|
ÖZET: Bu karar, kamu görevinden çıkarılan bir çalışanın göreve iade edilmesi sonrasında, geriye dönük ödenen mali hakların yasal faizinin ödenip ödenmeyeceği konusunu ele almaktadır. Başvuran, kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz talep etmiş, ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü bu talebi yasal bir dayanağı olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, başvuranın maaş kesintilerinin enflasyon karşısında değer kaybettiğini ve bu durumun mülkiyet hakkına aykırı olduğunu vurgulamıştır.
Danıştay, kamu görevlisinin alacaklarının enflasyon nedeniyle değer kaybına uğramasının, başvurucuya aşırı bir külfet yüklediğine ve bu durumun kamu yararı ile bireysel haklar arasında adil bir denge kurma ilkesine aykırı olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın geriye dönük ödenen mali haklarına ilişkin yasal faizin ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7188-S.23.11722
BAŞVURU NO : 2023/358
KARAR TARİHİ : 09/06/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden çıkarılan ve göreve iade edilen personele ödenen mali haklara ilişkin geriye dönük faiz ödemesi yapılması hk.
BAŞVURU TARİHİ : 07/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, Başvuran, özetle; Vakıflar Genel Müdürlüğü Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğü bünyesinde Teknisyen kadrosunda görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması akabinde Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunun 08/09/2022 tarih ve sayılı kararı ile görevine iade edildiğini, “…kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklar ödenir…” hükmü gereği mali haklarının tarafına ödendiğini, ancak geriye dönük yapılan ödemelerde yasal faiz tutarının hesaplanmadığını belirterek kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı 17/10/2022 tarihine kadar geçen süreye tekabül eden yasal faiz tutarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bilgi ve belge talebine Vakıflar Genel Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazıda özetle;
2.1. Vakıflar Genel Müdürlüğü Hatay Bölge Müdürlüğünde Teknisyen olarak görev yapan Başvuranın
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 08/09/2022 tarih ve sayılı kararı ile başvurusunun kabul edildiğini ve akabinde Genel Müdürlük Makamının 13/10/2022 tarih ve sayılı
Oluru ile Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğünde göreve Teknisyen olarak atandığını ve 17/10/2022 tarihinde göreve başladığı ifade edilmiştir. Başvuranın 27/12/2022 tarihli dilekçe ile Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğüne ihraç olduğu döneme ait mali haklarının faizi ile ödenmesini talep ettiği ve Hatay Bölge
Müdürlüğünün de Vakıflar Genel Müdürlüğü Personel Genel Daire Başkanlığına görüş sorduğu anlaşılmaktadır.
2.2. Bahse konu görüş yazısına istinaden Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğüne gönderilen cevabi yazıda ise, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanunun 10. maddesi 1. fıkrası uyarınca “… Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden ay başından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklar ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz…” hükmüne dayanarak mali ve sosyal hakların ödenmesi hususunu kabul ettiği ancak faiz ödenmesi noktasında olumsuz görüş bildirdiği görülmektedir. Bunu akabinde, Vakıflar Genel
Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun 10. maddesi 1. fıkrası uyarınca faiz ödemesi yapılamayacağı, zira bunun için bir yasal dayanağın mevcut olmadığı kaydedilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü’ başlıklı 141 inci maddesinde “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”,
6. 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “İade hükümleri” başlıklı 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve
başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (…)”
7. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine
iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. (İptal üçüncü cümle:
Anayasa Mahkemesi’nin 24/12/2019 tarihli ve E.:2018/159, K.: 2019/93 sayılı Kararı ile.) (…) İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) ”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Vakıflar Genel Müdürlüğü Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğü bünyesinde Teknisyen kadrosunda görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması akabinde Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunun 08/09/2022 tarih ve sayılı kararı ile görevine iade edildiğini, “…kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklar ödenir…” hükmü gereği mali haklarının tarafına ödendiğini, ancak geriye dönük yapılan ödemelerde yasal faiz tutarının hesaplanmadığını belirterek kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı 17/10/2022 tarihine kadar geçen süreye tekabül eden yasal faiz tutarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından faiz ödenmesi noktasında ifade edilen görüşte özetle;
10.1. Vakıflar Genel Müdürlüğü Hatay Bölge Müdürlüğünde Teknisyen olarak görev yapan Başvuranın
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 08/09/2022 tarih ve sayılı kararı ile başvurusunun kabul edildiğini ve akabinde Genel Müdürlük Makamının 13/10/2022 tarih ve sayılı
Oluru ile Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğünde göreve Teknisyen olarak atandığını ve 17/10/2022 tarihinde göreve başladığı ifade edilmiştir. Başvuranın 27/12/2022 tarihli dilekçe ile Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğüne ihraç olduğu döneme ait mali haklarının faizi ile ödenmesini talep ettiği ve Hatay Bölge
Müdürlüğünün de Vakıflar Genel Müdürlüğü Personel Genel Daire Başkanlığına görüş sorduğu;
10.2. Bahse konu görüş yazısına istinaden Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Hatay Vakıflar Bölge
Müdürlüğüne gönderilen cevabi yazıda ise, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanunun 10. maddesi 1. fıkrası uyarınca “… Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden ay başından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklar ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz…” hükmüne dayanarak mali ve sosyal hakların ödenmesi hususunu kabul ettiği ancak faiz ödenmesi noktasında olumsuz görüş bildirdiği görülmektedir. Bunu akabinde, Vakıflar Genel
Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun 10. maddesi 1. fıkrası uyarınca faiz ödemesi yapılamayacağı, zira bunun için bir yasal dayanağın mevcut olmadığı,
değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
11. Öte yandan konuyla ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı hükümlerinde, daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilmekte ve iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL Kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin 07/02/2019 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında;
11.1. “Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir (…) faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai v.b. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema v.s. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmasının, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yanı alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı gerekçesinin de eklenmesi suretiyle, ilk kararının davacının faiz talebinin kabulüne ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.”
11.2. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır.
Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).”
11.3. “Bu durumda açığa alınmakla birlikte sonradan görevine iade edilen başvurucuya söz konusu maaş kesintisinin ödenmesi gerektiği kamu makamlarınca saptanmış bir olgudur. Bu maaş tutarlarının başvurucunun statüsü gereği ödendiği ve onun mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ise kuşkusuzdur.
Sonuç olarak söz konusu idari ve yargısal sürece bir bütün olarak bakıldığında ceza soruşturması nedeniyle açığa alınan kamu görevlisi başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki maaşından yapılan kesintilerin yaklaşık 5 ile 11 yıl arasında değişen sürelerde kendisine iade edilebildiği, haklı bir gerekçesi ortaya konulamayan bu gecikmenin de belirtilen sürelerin uzunluğu dikkate alındığında makul görülemeyeceği anlaşılmaktadır.”
11.4. “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz. §§ 23, 24). Dolayısıyla somut olay bağlamında derece mahkemelerinin başvurucuya faiz ödenmemesine ilişkin olarak yukarıdaki içtihattan farklılaşan yorumu, sonuç olarak başvurucunun alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesine yol açmaktadır.”
11.5. “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” (…)
yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.
12. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, Ombudsmanın 2020/6300, 2020/97640, 2020/91948, 2021/1068, 2022/9794 numaralı emsal kararları birlikte değerlendirildiğinde; görevinden uzaklaştırılan ya da ihraç edilen kamu görevlilerinin, görevinden uzaklaştırıldığı ya da açıkta geçen dönemde mahrum kaldığı parasal haklarının faiz ödemesinin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, başvuranın mahrum kaldığı mali haklarının enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını devletin giderme yükümlülüğü bulunduğu, başvuranın görevden alınma, göreve iade ve göreve başlama sürecinde geçen süre zarfında parayı kullanamamasından kaynaklanan ve yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği, değer kaybının oranını gözeterek başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bunun, kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu değerlendirilerek hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dolayısıyla başvuranın geriye dönük ödenen mali haklarına ilişkin yasal faizin, mülkiyet hakkı kapsamında ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili idari yargı mercileri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvurana yasal faiz ödenmesi yönünde VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi