|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı sürelerin HİTAP ve SGK Hizmet Cetveli gibi sistemlerden silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, FETÖ/PYD ile ilişkisinin bulunmadığını ve göreve iade edildiğini belirterek, açıkta kaldığı sürelerin çalışma süresine eklenmesini istemiştir. İdare, açıkta kalma süresinin çalışma süresine eklendiğini, ancak ilgili kayıtların silinmesi işleminin yapılamayacağını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın açıkta kaldığı sürelerin HİTAP ve diğer bilgi sistemlerinden silinmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu karar, Anayasa’nın kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümleri ve kamu görevlilerinin hakları çerçevesinde değerlendirilmiştir. İdarenin, başvuranın durumunu olumsuz etkileyebilecek kayıtları tutmaması gerektiği belirtilmiş ve Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiyede bulunulmuştur. Bu bağlamda, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amaçlanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8150-S.22.12501
BAŞVURU NO : 2022/5626
KARAR TARİHİ : 24/06/2022
TAVSİYE KARARI
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Açıkta kalınan sürelerin (HİTAP Hizmet Cetveli vb.) silinmesi.
BAŞVURU TARİHİ : 13/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; Eğitim Fakültesinde . olarak görev yaptığını, 2016 yılında
Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğünden gelen bir yazı ile FETÖ / PDY terör örgütüyle ilişkili olduğu iddialarına binaen yaklaşık üç ay süreyle açığa alındığını, adı geçen örgütle herhangi bir irtibat ve iltisakı bulunmadığı anlaşılarak göreve iade edilmesine rağmen buna ilişkin bilgilerin hâlen Sosyal Güvenlik
Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve SGK Hizmet Cetvelinde yer aldığını, ayrıca açıkta kalınan sürenin çalışma süresine dâhil edilmemiş göründüğünü 27.07.2016- 17.10.2016 tarihleri arasında görevden uzaklaştırıldığına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve Hizmet
Cetveli ile varsa diğer bilgi sistemlerinden silinmesi ile açıkta kaldığı sürenin çalışma süresine eklenmesini talep etmektedir.
1.1. Başvuran 15/04/2022 tarihinde Kurumumuza gönderdiği dilekçesinde de “13.03.2022 tarih ve numaralı başvurumla ilgili “açıkta kaldığım sürenin çalışma süreme eklenmesi” yönündeki talebime ilişkin sorun şudur: Başvuru sayfasından eklediğim bordro belgelerinde ay ve yıl olarak belirtilen kıdem bölümünde de görüleceği üzere 2016 Temmuz bordrosunda 9 / 9 olan kıdemim aynı yılın Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında 10 / 9, 11 / 9, 12 / 9 olması gerektiği hâlde 9 / 9 olarak kalmış; bu durum düzeltilmeği için 2022 Nisan bordrosunda da 6 / 15 olması gereken kıdemim 3 / 15 şeklinde 3 ay eksik olarak gösterilmiştir. Bu sorunun giderilerek kıdemimin düzeltilmesi hususunda gereğinin yapılmasını talep ederim” şeklinde ek beyanda bulunmuştur.
1.2. Başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen 18/05/2022 tarihli dilekçe de ise; “13.03.2022 tarih ve numaralı başvurumla ilgili “açıkta kaldığım sürenin çalışma süreme eklenmesi” yönündeki talebime ilişkin, idarenin, Kurumunuz yazısı üzerine gönderdiği cevabi yazıda ifade ettiği gibi, kıdem yılını
Mayıs 2022 bordrosunda 7 ay 15 yıl olarak düzelttiği tarafımca görülmüştür.” açıklamalarına yer verilmiştir.
/
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Bilgi, belge ve görüş talebimiz üzerine Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğünün 21/04/2022 tarih ve
sayılı cevap yazısında özetle: “…Üniversitemiz Eğittim Fakültesi
Bölümü . Görevlisi kadrosunda bulunan . açıkta geçen sürelerinin Hizmet Takip Programı (HİTAP)’dan ve hizmet cetvelinden silinmesi talebine ilişkin ilgide kayıtlı yazınızın incelenmesi sonucunda;
1) Başvuranın talebine ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve Hizmet
Cetveli ile varsa diğer bilgi sistemlerinden silinmesi işlemi Kurumumuzca yapılmamaktadır.
2) Başvuran Üniversitemiz Necatibey Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Türkçe
Eğitimi Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak görev yapmakta olup hizmet cetveli ekte gönderilmiştir.
3)Başvuran 27.07.2016 tarihinde 657 Sayılı Kanunun 137.maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmış ve
17.10.2016 tarihinde de görevine iade edilmiştir.
4) Söz konusu taleple ilgi olarak başvuran 31.03.2022 tarihli dilekçesi ile Kurumumuza başvurmuş,
Kurumumuzca verilen cevap ekte gönderilmiştir. 5) Başvuranın açığa alınmasına ilişkin işlemler HİTAP ve Üniversitemizin kullandığı personel programında yer almaktadır.”
2.1) Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğünün 09/05/2022 tarih ve sayılı cevap
yazısında ise özetle; “…Açıkta kalınan sürenin çalışma süresine eklenmiş olup HİTAP sisteminde de görünmektedir. 3) Başvuranın iddia ettiği gibi e-bordro sisteminde bir hata ve ya eksiklik olup olmadığına ilişkin Rektörlüğümüz İdari Mali İşler Daire Başkanlığı’ndan bilgi istenmiş, konuya ilişkin olarak anılan
Daire Başkanlığı’ndan alınan yazının bir örneği ekte gönderilmiştir…”
2.2) Ekte gönderilen Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı
06/05/2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “…6.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılarak 17.10.2016 tarihinde görevine iade edilen . . görevine iade edilerek başladıktan sonra, görevinden uzaklaştırıldığı sürelere ait 3/1 oranındaki maaşları ve SGK primleri ödenmiştir. Ancak e-bordro sistemine ödeme yapıldıktan sonra müdahele mümkün olmadığından, Mayıs-
2022 ayı maaşı itibariyle kıdem yılı 7 ay 15 yıl olarak düzeltilmiştir…”
açıklamalarına yer verilmiştir.
3) Kurumumuzun 2019/7549 sayılı dosyasında bulunan Devlet Personel Başkanlığının 31/05/2019
tarih ve sayılı görüş yazısında özetle;
3.1) Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin kamu görevine iade edilen kişiler
bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılacağının mezkûr Kanun Hükmünde Kararnameler ile hüküm altına alınmış olması sebebiyle kamu görevinden çıkarılan ilgililer hakkında kamu görevinden hiç çıkarılmamış gibi işlem tesis edilmesi gerektiği, bu çerçevede, söz konusu personelin kamu görevlerinden çıkarılmaları nedeniyle hizmet belgelerinde yer alan açıklamaların ilgililerin hizmet belgesi / cetvellerinden silinmesi gerektiği,
3.2) Soruşturma esnasında veya sonrasında 657 sayılı Kanuna göre görevden uzaklaştırma tedbirinin
kaldırılmasını gerektiren durumların gerçekleşmesi sebebiyle haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanların aylıklarından kesilmiş olan üçte birlik tutarın kendilerine ödenmesi ve görevden uzakta geçirdikleri sürelerin, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmının, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği,
3.3) Söz konusu Kanunun görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan ihtiyati tedbiri
tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle Olağanüstü Hal Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal
Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile kamu görevine iade edilen Devlet memurlarının görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle açıkta görünen sürelerinin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesinin uygun olmadığı,
3.4) Gerek 657 sayılı Kanunun gerekse 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin görevden uzaklaştırma
tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan ihtiyati tedbiri tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle Olağanüstü Hal Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile kamu görevine iade edilen sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle açıkta görünen sürelerinin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesinin uygun olmadığı, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgelerin ilgililerin özlük dosyasında da bulundurulması gerektiğinin mütalaa edildiği belirtilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri;
4.1) Özel hayatın gizliliği başlıklı 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; Herkes, kendisiyle ilgili kişisel
verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
4.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4.3) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinin 2 nci
fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.)
Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 08/03/2017 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7098 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 697 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “İade hükümleri” başlıklı 1’inci maddesinde; (1) “Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.
/
(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.
(3) Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereği öğrencilikle ilişikleri kesilmiş olanlardan bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (3) sayılı listede yer alanlar, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılır.
(4) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listenin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Bu fıkraya ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.”
7) 657 sayılı Devlet memurları Kanununun “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu
maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar
Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
8) 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri
No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir. …
3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları… diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır….
7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar…”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ: Kamu
Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme:
9) Başvuran, (1 nolu paragrafta belirtildiği gibi) görevden uzaklaştırıldığına dair bilgilerin (HİTAP) ve
SGK Hizmet Cetveli ile varsa üniversitedeki diğer bilgi sistemlerinden silinmesini ve açıkta kaldığı sürenin çalışma süresine eklenmesini talep etmektedir.
10) İdarenin yukarıda (2 nolu paragrafta) özetlenen yazılarında; Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip
Programı ve Hizmet Cetveli ile varsa diğer bilgi sistemlerinden silinmesi işleminin yapılamadığı, açıkta kalınan sürenin çalışma süresine eklendiği, Mayıs-2022 ayı maaşı itibariyle kıdem yılının 7 ay 15 yıl olarak düzeltildiği bildirilmiştir.
10.1) Kurumumuz tarafından, başvuranın açıkta kalınan sürenin çalışma süresine eklenmesine yönelik
talebinin yazılı olarak ilgili idareye sorulması üzerine; idarenin Kurumumuza gönderdiği cevapta söz konusu taleple ilgili olarak gerekli düzeltmenin yapıldığı Kurumumuza bildirilmiş ve başvuran tarafından da durum teyit edilmiş olduğundan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 33/A maddesine uygun olarak (söz konusu talebin) dostane şekilde çözüldüğü tespit edilmiştir. (bknz. yukarıda 1.1. ,1.2, ve 2.2 nolu paragraflar)
11) Kurumumuzun 2019/7549 sayılı benzer nitelikli emsal başvurusu esas alınarak yapılan inceleme
ve hazırlanan karar önerisinde;
11.1) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe
girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı
Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamanda Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan
Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile
Kanunlaşmıştır.
11.2) Alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle; inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
11.3) Ancak sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç
edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla da yine OHAL KHK hükümleriyle bazı
kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış, diğer yandan bu süreçte doğrudan KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için 23/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurularak bir kısım kamu görevlileri de Komisyonun vermiş olduğu karara istinaden görevine iade edilmiştir.
12) Başvuruya konu dosyanın ve idarenin cevabının incelenmesinden; başvuranın 22/08/2016 tarihinde 657
sayılı Kanunun 137.maddesi uyarınca görevden uzaklaştırıldığı ve 17/10/2016 tarihinde görevine iade edildiği idarenin cevap yazısından anlaşılmaktadır. 7098 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrasında “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır.” düzenlemesi yer almıştır.
13) Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
(Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarih 2017/137 2017/161 sayılı kararı) Bunun yanı sıra, Anayasanın
20 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına
sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.” hükmü düzenlenmiştir.
14) Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;
14.1) İdarenin bütün eylem ve işlemlerinde hukukla bağlı olduğu, ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde
olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da aynı ilkenin geçerli olduğu, personel hakkında yapılacak işlemlerin ve uygulanacak idari yaptırımların da hukuki ve fiili dayanağının olması gerektiği, bu kapsamda personel hakkında tutulan her türlü kayıt ve bilginin de doğru, güvenilir, hukuka ve Anayasa’da güvence altına alınan ilkelere uygun tutulması gerektiği açıktır.
14.2) Diğer taraftan, ihraç işlemine dayanak teşkil eden isnat edilen suçlamaya ilişkin bilgilerin HİTAP
veya benzeri personel bilgi sistemlerinde tutulmasının ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşmasını mümkün kılabileceği, bu durumun başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açarak başvuranın işyeri huzurunu ve çalışma barışını olumsuz yönde etkileyebileceği, kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği değerlendirilmektedir.
15) Yine Kurumumuzun emsal nitelikli 2021/3938 sayılı kararında “Tüm bu açıklamalar ve mevzuat
hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, KHK hükümlerine istinaden görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, görevlerine dönmesini öngören iade KHK’larında kişilerin ihracına yönelik tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hükmü karşısında kamu görevine iade edilen başvurana İdarece tüm mali ve sosyal hakları ödendiği, benzer şekilde çıkarmaya ilişkin KHK’nın diğer etki ve sonuçların da ortadan kaldırılması gerektiği, bu kapsamda başvuranın kamu görevinden çıkarmaya ilişkin bilgilerin hizmet belgesi, hizmet cetveli, sicil hareketleri vb.
sistemlerden silinmesi gerekmektedir. Bununla birlikte ihraç edilmeyip haklarında açığa alma gibi bir tedbir uygulanan kişiler açısından yukarda söz edilen hükümlerin evleviyetle uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Aksi durumda ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşması mümkün olabileceğinden bu durumun başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açarak başvuranın işyeri huzurunu olumsuz yönde etkileyebileceği ve kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği anlaşıldığından başvuranın personel özlük dosyası haricinde tutulan hizmet takip programından (HİTAP) ve Üniversitenin Bilgi Yönetim Sistemi (REBİS) hizmet belgesi ve hizmet cetvelinden açığa alındığına ilişkin ile ilgili kayıtların ve açıklamaların silinmesi hususunda İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler sonucunda, başvuranın açıkta geçen sürelerinin (özlük
dosyası hariç) HİTAP (Hizmet Takip Programı) hizmet cetvelinden ve Üniversitenin personel programından silinmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgili idarenin işlemleri yönünden Balıkesir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın, HİTAP (Hizmet Takip Programı) hizmet cetvelinde ve Üniversitenin personel Programında, açıkta kaldığına dair kayıtların silinmesi hususunda Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğüne TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın, Başvurana ve Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğüne
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi