|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın FETÖ/PDY bağlantısı şüphesiyle görevden uzaklaştırıldığı, ancak sonrasında yapılan incelemeler sonucunda aklandığı ve görevine iade edildiği belirtilmektedir. Başvuran, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların HİTAP ve PBS sistemlerinden silinmesini talep etmiştir. Kamu Denetçisi, yapılan inceleme neticesinde, başvuranın durumunun hakkaniyet gereği HİTAP ve PBS’deki kayıtların silinmesini gerektirdiğine karar vermiştir.
Kararda, idarenin görevden uzaklaştırma işleminin hukuka uygunluğu ve başvuranın aklanması sonrası kayıtların silinmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın özlük dosyasındaki kayıtları saklaması gerektiği, ancak HİTAP ve PBS’deki kayıtların silinmesinin adalet ve hakkaniyet açısından önemli olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, benzer mağduriyet yaşayan diğer kamu görevlileri için de emsal teşkil edebilir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1359-S.22.2093
BAŞVURU NO : 2021/13045
KARAR TARİHİ : 31/01/2022
TAVSİYE KARARI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle;
1.1) 04/10/2016 tarihinde asılsız bir ihbar sonucu Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından FETÖ
şüphelisi olarak açığa alındığını, savcılık veya emniyet tarafından açığa alınmadığını, Selçuk
Üniversitesinin asılsız bir ihbarı ön değerlendirme dahi yapmadan hemen açığa alma kararı vermesi yüzünden bunu yaşadığını,
1.2) Selçuk Üniversitesi tarafından açılan soruşturmadan aklanarak 16/12/2016 tarihinde görevime iade
edildiğini,
1.3) Ayrıca Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan / soruşturma dosyasında en
ufak bir delil/kanıt dâhi bulunamadığını ve / karar numarası ile Kavuşturma Yer
Olmadığına Dair Karar (KYOK) sonuçlandığını, KYOK kararının Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderilmiş olup söz konusu kararın örneğinin personel dosyasında bulunduğunu,
1.4) Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan
soruşturmalardan aklandığını, soruşturma dosyalarının kapatıldığını, fakat hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak lekelenmeme hakkının ihlal edilerek görevden uzaklaştırma ile ilgili kayıtların üniversite tarafından gerek Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve Personel
Bilgi Sistemi’nden (PBS) silinmeyerek sistemde tutulduğunu belirterek detaylı yapılan soruşturmaların kapanmış olması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı
(HİTAP), Personel Bilgi Sistemi (PBS) ve sicil hareketlerinin takip edilebileceği belgelerdeki kayıtların silinmesini, bu doğrultuda Devlet Personel Başkanlığı’nın 27/07/2018 tarihli ve 67982825-622.02-E.5044 sayılı görüşü ile 02/11/2018 tarihli ve 31292642-622.02-E.7160 sayılı görüşlerinin dikkate alınmasını talep ettiğini, fakat kendisine verilen cevapta sadece bunların uygun görülmediğinin yazdığını,
1.5) Asılsız bir ihbar sonucunda bunları yaşamanın yanı sıra “FETÖ’den açığa alındı” bilgilerinin hala
karşısına çıkmasının adalete sığmadığını ifade ederek; yapılan bütün soruşturmalarda temiz çıkmış biri olarak tekrardan HİTAP kaydındaki açığa alınma ibaresinin ve bununla ilgili Personel Bilgi Sisteminde bulunan bilgilerin silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Selçuk Üniversitesi Rektörlüğünün 02/09/2021 tarihli ve sayılı yazısıyla;
2.1) Kurumumuzun 12/02/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile verilen tavsiye kararındaki “… konu
ile benzer şekilde OHAL kapsamında görevinden ihraç edilen ve sonrasında iade edilenlerin ihraç ve iadeye dair işlem bilgi, belge ve kayıtlarına kanun hükmünde kararnameler gereğince söz konusu işlemlerin tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkmış sayıldığı dolayısıyla bahse konu bilgilerin elektronik ortamda özlük modülleri üzerinde ya da hizmet cetvelinde yer verilmemesine yönelik
Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşü bulunmakla birlikte ilgiliye OHAL kapsamında veya KHK uyarınca işlem tesis edilmediği, başvuranın disiplin soruşturması kapsamında idarece açığa alındığı, başvuranın açığa alınma işlemi hakkında belgelerin mevzuata göre memurun özlük dosyasında bulunması gereken belgeler kapsamında olduğu ve sistem üzerinde saklanması gerektiği dolayısıyla idarece HİTAP sisteminde saklanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” ifadesine istinaden adı geçenin görevden uzaklaştırma ile ilgili kayıtlarının silinmesi işlemi yapılmadığı,
2.2) Kurumda çalışan personelin özlük dosyalarının fiziksel olarak tutulmakta olduğu, PBS’de tutulan
Kişisel Bilgiler, Hizmet Belgesi, Eğitim Bilgileri, Nüfus Bilgileri, İletişim Bilgileri gibi kayıtlara sadece yetkili personelin ulaşabildiği, İfade edilmiş ve Kurumumuzca istenen bilgeler gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
5.1) “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde;
“Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.
Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
5.2) “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 137 nci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.”
5.3) “Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139 uncu maddesinde;
“Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır.”
5.4) “Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı
141 inci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan
üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”
5.5) “Tedbirin kaldırılması” başlıklı 142 nci maddesinde;
“Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır.”
5.6) “Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller” başlıklı 143 üncü maddesinde;
“Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;
b) Yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.”
5.7) “Süre” başlıklı 145 inci maddesinde;
“Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır.”
6) 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler” başlıklı 4 üncü maddesinde; (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
… f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.
g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.”
7) 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği
(Seri No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir.
… 3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları … diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır.
… 7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın görevden
uzaklaştırılmasına ilişkin HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, özetle, asılsız bir ihbar sonucunda açığa alındığını ve yapılan tüm soruşturmalarda temiz
çıktığını ifade ederek, HİTAP kaydındaki açığa alınma ibaresinin ve bununla ilgili Personel Bilgi
Sisteminde bulunan bilgilerin silinmesini talep etmektedir.
10) Bilindiği üzere, Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya
Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik
Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle, inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
11) Ancak, daha sonraki süreçte çalışanların bir kısmı hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma
tedbiri idarelerce kaldırılarak görevlerine iade edilmiş; diğer yandan, bazı çalışanlar ise, terör örgütlerine ait yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla yine KHK hükümleriyle doğrudan veya KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için kurulan
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iadesine karar verilmiş ve yapılan düzenlemelerle bu kişiler hakkında KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış; bunun yanında bazı çalışanlar da idare mahkemelerinin verdiği iptal kararlarına istinaden görevlerine iade edilmiştir.
12) Somut olayımızda, başvuranın 667 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde milli güvenliğe tehdit
oluşturduğu tespit edilen yapılarla irtibatı olduğu belirlendiği gerekçesiyle Rektörlük Makamının 04/10/2016 tarihli ve sayılı yazısıyla 657 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırıldığı, görevden uzaklaştırma tedbiri sonrasında başvuran hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma başlatılmadığı, akabinde yine Rektörlük Makamının 09/12/2016 tarihli ve sayılı yazısıyla yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda FETÖ/PDY
terör örgütü ile herhangi bir bağının ve iltisakının olmadığı kanaatine varıldığından görevine iadesine karar verildiği, diğer yandan 07/08/2018 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığının
/ soruşturma sayılı ve / sayılı kararıyla hakkında Kovuşturmaya Yer
Olmadığına Dair Karar verildiği görülmektedir.
13) 657 sayılı Kanun’un 137 ila 145 inci maddelerinde, yetkili amir, organ veya müfettişlere, görevi
başında kalmasında sakınca bulunanlar hakkında ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilmesi konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Ancak, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.
14) OHAL sürecinde, 667 sayılı KHK ile idarelere verilen yetki çerçevesinde yetkili amir tarafından
kamu görevinden çıkarma kararı verilmeyip, genel hükümler çerçevesinde yine takdir yetkisine dayanarak görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananlar hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklarına ilişkin yeterli somut bilgi ve/veya belge bulunmaması halinde görevine iade edilmesi söz konusu olmuştur.
15) Ancak, incelenmekte olan başvurumuzda, idarenin, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen
yapılarla irtibatı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle görevi başında kalmasında sakınca görerek
657 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca başvuranı görevden uzaklaştırdığı, başvuran
hakkında 657 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesindeki emredici hükmüne aykırı olarak herhangi bir soruşturma başlatmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 143 üncü ve 144 üncü maddeleri uyarınca, ancak personel hakkında yürütülen soruşturmaya konu fiilin hizmetine engel olmaması veya haklarında memuriyetten çıkarmadan başka disiplin cezası verilenlerin görevlerine döndürülebilmesi gerektiği halde başvuranın soruşturma yapılmaksızın görevine iade edildiği, bununla birlikte başvuran hakkında 657 sayılı Kanun’un 143 üncü maddesinde yer alan hallerden biri gerçekleşmemiş olmasına rağmen 657 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca başvuranın görevden uzaklaştırıldığı dönemde eksik ödenen aylıklarının ve keseneklerinin eksik ödenen kısımlarının ödendiği görülmektedir.
16) KHK ile kamu görevinden çıkarılanlardan, yine KHK’yla veya OHAL Komisyonu Kararıyla
görevine iade edilenler hakkında KHK hükümlerinin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırıldığına dair mevzuat düzenlemeleri bulunduğundan, ayrıca idare mahkemesi kararıyla görevine iade edilenler bakımından mahkeme kararlarıyla iptal edilen işlem hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kalktığından, bu kişilerin kamu görevinden çıkarıldıkları döneme ilişkin kayıtların HİTAP sisteminden çıkarılması konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüşleri de bu yöndedir.
17) Ancak, KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra KHK’yla, OHAL Komisyonu kararıyla
veya idare mahkemesi kararıyla göreve dönen, ayrıca idari kararla kamu görevinden çıkarıldıktan sonra idare mahkemesi kararıyla göreve dönen bazı personel hakkında kamu görevinden çıkarılmanın öncesinde bir süre görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığı görülmekte olup, söz konusu kişilerin ve somut olayımızda olduğu gibi OHAL gerekçeleriyle haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanıp kamu görevinden çıkarılma işlemi uygulanmadan görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananların görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin HİTAP kayıtlarının silinip silinmeyeceği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
18) Bu konuda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 29/01/2019 tarihli Duyurusunda, Mülga Devlet Personel
Başkanlığının 27/07/2018 tarihli ve E.5044 ve 02/11/2018 tarihli ve E.7160 sayılı görüşlerine atıfta bulunarak, bu kararlarda sadece kamu görevinden çıkarılan dönemde açıkta geçirilen sürelere ilişkin kayıtların silinebileceği yönünde görüş verilmiş olmasına rağmen, genişletici bir yorum yapılarak, “OHAL KHK’sı üzerine görevine son verilen kamu görevlilerinden daha sonra OHAL KHK’sı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı veya yargı kararı üzerine görevine iade edilenlerin görevden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden tüm aylıkları ile, görevlerine son verilme işlemleri ile bağlantılı olarak açığa alındıkları süreler bulunuyor ise bu sürelere ait açıkta iken 2/3 oranındaki ve görevlerine iade edildiklerinde de daha önce noksan ödenen 1/3 oranındaki aylıklarının ödendiği ve emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının/primlerinin gönderildiğine ilişkin resmi yazının Kurumumuza gönderilmesine müteakiben ilgili kamu idaresince de uygun görülmesi halinde Hizmet Takip Programındaki hizmet belgesi ile açık süreler bölümlerinden kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kayıtların kurumun yetkili personeli tarafından silinmesi mümkün olacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.
19) Bununla birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idareye ve Kurumumuza gönderilen güncel
yazılarında ise, Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Çalışma Genel Müdürlüğünün kamu görevinden çıkarılmaksızın idarelerce görevden uzaklaştırıldıktan sonra yine idarece görevine iade edilenlerin görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait HİTAP kayıtlarının silinmesinin uygun olmadığına ilişkin görüşlerinden bahisle, bu görüşlere göre işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde görüş verdiği görülmektedir.
20) Kaldı ki, somut olayımızda olduğu gibi haklarında somut bir bilgi veya belge bulunmaksızın ve
soruşturma açılmaksızın görevden uzaklaştırılan ve sonradan göreve iade edilenlerin ya da görevden uzaklaştırıldıkları dönemde açılan soruşturma sonucunda haklarındaki ihbarın asılsız olduğu ortaya çıkması nedeniyle göreve iade edilenlerin; KHK ile ihraç edildikten sonra KHK’yla, OHAL
Komisyonu kararıyla veya yargı kararıyla milli güvenliğe tehdit oluşturan örgütlerle ilişkisi olmadığı için göreve iade edilenlerden esas itibariyle bir farkı bulunmaktadır. Buna rağmen, aynı gerekçelerle haklarında işlem uygulanan söz konusu personelden, ihraç edildikten sonra görevine iade edilenlerin ihraç öncesindeki dönemde gerçekleşen görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait kayıtların silinmesi karşısında, ihraç edilmeden görevine iade edilenlerin görevden uzaklaştıkları döneme ait kayıtlarının silinmeyerek farklı bir işleme tabi tutulması eşitliğe ve hakkaniyete aykırı bir durum ortaya çıkaracaktır.
21) İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda Kurumumuzun 12/02/2020 tarihli ve 2019/17445 dosya
numaralı kapsamında vermiş olduğu bir Ret Kararı karar örnek gösterilmek suretiyle başvuranın da aynı durumda olduğunun, dolayısıyla başvuran hakkında da yapılacak bir işlem olmadığı ifade edilmiştir. Ancak, dikkat etmek gerekir ki söz konusu kararda yer alan kişi hakkında OHAL
KHK’ları kapsamında değil, ilgilinin görevi sırasında işlediği fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması kapsamında görevinden alınmış olup, kararda da belirtildiği üzere söz konusu görevden uzaklaştırma işlemi OHAL kapsamında veya KHK uyarınca işlem tesis edilmemiştir.
22) Somut olayımızda ise başvuranın görevden uzaklaştırmasının gerekçesi başvuranın FETÖ/PDY ile
bağlantılı olduğu şüphesinden kaynaklanmaktadır. Bu husus Rektörlük Makamının 04/10/2016 tarihli ve sayılı yazısında açıkça belirtilmiş, başvuran hakkında yürütülecek inceleme ve değerlendirmelerin Olağanüstü Hal Kapsamında Alınana Tedbirlere ilişkin 667 sayılı ve sonrasında
çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında yürütüleceği ifade edilmiştir. İdarenin 09/12/2016 tarihli ve sayılı yazısında da yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda
FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir bağının ve iltisakının olmadığı kanaatine varılarak görevine iadesine karar verildiği belirtilmiştir.
23) Özellikle OHAL sürecinin ilk zamanlarında birçok personel hakkında ivedi bir tedbir olarak
idarelerce görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmış, sonrasında bunlar içerisinden haklarındaki bilgiler ciddi görülenler idari kararla veya KHK işlemi ile kamu görevinden çıkarılmış, diğerleri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılmıştır. Bu noktada, Kurumumuzun değerlendirmesi önce haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananlardan sonrasında ihraç edilenlerden temize çıkanlar ile idare tarafından yapılan inceleme sonucunda ihraç edilmeksizin görevine iade edilenlerin, aynı gerekçelere dayalı olarak görevden uzaklaştırmış olmaları nedeniyle ayrı muameleye tabi tutulmamaları esasına dayanmaktadır. Buna göre, olağan şartlar altında gerçekleşen görevden uzaklaştırmalar için aynı durumun söz konusu olmadığı göz önünde tutulması gerekmektedir.
24) Kaldı ki, haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandıktan sonra kamu görevinden çıkarma
işlemi uygulanmaksızın idarece göreve iade edilenler tarafından yapılan başvurular üzerine başvuranların HİTAP kayıtlarındaki açıkta geçen sürelerin silinmesi yönünde karar verilmiştir.
(Bakınız, 20/02/2020 tarihli, 2019/14377 başvuru numaralı ve S.20.4375 sayılı karar; 20/07/2020 tarihli, 2020/1759 başvuru numaralı ve S.20.70780 sayılı karar; 23/09/2020 tarihli, 2020/68478 başvuru numaralı ve S.20.84526 sayılı karar; 02/11/2020 tarihli, 2020/93834 başvuru numaralı ve
S.20.93951 sayılı karar; 03/12/2020 tarihli, 2020/97934 başvuru numaralı ve S.20.97271 sayılı karar; 05/08/2021 tarihli, 2021/3938 başvuru numaralı ve S.21.18150 sayılı karar; 06/09/2021 tarihli, 2021/6511 başvuru numaralı ve S.21.20377 sayılı karar; 09/09/2021 tarihli, 2021/6237 başvuru numaralı ve S.21.20731 sayılı karar; 21/09/2021 tarihli, 2021/6512 başvuru numaralı ve
S.21.21741 sayılı karar;22/12/2021 tarihli, 2021/15361 başvuru numaralı ve S.21.28771 sayılı karar)
25) Başvuru konusu olayda başvuranın, terör örgütü ile işbirliği içerisinde olma ihtimaline binaen
görevden uzaklaştırıldığı, sonrasında ise görevine iade edildiği, açıkta geçen süreler için de tüm mali, özlük ve sosyal haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Kamu görevine girişten bu görevden ayrılışa kadar kamu görevlisinin özel ve çalışma hayatına ilişkin tüm bilgilerinin yer aldığı özlük dosyasının yalnızca belirli kişilerce ve şartlarda erişilebilir olduğu, bu açıdan kamu görevlilerinin haklarının korunmasının da teminatı olan özlük dosyasında, başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ve iadesine ilişkin bilgi ve belgelere yer verilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir. Mülga Devlet Personel Başkanlığının ve Kurumumuzun kararlarında, ihraç edildikten sonra KHK’yla, OHAL Komisyonu kararıyla veya yargı kararıyla göreve iade edilenlerin görevden uzaklaştıkları döneme ait kayıtların ilgilinin özlük dosyasında bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
26) Ancak, haksız bir şekilde görevden uzaklaştırılanların açıkta geçen sürelerinin HİTAP ve buna bağlı
olarak SGK Hizmet Dökümünde görülmesi, ayrıca elektronik ortamda tutulan PBS kayıtlarında yer alması, ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşmasına sebep olabileceği gibi, bu durumun söz konusu resmi belgeleri kullanmak durumunda olan başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açabileceği, böylece kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği değerlendirilmektedir.
27) Diğer yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın duyurusunda, Başkanlıkça kurumların yetki
ve sorumluluğunda olan bir konu kendilerine hatırlatılmakta olup, hangi personelin durumunun duyuru kapsamına gireceği hususunda kurumların denetleyici kurumların ile yargı mercilerinin kararlarında yer alan hükümler doğrultusunda tasarrufta bulunmaları gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca HİTAP’a elektronik ortamda aktarılan bilgilerin doğruluğundan kamu idarelerinin sorumlu olup, SGK’nın bu husustaki sorumluluğunun hangi sürelerin hizmet sayılacağının tespiti ve kesenek karşılıkların ödenmesinin takibi ile sınırlıdır.
28) Mülga Devlet Personel Başkanlığının sadece ihraç edildikten sonra görevine iade edilenlerin ihraç
öncesindeki görevden uzaklaştırıldıkları döneme ait kayıtların ve ibarelerin hizmet belgelerinden silinmesi gerektiği, ancak kamu görevinden çıkarılmadan görevine geri dönen personelin aynı sebebe dayanan görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin kayıtların silinmemesi gerektiği yönündeki görüşüne ise yukarıda yer verilen gerekçeler çerçevesinde katılmak mümkün değildir.
29) Bu noktada belirtmek gerekir ki, Mülga Devlet Personel Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün aksi yöndeki görüşlerine rağmen, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak amacıyla kurulmuş
Anayasal bir kurum olan ve idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olan Kurumumuzun işbu kararına istinaden, HİTAP ve PBS kayıtlarının silinmesinde hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
30) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; kamu görevinden
çıkarılmaksızın FETÖ/PDY bağlantısı şüphesiyle görevinden uzaklaştırılan ve idarenin incelemesi sonucunda görevine iade edilen başvuranın görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların özlük dosyasında muhafaza edilmesi gerekmekle birlikte, hakkaniyet gereğince HİTAP ve PBS’de yer alan kayıtların silinmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Konya İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, HİTAP ve PBS’de yer alan görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kayıtların silinmesi yönünde konusunda SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi