|
ÖZET: Bu karar, başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların silinmesi talebini incelemektedir. Başvuran, 2016 yılında yaklaşık iki ay süreyle görevden uzaklaştırılmış, ancak daha sonra FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısının olmadığı tespit edilerek görevine iade edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137. maddesi uyarınca görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmış, ancak bu süreçte herhangi bir soruşturma başlatılmamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, KHK ile görevden çıkarılan ve sonrasında iade edilenlerin kayıtlarının silinmesi gerektiği yönünde bir tavsiyede bulunmuştur. Mevzuat gereği, bu kişilerin görevden çıkarıldıkları döneme ilişkin kayıtların HİTAP sisteminden çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, hak arama özgürlüğü ve eşitlik ilkesine uygun olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların silinmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin haklarının korunması ve adaletin sağlanması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3529-S.22.5320
BAŞVURU NO : 2021/15856
KARAR TARİHİ : 14/03/2022
TAVSİYE KARARI
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Düzce Vergi Dairesinde Veri Hazırlama ve
Kontrol İşletmeni unvanıyla görev yaptığını, 2016 yılında yaklaşık 2 ay açıkta kaldığını, açıkta kaldığı bu süreye ilişkin bilgilerin; SGK, HİTAP ve kurumunda bulunan özlük dosyasıyla birlikte bütün kayıtlardan çıkarılması için Kurumumuza başvuruda bulunuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 2021/13467 numara ve 25/08/2021 tarihli Gönderme Kararına istinaden Hazine ve
Maliye Bakanlığının 14/09/2021 tarihli ve sayılı yazısıyla;
2.1) “Benzer bir konuda, (Mülga) Devlet Personel Başkanlığından alınan 05.07.2019 tarihli ve 4034
sayılı yazıda;”… Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Görevden uzaklaştırma’ başlıklı 137’nci maddesinde ‘Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alman ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.’ hükmüne, gerekçesinde ise, ‘Devlet memurlarından görevleri başında kalmalarında sakınca görülenlerin görevlerinden uzaklaştırılmaları hakkında yürürlükteki mevzuatın çeşitliliği, dağınıklığı bu madde ile giderilmiş ve hükümler tek bir sisteme bağlanmıştır. Böylece Memurin
Kanunu, Memurin Muhakeme Kanunu. II idaresi Kanunu, 1609 sayılı Kanun, memurların bağlı bulundukları kurum emrine alınma suretiyle görevlerinden uzaklaştırılmaları lıakkındaki 6435 sayılı
Kanun ve çeşitli teşkilat kanunlarında bu hususa dair konan hükümlerin bu madde ile ifadesi mümkün olmuştur. Ayrıca, Bakanlık emrine alınma, açığa çıkarma vs., usulleri de lüzumsuz bulunmuştur. Sistem basit ve uygulanması kolay olduğu kadar, sosyal adalete de uygundur.’ ifadelerine ve 140’inci maddesinde. ‘Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138’inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.’ hükmüne yer verilmek suretiyle haklarında soruşturma veya kovuşturma yürütülen/yürütülecek Devlet memurları için, ‘Bakanlık emrine alınma’ veya ‘açığa çıkarma’ usulleri yerine, belirli şartlarda, görevlerinden ayırmak suretiyle ihtiyati tedbir uygulanabileceği belirtilmiştir.”
2.2) “Bununla birlikte, görevden uzaklaştırılan memurların durumu mezkûr Kanunun 141’inci
maddesinin ilk halinde ‘Görevden uzaklaştırılan Devlet memurlarının bu süre içinde her türlü hak ve yükümlülükleri devam eder.’ düzenlemesi yapılmış, gerekçesinde ‘Bu madde Anayasanın 30’ncu maddesinin son fıkrasının kabul ettiği yepyeni bir sosyal düşüncenin ifadesidir. Memurun görevinden uzaklaştırılması, kesin olarak Devlet memurluğundan çıkartacağı veya Devlet memurluğuna engel olabilecek bir hüküm giyeceği belli değildir. Bir taraftan hizmetin selameti için memuru görevinden uzaklaştırmak lüzumu kabul edilirken, öte yandan şüpheli bir sonuç, için aylığını tamamen veya kısmen keserek onu ve geçindirmeye mecbur olduğu ailesi fertlerini sefalete bırakmak uygun görülmemiş, memurun her türlü hak ve yükümlülükleri devam ettirilmiştir.
Memurun görevinden uzakta kaldığı süre ne kadar uzun olursa olsun bu haklar devam edecek, hatta yetkili mahkemelerce tutuklanmasına karar verilse bile tutuklu kaldıkları sürece yine haklarını kaybetmeyeceklerdir.’ ifadesi yer almıştır.”
2.3) “Ancak mezkûr maddede 12 sayılı KHK ve 1327 sayılı Kanunla gerçekleştirilen değişiklik
sonrası ‘Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.’ hükmüyle madde son halini almıştır.”
2.4) “Görüleceği üzere, söz konusu değişiklik sonrası görevden uzaklaştırılan Devlet
memurlarının bu süre içinde her türlü yükümlülüklerinin devam ettiğine dair ifade madde metninden çıkarılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Tedbirin kaldırılması’ başlıklı 142’nci maddesinde ‘Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138’inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır.
2.5) Görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırılmayan görevli hakkında 139’uncu madde hükmü uygulanır.’
hükmüne; ‘Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller’ başlıklı 143’üncü
maddesinde, ‘Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler, Yargılamanın Men’ine veya beraatına karar verilenler.
Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar, Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler.
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.’ hükmüne yer verilmiştir.”
2.6) “657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan hükümler ve bunların tarihsel seyri birlikte
değerlendirildiğinde yasa koyucunun, hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan memurun.
Devlet memurluğu statüsünün ve kadrosu ile bağının devam etmesini, memuriyet statüsüne bağlı sosyal hak ve yardımlardan yararlanmasını öngördüğü, ancak kısıt aylık ödenmesi ve görevine dair yetki, sorumluluk ve yükümlülüklerden uzaklaştırması suretiyle de görevi ile ilişiğini sonlandırdığı görülmektedir. Doktrinde, memurluk sıfatının ortadan kalkmadığı, fakat bazı yetki ve menfaatlerin kısıtlandığı bu gibi durumlar, ‘memur statüsünde kısıntı yapan haller’ olarak adlandırılmaktadır.”
2.7) “Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Soruşturma esnasında veya sonrasında 657 sayılı
Kanuna göre görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasını gerektiren durumların gerçekleşmesi sebebiyle haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılanların aylıklarından kesilmiş olan üçte birlik tutarın kendilerine ödenmesi ve görevden uzakta geçirdikleri sürelerin, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmının, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu Kanunun görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan ihtiyati tedbiri tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle
Olağanüstü Hal Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılmadan göreve iade edilen Devlet memurlarının hizmet cetveline (ilgi yazıda belirtilen söz konusu işlemler sebebiyle) girilen bilgilerin silinmesinin uygun olmadığı, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgelerin ilgililerin özlük dosyasında da bulundurulması gerektiği, mütalaa edilmiştir.”
Şeklinde ifade edilmiş ve Kurumumuzca istenen bilgeler gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
5.1) “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde;
“Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.
Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
5.2) “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137 nci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.”
5.3) “Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139 uncu maddesinde;
“Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır.”
5.4) “Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı
141 inci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan
üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”
5.5) “Tedbirin kaldırılması” başlıklı 142 nci maddesinde;
“Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır.”
5.6) “Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller” başlıklı 143 üncü maddesinde;
“Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; b) Yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.”
5.7) “Süre” başlıklı 145 inci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır.”
6) 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler” başlıklı 4 üncü maddesinde; (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
… f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.
g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.”
7) 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği
(Seri No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri,
öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir.
… 3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları … diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır.
… 7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın görevden
uzaklaştırılmasına ilişkin HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, özetle, 2016 yılında yaklaşık 2 ay açıkta kaldığını, açıkta kaldığı bu süreye ilişkin
bilgilerin; SGK, HİTAP ve kurumunda bulunan özlük dosyasıyla birlikte bütün kayıtlardan çıkarılması için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
10) Bilindiği üzere, Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya
Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik
Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle, inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
11) Ancak, daha sonraki süreçte çalışanların bir kısmı hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma
tedbiri idarelerce kaldırılarak görevlerine iade edilmiş; diğer yandan, bazı çalışanlar ise, terör örgütlerine ait yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla yine KHK hükümleriyle doğrudan veya KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için kurulan
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iadesine karar verilmiş ve yapılan düzenlemelerle bu kişiler hakkında KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış; bunun yanında bazı çalışanlar da idare mahkemelerinin verdiği iptal kararlarına istinaden görevlerine iade edilmiştir.
12) Somut olayımızda, başvuranın 667 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde milli güvenliğe tehdit
oluşturduğu tespit edilen yapılarla irtibatı olduğu belirlendiği gerekçesiyle 657 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırıldığı, görevden uzaklaştırma tedbiri sonrasında başvuran hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma başlatılmadığı, akabinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir bağının ve iltisakının olmadığı kanaatine varıldığından görevine iadesine karar verildiği görülmektedir.
13) 657 sayılı Kanun’un 137 ila 145 inci maddelerinde, yetkili amir, organ veya müfettişlere, görevi
başında kalmasında sakınca bulunanlar hakkında ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilmesi konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Ancak, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.
14) OHAL sürecinde, 667 sayılı KHK ile idarelere verilen yetki çerçevesinde yetkili amir tarafından
kamu görevinden çıkarma kararı verilmeyip, genel hükümler çerçevesinde yine takdir yetkisine dayanarak görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananlar hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklarına ilişkin yeterli somut bilgi ve/veya belge bulunmaması halinde görevine iade edilmesi söz konusu olmuştur.
15) Ancak, incelenmekte olan başvurumuzda, idarenin, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen
yapılarla irtibatı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle görevi başında kalmasında sakınca görerek
657 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca başvuranı görevden uzaklaştırdığı, başvuran
hakkında 657 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesindeki emredici hükmüne aykırı olarak herhangi bir soruşturma başlatmadığı anlaşılmaktadır.
16) KHK ile kamu görevinden çıkarılanlardan, yine KHK’yla veya OHAL Komisyonu Kararıyla
görevine iade edilenler hakkında KHK hükümlerinin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırıldığına dair mevzuat düzenlemeleri bulunduğundan, ayrıca idare mahkemesi kararıyla görevine iade edilenler bakımından mahkeme kararlarıyla iptal edilen işlem hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kalktığından, bu kişilerin kamu görevinden çıkarıldıkları döneme ilişkin kayıtların HİTAP sisteminden çıkarılması konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüşleri de bu yöndedir.
17) Ancak, KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra KHK’yla, OHAL Komisyonu kararıyla
veya idare mahkemesi kararıyla göreve dönen, ayrıca idari kararla kamu görevinden çıkarıldıktan sonra idare mahkemesi kararıyla göreve dönen bazı personel hakkında kamu görevinden çıkarılmanın öncesinde bir süre görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığı görülmekte olup, söz konusu kişilerin ve somut olayımızda olduğu gibi OHAL gerekçeleriyle haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanıp kamu görevinden çıkarılma işlemi uygulanmadan görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananların görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin HİTAP kayıtlarının silinip silinmeyeceği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
18) Bu konuda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 29/01/2019 tarihli Duyurusunda, Mülga Devlet Personel
Başkanlığının 27/07/2018 tarihli ve E.5044 ve 02/11/2018 tarihli ve E.7160 sayılı görüşlerine atıfta bulunarak, bu kararlarda sadece kamu görevinden çıkarılan dönemde açıkta geçirilen sürelere ilişkin kayıtların silinebileceği yönünde görüş verilmiş olmasına rağmen, genişletici bir yorum yapılarak, “OHAL KHK’sı üzerine görevine son verilen kamu görevlilerinden daha sonra OHAL KHK’sı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı veya yargı kararı üzerine görevine iade edilenlerin görevden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden tüm aylıkları ile, görevlerine son verilme işlemleri ile bağlantılı olarak açığa alındıkları süreler bulunuyor ise bu sürelere ait açıkta iken 2/3 oranındaki ve görevlerine iade edildiklerinde de daha önce noksan ödenen 1/3 oranındaki aylıklarının ödendiği ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının/primlerinin gönderildiğine ilişkin resmi yazının Kurumumuza gönderilmesine müteakiben ilgili kamu idaresince de uygun görülmesi halinde Hizmet Takip Programındaki hizmet belgesi ile açık süreler bölümlerinden kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kayıtların kurumun yetkili personeli tarafından silinmesi mümkün olacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.
19) Bununla birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idareye ve Kurumumuza gönderilen güncel
yazılarında ise, Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Çalışma Genel Müdürlüğünün kamu görevinden çıkarılmaksızın idarelerce görevden uzaklaştırıldıktan sonra yine idarece görevine iade edilenlerin görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait HİTAP kayıtlarının silinmesinin uygun olmadığına ilişkin görüşlerinden bahisle, bu görüşlere göre işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde görüş verdiği görülmektedir.
20) Kaldı ki, somut olayımızda olduğu gibi haklarında somut bir bilgi veya belge bulunmaksızın ve
soruşturma açılmaksızın görevden uzaklaştırılan ve sonradan göreve iade edilenlerin ya da görevden uzaklaştırıldıkları dönemde açılan soruşturma sonucunda haklarındaki ihbarın asılsız olduğu ortaya çıkması nedeniyle göreve iade edilenlerin; KHK ile ihraç edildikten sonra KHK’yla, OHAL
Komisyonu kararıyla veya yargı kararıyla milli güvenliğe tehdit oluşturan örgütlerle ilişkisi olmadığı için göreve iade edilenlerden esas itibariyle bir farkı bulunmaktadır. Buna rağmen, aynı gerekçelerle haklarında işlem uygulanan söz konusu personelden, ihraç edildikten sonra görevine iade edilenlerin ihraç öncesindeki dönemde gerçekleşen görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait kayıtların silinmesi karşısında, ihraç edilmeden görevine iade edilenlerin görevden uzaklaştıkları döneme ait kayıtlarının silinmeyerek farklı bir işleme tabi tutulması eşitliğe ve hakkaniyete aykırı bir durum ortaya çıkaracaktır.
21) Özellikle OHAL sürecinin ilk zamanlarında birçok personel hakkında ivedi bir tedbir olarak
idarelerce görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmış, sonrasında bunlar içerisinden haklarındaki bilgiler ciddi görülenler idari kararla veya KHK işlemi ile kamu görevinden çıkarılmış, diğerleri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılmıştır. Bu noktada, Kurumumuzun değerlendirmesi önce haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananlardan sonrasında ihraç edilenlerden temize çıkanlar ile idare tarafından yapılan inceleme sonucunda ihraç edilmeksizin görevine iade edilenlerin, aynı gerekçelere dayalı olarak görevden uzaklaştırmış olmaları nedeniyle ayrı muameleye tabi tutulmamaları esasına dayanmaktadır. Buna göre, olağan şartlar altında gerçekleşen görevden uzaklaştırmalar için aynı durumun söz konusu olmadığı göz önünde tutulması gerekmektedir.
22) Kaldı ki, haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandıktan sonra kamu görevinden çıkarma
işlemi uygulanmaksızın idarece göreve iade edilenler tarafından yapılan başvurular üzerine başvuranların HİTAP kayıtlarındaki açıkta geçen sürelerin silinmesi yönünde karar verilmiştir.
(Bakınız, 20/02/2020 tarihli, 2019/14377 başvuru numaralı ve S.20.4375 sayılı karar; 20/07/2020 tarihli, 2020/1759 başvuru numaralı ve S.20.70780 sayılı karar; 23/09/2020 tarihli, 2020/68478 başvuru numaralı ve S.20.84526 sayılı karar; 02/11/2020 tarihli, 2020/93834 başvuru numaralı ve
S.20.93951 sayılı karar; 03/12/2020 tarihli, 2020/97934 başvuru numaralı ve S.20.97271 sayılı karar; 05/08/2021 tarihli, 2021/3938 başvuru numaralı ve S.21.18150 sayılı karar; 06/09/2021 tarihli, 2021/6511 başvuru numaralı ve S.21.20377 sayılı karar; 09/09/2021 tarihli, 2021/6237 başvuru numaralı ve S.21.20731 sayılı karar; 21/09/2021 tarihli, 2021/6512 başvuru numaralı ve
S.21.21741 sayılı karar;22/12/2021 tarihli, 2021/15361 başvuru numaralı ve S.21.28771 sayılı karar)
23) Kamu görevine girişten bu görevden ayrılışa kadar kamu görevlisinin özel ve çalışma hayatına
ilişkin tüm bilgilerinin yer aldığı özlük dosyasının yalnızca belirli kişilerce ve şartlarda erişilebilir olduğu, bu açıdan kamu görevlilerinin haklarının korunmasının da teminatı olan özlük dosyasında, başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ve iadesine ilişkin bilgi ve belgelere yer verilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir. Mülga Devlet Personel Başkanlığının ve Kurumumuzun kararlarında, ihraç edildikten sonra KHK’yla, OHAL Komisyonu kararıyla veya yargı kararıyla göreve iade edilenlerin görevden uzaklaştıkları döneme ait kayıtların ilgilinin özlük dosyasında bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
24) Ancak, haksız bir şekilde görevden uzaklaştırılanların açıkta geçen sürelerinin HİTAP ve buna bağlı
olarak SGK Hizmet Dökümünde görülmesi, ayrıca elektronik ortamda tutulan PBS kayıtlarında yer alması, ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşmasına sebep olabileceği gibi, bu durumun söz konusu resmi belgeleri kullanmak durumunda olan başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açabileceği, böylece kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği değerlendirilmektedir.
25) Diğer yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın duyurusunda, Başkanlıkça kurumların yetki
ve sorumluluğunda olan bir konu kendilerine hatırlatılmakta olup, hangi personelin durumunun duyuru kapsamına gireceği hususunda kurumların denetleyici kurumların ile yargı mercilerinin
kararlarında yer alan hükümler doğrultusunda tasarrufta bulunmaları gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca HİTAP’a elektronik ortamda aktarılan bilgilerin doğruluğundan kamu idarelerinin sorumlu olup, SGK’nın bu husustaki sorumluluğunun hangi sürelerin hizmet sayılacağının tespiti ve kesenek karşılıkların ödenmesinin takibi ile sınırlıdır.
26) Mülga Devlet Personel Başkanlığının sadece ihraç edildikten sonra görevine iade edilenlerin ihraç
öncesindeki görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait kayıtların ve ibarelerin hizmet belgelerinden silinmesi gerektiği, ancak kamu görevinden çıkarılmadan görevine geri dönen personelin aynı sebebe dayanan görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin kayıtların silinmemesi gerektiği yönündeki görüşüne ise yukarıda yer verilen gerekçeler çerçevesinde katılmak mümkün değildir.
27) Bu noktada belirtmek gerekir ki, Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün aksi yöndeki görüşlerine rağmen, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak amacıyla kurulmuş
Anayasal bir kurum olan ve idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olan Kurumumuzun işbu kararına istinaden, HİTAP ve PBS kayıtlarının silinmesinde hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
28) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; kamu görevinden
çıkarılmaksızın FETÖ/PDY bağlantısı şüphesiyle görevinden uzaklaştırılan ve idarenin incelemesi sonucunda görevine iade edilen başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların özlük dosyasında muhafaza edilmesi gerekmekle birlikte, hakkaniyet gereğince HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
29) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Zonguldak İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, HİTAP ve PBS’de yer alan görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların silinmesi yönünde HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi