Personel Uzman Yardımcısı unvanı ile kamu görevine başladığını, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası 27/07/2016 tarihinde açığa alındığını, açıkta bulunduğu süreçte Devlet Personel

Başkanlığının 703 sayılı KHK ile kapatıldığını ve kadrolarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Çalışma Genel Müdürlüğüne Çalışma Uzmanı olarak aktarıldığını, 04/01/2022 tarihinde kamu görevine iade edildiğini, aylık olarak aldıkları ücretin çeşitli unsurlardan oluştuğunu; ilk olarak her ayın 15’inde yapılan maaş ödemesi, ikinci olarak maaş ödemesinden ayrı olarak yılda dört defa ( Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarında) ödenen ikramiye ödemesi, üçüncü olarak yılda iki defa ( Haziran ve Aralık aylarında)

ödenen teşvik ödemesi, dördüncü olarak da her ay maaş ile birlikte alınan ve fiili olarak fazla mesai yapılmadan günlük sekiz saat mesai yapan herkese ödenen fazla mesai ücreti ödemesi olduğunu, açıkta bulunduğu yaklaşık 5,5 yıllık dönemde maaş ödemesi ve yılda dört defa yapılan ikramiye ödemesinin üçte ikisinin ödemesinin yapıldığını; ancak fazla çalışma ücreti ve yılda iki defa ödemesi yapılan teşvik ödemesine dair bir ödemenin yapılmadığını, görevine iade edildikten sonra tarafına sadece maaş ve ikramiye ödemelerinden yapılan üçte bir oranındaki kesinti ödemesinin iadesinin yapıldığını, yılda iki defa ödemesi yapılan teşvik ödemesi, her ay maaşlarına ek olarak ödemesi yapılan ve fiili olarak fazla çalışma yapılma şartı aranmayan görevin niteliği gereği ödenen fazla mesai ücreti ödemesinin yapılmadığını, ayrıca tarafına iade edilen maaş ve ikramiye ödemelerinin değer kaybı gözetilmeden kesilen tutar üzerinden ödendiğini, konu ile ilgili ödemelerin yeniden değerlendirilmesi talebi ile ilgili Kurumuna yaptığı başvurusuna olumsuz cevap verildiğini belirterek açıkta bulunduğu dönemler arasında ödenmeyen teşvik ödemesi ile fazla mesai ücretinin yasal faizi ile birlikte ödenmesini, göreve iadesi sonrası maaşından ve ikramiye ödemelerinden kesilen tutarların değer kaybını telafi edecek şekilde yasal faiz ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 27/07/2022 tarihli bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından 19/08/2022 tarihinde Kurumumuza gönderilen sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuranın Genel Müdürlüğe hitaben vermiş olduğu 07/04/2022 tarihli ve sayılı dilekçesine cevaben 19/04/2022 tarihli ve 119957 sayılı yazıda ilgiliye iadesi yapılan maaş ve ikramiye ödemesinin üçte biri dışında bir ödeme yapılamayacağının belirtildiği, verilen cevap sonrasında açıkta bulunduğu sürelere ilişkin maaş ve ikramiye ödemelerinden kalan üçte bir tutarlara yasal faiz uygulanmadığı, 2.2. İlgiliye ait güncel hizmet belgesi ve kadro durumuna ilişkin bilgilerin yazı ekinde gönderildiği, 2.3. 04/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni Faiz” başlıklı 1 inci maddesinde “Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde on iki oranı üzerinden yapılır.

Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.” denildiği, Kanunda yer verilen ibareden, faiz borcunun doğması için evvelemirde bir borç doğurucu işlemin, eylemin ya da bir kararın olması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, literatürde faiz borcunun kanunda, sözleşmede ya da mahkeme kararından doğacağının kabul edildiği, bu kapsamda, adı geçenin göreve iadesine cevaz veren; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 142 nci, 143 üncü ve 144 üncü maddeleri gereği ve aynı Kanun’un 141 inci maddesinde ise “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” denildiği, Kanun koyucunun idarece tesis edilen işlemler nedeniyle faiz ya da başka bir tazminat ödenmesini öngörmediği, bu nedenle yapılacak ödemenin mali haklar (aylıklar) ile sınırlandırıldığı, 2.4. İlgili personelin 27/07/2016 tarihinde açığa alındığı, 03/01/2022 tarihinde görevine iade edildiği ( 657

S.K. 142. Md. Gereğince), görevine iade sonrası, açıkta kaldığı sürelere ilişkin ilgiliye maaş ve ikramiye ödemelerinden yapılan 1/3 oranındaki kesintinin ödendiği, 2.5. Fazla Çalışma Karşılığı Ücret Ödemesine ilişkin mülga “Devlet Personel Başkanlığı Personeline Fazla

Çalışma Karşılığı Ödenecek Ücrete Dair Usul ve Esasların 4 üncü maddesinde “657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre Devlet Personel Başkanlığında sözleşme ile çalışanlar, İş Kanununa göre, çalışan işçi ve geçici işçilere, görevden uzaklaştırılanlara ve aylıksız izinli olan personele, geçici görevle ve eğitim maksadıyla yurt dışına gönderilenlere bir takvim yılı içinde 30 günden fazla yıllık veya sıhhi izine ayrılan personele 30 günden sonraki günler için bu ödeme yapılmaz.” denildiği, 2.6. Teşvik İkramiyesi Ödemesine ilişkin Mülga Devlet Personel Başkanlığından devredilen personelden

” Devlet Personel Başkanlığında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 4 üncü maddesi ile eklenen Ek 1 inci maddeye göre Kadro Karşılığı Sözleşmeli Olarak

Çalışan Personele Verilecek Olan Teşvik İkramiyesi İle İlgili Usul ve Esaslar” kapsamında Teşvik

İkramiyesi almaya hak kazanan personele ikramiye ödemesi yapıldığı, mezkûr esasların 1 inci maddesinde

“Olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları, ekli esaslara göre yapılacak değerlendirme neticesinde tespit edilenlere, 1 Haziran ve 1 Aralık tarihlerinde teşvik ikramiyesi verilebileceği, bir takvim yılı içerisinde 40 günden fazla sıhhi izin kullananlara, Başbakanlık dışındaki

kuruluşlara ve yurtdışına üç aydan fazla eğitim amacıyla gönderilenlere, verilebilecek teşvik ikramiyesinin bir aylık tutarı geçemeyeceği disiplin cezası alanlar ile son sicili olumsuz düzenlenenlere teşvik ikramiyesi ödenmeyeceği” hüküm altına alındığı, 2.7. Başvuru konusu talebe ilişkin, Genel Müdürlük bünyesinde aynı durumda olan personel bulunmadığı, 2.8. Şikâyet konusu talebe ilişkin olarak; şikâyet sahibi veya Genel Müdürlük bünyesindeki diğer personel tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış dava bulunmadığı, 2.9. Şikâyet konusunu çözüme kavuşturabilmek için Genel Müdürlük tarafından bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığı, Hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137 nci maddesi; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.

Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.” 5.2. “Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı

141 inci maddesi;

“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.

143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri

kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu

sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.” 5.3. “Tedbirin kaldırılması” başlıklı 142 nci maddesi; “Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır…” 6. 09/07/2018 tarihli ve 30473 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasada Yapılan Değişikliklere

Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; 6.1. 123 üncü maddesi; “8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun

Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır.” 6.2. “Devlet Personel Başkanlığına ilişkin devir işlemleri” başlıklı Geçici 3 üncü maddesi; “8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve diğer mevzuatla Devlet Personel

Başkanlığına verilen görevler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle anılan

Başkanlık tarafından yürütülmeye devam olunur. Bu sürenin bitiminde Başkanlık kapanmış sayılır.

Başkanlık birimlerinin personel, taşınır ve taşınmazlar ve diğer ilgili hususlar bakımından Çalışma, Sosyal

Hizmetler ve Aile Bakanlığına devri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde Cumhurbaşkanınca belirlenen makam tarafından yürütülür.” 7. Devlet Personel Başkanlığında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin 4 üncü Maddesi ile Eklenen Ek 1 inci Maddeye Göre Kadro Karşılığı

Sözleşmeli Olarak Çalışan Personele Verilecek Olan Teşvik İkramiyesi ile İlgili Usul ve Esasların 1 inci maddesi; “217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi ile eklenen ek 1 inci maddeye göre kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışan personelden; a) Olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları, ekli esaslara göre yapılacak değerlendirme neticesinde tespit edilenlere; 1 Haziran ve 1 Aralık tarihlerinde teşvik ikramiyesi verilebilir.

b) Bir takvim yılı içerisinde 40 günden fazla sıhhi izin kullananlara Başbakanlık dışındaki kuruluşlara ve yurtdışına üç aydan fazla eğitim amacıyla gönderilenlere verilebilecek teşvik ikramiyesi bir aylık tutarı geçemez.

c) Disiplin cezası alanlar ile son sicili olumsuz düzenlenenlere teşvik ikramiyesi ödenmez.

8. Devlet Personel Başkanlığı Personeline Fazla Çalışma Karşılığı Ödenecek Ücrete Dair Usul ve

Esasların; 8.1. 1 inci maddesi; “Devlet Personel Başkanlığı kadrolarında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile eklenen ek maddeye göre çalışanlar ile diğer memurlara; 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil); /

a) 15 ile 11 inci dereceden aylık alanlara %15-20’si b) 10 ile 7 nci dereceden aylık alanlara %20-25’i c) 6 ile 4 üncü dereceden aylık alanlara %25-30’u d) 3 ile 1 inci dereceden aylık alanlara %30-35’i oranında her ay aylıkla birlikte net ve peşin olarak fazla çalışma karşılığı ücreti ödenir.

8.2. 2 nci maddesi; “Yukarıda belirtilen oranlar içinde kalmak kaydıyla, hangi personele ne oranda ödeme yapılacağı, personelin fazla çalışmalarındaki başarı ve başarısızlık durumunun göz önüne alınarak ilgili birim amirinin teklifi ve Devlet Personel Başkanının onayı ile tespit edilir.” 8.3. 4 üncü maddesi; “657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre Devlet Personel Başkanlığında sözleşme ile çalışanlara, İş

Kanununa göre çalışan işçi ve geçici işçilere, görevden uzaklaştırılan ve aylıksız izinli olan personele, geçici görevle ve eğitim maksadıyla yurtdışına gönderilen personele, Başkanlık dışındaki kuruluşlara eğitim maksadıyla gönderilenlere, bir takvim yılı içinde 30 günden fazla yıllık veya sıhhi izne ayrılan personele 30 günden sonraki günler için; Bu ödeme yapılmaz.”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; açığa alındığı ve kamu görevinden uzaklaştırıldığı dönemler arası için ödenen geriye dönük maaşlarının ve yapılan ikramiye ödemelerinin yasal faizinin ödenmesini, açıkta bulunduğu dönemler arasında ödenmeyen teşvik ödemesi ile fazla mesai ücretinin yasal faizi ile birlikte ödenmesini, 11. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; Kanun koyucunun idarece tesis edilen işlemler nedeniyle faiz ya da başka bir tazminat ödenmesini öngörmediği, bu nedenle yapılacak ödemenin mali haklar (aylıklar) ile sınırlandırıldığı, ‘Devlet Personel Başkanlığı

Personeline Fazla Çalışma Karşılığı Ödenecek Ücrete Dair Usul ve Esaslar’ ile ‘Devlet Personel

Başkanlığında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi ile eklenen Ek 1 inci maddeye göre Kadro Karşılığı Sözleşmeli Olarak Çalışan Personele

Verilecek Olan Teşvik İkramiyesi İle İlgili Usul ve Esaslar’ hükümleri kapsamında başvurana teşvik ikramiyesi ödemesi ile fazla mesai ücreti ödemesinin yapılmadığı hususları ifade edilmiştir.

12. Başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; 21/07/2006 tarihinde Maliye Bakanlığı Mersin Vergi Dairesi

Başkanlığında Gelir Uzman Yardımcısı kadrosunda kamu görevine başladığı, 08/10/2007 tarihinde

Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığında ‘Uzman Yardımcısı’ kadrosuna atandığı, 27/07/2016 tarihinde

Devlet Personel Uzmanı olarak görev yapmakta iken açığa alındığı, 703 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin Geçici 3 üncü maddesi gereğince Devlet Personel Başkanlığı kurumunun kapatıldığı, 03/01/2022 tarihinde 657 sayılı Kanun’un 142 nci maddesi gereği kamu görevine iade dildiği ve hâlihazırda

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünde Çalışma Uzmanı kadrosunda kamu görevini sürdürdüğü bilgisi edinilmiştir.

13. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde; başvuran hakkında görevden uzak kaldığı dönemler için maaş ve ikramiyelerinden kesilen tutarların ödemesinin yapıldığı, ancak ödeme yapılırken yasal faiz uygulanmadığı ve geriye dönük fazla mesai ücreti ve teşvik ikramiyesi ödemelerinin yapılmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.

14. Başvuranın kamu görevinden uzaklaştırıldığı dönemler için maaş ve ikramiye ödemelerinden yapılan kesintinin kamu görevine iade edildikten sonra tarafına ödemesi yapılırken yasal faiz uygulanmadığı iddiasına yönelik yapılan incelemede; 14.1. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, 14.2. Faizin hukukumuzda 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine

İlişkin Kanunda düzenlenmekle birlikte Kanunda tanımına yer verilmediği; ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faizin; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu

Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65) şeklinde tanımlandığı, 14.3. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine ilgili mevzuatta geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” yönünde değerlendirme yapıldığı, 14.4. Yine Zonguldak İdare Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve sayılı kararında, “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin

doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” yönünde hüküm kurulduğu, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Ankara BİM Yedinci İdari

Dava Dairesinin 08/11/2019 tarihli sayılı kararı ile “idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddi” yönünde karar verildiği, 14.5. Yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın

125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu,

14.6. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede; mevzuat hükümleri, doktrinde yer alan görüşler ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın kamu görevinden uzak kaldığı dönemlere ait yapılan ödemelerin hak ediş tarihlerinden başlamak üzere yasal faizlerinin ödenmesi gerekirken, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

15. Başvurana görevden uzak kaldığı dönemler için fazla mesai ücreti ödemelerinin yapılmadığı iddiasına yönelik yapılan incelemede; 15.1. Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile eklenen ek maddeye göre çalışan kadro karşılığı sözleşmeli personel ile diğer memurlara fazla çalışma ücretinin hangi şartlarda ödeneceği hususunun Başkanlık makamının 30/03/1995 tarihli ve 442/03057 sayılı onayı ile düzenlendiği, 15.2. Söz konusu makam onayında “Devlet Personel Başkanlığı kadrolarında 217 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnameye 417 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ek maddeye göre çalışanlar ile diğer memurlara; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dâhil); a) 15 ile 11 inci dereceden aylık alanlara %15-20’si b) 10 ile 7 nci dereceden aylık alanlara %20-25’i c) 6 ile 4 üncü dereceden aylık alanlara %25-30’u d) 3 ile 1 inci dereceden aylık alanlara %30-35’i oranında her ay aylıkla birlikte net ve peşin olarak fazla çalışma karşılığı ücreti ödenir” ibaresine yer verilmekle fazla mesai ücretinin normal mesaiye ek olarak yapılan mesai için olmayıp personelin yaptığı görevin niteliği ve zorluğuna binaen mezkûr ücretin ödendiği, kaldı ki, farklı derecedeki kadrolarda görev yapan personelin hangi oranda fazla çalışma ücretinin ödeneceği makam olurunda belirtildiği, söz konusu oranların belirlenmesinde ek mesai saatine bağlı olarak bir ödeme sistemi yerine çalışılan kadro bazlı olarak bir ödeme sisteminin getirildiği, dolayısıyla personele ödenen fazla mesai ücretinin maktu bir ödeme olduğu,

15.3. Devlet Personel Başkanlığı Personeline Fazla Çalışma Karşılığı Ödenecek Ücrete Dair Usul ve

Esasların 4 üncü maddesinde ise görevden uzaklaştırılan personele bu ödemenin yapılmayacağının açıkça düzenlendiği, 15.4. Başvuran hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin hukuka aykırı olduğuna dair başvuran veya ilgili idare tarafından mahkeme kararı veya OHAL İnceleme Komisyonu kararı niteliğinde bir belgenin dosya kapsamında sunulmadığı ve dolayısıyla başvuran hakkında idari bir tedbir olarak uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin yine ilgili idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 142 nci maddesine istinaden kaldırıldığı, 15.5. Bu noktada Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; fazla mesai ücreti ile ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde anılan ödemenin her ne kadar personele yapılan maktu nitelikte bir ödeme olduğu anlaşılmışsa da ödemenin hangi koşullarda ve hangi kapsamda ödeneceğinin teşvik ikramiyesinin hangi koşullarda ve hangi kapsamda ödeneceğinin Devlet Personel Başkanlığı

Personeline Fazla Çalışma Karşılığı Ödenecek Ücrete Dair Usul ve Esaslar ile düzenlendiği, anılan esaslarda görevden uzaklaştırılan personele bu ödemenin yapılmayacağının açıkça belirtildiği, bu çerçevede hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan başvurana görevden uzakta kaldığı dönemler için fazla mesai ücreti ödenmemesi yönünde tezahür eden idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.

16. Başvurana açığa alındığı dönemler için tarafına teşvik ikramiyesi ödemelerinin yapılmadığı iddiasına yönelik yapılan incelemede; 16.1. Başvuranın kamu görevinden uzaklaştırıldığı dönemde görev yaptığı Devlet Personel Başkanlığında

‘kadro karşılığı sözleşmeli personel’ olarak görev yaptığı ve bu personellere yapılacak teşvik ikramiyesi ödemelerinin “Devlet Personel Başkanlığında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü Maddesi ile Eklenen Ek 1 inci Maddeye Göre Kadro

Karşılığı Sözleşmeli Olarak Çalışan Personele Verilecek Olan Teşvik İkramiyesi ile İlgili Usul ve

Esaslar” çerçevesinde yapıldığı, 16.2. Mezkûr esasların 1 inci maddesinde teşvik ikramiyesi ödemelerinin hangi halde yapılacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu çerçevede teşvik ikramiyesi ödemelerinin olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yapan personelden, yapılacak değerlendirme neticesinde tespit edilenlere ödeneceğinin ifade edildiği, 16.3. Teşvik ikramiyesinin Devlet Personel Uzmanlarına rutin ve koşulsuz ödenen bir mali hak olmadığı, gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptığının performans değerlendirme cetveli ile tespiti halinde bu ikramiyenin ödenebileceği, somut uyuşmazlıkta başvuranın anılan dönemde

Devlet Personel Uzmanı olarak görev yapmadığı, 16.4. Nitekim Devlet Personel Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Devlet Personel Uzmanlığı yeterlik yazılı ve sözlü sınavlarından geçer not almasına karşın, Yönetmeliğin 26 ncı ve 32 nci maddeleri uyarınca başarısız sayılarak memurluğa atanmasına ilişkin işleme karşı açılan davanın lehine sonuçlanması üzerine davacıya yargı kararı üzerine verilmesi gereken parasal ve özlük hakları içerisinde teşvik ikramiyesinin de yer aldığı ileri sürülerek teşvik ikramiyesi ödenmemesi işlemine karşı açılan dava üzerine

Danıştay Onbirinci Dairesi tarafından verilen sayılı Kararda; teşvik ikramiyesinin Devlet Personel Uzmanlarına rutin ve koşulsuz ödenen bir mali hak olmadığı, gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptığının performans değerlendirme cetveli ile tespiti halinde bu ikramiyenin ödenebileceği, Olayda davacının anılan dönemde uzman olarak görev yapmadığı ve davanın hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat davası şeklinde açılmadığı işleminin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 7. İdare Mahkemesinin 31/12/2002

/

gün ve sayılı Kararı ile reddedildiği, davacı tarafından, yargı kararı üzerine uzmanlık görevine başlatıldığı için hakkında performans değerlendirme cetveli düzenlenmesinin zorunlu olduğu ve teşvik ikramiyesi ödenmemesinin mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması talebinde bulunulduğu; ancak Danıştay tarafından verilen Kararda Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 31/12/2002 günlü ve sayılı karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verildiği görülmektedir.

16.5. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede; teşvik ikramiyesi ile ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde teşvik ikramiyesinin hangi koşullarda ve hangi kapsamda ödeneceğinin

Devlet Personel Başkanlığında 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 417 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin 4 üncü Maddesi ile Eklenen Ek 1 inci Maddeye Göre Kadro Karşılığı

Sözleşmeli Olarak Çalışan Personele Verilecek Olan Teşvik İkramiyesi ile İlgili Usul ve Esaslar çerçevesinde açıkça düzenlendiği, bu çerçevede emsallerine göre başarılı şekilde görev yapan personele takdire bağlı olarak yapılan bu ödemenin fiili olarak görev yapmayan başvurana ödenmemesi yönünde tezahür eden idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.

17. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; idare tarafından başvuranın kazancından yoksun kaldığı sürelere ilişkin ödemesi yapılan maaş ve ikramiye ödemelerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekirken aksi yönde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, diğer taraftan ilgili idare tarafından başvurana kamu görevinden uzak kaldığı dönemlere ilişkin fazla mesai ücreti ve teşvik ikramiyesi ödenmemesi yönünde tezahür eden idari işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Başvuranın, kamu görevinden uzak kaldığı dönemlere ilişkin tarafına fazla mesai ücreti ve teşvik ikramiyesi ödemesi yapılması talebinin REDDİNE, Başvurana yapılan geriye dönük maaş ve ikramiye ödemelerinin yasal faiz hesaplanarak ödenmesi konusunda ÇALIŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ÇALIŞMA

ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için ÇALIŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi