|
ÖZET: Başvuran, Akdeniz Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yaparken, 2016 yılında görevden uzaklaştırılmış ve 2017 yılında ihraç edilmiştir. Göreve iadesi sonrasında, yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvurana yalnızca ana ödemeleri yapmış ve faiz talebini reddetmiştir. Danıştay, başvuranın mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Danıştay, 1982/112 esas numaralı kararında, göreve dönenlerin tüm maddi haklarının ödenmesi gerektiğini belirtmiş, Anayasa Mahkemesi de açıkta iken göreve iade edilen memurların mali haklarının faiziyle ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvuranın taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemelerin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınarak tekrar hesaplanması ve fazla tahsil edilen tutarların yasal faiziyle iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/4889-S.21.7957
BAŞVURU NO : 2020/97640
KARAR TARİHİ : 26/03/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Başvuranın; göreve iadesi sonrasında, yoksun kalınan
BAŞVURUNUN KONUSU :
geriye dönük tüm mali haklarının faizi ile iadesi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran (TCKN: ; Akdeniz Üniversitesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmaktayken, önce 03.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırılıp daha sonra 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 06.01.2017 tarihinde görevinden ihraç edildiği, göreve iadenin temini amacıyla OHAL İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun kabulü üzerine, Yükseköğretim Kurulu kararı uyarınca 02.07.2020 tarihinde Pamukkale Üniversitesi’nde göreve başladığı,
1.1. İhraç edildiği dönem için ödenmesi gereken mali ve sosyal haklarının yerine getirilmesi amacıyla Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne 16.07.2020 tarihinde yaptığı başvuru üzerine,
21.08.2020 tarihinde 2300 TL banka promosyon ücreti ve 04.09.2020 tarihinde, ayrıntıları ve
miktarın nasıl tespit edildiği belirtilmeksizin, 211.342 lira ödeme yapıldığı, İdareye yaptığı başvuruya binaen bu husustaki cevap dilekçesinde “başvurusundaki talebinin aksine, maaş ve sair yasal hakların faiz işletilmeksizin ödendiği, aynı şekilde vergi kesintisinin de toplu ödeme yapılan yıl esas alınarak gerçekleştirildiği, bu çerçevede fazla vergi kesintisi yapılmamasına ilişkin talebinin de kabul edilmediği”nin belirtildiğini ifade ederek,
1.2. Görevden uzaklaştırıldığı ve/veya görevden ihraç edildiği tarihten yeni görevine başladığı tarihe kadar geçen süre için tüm mali ve sosyal hakların faizlerinin ödenmesine, vergi kesintisinin, toplu ödeme ve ödenen yıl esas alınmak suretiyle yüksek orandan yapılmamasına, fiili çalışma devam ediyor olsaydı, hangi miktar ve oranlarda vergi kesintisi yapılacaksa, o oranlar ve miktar üzerinden vergi kesintisi hesaplanarak, fazla kesilen miktar ile bulunacak yeni miktar arasındaki farkın tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu taleple ilgili olarak Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü tarafından
Kurumumuza gönderilen 28.01.2021 ve 01.02.2021 tarihli cevabi yazılarda;
2.1. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü (Mülga) 14.09.2018 tarih ve sayılı yazısında faiz ödemesi hususuna yer verilmemesi nedeni ile başvurana mali haklarına ilişkin faiz ödemesi yapılmadığı,
2.2. 06.01.2017-02.07.2020 tarihleri arasında alması gereken maaşları ve sosyal hakları ile açığa alındığı süredeki maaş farkları hesaplanarak 04.09.2020 tarihinde başvurana ödendiği,
2.3. Başvurana göreve dönüşü sonrasında yapılan toplu ödemeye uygulanan vergi kesintisinin, Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesindeki “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir.
Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” ve
Gelir İdaresi Başkanlığı (Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup
Müdürlüğü) nın 21.10.2010 tarihli ve B.07.1.GİB…482-32 sayılı özelgesinde “… mahkeme kararı ile görevine dönen şahsa yapılacak olan maaş ödemeleri geçmişe yönelik olarak yapılsa dahi tahakkuk ve ödemesi 2010 yılında yapılacağından 2010 yılı ücreti olarak kabul edilerek
G.V.K. nun 103 üncü maddesinde 2010 yılı için belirlenen gelir dilimleri üzerinden gelir vergisi tevkifatına … tabi tutulması gerekir.” hükümlerine uygun olarak yapıldığından mevzuata aykırı bir uygulama ve ilgiliden fazla veya yersiz yapılmış bir kesinti bulunmadığı mütalaa edildiği,
2.4. Ayrıca 06.01.2017-02.07.2020 tarihleri arasında yapılan ödemelerden dolayı 77.420,20 TL
Gelir Vergisi matrahı oluşmuş olup bu tutarın başladığı kuruma bildirilip, 06.01.2017-
02.07.2020 tarihleri arasında yapılan maaş ödemelerinin akabinde ilgili şahsın sosyal haklarının
ödenmesi açısından kesenek bildirgeleri tamamlanmış olup ilgili kuruma bildirildiği”,
İfade edilmişir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Genel İlkeler başlıklı 128 inci maddesinde “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder” ,
5.1. Anılan Kanunun “Tarh” başlıklı 20 nci maddesinde ise, “Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir”,
6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır”,
6.1. Bahse konu Kanunun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “…Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır…”,
6.2. Aynı Kanunun “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar”,
7. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü
Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde, “… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” 8.2. “Yargı denetimi” başlıklı 11 inci Maddesinde: “(1) Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. (Ek cümle: 17/4/2017- KHK690/54 md.) Bu davalarda ayrıca Başbakanlığa ve Komisyona husumet yöneltilemez.”,
8. 10.03.1991 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 166 sayılı Gelir Vergisi Genel
Tebliği’nin 5 inci Maddesinde: “…Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin ücretlerinin ödeme zamanının anılan Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesinin, Gelir Vergisi Kanununun uygulanması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu hukukî durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 96 ncı maddesinde, vergi tevkifatının, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı belirtilmiş, hesaben ödeme ise, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ve bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar…” hükmü yer almıştır Bu hükümlere göre, 15 Aralık-14 Ocak dönemi için 15 Aralık 1990 tarihinde peşin olarak ödenen kamu personeli memur aylıklarının 1990 yılı geliri sayılması ve 1990 yılındaki esaslara göre,
15 Aralık-14 Ocak dönemi için işlenmiş olarak 14 Ocak 1991 tarihinde ödenen işçi ücretlerinin
ise 1991 yılı geliri sayılarak, 1.1.1991 tarihinden geçerli olan vergi tarifesinin ve özel indirim tutarlarının uygulanarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, memurlara 1-14 Ocak
1991 dönemi için ödenen maaş farklarının tahakkuk ve ödemesi, 1 Ocak 1991 tarihinden sonra
yapıldığı için, fark ödemelerine yeni vergi tarifesinin uygulanması gerekir.”
Düzenlemeleri bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran (TCKN: ; Akdeniz Üniversitesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmaktayken, önce 03.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırılıp daha sonra 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 06.01.2017 tarihinde görevinden ihraç edildiği, göreve iadenin temini amacıyla OHAL İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun kabulü üzerine, Yükseköğretim Kurulu kararı uyarınca 02.07.2020 tarihinde Pamukkale Üniversitesi’nde göreve başladığını ifade ederek, görevden ayrı kaldığı süre için oluşan mali haklarına istinaden işlemiş olan faizlerin ödenmesine, geri dönüşü sonrasında toplu ödenen mali haklarına uygulanan vergi kesintisinin, toplu ödeme ve ödenen yıl esas alınmak suretiyle yüksek orandan yapılmamasına; fiili çalışma devam ediyor olsaydı, hangi miktar ve oranlarda vergi kesintisi yapılacaksa, o oranlar ve miktar üzerinden vergi kesintisi hesaplanarak, fazla kesilen miktar ile bulunacak yeni miktar arasındaki farkın tarafına ödenmesini talep etmektedir.
11. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
12. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
13. Diğer yandan, 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla
onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu kurulmuştur.
14. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25.07.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasal Faiz Talebinin Değerlendirilmesi:
15. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25/2/1983 tarihli
81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı
doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
15.1. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında belirtmiş olduğu “… açıkta iken göreve iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu” yönündeki değerlendirmesi ve yukarıda değinilen Danıştay Birinci Dairesinin Kararında belirtilen “…
dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklindeki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Göreve Dönüş Sonrası Ödenen Mali Hakların Vergi Dönemi Değişikliği Talebi:
16. 166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde “bir ücret ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevfikatı yapılacağı”nın hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi
alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğacağı anlaşılmaktadır.
16.1. Diğer taraftan; yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri “görevine iade edilmesine karar verilenler açısından, çıkarılmaya ilişkin, Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı” hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın “ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği” yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, bu bağlamda, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
16.2. “Başvuranın ihraç sonrasında görevine dönüşü akabinde ödenen ücretin vergilendirme döneminin tespiti”ne ilişkin olarak, 27.03.2020 tarih ve sayı ile Kurumumuz tarafından Tavsiye Kararı verildiği görülmüştür.
17. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın yukarıda maddeler halinde belirtilen taleplerinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, “Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan toplu ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi” ile “Başvurana, göreve geri dönüşü nedeniyle yapılan ödemeler için faiz hesaplanarak ödeme yapılması” hususunda ANTALYA
ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın, BAŞVURANA ve ANTALYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
ANTALYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi