ÖZET: Başvuru, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’na yönelik olarak, göreve iade sonrası yapılan toplu vergi kesintisinin düzeltilmesi ve iadesi talebini içermektedir. Başvuran, 2019 yılında kamu görevinden ihraç edilip, 2020 yılında mahkeme kararıyla görevine geri dönmüştür. Eylül 2021’de mali hakları ödenmiş, ancak fazla vergi kesintisi yapılmış ve Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulanmamıştır. Başvuran, 2022’de Maliye Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda bu durumun düzeltilmesi için başvuruda bulunmuş, ancak talebi karşılanmamıştır.

Genelkurmay Başkanlığı, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının ardından yapılan ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu’na uygun olarak toplu olarak vergilendirildiğini belirtmiştir. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşü doğrultusunda, kamu görevinden ihraç edilen ve sonrasında geri dönen personelin vergi kesintilerinin, ödemenin yapıldığı dönemin gelirine göre hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın durumu, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, yapılan kesintilerin yeniden hesaplanması ve fazla alınan tutarların iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve Genelkurmay Başkanlığı’na, başvuranın ödemenin yeniden hesaplanarak fazla kesintilerin iade edilmesi için gerekli işlemleri yapması gerektiği bildirilmiştir. Bu kararın, ilgili idareye tebliğ edilmesi ve 30 gün içinde gerekli işlemlerin tamamlanması zorunludur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/8878-S.23.14391

BAŞVURU NO : 2023/1911

KARAR TARİHİ : 18/07/2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : GENELKURMAY ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Göreve iade sonrasında maaştan yapılan toplu vergi kesintisinin düzeltilerek iade edilmesi talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran 14 Şubat 2019 tarihinde Bakan Oluru ile kamu görevinden ihraç edildiğini, Ekim 2020 tarihinde mahkeme kararına istinaden Ankara Tedarik Bölge Başkanlığında memur olarak tekrardan göreve başlamasına müteakip Eylül 2021 tarihinde mali haklarının ödendiğini ancak fazladan vergi kesintisi yapıldığını, Asgari Geçim İndiriminin (AGİ) yansıtılmadığını, Ekim 2022 tarihinde Maliye Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu genelge sonrasında 02.11.2022 tarihinde fazla kesilen vergi ve hiç ödenmeyen AGİ ödenmesi için Özel Kuvvetler Komutanlığına dilekçe ile başvuruda bulunmasına rağmen ödenmediğini belirtmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Konuyla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından gönderilen

17.3.2023 tarihli ve sayılı yazı eklerinde;

2.1. Başvuranın Gnkur. ÖZKUV K.lığı ÖZKUV Okl.K.lığı/ANKARA olarak görev yapmakta iken Millî

Savunma Bakanlığının 6.2.2019 tarihli ve Karar No: sayılı oluru ile 6.2.2019 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 2. İdari Dava Dairesinin 22.10.2020 tarihli

/ Esas, / Karar sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarma işleminin iptal edildiği, Millî Savunma Bakanlığının atama oluru ile Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ankara Tedarik

Bölge Başkanlığı Araştırma Merkezine atanarak 1.7.2021 tarihinde göreve başladığı, 2.3. Göreve başlama sonrasında geçmişe dönük yapılan toplu ödemenin 166 seri no.

lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “…bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu

ödemenin o ayın ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği…” hükmü doğrultusunda ödendiği ayda elde edilen ücret geliri kabul edilerek kümülatif matrah üzerinden vergilendirildiği ve toplu ödemenin geçmiş dönemleri için asgari geçim indirimi uygulandığı, 2.4. Gelir İdaresi Başkanlığının 09.10.2022 tarihli ve 112293 sayılı yazısında, muhtelif tarihlerde yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden ihraç edildikten sonra Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararları veya mahkeme kararlarına istinaden görevine iade edilen kamu personeline yapılan toplu ücret ödemeleri hususunda yaşanan ihtilafların giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla, söz konusu kamu personeline yapılan toplu ücret ödemelerine ilişkin olarak vergi kesintisi ile asgari geçim indirimi/asgari ücret istisnasının yukarıda açıklandığı şekilde önceki tarihlerde yapılan toplu ödemelerin, ödemenin yapıldığı ayın ücreti kabul edilmek suretiyle kümülatif matrah üzerinden vergilendirilmiş olması halinde, varsa açılmış olan davalardan feragat edilmesi kaydıyla bu ücretlere ilişkin fazladan yapılan kesintilerin de iadesinin sağlanması gerektiği, kümülatif matrah nedeniyle toplu ödemelerin yapıldığı takvim yılı içinde (toplu ödemeyi izleyen dönemlerde)

yapılmış olan ücret ödemelerine ilişkin vergi kesintilerinin de düzeltilerek iade edilebileceği şeklinde görüş bildirildiği, 3. Konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığının Kurumumuza gönderdiği 22/3/2023 tarihli görüş yazısında ise; muhtelif tarihlerde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra görevine iade edilen kamu personeli ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi kapsamında açığa alındıktan veya ihraç edildikten sonra görevine iade edilen kamu personeli dışında diğer nedenlerle görevinden ihraç edilen veya açığa alınan ve daha sonra görevine iade edilen personele yapılan toplu ücret ödemelerinin tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (ödemenin yapıldığı ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı 164 üncü maddesinde;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

7. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

7.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

7.2. “Asgarî geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinde; “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır.

İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile

fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.

Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.

Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar

Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

7.3. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

7.4. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

7.5. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu

Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

8.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

8.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

9. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye Yönelik Olarak

Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun 96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”,

hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuru talebinin kabulü gerektiği hususunda hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere başvuran göreve iade edilmesi sonrasında toplu vergi kesintisi yapılması nedeniyle mağdur olduğunu KHK ile görevine son verilmemesi nedeniyle kesintinin toplu yapıldığını ve fazla vergi hesaplandığını belirterek fazla olan kesintilerin ödenmesini talep etmektedir.

12. İdare, başvuranın idari işlem ile görevine son verilmesi nedeniyle yaptığı ödemelere ilişkin vergi dilimi

Gelir Vergisi Kanununun 61, 93, 94 ve 103 maddelerine göre ödemenin toplu olarak yapıldığı dönemde o dönemin geliri sayarak toplu gelir vergisi aldığını, asgari geçim indirimini de bu şekilde hesapladığını belirtmektedir.

13. 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararname ya da mahkeme kararları ile doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

14. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki

usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

15. Başvuranın Millî Savunma Bakanlığının 6.2.2019 tarihli ve Karar No: sayılı oluru görevine son verildiği ancak mahkeme kararıyla görevine geri döndüğü ve geçmişe dönük mali haklarının da ödendiği anlaşılmıştır. Başvuranın kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödendiği ancak ödemenin kümülatif vergi kesintisine tabi tutulduğu belirtilmiştir.

16. İdare yalnızca Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç edildikten sonra Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu veya mahkeme kararına istinaden görevine iade edilen personeline, görevinden ihraç edildiği tarih ile görevine iade edildiği tarih arasında kalan süre için yapılacak toplu ücret ödemelerinden kesilecek vergi ile asgari geçim indirimi istisnası uygulamasının görevden ayrı kalınan dönemin geliri kabul edilerek o dönemde geçerli olan vergisi tarifesinin uygulanması suretiyle vergilendirdiğini, Gelir İdaresi Başkanlığının da görüşü doğrultusunda bu işlemin yapıldığını ancak başvuranın Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmemesi nedeniyle bu uygulamadan yararlanamayacağını belirtmiştir.

17. Konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığının Kurumumuza gönderdiği görüş yazısında da; muhtelif tarihlerde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra görevine iade edilen kamu personeli ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi kapsamında açığa alındıktan veya ihraç edildikten sonra görevine iade edilen kamu personeli dışında diğer nedenlerle görevinden ihraç edilen veya açığa alınan ve daha sonra görevine iade edilen personele yapılan toplu ücret ödemelerinin tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (ödemenin yapıldığı ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

18. Alınan tedbirler nedeniyle ilgililerin İdari İşlem ya da Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiği, yargılama ya da OHAL Komisyonu incelemesi sonrasında verilen kararla göreve geri dönen ilgililere geçmişe dönük mali hakların ödendiği bilinmektedir.

19. İdarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların göreve iade edilme sonrası geçmişe dönük ödenen mali haklarından yapılan vergi kesintisinin ödemenin yapıldığı dönemin geliri sayılarak kümülatif kesintiye tabi tutulduğu, kümülatif kesinti nedeniyle vergi tutarlarının yüksek hesaplandığı, Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilerek göreve iade edilenlerin ise vergi kesintisinin ilgili dönemin geliri sayılarak hesaplandığı tespit edilmiştir.

20. Olağanüstü Halin 18.07.2018’de sona ermesi ile birlikte idarelerin yargı kararı olmaksızın olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile kamu personellerini ihraç etme süreci sona ermiştir. Bu nedenle üç yıl süreyle uygulanmak üzere (daha sonra süre 4 yıla uzatılmıştır) 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile

375 Sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi yürürlüğe girmiştir. Her ne kadar Gelir İdaresi Başkanlığı

tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra görevine iade edilen kamu personeli ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici

35 inci maddesi kapsamında açığa alındıktan veya ihraç edildikten sonra görevine iade edilen kamu

personeline kümülatif vergi kesintisi uygulanmaması gerektiği ifade edilse de başvuranın da 29.08.2016 tarihinde geçerli olan 667 sayılı kanun hükmünde kararnamenin “Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının ç bendinde yer alan “Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır” hükmüne istinaden kamudan ihraç edildiği, dolayısıyla ihracının kanun hükmünde kararnameyle verilen yetki çerçevesinde Bakan onayıyla gerçekleştirildiği, anılan hükmün 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin geçici 35 inci maddesinin ilgili hükmü ile de aynı olduğu ve nihai olarak kamudan ihraçların bir kanun hükmünde kararnameye dayandığı göz önüne alındığında; ilgili idarenin Gelir İdaresi

Başkanlığının yazısı kapsamında sadece kanun hükmünde kararnameyle kamudan ihraç edilenlere kümülatif vergi kesintisi uygulanmadığına ilişkin açıklamasının hukuken yerinde olmadığı, sonuç olarak başvuranın ihraç işleminin geçmişe dönük olarak ortadan kalktığı, bu durumun aynı sebebe dayanılarak kamudan ihraç edilenler arasında eşitsizliğe yola açacağı açıktır.

21. Dolayısıyla Hukuk Devleti İlkesi gereği kanun Hükmünde Kararnameye dayanarak idari işlem ile ihraç edilmiş olduktan sonra göreve iade edilen personele yapılan toplu mali ödemeye de, her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle vergi tutarlarının ve asgari geçim indiriminin hesaplanarak uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.

22. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait

Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve asgari geçim indirimlerinin iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile,

Başvurana göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait

Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar

oluşması durumunda bu tutarın ve varsa asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için GENELKURMAY BAŞKANLIĞI ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, başvurana ve Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’na tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi