|
ÖZET: Başvuran, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde devlet memuru olarak çalışırken, 2016 yılında açığa alınıp ihraç edilmiş ve sonrasında göreve iade edilmiştir. İade sürecinde, ihraç olduğu dönemdeki maaş ödemelerine yasal faiz talep etmiştir. İdare, başvuranın faiz talebinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince süresinde yapılmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın faiz talebinin hukuka uygun olarak değerlendirilmediğini belirterek, başvuranın görevden çıkarıldığı süre içerisinde ödenmesi gereken parasal haklarına yasal faiz uygulanarak ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. İdarenin, başvuranın talebine ilişkin süre aşımını gerekçe göstererek olumsuz yanıt vermesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve başvuranın parasal haklarına ilişkin yasal faizin ödenmesi hususunda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9455-S.22.14542
BAŞVURU NO : 2022/1838
KARAR TARİHİ : 27/07/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına yapılan maaş ödemelerinin yasal faizinin ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde devlet memuru olarak çalıştığını, 09/08/2016 tarihinde soruşturma sebebi ile açığa alındığını, 675 sayılı KHK ile 29/10/2016 tarihinde ihraç edildiğini, 693 sayılı
KHK ile iade edildiğini belirterek, açığa alma tarihi, ihraç edildiği tarih ile iade edildiği tarih aralığındaki iade edilen maaş tutarlarının tahakkuk ettikleri (ilgili ayın ödeme tarihinden) itibaren toplu ödemenin yapıldığı tarihe kadar işlemiş olan yasal faizlerinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünün 16/03/2022 tarih – – sayılı yazısında özetle;
2.1. İlgilinin, 07.01.2022 tarihinde kuruma başvuruda bulunduğu ve kurum tarafından ilgiliye 01.02.2022 tarihinde cevap verildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince yasal süre olarak geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunmadığından faiz ödemesinin yapılamayacağı ve bu durumda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği,
2.2. İlgiliye ait hizmet cetveli yazımız ekinde sunulduğu, ilgilinin, 09.08.2016 tarihinde açığa alındığı,
29.10.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 05.09.2017 tarihinde kamu görevine iade edildiği,
2.3. Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde görev yapan personele ilişkin önceki görüş yazılarında görevinden uzaklaştırılan veya kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade edilmesi ve geriye yönelik mali haklarının ödenmesinde, faiz ödenmesine ilişkin mahkeme kararı olmaksızın faiz ödemesi yapılmaması yönünde görüşler verilmiş olmakla birlikte; 16.09.2021 tarih ve E90951161- 2021 869-03/337-325/2134 sayılı Strateji Geliştirme Başkanlığının görüş yazısı doğrultusunda, 04.01.2022 tarih ve – sayılı yazı ile göreve iade edilen personelin geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmasının uygun olacağı, öte yandan geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmayanlar açısından ise talep olunması halinde faiz ödemesi yapılırken İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan dava açma sürelerinin de (geriye yönelik maaş ödemesi yapıldığı tarihten itibaren en geç dava açma süresi içerisinde faiz isteminde bulunulması halinde) dikkate alınması gerektiği,
2.4. İlgilinin, 09.08.2016 tarihinde açığa alındığı ve açıkta kaldığı sürece kendisine 2/3 maaş ödemesi yapıldığı, 29.10.2016 tarihinde kamu görevinden çıkartıldığından ilgiliye herhangi bir mali ve sosyal hak ödemesi yapılmadığı, OHAL Komisyon kararı ile 05.09.2017 tarihinde göreve iade olduktan sonra ilgiliye tüm mali ve sosyal hakları ödenmiş olup, söz konusu yasal faiz ödemesi yapılmadığı,
2.5. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 27.12.2021 tarih ve E-90951161/869-03/632465/3298 sayılı yazısında; a) Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılmamış ya da bu süre içerisinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı; b) Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren; faiz ödenmesine ilişkin idareye İYUK madde 11 kapsamında dava açma süresi içerisinde başvuruda bulunulmasına karşın, 30 gün içerisinde (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) idarenin açık ret ya da zımnen ret cevabı üzerine personel tarafından kalan sürede dava açılmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı, c) a ve b bentlerine göre süreleri geçiren personel tarafından idareye yeniden faiz ödenmesi talebinde bulunulması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı, d) Personel tarafından, geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmuş olması halinde (b bendinde belirtilen durum hariç) ise faiz ödemesinin yapılabileceğinin belirtildiği,
3. Aynı yazı ekinde gönderilen Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 16/09/2021 tarih ve E-90951161-2021 869-03/337-325/2134 sayılı yazısında;
3.1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; Danıştay ve idare mahkemelerinde idari dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, altmış gün olarak belirlendiği, 11. maddesinde; ilgililerin idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği; bu başvuru ile duran dava açma süresinin başvurunun reddi veya zımnen reddi üzerine yeniden ve kaldığı yerden işlemeye devam edeceği hükmünün getirildiği, 12. maddesinde de; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla
Danıştay’a ve idare vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı
davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.”, 15/1-b maddesinde ise; “süre aşımının bulunması halinde davanın reddedileceği” hükmünün yer aldığı,
3.2. Bu itibarla, önceki tarihli görüş yazılarında görevinden uzaklaştırılan veya görevinden ihraç edilen personelin göreve iade edilmesi dolayısıyla geriye yönelik mali haklarının ödenmesinde, faiz ödenmesine ilişkin mahkeme kararı olmaksızın faiz ödemesi yapılmaması yönünde görüşler verilmiş olmakla birlikte; Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.02.2019 tarih ve 2015/4812 başvuru no.lu kararı, akabinde
Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda verilen ve yazılarda aktarılan İdare ve Bölge İdare
Mahkemeleri kararları, 28.07.2020 tarihli 2020/66292-S.20.72039 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumunun tavsiye kararı ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13.08.2021 tarihli ve 67150 sayılı görüşü doğrultusunda, göreve iade edilen personelin geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmasının uygun olacağı, öte yandan geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmayanlar açısından ise talep olunması halinde faiz ödemesi yapılırken İdari Yargılama Usulü
Kanununda yer alan dava açma sürelerinin de (geriye yönelik maaş ödemesi yapıldığı tarihten itibaren en geç dava açma süresi içerisinde faiz isteminde bulunulması halinde) dikkate alınması gerektiğinin düşünüldüğü,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. T.C. Anayasasının;
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”
4.2. “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” ana başlığında “Genel Hükümler” kenar başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
6.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” ,
6.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.
a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim burumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. … ”,
6.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarında; “(1) … İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”
7. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
7.1. İdari makamların sükutu başlıklı 10. uncu maddesinde; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedil-miş sayılır.
İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler. ”
7.2. Üst makamlara başvurma 11.inci maddesinde; “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başla-mış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. ”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde devlet memuru olarak çalıştığını, 09/08/2016 tarihinde soruşturma sebebi ile açığa alındığını, 675 sayılı KHK ile 29/10/2016 tarihinde ihraç edildiğini, 693 sayılı
KHK ile iade edildiğini belirterek, açığa alma tarihi, ihraç edildiği tarih ile iade edildiği tarih aralığındaki iade edilen maaş tutarlarının tahakkuk ettikleri (ilgili ayın ödeme tarihinden) itibaren toplu ödemenin yapıldığı tarihe kadar işlemiş olan yasal faizlerinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Başvuranın yaptığı müracaata göre talebini kabul etmeyen idare ile yapılan yazışmalarda idarenin, göreve iade ile birlikte başvuranın tüm mali ve sosyal haklarının ödendiğini ancak faiz talebinin ise 2577
Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu 11. Maddesine göre süresinde yapılmadığı gerekçesiyle yerine getirilemediği, dolayısıyla başvurana ihraç olduğu dönemdeki maaş ödemelerine faiz ödemesi yapılamadığı anlaşılmaktadır.
11. Bilindiği üzere, 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
12. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
13. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
14. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile
yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
15. Somut olayda, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme
Komisyonunun kararı sonucunda 05.09.2017 tarihinde görevine iade başvuran, ihraç olduğu sürece ilişkin almış olduğu maaşlara ilişkin yasal faizin tarafına ödenmesini talep etmekte idare ise bu talebin süresinde yapılmadığını iddia etmektedir.
16. Bilindiği gibi, hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.
17. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL
KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin
Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
18. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır. ” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
19. Benzer biçimde, açığa alınan ve KHK ile ihraç edilip daha sonra KHK ile görevine iade edilen davacının, görevinden ayrı kaldığı süre boyunca alamadığı maaşlarına yasal faiz ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Zonguldak İdare Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/360, K:2018/1013 sayılı kararında, asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının,
697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya
görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Ankara BİM Yedinci İdari Dava Dairesinin 08.11.2019 tarihli E. 2019/506, K. 2019/921 sayılı kararında, idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.
20. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ihraç edildiği sürece ilişkin ödenen mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmekte iken idarenin faiz talebinin süresinde yapılmadığı iddiası hakkında ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usul
Kanunu 10. madde düzenlemesine göre ilgililer idari makamlardan haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılmasını isteyebilirler ve idarenin düzenlemelerdeki sürelerde verdiği ret cevabı veya sükutu halinde cevap süresinin bitmesini takiben zımnen ret sayılan işlemine karşı dava açma süresinde dava açabilirler. Ayrıca ilgililer 2577 sayılı Kanun 11. maddesinde düzenlenen idarenin davaya konu işlemi hakkında idareye başvurarak işlemin geri alınması, değiştirilmesi veya iptal edilmesini üst makamdan üst makam yok ise işlemi tesis eden makamdan isteyebilirler ki bu düzenlemenin idareye ihtiyari başvuru yolu olduğu idari yargı hukukunun bilinen ilkelerindendir.
21. Nitekim Danıştay 10. Dairesinin 20/05/2010 tarihli 2009/7975E; 2010/4553K sayılı kararında özetle; “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri hükmüne; 11. maddesinde ise ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği; bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargısal denetime açık olduğu hukuk devletinde, idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasında en etkin araçlardan biri “iptal davasıdır. Bu nedenle, idari davaya konu olabilecek işlem tesisi için idareye yapılacak başvurular üzerine açılacak davalarda “süre “yi düzenleyen
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. ve 11. maddelerin de buna paralel biçimde
yorumlanarak uygulanması gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi, kural olarak, idarece henüz işlem tesis
edilmemiş bir konuda, işlem veya eylemin yapılması ile ilgili başvurular üzerine dava açma süresini belirlemektedir. İlgililerin, anılan madde kapsamında yaptıkları başvurunun açıkça veya zımnen reddi üzerine dava açma süresi içerisinde doğrudan idari yargıda dava açabilecekleri gibi; 10. madde kapsamında yaptıkları başvurunun reddi üzerine, aynı Yasa’nın 11. maddesinde düzenlenen “itiraz” başvurusunda da bulunabilecekleri açıktır. 2577 sayılı Yasa’da 10. madde kapsamındaki başvurunun reddi üzerine, 11. maddede düzenlenen itiraz başvurusunu engelleyen bir kural yer almamaktadır.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın görevinden ihraç edildiği süre içerisinde kendisine ödenmesi gereken parasal haklarına faiz uygulanarak ödenmesine ilişkin talebinin gerekli süre içerisinde müracaat edilmediği için ödenemeyeceği yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde başvurana verdiği cevaplarda karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye
Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın görevden çıkarıldığı tarihten tekrar kamu görevine atandığı tarihe kadar geçen süredeki parasal haklara ilişkin faizin ödenmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI CEZA ve TEVKİFEVLERİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI CEZA ve TEVKİFEVLERİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarece bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi