| ÖZET: Başvuran, kamu görevinden çıkarılmasının iptali sonrası OYAK’a yaptığı ödemelerin emsalleriyle denkleştirilmesi için yasal faiz talep etmektedir. OYAK, 205 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri gereği, üyeliği sona erenlerin haklarının yalnızca üyelik süresi boyunca geçerli olduğunu ve başvuranın talebinin yasal bir dayanağı bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, Danıştay kararları ve Anayasa Mahkemesi içtihatları, göreve iade edilenlerin yoksun kaldıkları mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, başvuranın OYAK üyeliği süresince elde etmesi gereken kar payı ve emsal farkının ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İdareye, başvuranın gelir/kar getirici faaliyetinin olması durumunda, OYAK’ın dağıttığı kar payı oranlarının bu rakamdan fazla olması halinde mahsup edilmek suretiyle kalan tutarın ödenmesi tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6892-S.22.10581
BAŞVURU NO : 2021/20831
KARAR TARİHİ : 01/06/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvuranın göreve iadesi sonrası OYAK’a ödediği ve yoksun kalınan
BAŞVURUNUN KONUSU :
OYAK emeklilik ve konut ön biriktirim fonu emsal farkının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, başvuru dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Eskişehir Muharip Komutanlığı’nda astsubay olarak çalışmakta iken Milli Savunma Bakanlığı’nın
16.04.2020 tarih ve / sayılı Olur’u ile kamu görevinden çıkarıldığını, bu işleme yönelik olarak
Eskişehir 1.İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, dava sonucunda işlemin iptaline yönelik karar verildiğini, mahkemenin 20/01/2021 tarihli / Esas ve / Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda MSB
Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı Araştırma Merkezine atamasının yapıldığını, 12/07/2021 tarihinde katılış yaptığını, 16/04/2020 tarihinde ihraç işlemine binaen OYAK’ta biriken 18.818,16 TL tutar ile OYAK
Konut Ön Biriktirim Fonu (KÖBF)’de biriken tutar 12.802,39 TL tutarın 19/06/2020 tarihinde tarafına ödendiğini, Araştırma Merkezine katıldığı tarihte astsubay emsalleri ile aynı duruma getirilmesi amacıyla
OYAK’a başvuruda bulunduğunu, bunun sonucunda OYAK için 25.056,88 TL tutar ile OYAK KÖBF için ise 16.510,21 TL tutarı ödediğini, OYAK tarafından kendisine ödenen tutar ile emsallerine denkleştirme işlemi neticesinde kendisinin OYAK’a ödediği tutar arasında fark oluştuğunu, Anayasa’nın 125. maddesi ve 7075 sayılı kanunun 10/A maddesinin 4. fıkrası hükmüne istinaden oluşan farkın eski birliği olan
Eskişehir Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından ödenmediğini belirtmektedir. Başvuran, OYAK’a ve OYAK KÖBF’ye ödediği farkın eski birliği olan Eskişehir Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından yasal faizi ile ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Ordu Yardımlaşma Kurumu’nun (OYAK) 17/01/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) OYAK’ ın 1961 yılında 205 sayılı Kanun ile kurulduğu, özel hukuk hükümlerine tabi üyelerine ek
sosyal güvenceler sağlayan bir ek emeklilik fonu olduğu, kuruluş amacının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)
mensuplarına Kanunda sayılan yasal yardımları yapmak ve sosyal hizmetler sunmak olduğu,
2.2) 205 sayılı Kanun’un 17. maddesinde, TSK kadrolarında görevli bilumum muvazzaf subay, sözleşmeli
subay, askeri memur, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar ile emekli maaşı sistemine giren üyeler ve ölümleri halinde sisteme devam etmek isteyen eşlerin Kurumun daimi üyesi oldukları, uzman erbaşlar ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatında, OYAK ve OYAK’ın sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip olacağı şirketlerde çalışanlardan ise arzu edenlerin Kuruma daimi üyesi olabileceklerinin düzenlendiği,
2.3) Kurum üyelerinin, her ay maaşlarından Kanun gereği kesilen OYAK üyelik aidatlarının ne zaman ve
ne şartlarda hangi ad altında kendilerine ödenebileceği de 205 sayılı Kanun hükümlerinin açıkça ve emredici bir biçimde belirlendiği, buna göre OYAK Kanunu’nun 21 ve 23. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Kurum üyesi iken üyeliği sona ermiş olan kimselerden; üyeliği 3 yıla kadar olanlara herhangi bir ödeme yapılmamakta ve aidatları Kuruma gelir kaydedilmekte, üyelik süresi 3 yıldan 10 yıla kadar olanlara Kuruma ödemiş oldukları aidatlar nemasız olarak aynen iade edilmekte, 10 yıl ve üzeri üyelik süresi olanlara Kurum’a ödemiş oldukları aidatlar nemaları ile birlikte ve “emeklilik yardımı” adı altında ödenmekte olduğu,
2.4) OYAK üyelerinin TSK mensupları olduğu, bu kişilerin OYAK’tan bağımsız olarak ilgili idarenin
işlemleri neticesinde görev ile ilişik kurmakta olup yasa gereği kurumun üyesi olduğu, yine kurum üyelerinin TSK ile ilişkilerinin kesilmesi ile ilgili idarenin işlemleri neticesinde gerçekleştiği ve yasa gereği kurum ile olan üyelik ilişkilerinin sona erdiği, bu nedenle OYAK üyelerinin nasbı, görevden ayrılmaları, göreve iade edilmeleri gibi süreçlerin tamamen Kurum dışında ilgili idarece tesis edilen idari işlemler neticesinde gerçekleşmekte olduğu, OYAK bu işlemlerin sonucunda 205 sayılı Kanun gereği yapılması gereken iş ve işlemleri usule ve hukuka uygun olarak yerine getirdiği,
2.5) OYAK üyeliğinin hukuki olarak göreve bitişik bir statü olduğu, 205 sayılı Kanun çerçevesinde TSK
mensubu olma sıfatını yitirerek aidat ödemesi son bulan kişilerin Kurum ile ilişiklerin de aynı tarih itibariyle kesileceği açık olduğu, dolayısıyla görevin son bulmasıyla OYAK üyeliği de sona erdiğinden, 205 sayılı
Kanun’un üyelere sağladığı haklar da doğal olarak sadece üyelik statüsünün devamı süresince üyelere sağlandığı, 205 sayılı Kanun da üyelik ile Kanun’un üyelere sağladığı haklar arasındaki sıkı ilişkiyi birçok hükmünde açıkça belirttiği, örneğin, 205 sayılı Kanun’un 19. maddesi “Bu kanunla daimi ve geçici üyelere tanınan haklar ilk aidatın kesildiği tarihten başlar” , 20. maddesi “Kurumun üyelere yapacağı yardımlar” ibaresini içermekte, 21. Maddesi “en az 10 yıl müddetle Kurumda üye olarak bulunduktan sonra görevlerinden ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren üyelerin emeklilik yardımından faydalanırlar” hükümlerini amir olduğu,
2.6) 205 sayılı Kanun’un 24. maddesi uyarınca, Kurum üyelerinin Kurumdaki birikimlerine aidat ödedikleri
sürece kar payı işletmekte ve yine Kanunda sayılı şartları taşıyan üyelerine (10 yıllık üyelik şartını sağlayan)
bu birikimlerini kar payı ile beraber “emeklilik yardımı” adı altında ödendiği, dolayısıyla Kurum hesaplarına aidat gelmeyen dönemler için gelmeyen aidata kar payı uygulanmasının 205 sayılı Kanun’un 24. maddesinin açık hükmü gereği mümkün olmadığı,
2.7) 205 sayılı Kanun çerçevesinde TSK mensubu olma sıfatını yitirerek aidat ödemesi son bulan kişilerin
Kurum ile ilişiklerin de aynı tarih itibariyle kesileceği açık olduğu, kurum hesaplarına aidat gelmeyen dönemler için, gelmeyen aidata kar payı uygulanması 205 sayılı Kanun’un 24. Maddesinin açık hükmü
gereği mümkün olmadığı, aksi yönde işlem tesis edilmesinin hem 205 sayılı Kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği, hem de başvuran ve aynı durumdaki diğer üyelerin sayıları 450.000’i bulan diğer OYAK üyelerinin aleyhine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı,
2.8) OYAK ile herhangi bir kamu kurum veya kuruluşu arasında vesayet veya hiyerarşi bağı bulunmadığı,
gelirlerini kamusal usullerle elde etmediği, OYAK’ın Milli Savunma Bakanlığı ile hukuki ve teknik anlamda bir bağlılığı ve hiyerarşi veya vesayet bağını kapsamadığı, yalnızca üyelerinin çoğunluğunu oluşturan TSK personeli bakımından OYAK ile ilişkisi bulunmadığı,
2.9) OYAK’ın üye aidatları ve bağışlarından başka herhangi bir geliri bulunmadığı, kamudan kuruma
aktarılan herhangi bir kaynak/gelirin söz konusu olmadığı, üyenin kurum hesaplarında bulunmayan rezervine nema vermenin başvuranın Kurumun diğer üyeleri aleyhine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, kurum hesaplarında olmayan bir paraya ve kurum hesaplarında olmayan bir süre için de nema ödenmesini talep etmenin hiçbir iktisadi ya da hukuki yapı ile bağdaşmadığı,
2.10) Kurumun işlemlerinin aktueryal denge esasına göre yürütüldüğü, aktueryal dengenin ise OYAK’ın
tüm varlıklarının üyelerine olan yükümlülüklerini karşılamasını gerektirmediği, bu nedenle kurum hesaplarında bulunmayan paralara ve kurum hesaplarında olmayan dönemler için nema verilmesinin düşünülmediği, OYAK yasal yardım ve sosyal hizmetleri yürütürken bu hizmetten yararlanmayan veya yararlanamayan üyelerin, yararlanan üyeleri sübvanse ettiğini bildiği, bu nedenle bu hizmetlerin uygulama aşamasında bireysel eşitlik prensibi de göz ardı etmemeye çalışmak zorunda olduğu, kurum hesaplarına giren meblağların ancak Kurum hesaplarına (tasarrufuna) giriş tarihinden itibaren nemalandırabileceği,
2.11) Göreve iade sonrası üyelik işlemleri yapılan çok sayıda çok sayıda OYAK üyesi olduğundan eşitlik
ilkesi gereği çok uzun yıllar tüm üyelere 205 sayılı Kanun çerçevesinde aynı imkanlar sunulduğu ve aynı işlemler uygulandığı, 205 sayılı OYAK Kanunu çerçevesinde üyelere yapılacak yasal yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen Yasal Yardımlar Yönergesi’ nin “Göreve İade İşlemleri” başlıklı 16. maddesi görevli oldukları kuruluşlar tarafından görevlerine son verilmesi sonucunda OYAK aktif üyelikleri sona eren ve daha sonra herhangi bir sebeple (Kanun Hükmünde Kararname, Mahkeme Kararı, Komisyon Kararı vb.) göreve iade edilen üyelerin işlemlerini düzenlediği, bu madde ile ilk üyeliğinde emeklilik yardımına hak kazanan veya aidat iadesi ödenen, emeklilik yardımı ile emekli maaşı sistemine katılan veya katılmayan üyeler bakımından farklı şekilde uygulanması gereken göreve iade işlemlerinin üyenin yapacağı tercihler doğrultusunda ayrı ayrı düzenlendiği,
2.12) Göreve iade edilen üyelerin emsalleri ile aynı rezerve ulaşabilmesi için yatırılması gereken tutarın
OYAK tarafından değil üyelerin kendileri tarafından karşılandığı, söz konusu meblağın ödenmemesi halinde ilgili Yönerge uyarınca, bu durumdaki üyelerin ihraç tarihinden önceki üyelik süresinin yalnızca süre bakımından ikinci üyeliği ile birleştirileceği
2.13) Adı geçen ’in ilk OYAK üyelik aidatının kesilmesi ile birlikte Eylül 2012 tarihinde
kurum üyeliği başladığı, 16.04.2020 tarihinde TSK’den ilişiği kesildiği ve OYAK üyeliği sona erdiği, ilişik kesme tarihi itibariyle Kurum üyeliğinde henüz 10 yıllık şartını sağlayamadığından OYAK Kanunu gereği kendisine sadece biriken aidatların nemasız olarak toplam 18.818,16 TL iade edildiği, ayrıca Konut Ön
Biriktirim Fonuna (KÖBF) da üye olarak her ay maaşından %10 oranında ek aidat kestirdiğinden ilişik kesme tarihi itibariyle nemaları dahil toplam 12.802,39 TL ödendiği, kendisine OYAK tarafından cari hesabın canlandırılması için toplam 25.056,88 TL’nin OYAK hesaplarına yatırılması gerektiği aksi halde üyenin ilk üyeliği ile göreve iade sonrası başlayan üyeliğinin sadece süre yönünden birleştirilerek birliği tarafından göreve iade sonrası toplu gönderilen aidatların Kurum hesaplarına yatırıldıkları tarih itibariyle nemalandırılacağı yönünde üyenin bilgilendirildiği, ’in de hiçbir emsal kaybı olmadan üyeliğini devam ettirdiği, ayrıca KÖBF cari hesabının üyelik başlangıç tarihinden itibaren canlandırılması
için yatırması gereken tutarın da kendisine bildirildiği ve üye tarafından herhangi bir emsal kaybı olmadan devam ettirildiği,
2.14) OYAK Genel Müdürlüğü’nün konu ile ilgili olarak gönderdiği; OYAK’ın hasım mevkiinden
çıkarılma çıkarıldığına dair kararlarının olduğu, İdare aleyhine açılan Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2020/510 E., 2021/568 K. sayılı, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2020/1294 E., 2021/1338 K. sayılı, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2021/255 E., 2021/1017 K. sayılı, Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2020/421 E., 2020/2338 K. sayılı ve Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 2021/290 E., 2021/1294 K. sayılı davalarda verilen İptal kararlarının, OYAK aleyhine açılan Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2018/5 E., 2019/2231 K. sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 2018/1971 E., 2018/2091
K. sayılı, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2017/3253 E., 2018/1113 K. sayılı, Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 2019/1259 E., 2019/1658 K. sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 2019/1241 E., 2019/1657 K. sayılı, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2018/1594
E., 2019/553 K. sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 2020/446 E., 2020/411
K. sayılı, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2019/404 E., 2019/2162 K. sayılı, Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 2019/1816 E., 2019/1966 K. sayılı, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2017/2998 E., 2019/168 K. sayılı davalarda verilen ret kararlarının bulunduğu
3) Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 07/01/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde ise
özetle;
3.1) ’ in MSB’nin sayılı Kararı ile 16.04.2020 kamu görevinden çıkarıldığı tarihi
takip eden 15.05.2020 tarihinden MSB’nin 27.06.2020 tarihli Atama Olur’u ile Ankara Tedarik Bölge
Başkanlığı Araştırma Merkezine atandığı 12.07.2021 tarihine kadar olan özlük hakları (fiili hizmet zamları, genel sağlık sigortası, malullük, yaşlılık ve ölüm primleri, OYAK ve OYAK KÖBF aidatları dahil)
16.09.2021 tarihinde ödendiği,
3.2) 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun’un 10/A
maddesinin 4’üncü fıkrasında geçen “Araştırma merkezinde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları eski kurumları tarafından ödenir. Bu kişiler kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Mahkeme kararları saklı kalmak üzere, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu madde kapsamında yer alanlar bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.”” hükmü gereği 17.04.2020 tarihi ile 14.05.2020 tarihleri arası maaşı ödenmediği, 15.05.2020 tarihinden göreve iade edildiği 12.07.2021 tarihine kadar olan 16 aylık döneme ait eksik OYAK ve KÖBF aidatları Komutanlık tarafından hesaplanarak OYAK’a gönderildiği,
3.3) ’ in emsalleriyle oluşan OYAK Emeklilik Yardımı ve FÖBF Fonu farkının; kamu
görevinden çıkarılması nedeniyle 19.06.2020 tarihinde OYAK tarafından ilgiliye Eylül 2020-Nisan 2020 dönemleri için 18.818,16 TL OYAK aidatı ve 12.603,50 TL OYAK KÖBF aidat iadesi yapılmasından, göreve iade sonrası 04.10.2021 tarihinde KÖBF, 18.10.2021 tarihinde ise OYAK aidat iadesinin tekrardan ilgili tarafından OYAK hesaplarına gönderilmesinden, kamu görevinden ayrı kaldığı 16 aylık (Mayıs 2020Haziran 2021) aidatlarının 16.09.2021 tarihinde toplu olarak gönderilmesinden dolayı üyelik sürecinin kesintiye uğramasından (sürekliliğin olmamasından) kaynaklandığı,
3.4) Nitekim OYAK’ın emeklilik yardımını üye aidatından riziko ve masraf primi düşüldükten sonra kalan
tasarruf primi, tasarruf primine bileşik faiz esasına göre verilen yıllık %5 teknik faiz ve bunların toplamlarına isabet eden kar paylarının toplamı şeklinde hesaplandığı,
3.5) Diğer taraftan tamamlayıcı bir mesleki emeklilik fonu amacıyla kurulmuş olan OYAK’ın, kamu
görevinden çıkarılma nedeniyle emeklilik yardımı ve KÖBF rezerv tutarlarının toplamı olan 31.421,66
TL’yi Haziran 2020 tarihinde ilgiliye iade ettiği, söz konusu tutarın kullanım hakkı, finansal yatırım araçlarında değerlendirilip değerlendirilmemesi hususunun Ekim 2021 (16 ay) tarihine kadar tamamen başvuranın tasarrufunda olduğu (tutarın bugünkü şartlar altında sırf mevduat faizinde değerlendirilmesi durumunda yaklaşık 7.000 TL getiri elde edildiği),
3.6) OYAK’ın 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanun’u gereği ücretsiz izin (analık, askerlik,
yurtdışı öğrenim, eşin yurtdışı sürekli göreve atanması vb.) veya kamu görevinden çıkarılıp göreve iade edilmesi gibi durumlarda oluşan emsal fark tutarlarını ödeyip ödememe takdirini kişinin isteğine bıraktığı,
3.7) Sonuç olarak; OYAK Emeklilik Yardımı ve KÖBF rezervlerinin emsalleri ile aynı olmaması nedeni
ile talep edilen 10.145,43 TL nema (kar payı) farkının gerek 205 sayılı Kanun’da gerekse personel mevzuatında ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle tutarın kamu bütçesinden ödenmesine imkan bulunmadığı, adı geçenin Anayasa’ya atıfta bulunarak mevcudiyetini iddia ettiği biçimde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanmış herhangi bir maddi zararının kalmadığı, ayrıca adı geçenin iddia ve taleplerine dayanak gösterdiği 7075 sayılı Kanun’un 10/a maddesindeki hükümde de kamu görevine iade edilip araştırma merkezlerinde göreve başlayanların kamu görevinden çıkarıldıkları tarih ve tekrar göreve başladıkları tarih arasındaki mali hakların eski kurumları tarafından iade edileceği hususuna yönelik olup bu tarihler arasında başvuru sahibine ve ilgili kurumlara mevzuat çerçevesinde maddi zararını telafi edici mahiyetteki gerekli tüm ödemelerin idare tarafından yerine getirildiğinin anlaşıldığı, bunun haricinde ayrıca bir nema farkı vb. ödemenin yapılması gerekliliğinin mevzuatta öngörülmemiş olduğu itibarla adı geçenin mevzuata uygun bulunmayan bu yöndeki bahsi geçen taleplerinin idare tarafından karşılanabilmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği, Belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Anayasamızın;
4.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 31/07/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklene
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici Madde 35’inci maddesinde; “A) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay
Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından
belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî
Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.
Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik
Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma
Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır…”
7) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin,
7.1) “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… İlgililerin kamu görevinden
çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”
7.2) “Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel kolluk kuvvetleri personeli ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik
kariyer memurlarına ilişkin kararların uygulanması” başlıklı 10/A maddesinde; “ (1) Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesi sebebiyle kamu görevinden, meslekten veya görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen subay, astsubay, uzman jandarmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğünde emniyet hizmetleri sınıfına tabi olanlar ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurlarından; haklarında mahkemeler tarafından göreve iade mahiyetinde karar verilenler ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro, rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenler ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde bu madde esaslarına göre istihdam edilir.
…
(3) Atama emri, ilgili bakanlık tarafından 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların atanma hakkı düşer. İlgili bakanlık atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet
Personel Başkanlığına bildirir.
(4) Bu madde kapsamında araştırma merkezlerinde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal
hakları eski kurumları tarafından ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Mahkeme kararları saklı kalmak üzere, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu madde kapsamında yer alanlar bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.
(5) Bu madde uyarınca atananlara, eski kadro, rütbe veya unvanlarına ilişkin atama onayının tebliği tarihi itibarıyla almaya hak kazandıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ödeme ile diğer mali hakları (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı yapılan ödemeler, tayın bedeli, fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç)
toplamının net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır), atandıkları yeni kadroları için öngörülen aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ödeme ile diğer mali hakları (ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı yapılan ödemeler, tayın bedeli, fazla mesai ücreti ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplamının net tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark tutarı, farklılık giderilinceye kadar herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.
(6) Bu madde kapsamına giren personel, önceki statülerinden kaynaklanan rütbe, unvan, kimlik ve sosyal haklarını kullanamaz, emniyet hizmetleri sınıfındakiler ile Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurları hariç olmak üzere muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılır ve bunların 21/4/2004 tarihli ve 5143 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İlk Nasıp İstihkakına İlişkin Kanun kapsamında verilen silahları irat kaydedilir. Talepte bulunanların Ordu Yardımlaşma Kurumu üyelikleri devam eder.
(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Komisyon tarafından başvurunun kabulü kararı verilenler hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde yeniden işlem tesis edilebilir.
…
(9) Bu madde kapsamında araştırma merkezlerine atananlar hakkında 10 uncu ve geçici 3 üncü madde hükümleri uygulanmaz.
…
(11) Bu madde kapsamındaki personelin mali ve sosyal haklarına ilişkin konularda ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, uygulamayı yönlendirmeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
(12) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlıkça belirlenir.”
7.3) “Yargı denetimi” başlıklı 11 inci Maddesinde: “(1) Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. (Ek cümle: 17/4/2017- KHK-690/54 md.) Bu davalarda ayrıca
Başbakanlığa ve Komisyona husumet yöneltilemez.”
8) 3/1/1961 tarihli ve 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu’nun,
8.1) “Kuruluş” başlıklı 1 inci maddesinde; “Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı
Kuvvetleri mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak ve merkezi Ankara’da bulunmak üzere (Ordu Yardımlaşma Kurumu) teşkil edilmiştir. Kurum, bu kanun ile hususi hukuk hükümlerine tabi olup, mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekküldür.”,
8.2) “Kurumun organları” başlıklı 2 nci maddesinde; “Kurumun organları şunlardır:
a) Temsilciler Kurulu, b) Genel Kurul,
c) Yönetim Kurulu, d) Denetleme Kurulu, e) Genel Müdürlük.”,
8.3) “Genel Kurul” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Genel Kurul, Temsilciler Kurulu tarafından seçilecek
(20) üye ile; – Milli Savunma Bakanı, – Maliye Bakanı, – Genel Kurmay Başkanı, – Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri kumandanları veya Kurmay başkanları, – Jandarma Genel Kumandanı veya Kurmay Başkanı, – Sayıştay Başkanı, – Umumi Müdakabe Heyeti Başkanı, – Türkiye Bankalar Birliği İdare Heyeti Başkanı, – Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Başkanı
– Milli Savunma Bakanlığı veya Genel Kurmay Başkanlığı teşkilatında:
a) Personel Başkanı, b) Lojistik Başkanı, c) Komptrolör, d) Sağlık Başkanı, e) Araştırma ve Geliştirme Başkanı, f) Kanun İşleri Müdürü; – Özel sektörde, mali ve iktisadi sahalarda temayüz etmiş şahıslardan Milli Savunma Bakanı tarafından üç sene için seçilecek üç kişiden terekküp eder.
Genel Kurulu Milli Savunma Bakanı, bulunmadığı takdirde Maliye Bakanı, bunun da bulunmaması halinde yukardaki sıraya göre hazır bulunan zat başkanlık eder. Genel Kurul her yıl en geç Mayıs ayının sonuna kadar. Yönetim Kurulunun daveti üzerine adi surette toplanır. Yönetim Kurulu veya Denetleme Kurulu, lüzumu halinde Genel Kurulu fevkalade toplantıya çağırabilir. Toplantı için yeter sayı tam üye sayısının mutlak ekseriyetidir. Kararlar mevcudun çoğunluğu ile alınır. Ankara dışından gelen Genel Kurul üyelerinin harcırahları, Harcırah Kanunu hükümleri dairesinde kurum masraflarından ödenir.”,
8.4) 5 inci maddesinde; “Genel Kurulun görevleri şunlardır:
a) Kurumun senelik bilanço ve kar ve zarar hesapları ve yapılan işler raporu ile Denetleme Kurulu tarafından işlemlerin ve hesapların denetlenmesi neticelerini ve bunların tetkik ve tahlillerini belirten raporlar üzerinden karar vermek; (Bilançonun ve yapılan işler raporunun Genel Kurulca onanması ile ilgililer ibra edilmiş olur.)
b) Yönetim Kurulu üyelerinden seçimi Genel Kurula ait olanları (8) inci madde hükmü dairesinde gösterilecek adaylar arasından seçmek ve Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin iştirak edecekleri toplantılar için alacakları huzur haklarını tesbit etmek;
c) Yönetim Kurulunca Genel Kurula arz edilecek kurumun mevcutlarının işletilmesi ile veya sair hususlarla ilgili mevzular da karar vermek, mütalaa ve tekliflerde bulunmak; d) (6) ncı madde hükmü dairesinde denetçiyi ve yedeklerini seçmek ve denetçilere verilecek ücretleri tesbit etmek; e) Temsilciler Kurulu tarafından kendisine havale edilecek konular hakkında karar almak.”
8.5) “Kurumun üyeleri” başlıklı 17 nci maddesinde; “Kurumun üyeleri (Daimi ve geçici) aşağıda
gösterilmiştir. a) (Değişik: 26/6/1996 – 4148/1 md.) Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli bilumum muvazzaf subay sözleşmeli subay, askeri memur, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar ile emekli maaşı sistemine giren üyeler ve ölümleri halinde sisteme devam etmek isteyen eşleri Kurumun daimi üyeleridir…”,
8.6) “Kurumun gelirleri” başlıklı 18 inci maddesinde; “Kurumun gelirleri;
a) Aylık (ek gösterge dâhil), taban aylığı ve kıdem aylığı toplam tutarına, 657 sayılı Kanuna tabi en yüksek
Devlet memuru aylığı (ek gösterge dâhil) brüt tutarının,
1) Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlar için % 240’ının,
2) Ek göstergesi 7600 (dâhil) – 8400 (hariç) arasında olanlar için % 200’ünün,
3) Ek göstergesi 6400 (dâhil) – 7600 (hariç) arasında olanlar için % 180’inin,
4) Ek göstergesi 4800 (dâhil) – 6400 (hariç) arasında olanlar için % 150’sinin,
5) Ek göstergesi 3600 (dâhil) – 4800 (hariç) arasında olanlar için % 130’unun,
6) Ek göstergesi 2200 (dâhil) – 3600 (hariç) arasında olanlar için % 70’inin,
7) Diğerlerine % 40’ının, ilave edilmesi suretiyle bulunan matrah üzerinden; muvazzaf subay ve astsubay,
sözleşmeli subay ve astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için % 10 oranında, Genelkurmay
Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığı kadrolarında çalışan memur ve sözleşmeli personel için % 10 oranında, yedek subaylar ve yedek astsubaylar için % 5 oranında yapılan kesintilerden, b) Ordu Yardımlaşma Kurumunda veya bu Kurumun % 50 sermayesinden fazlasına sahip olduğu veya iştirak ettiği şirketlerde çalışanlardan daimi olarak Kurum üyesi olmayı kabul edenlerin sigorta primine esas aylık ücretlerinden % 10 oranında yapılan kesintilerden, c) Kurum mevcutlarının işletilmesinden elde edilen gelirlerden, d) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan her türlü nakdi ve ayni menkul ve gayrimenkul bağışlarından, e) (a) ve (b) bentlerinde sayılan daimi üyelerden Konut Ön Biriktirim Fonundan yararlanmak isteyenler için (a) ve (b) bentlerinde belirtilen matrahlar üzerinden % 10 oranında yapılan ek kesintilerden, oluşur.”,
8.7) 19 uncu maddesinde; “Bu kanunla daimi ve geçici üyelere tanınan haklar, bunlardan ilk aidatın
kesildiği tarihten başlar.”
8.8) “Kurumun yapacağı yardımlar” başlıklı 20 nci maddesinde; “Kurumun üyelerine veya ölümleri
halinde mirasçılarına yapılacak yardımlar şunlardır.
a) Daimi üyelere bir defaya mahsus olarak yapılacak toptan yardımlar şunlardır:
(1) Emeklilik yardımı, (2) Malüliyet yardımı,
(3) Ölüm yardımı.
(4) (Ek : 26/6/1996 – 4148/3 md.) Konut Ön Biriktirim Fonundan yararlanmak isteyenlere verilecek ve kullanım ve yönetim usulleri Genel Kurulca belirlenecek Konut Edindirme Yardımı.
b) Geçici üyeler: (Aidat kesildiği müddetçe)
(1) Malüliyet yardımı, (2) Ölüm yardımı,
c) Emekli maaşı sistemine giren üyelere yapılacak yardımlar ise şunlardır:
(1) Emekli maaşı, (2) Ölüm yardımı”
8.9) 21 nci maddesinde; “En aza 10 yıl müddetle Kurumda üye olarak bulunduktan sonra, görevli
oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren daimi üyeler emeklilik yardımından faydalanırlar. Birinci fıkraya göre emeklilik yardımına hak kazanarak görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılan üyeler isterler emeklilik yardımının 1/4’ünü veya 2/4’ünü veya 3/4’ünü yahut tamamını Kurumda bırakarak Emekli Maaşı Sistemine girebilirler… Emekli maaşı sisteminde bulunanlar, sistemdeki 1/4, 2/4, 3/4 veya tam olan iştirak paylarının, bu dilimlerden birinde bulunacak şekilde, o yıldaki kendi emsali birikiminin esas alınarak indirilmesini veya yükseltilmesini isteyebilirler.
Dilim indirim hakkı sadece bir kez ve sisteme girişten itibaren en az üç yıl geçtikten sonra kullanılabilir.
Dilim yükseltme hakkı ise, yılda bir kez kullanılabilir… Sistemde bulunan üyelerin, sisteme girişlerinden itibaren üç yıl geçtikten sonra rezervlerini alarak ayrılabilmeleri mümkündür. Ancak, sistemden çıkanlar bir daha sisteme kabul edilemezler…”
8.10) 24 üncü maddesinde; “Emeklilik yardımı, üyenin Kurumda geçen ve aidat ödediği süreye karşılık
olarak, tasarruf pirimine yıllık % 5 teknik faiz oranı üzerinden hesaplanan miktardan ibarettir. Üyelik süresinin hesabında ay kesirleri tam ay sayılır. Emeklilik maaşı, üyenin Kurumda bıraktığı emekli yardımına göre hesaplanan yıllık % 5 faizden ibarettir.”,
8.11) “Kurumun mevcutlarının işletilmesi ve kurumun yapacağı hizmetler” başlıklı 33 üncü
maddesinde; “Yönetim Kurulu, Kurumun maksat ve gayesinin tahakkuk ettirilmesi ve mevcutlarının
işletilmesi ve nemalandırılması maksadıyla:
…
h) (Değişik : 26/6/1996 – 4148/9 md.) Daimi üyeleri mesken sahibi yapmak maksadıyla, Konut Ön
Biriktirim Fonu kurmaya, arsalar almaya ve bu arsalar üzerinde meskenler inşa etmeye veya bu maksatla mubayaa edeceği gayrimenkulleri, peşin veya ipotek karşılığında 20 seneye kadar vade ve faizli taksitle kendilerine satmaya,…yetkilidir.”
9) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun,
9.1) “Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi
için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması,
belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. (Ek üçüncü fıkra:
22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle
yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.(1) Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar. (Ek son fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.; Değişik fıkra: 2/7/2018-KHK-703/213 md.) Kamu borç yönetimine ilişkin olanlar da dahil giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Hazine ve Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Hazine ve Maliye
Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”
10) YG. 25 Ordu Yardımlaşma Kurumu Yasal Yardımlar Uygulama Yönergesi’ nin,
10.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönergenin amacı;205 sayılı OYAK Kanunu çerçevesinde
üyelere yapılacak Yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
10.2) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönerge hükümleri, OYAK’ın daimi üyelerine (Emekli
Maaşı Sistemi’ne katılan üyeler hariç) yapılacak Yasal Yardımlar (Emeklilik Yardımı, Aidat İadesi, Ölüm
Yardımı) ile geçici üyelerine yapılacak Ölüm yardımını ve bu yardımlara yönelik diğer işlemleri kapsar.”
10.3) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Yönergede geçen ve aşağıda açıklanan tanımlar
hizalarında belirtilen anlamları ifade eder.
…
Daimi Üye: OYAK Kanunu’nun 17’nci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında belirtilen daimi üyelerdir. Ancak
Emekli maaşı sistemine katılanlar bu Yönerge kapsamında değildir.
Geçici Üye: OYAK Kanunu’nun 17’nci maddesinin (c) fıkrasında belirtilen OYAK’ın üyeleridir.
Aidat Tutarı: OYAK Kanunu’nun 18’inci maddesi gereği her ay, görevde olan daimi OYAK üyelerinin
OYAK aidatlarına esas maaşlarından kesilen %10, geçici OYAK üyelerinin ise OYAK aidatına esas maaşlarından kesilen %5 oranındaki tutardır.
…
Teknik Faiz: Tasarruf primi tutarına tahakkuk eden yıllık %5 faizdir.
Ek Kanuni Yardım: Üye birikimlerine %5 teknik faizin üzerinde verilen nemadır. Ek Kanuni yardım 1995 yılından itibaren kar payı ile birlikte hesaplanmaktadır.
Nema: Kurumun üyelerine dağıttığı %5 teknik faiz ve kar paylarından oluşan toplam gelirin ortalama üye rezervlerine oranıdır.
Kar Payı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ve ek kanuni yardımlarının toplamı ile kümülatif kar payı toplamlarına o yıla ait nemanın uygulanması ile oluşan değerdir.
Tahmini Nema: Her yıl Olağan Genel Kurul tarafından onaylanan Çalışma Programı ve Bütçesinde öngörülen orandır.
Kesinleşen Nema: Her yıl Genel Kurul tarafından onaylanan, toplam dağıtıma esas karın üye hesaplarına aktarılmasında kullanılan orandır.
Emsal Farkı: Çeşitli sebeplerle ilgili ayında mutemet tarafından kesilemeyen aidatların, sonradan toplu olarak ödenmesi halinde, ilgili aylara aktarılabilmesi için ödemenin yapılacağı tarih itibariyle hesaplanan ve üyeden talep edilen kesinleşmiş ve tahmini kar payı tutarlarının toplamıdır.
Fon: Konut Ön Biriktirim Fonu’dur.
Üye: OYAK Kanunu’nun 17’nci maddesinin (a) ve (b) fıkrasında belirtilen Kurum’un daimi üyeleridir.
Ek Aidat: Konut Ön Biriktirim Fonuna katılan üyelerden; a) Kurum daimi üyesi iken Fon’a katılan üyelerin, OYAK üye aidatlarına ek %10 aidatlarıdır.
b) OYAK Emekli Maaşı Sistemi’nde iken Fon’a katılan üyelerin, katılım oranına göre alabileceği en yüksek kendi aylık/üçer aylık maaşlarının %10’udur.
…
Fondaki Üyelik Süresi: Konut Ön Biriktirim Fonu’na katılan üyelerden ilk ek aidatın kesildiği tarihten itibaren başlayan süredir.
Hak Sahibi: Konut Ön Biriktirim Fonu’na katılan üyelerdir.
Konut Kredisi: Hesap sahiplerinin; Ordu Yardımlaşma Kurumu Konut Kredisi Yönetmeliği’ndeki esaslara göre edindikleri konut için Kurum’ca verilen kredidir.
Konut Ön Biriktirim Fonu Hesabı: Hesap sahiplerince Konut Ön Biriktirim Fonu’na yapılan kesintileri ve tahakkuk eden nemaların toplamını gösteren bir hesaptır.
Nema: Fon mevcutlarının işletilmesinden elde edilen getirilerin toplamıdır.
Nema Oranı: Ek aidatlara uygulanacak nemanın hesaplanmasında kullanılacak orandır.
Hesap Dönemi: 1 Ocak-31 Aralık arasında geçen süredir.
Toplam Hesap Bakiyesi: Önceki yılların hesap bakiyelerinin hesap dönemi için geçerli nema oranı ile nemalandırılarak bulunan tutar ile cari yıla ait ek aidatlar ve bunlara ait nemaların toplamıdır.”
10.4) “Fon’a Katılma” başlıklı 5 inci maddesinde; “Fon’a Kurum’dan Konut Kredisi kullanmamış bütün
daimi üyeler katılabilirler. Fon’a katılma ihtiyarıdır. Fon’a katılmak isteyen daimi üyeler; Kurum ile aralarındaki ilişkileri düzenleyen, Fon’a üyelik şartlarını içeren başvuru formunu kabul ederek Fon’a katılabilirler.”
10.5) “Fon ile İlişiğin Kesilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Fon ile ilişiğin kesilmesi aşağıdaki şekilde
olur; a) Kurum konut kredisi kullanmaya hak kazanan üyeler, konut kredisini kullandığı tarihte Fon’daki birikimleri nemasıyla birlikte konut kredisine ek olarak, b) Konut kredisi hakkı doğmadan veya kredi hakkı doğduğu halde kullanmak istemeyenler konut edindiğini (kooperatiflerde, kooperatif ortağı olduğunu) belgelediklerinde ya da Noter Satış Vaadi Sözleşmesi ile başvurmaları halinde Fon’daki birikimleri nemasıyla birlikte, c) Vekalet eden üyelerin Fon’daki birikimleri nemasıyla birlikte yasal mirasçılarına, d) Emekli Maaşı Sistemine giren ve Fon’a devam etmek isteyen üye veya üye eşlerinin Fon’daki birikimleri nemasıyla birlikte, e) Yukarıda belirtilenlerin dışında, diğer nedenlerle üyeliğin sona ermesi durumunda Fon’daki birikimleri nemasıyla birlikte, Konut Edindirme yardımı altında ödenir.
(2) İlişiği kesilenler tekrar Fon’a katılamazlar.”
10.6) “Emeklilik Yardımı” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Daimi üye Aidat tutarı esas itibariyle üç ana
unsurdan oluşmakta olup aidat içindeki paylar kuruluş hesaplamaları ile;
Tasarruf Primi %89,6333
Riziko Primi %7,7500
Masraf Primi %2,6167 olarak saptanmıştır. Emeklilik Yardımının esasını daimi üyelerden alınan %10 aidatın tasarruf primi kısmı oluşturur.
Emeklilik Yardımı hesabı: Üyenin tasarruf priminin, bileşik faiz esasına göre yıllık %5 faizle değerlendirilmesi ile sonradan bu birikime ilave edilen ek kanuni yardım ve bu toplam üzerinde aktarılan kar paylarından oluşur.
Teknik Rezerv hesabı: Ait olduğu yıla kadarki tüm tasarruf primleri ile teknik faizlerin toplamından oluşan geçmiş yıl teknik rezervinin %5 teknik faiz oranı ile çarpılması sonucu oluşan rakamla, o yılın tasarruf primleri ve onların adat usulü %5 teknik faiz oranı ile çarpılması sonucu oluşan rakamların toplamı o yılın teknik faiz rakamı olup 31 Aralık tarihi itibariyle üye hesaplarına aktarılır. Ait olduğu yılın teknik faiz rakamının belirlenmesinden sonra, üyenin tüm tasarruf primleri ile teknik faizlerinin toplamı teknik rezervini oluşturur.
Ek Kanuni Yardım hesabı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ile o yıla kadar ki ek kanuni yardım ve kar payları toplamının ek kanuni yardım oranı ile çarpılması sonucunda o yılın ek kanuni yardımı oluşur ve 31
Aralık tarihi itibariyle üye hesaplarına aktarılır.
Kar Payı Hesabı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ve ek kanuni yardımlarının toplamı ile çarpılarak hesaplanır ve Genel Kurulların kar dağıtım kararını takiben üyelerin 31 Aralık tarihli rezervlerine aktarılır.
Üyelerin, teknik rezerv, ek kanuni yardım ve kesinleşmiş kar payı hesapları toplamından oluşan Emeklilik yardımı görevle ilişiğin kesildiği tarih esas alınarak hesaplanır ve ödenir. İlişiğin kesildiği yıla ait kar payı ise, o yıla ait Genel Kurul’un kar dağıtım kararını takiben hesaplanır ve ödenir.”
10.7) 11’inci maddesinde; “ (1) Fon mevcutları getirisi en yüksek alanlarda nemalandırılır.
(2) Fon mevcutları getirisi yüksek olmak kaydıyla; a) Vadeli mevduatlarda, b) Devlet İç Borçlanma Senetlerinde, c) Kamu ve özel sektör tarafından ihraç edilen diğer Türk Lirası ve yabancı para cinsi iç ve dış borçlanma senetlerinde, d) Yerli ve yabancı bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolarda, e) Türkiye’de ve yurtdışında kurulmuş Yatırım Fonu Katılma Belgelerinde, f) Türkiye’de ve yurt dışında kurulmuş ortaklıkların borsalarda işlem gören hisse senetlerinde, g) Türev işlemlerinde, h) Döviz alım-satım işlemlerinde, i) Vadeli işlemler ve Opsiyon Piyasası (ViOP) işlemlerinde, j) Parite işlemlerinde, k) Ters repo ve repo işlemlerinde, l) Her nevi varlık karşılığı çıkarılmış bulunan Menkul Kıymetlerde (VDMK gibi), m) Grup şirketlerine kullandırılan kredilerde, n) Kıymetli maden yatırım işlemlerinde (efektif, kontrat vb.),
o) Yatırım amaçlı ve Fon varlığının %25’ini aşmayacak şekilde gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı finansal araçlarda, p) Genel Müdür’ün onayı alınmak suretiyle diğer yatırım araçlarında değerlendirilebilir.
(3) Yatırım amaçlı gayrimenkullerin değerlemeleri her yılın haziran ve aralık ayı sonunda Kurum’un uygun gördüğü SPK tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerinden birine yaptırılır.
(4) Fon mevcutları içerisinde yer alan yatırım amaçlı gayrimenkuller için her ay TÜİK tarafından açıklanan aylık TÜFE oranında değer artışı/azalışı hesaplanır. Hesaplanan bu tutarlar, Fon’un aylık bilanço ve kar/zarar tablosuna yansıtılır. Her yıl haziran ve aralık ayı sonunda yatırım amaçlı gayrimenkullerin değeri, bu Yönetmelik kapsamında değerleme yaptırılan şirketin raporunda belirtilen tutara getirilir.
(5) Kurum Fon’un getirisini artırma amacıyla, Fon bilançosuna dahil yatırım amaçlı gayrimenkulleri kiralayabilir, satabilir, gayrimenkullerin üzerinde yapı tesis edebilir, yapıyı işletebilir.
(6) Fon mevcutları içerisinde yer alan gayrimenkuller için yapılan harcamalar, Fon’un bilanço ve kar/zarar tablosunda gösterilir.
(7) Ayrıca Fon’un nakit akışını düzenlemeye yönelik bankalardan kısa vadeli spot kredi işlemleri de yapılabilir.
10.8) “Cari Hesap” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Fon’a katılan her üye için Fon’daki birikimlerini
gösteren bir cari hesap tutulur. Yılsonu devir işlemlerinin tamamlanmasını müteakip üyenin toplam hesap bakiyesini gösteren rezerv bilgi mektubu OYAK Web Sitesindeki OYAK gönderileri bölümünde yayınlanır.”
10.9) “Cari Hesabın Nemalandırılması” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Fon’daki her üye için, cari yıl
Fon hesabında tahakkuk eden ek aidatları, o yıl için belirlenen nema oranı ile adat usulüne göre nemalandırılarak üye hesaplarına aktarılır. Cari yıla devreden geçmiş yılların hesap bakiyeleri de cari yıl için geçerli aynı nema oranı ile nemalandırılır ve yıl sonunda toplam hesap bakiyesi bulunur.”
10.10) “Fon ile İlişik Kesilmesinde Birikimin Ödenmesi” başlıklı 15’inci maddesinde; “Cari yıl
içerisinde 6’ıncı maddede yazılı nedenlerle Fon’la ilişiği kesilen üyelere ayrılış tarihleri esas alınıp, en son gerçekleşen ayın nema oranı ile adat usulüne göre nemalandırılarak hesaplanan rezervleri (toplam hesap bakiyeleri) defaten ödenir.”
10.11) “Göreve iade işlemleri” başlıklı 16’ncı maddesinde; “Görevli oldukları kuruluşlar tarafından
görevlerine son verilmesi sonucunda OYAK aktif üyelikleri sona eren ve daha sonra herhangi bir sebeple göreve iade edilen üyelerin işlemleri aşağıdaki esaslar doğrultusunda yürütülür.
…
III-İlk Üyeliğinde Emeklilik Yardımı İşlemi Yapılan Üyelerin Göreve İade İşlemleri
A-Emekli maaşı sistemine (EMS’ye) girmemiş olan üyeler için; göreve iade tarihi itibariyle kesinleşmiş ve tahmini kar payları dahil emeklilik yardımı tutarı ve ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatları var ise bu aidatlara ait emsal farkı hesaplanarak üyeden talep edilir.
a) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılması durumunda, 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemlerin iptal edilir.
2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabının aktif hale getirilir.
3-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının ilgili aylara kaydedilir.
4-İki üyelik süresinin birleştirilir.
b) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılmaması durumunda, 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemlerin iptal edilir.
2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabının aktif hale getirildiği, 3-İlk üyeliğin bitiş tarihinde üyeye ödenen Emeklilik yardımı tutarının üye cari hesabına bu tarih itibariyle borç olarak kaydedilir.
4-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının OYAK hesaplarına giriş tarihi itibariyle cari hesaba aktarılır.
5-İki üyelik süresi birleştirilir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvurusunda; Milli Savunma
Bakanlığı’na bağlı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde Eskişehir BHHM ve Müş. Kuv.Hv.(JFAC)
K. lığında astsubay üstçavuş olarak görev yaparken 16.04.2020 tarihinde Bakan Onayı ile kamu görevinden çıkarıldığını, bu işleme yönelik olarak Eskişehir 1.İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, dava sonucunda işlemin iptaline yönelik karar verildiğini, mahkemenin 20/01/2021 tarihli / Esas ve / Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda MSB Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı Araştırma Merkezine atamasının yapıldığını, Araştırma Merkezine katıldığı tarihte astsubay emsalleri ile aynı duruma getirilmesi amacıyla
OYAK’a başvuruda bulunduğunu, bunun sonucunda OYAK için 25.056,88 TL tutar ile OYAK KÖBF için ise 16.510,21 TL tutarı ödediğini, OYAK tarafından kendisine ödenen tutar ile emsallerine denkleştirme işlemi neticesinde kendisinin OYAK’a ödediği tutar arasında fark oluştuğunu, Anayasa’nın 125. maddesi ve 7075 sayılı kanunun 10/A maddesinin 4. fıkrası hükmüne istinaden oluşan farkın ödenmediğini belirterek OYAK’a ve OYAK KÖBF’ye ödediği farkın eski birliği olan Eskişehir Muharip Hava Kuvveti
Komutanlığı tarafından yasal faizi ile ödenmesini talep etmektedir.
13) Başvuruya konu uyuşmazlığın çözümünün, başvuranın OYAK üyeliğinden kaynaklı olarak görevden
ayrı kaldığı süre içinde kendisine ödenen OYAK emeklilik yardımı ve OYAK KÖBF’nin, göreve geri dönmesi neticesinde geri ödediği miktar arasında emsallerine denkleştirilmesi için oluşan emsal ve kar payı farkının yasal faizi ile birlikte idare tarafından karşılanıp karşılanmayacağı noktasından çıktığı anlaşılmıştır.
14) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan menfur darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve
kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı
tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
15) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce
çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır
16) 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü
Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun
Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 1116 sayılı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
17) Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25.07.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
18) Bununla birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35’inci maddesinde, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk
Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personelin Milli Savunma Bakanının Onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı hükme bağlanmakta, bu fıkra kapsamında bulunanlardan binbaşı ve üstü rütbelerde olanlar dışındaki atamaları ise Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı tarafından tespit edilen araştırma merkezlerindeki diğer kadrolara, kararların bildirimini takip eden otuz gün içinde ilgili bakan onayıyla yapılacağı, araştırma merkezlerinde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları eski kurumları tarafından ödeneceği, bu kişilerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı, mahkeme kararları saklı kalmak üzere, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu madde kapsamında yer
alanlar bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağının düzenlendiği, 2577 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde ise, Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi
Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu ve bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.
19) Nitekim Danıştay Birinci Dairesinin Esas No. 1982/112, Karar No. 1982/130 sayılı kararında belirtilen;
“… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25/2/1983 tarihli 81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
20) Danıştay 12. Dairesinin 18/11/2009 tarihli ve 2007/5203 E., 2009/6398 K. sayılı kararında; “ Olayda
davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada … İdare Mahkemesinin … günlü kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, 6.6.2006 tarihli ve 25.7.2006 tarihli dilekçeleriyle açıkta kaldığı süreye ait parasal haklarının tazmini istemiyle yaptığı başvurusunun reddi üzerine 8.9.2006 tarihinde görülmekte olan davayı açtığı, davacının Mahkeme kararının 2006 yılı ortalarında kendisine tebliğ edildiğini beyan ettiği, ancak iptal kararının davacı tarafından hangi tarihte tebellüğ edildiğinin dosyadan anlaşılamadığı ve İdare Mahkemesi kararında da bu hususun belirtilmediği görülmektedir…Diğer yandan; davacının açıkta kaldığı 26.5.2003 tarihi ile 10.5.2004 tarihi arasında gelir getirici bir faaliyetinin olması halinde, sebepsiz zenginleşmeye neden olmamak bakımından, bu suretle elde ettiği gelirin, hükmedilecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiği açık olup, İdare Mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumun’ dan bu durumun araştırılması ve alınacak cevaba göre tazminat miktarının hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, bu yolda da bir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.” hükmü yer almaktadır.
21) Danıştay 12. Dairesinin 04/02/2005 tarihli ve 2004/5036 E., 2005/201 K. sayılı kararında, “Manisa
İdare Mahkemesinin 28.3.2001 günlü, E:2000/1528, K:2001/383 sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin Manisa İdare Mahkemesinin
17.12.1998 günlü, K:1998/913 sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay On ikinci Dairesinin
9.3.2000 günlü, K:2000/1268 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine davacının 17.7.2000 tarihinde
görevine iade edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem nedeniyle davacının açıkta kaldığı 14.9.1994 ile 17.7.2000 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve bu sürenin hizmetinde değerlendirilmesi suretiyle özlük haklarının iade edilmesinin
Anayasa’nın 125.maddesi gereği olduğu, ancak bu süre içinde davacının gelir elde ettiğinin belirlenmesi halinde bu gelir miktarının davacıya ödenmesi gereken tazminattan mahsup edileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, davacının 14.4.1994 ile 17.7.2000 tarihleri arasında alamadığı parasal haklarının yasal faiziyle tazminine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.”
22) Danıştay 12. Dairesinin 27/12/2013 tarihli ve 2012/3100 E., 2013/12993 K. sayılı kararında, “Hukuka
aykırılığı yargı kararıyla sabit olan işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zarar hesaplanırken açıkta geçen sürede davacının çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın davacıya ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerekeceğinden, Mahkemece davacının açıkta geçen sürelerde çalışarak gelir elde edip etmediğinin; taraflardan, Gelir
İdaresi Başkanlığından ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından sorulması ve gelir elde ettiğinin saptanması halinde elde ettiği bu miktarın açıkta kaldığı süreye ilişkin ödenmesi gereken maaş ve parasal haklara ilişkin tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir.
23) Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı
kararında belirtmiş olduğu “… açıkta iken göreve iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu” yönündeki değerlendirmesi ve yine Anayasa
Mahkemesinin 19/10/2021 tarih ve 2018/34011 sayılı kararında ;“Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, başvurucunun faiz ödenmesi yönündeki talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Buna göre 657 sayılı Kanun’da faiz ödenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı ve bu kesintilerin faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönünde bir kısım Danıştay kararı nazara alındığında faiz ödenmeyeceği şeklindeki yorumla bütün külfetin herhangi bir kusuru bulunmayan başvurucuya yüklendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde ifade edilerek yukarıda değinilen Danıştay
Birinci Dairesinin Kararında belirtilen “… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklindeki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
24) Bu kapsamda 1961 Anayasasının 112. maddesinde bir kamu tüzel kişiliği olarak
belirtilen Ordu Yardımlaşma Kurumu, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına sosyal yardım sağlamak amacıyla Milli Savunma Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş, kuruluşuna ilişkin 205 sayılı Yasanın 1.
maddesinde, Kurumun, bu Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekkül olduğuna işaret edilmiştir. OYAK’ın üyeleri; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensupları ve Kanun’da belirttiği şekliyle siviller dahil kendi isteğiyle katılan çalışanlardan oluşmaktadır. OYAK, maden metalürji, çimento beton kağıt, otomotiv lojistik, finans, kimya, gıda, tarım ve enerji sektörlerinde faaliyet göstererek üye birikimlerini karlılık ve verimlilik hedefiyle yönetmektedir. OYAK üyeliğinde 10 yılını doldurduktan sonra görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılarak daimi üye statüsü sona eren üyelerin emeklilik yardımına hak kazandığı, çeşitli sebeplerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan daimi üyelerden üyelik süresi 3 yıldan az olanlara hiçbir ödeme yapılmadığı, 3 ila 10 yıl arasında olanlara birikmiş aidatları kar paysız olarak iade edildiği, 10 yılını dolduranlara emeklilik yardımının ödendiği görülmektedir. OYAK üyelerine, emeklilik, ölüm ve maluliyet alanlarında ek yardımlar sağlamak üzere kurulmuş tamamlayıcı bir mesleki emeklilik fonudur. OYAK, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bağımsız olarak üyelerine ek katkı sağlamaktadır. OYAK daimi üyelerinin konut sahibi olmalarına yardımcı olmak amacıyla yürüttüğü Konut Edindirme Hizmetleri kapsamında; konut kredisi, OYAK tarafından yaptırılan konutların üyelere tahsisi, konut ön biriktirim fonu, banka kaynaklı alternatif konut kredisi sunmaktadır. Konut Ön Biriktirim Fonu (KÖBF), 1996 yılında 205
Sayılı OYAK Kanununda yapılan değişikle kurulduğu ve Fonun yönetim usulleri ve kullanıma ilişkin esasların Genel Kurul ile oluşturularak yürürlüğe konulan Konut Ön Biriktirim Fonu Yönetmeliği ile belirlenmiştir. İlgili Yönetmelikte Konut Ön Biriktirim Fonu hesabı, hesap sahiplerince Konut Ön
Biriktirim Fonu’na yapılan kesintileri ve tahakkuk eden nemaların toplamını gösteren bir hesap olduğu görülmektedir. OYAK’ın Faaliyet Raporlarından, Olağan Genel Kurulunda alınan kararlarla 2019 ve 2020
yıllarını kapsayan dönemlerde emeklilik yardımı için %20.5 ve %27.5 oranlarında, OYAK KÖBF için ise
%20,30 ve %18,38 nema oranları ile üyelerinin birikimlerine getiri sağladığı anlaşılmaktadır.
25) Somut olayda, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı süre zarfında 10 yılını doldurmamış olması
sebebiyle emeklilik yardımından yararlanmadığı ve sadece biriken aidatların nemasız olarak toplam 18.818,16 TL olarak iade edildiği, ayrıca Konut Ön Biriktirim Fonuna (KÖBF) da üye olarak her ay maaşından %10 oranında ek aidat kestirdiğinden ilişik kesme tarihi itibariyle nemaları dahil toplam 12.802,39 TL ödendiği, kendisine OYAK tarafından cari hesabın canlandırılması için OYAK emeklilik yardımı için 25.056,88 TL tutar ile OYAK KÖBF için ise 16.510,21 TL tutarının OYAK hesaplarına yatırılması gerektiği aksi halde üyenin ilk üyeliği ile göreve iade sonrası başlayan üyeliğinin sadece süre yönünden birleştirilerek birliği tarafından göreve iade sonrası toplu gönderilen aidatların Kurum hesaplarına yatırıldıkları tarih itibariyle nemalandırılacağı yönünde bilgilendirildiği, hiçbir emsal kaybı olmadan üyeliğini başvuranın devam ettirdiği, eski birliği olan Eskişehir Muharip Hava Kuvveti
Komutanlığı tarafından ödediği tutarın kendisine yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin ise İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.
26) Diğer taraftan, Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından başvuranın talebine ret gerekçesinde;
başvuranın MSB’nin / sayılı Kararı ile 16.04.2020 kamu görevinden çıkarıldığı tarihi takip eden
15.05.2020 tarihinden MSB’nin 27.06.2020 tarihli Atama Olur’u ile Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı
Araştırma Merkezine atandığı 12.07.2021 tarihine kadar olan özlük hakları (fiili hizmet zamları, genel sağlık sigortası, malullük, yaşlılık ve ölüm primleri, OYAK ve OYAK KÖBF aidatları dahil) 16.09.2021 tarihinde ödendiği, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun’un 10/A maddesinin 4’üncü fıkrası hükmü gereği 15.05.2020 tarihinden göreve iade edildiği
12.07.2021 tarihine kadar olan 16 aylık döneme ait eksik OYAK emeklilik ve OYAK KÖBF aidatlarının
Komutanlık tarafından hesaplanarak OYAK’a gönderildiği, emsalleriyle oluşan OYAK emeklilik yardımı ve FÖBF Fonu farkının; kamu görevinden çıkarılması nedeniyle 19.06.2020 tarihinde OYAK tarafından ilgiliye Eylül 2020-Nisan 2020 dönemleri için 18.818,16 TL OYAK aidatı ve 12.603,50 TL OYAK KÖBF aidat iadesi yapılmasından, göreve iade sonrası 04.10.2021 tarihinde KÖBF, 18.10.2021 tarihinde ise
OYAK aidat iadesinin tekrardan ilgili tarafından OYAK hesaplarına gönderilmesinden, kamu görevinden ayrı kaldığı 16 aylık (Mayıs 2020-Haziran 2021) aidatlarının 16.09.2021 tarihinde toplu olarak gönderilmesinden dolayı üyelik sürecinin kesintiye uğramasından (sürekliliğin olmamasından)
kaynaklandığı, OYAK Emeklilik Yardımı ve KÖBF rezervlerinin emsalleri ile aynı olmaması nedeni ile talep edilen toplam 10.145,43 TL nema (kar payı) farkının gerek 205 sayılı Kanun’da gerekse personel mevzuatında ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle tutarın kamu bütçesinden ödenmesine imkan bulunmadığı, söz konusu tutarın kullanım hakkının, finansal yatırım araçlarında değerlendirilip değerlendirilmemesi hususunun Ekim 2021 (16 ay) tarihine kadar tamamen başvuranın tasarrufunda olduğu, tutarın bugünkü şartlar altında sırf mevduat faizinde değerlendirilmesi durumunda dahi yaklaşık
7.000 TL getiri elde edildiği yönünde değerlendirdiğini belirtilmiştir.
27) Öte yandan OYAK tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; Ankara İdare Mahkemeleri
nezdinde açılan davalar üzerine Ordu Yardımlaşma Kurumu Genel Müdürlüğü’nün hasım mevkiinden çıkarıldığı, konuyla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan davalardan Ankara 13. İdare
Mahkemesinin 2020/510 E., 2021/568 K. sayılı, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2020/1294 E., 2021/1338
K. sayılı, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2021/255 E., 2021/1017 K. sayılı, Ankara 16. İdare
Mahkemesinin 2020/421 E., 2020/2338 K. sayılı ve Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 2021/290 E., 2021/1294 K. sayılı sayılı kararlarının bulunduğu ifade edilmiş, söz konusu kararların birer örneği gönderildiğinden bahsi geçen davanın incelenmekte olan uyuşmazlık ile tam uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
28) Nitekim benzer konuda Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/03/2021 tarihli E.2020/510, K.2021/568
sayılı kararında; Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta iken, 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme yapmış olduğu itirazın OHAL İnceleme
Komisyonunun kararı ile kabul edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının OYAK üyeliğinin emsalleri ile aynı seviyesine ulaşabilmesi için görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin kar payı farkı ve emsal farkı için OYAK’a ödediği tutarın idarece tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açtığı davada, davacının talep ettiği OYAK’a ödemiş olduğu kar payı ve emsal farkı tutarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönünde karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli E.2020/1033, K.2021/1273 sayılı kararıyla, Hv.Asb. Bçvş olarak görev yapmakta iken, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk
Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen ve daha sonra yargı kararı ile görevine başlatılan davacı tarafından; göreve başlatıldıktan sonra ayırma işleminden dolayı, statü dışına çıkartılmasına bağlı olarak statü dışında geçirdiği süreler nedeniyle OYAK üye rezervinin emsallerinin seviyesine çıkarılması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile oluşan maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönünde benzer şekilde karar vermiştir.
29) Bununla birlikte göreve iadesi sonrasında OYAK’a emeklilik yardımı kapsamında ödediği yoksun
kalınan OYAK emeklilik yardımı üye aidatı emsal ve kar payının tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi ile Kurumumuza yapılmış olan 05/08/2021 tarihli ve sayılı başvuruya ilişkin 04/02/2020
Tavsiye Kararında; başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı dönemde biriken OYAK rezervini aldığı ve bu dönemlerde Olağan Genel Kurul Kararı ile OYAK kar payı dağıtım oranlarının %42.2, %20.5 ve %27.2 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, “başvuranın yatırılan OYAK yardımına görevde bulunmadığı döneme ait banka yatırım hesaplarında (faiz, kar payı, döviz, altın, hisse senedi vs.) değerlendirilip değerlendirilmediğine ilişkin belgeleri sunması, idare tarafından ise Sosyal Güvenlik Kurumu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan bu hususun araştırılması, gelir/kar getirici faaliyetinin olması ve OYAK’ın dağıtığı kar payı oranlarının bu rakamdan fazla olması durumunda mahsup edilmek suretiyle (varsa) kalan tutarın ödenmesi” koşuluyla OYAK’a fazladan ödemiş olduğu tutarın ödenmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
30) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra daha sonra İdare Mahkemesi Kararı ile göreve iade edilen başvuranın kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde OYAK üyeliğinin emsalleri ile aynı seviyede olacağı ve kar payından yararlanabileceği, anılan OYAK üyeliğinin sonlandırılmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığı, bir diğer ifadeyle kendi keyfiyeti dışında bu imkândan mahrum kaldığı, ancak kamu görevinden çıkarıldığı dönemde biriken OYAK emeklilik yardımını kar payı olmadan aldığı ve bu dönemlerde Olağan Genel Kurul Kararı ile OYAK emeklilik kar payı dağıtım oranlarının %20.5 ve %27.2 olduğu, OYAK KÖBF dağıtım oranlarının ise %20.30 ve %18,38
OYAK KÖBF olduğu göz önünde bulundurulduğunda, “başvuranın yatırılan OYAK yardımına görevde bulunmadığı döneme ait banka yatırım hesaplarında (faiz, kar payı, döviz, altın, hisse senedi vs.)
değerlendirilip değerlendirilmediğine ilişkin belgeleri sunması, idare tarafından ise Sosyal Güvenlik
Kurumu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan bu hususun araştırılması, gelir/kar getirici faaliyetinin olması ve OYAK’ın dağıtığı kar payı oranlarının bu rakamdan fazla olması durumunda mahsup edilmek suretiyle (varsa) kalan tutarın ödenmesi” koşuluyla OYAK’a fazladan ödemiş olduğu tutarın ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği, dolayısıyla “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun davranmadığı, yine idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın gelir/kar getirici faaliyetinin olması ve OYAK’ın dağıtığı kar payı oranlarının bu rakamdan fazla olması durumunda mahsup edilmek suretiyle (varsa) kalan tutarın ödenmesi yönünde HAVA
KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve HAVA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi