|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Tersaneleri Komutanlığı tarafından açılan “Kaynakçı” kadrosu için yapılan iş ilanına ilişkin olup, başvuranın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle adaylık işlemlerinin iptal edilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2021 yılında yapılan alım sürecinde asil aday olarak başarılı olduğunu, ancak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını düşünerek, adaylık sürecinin yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, başvuranın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, geçmişte işlediği suçlar nedeniyle adaylık işlemlerinin sonlandırıldığını belirtmiştir. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çerçevesinde gerçekleştirilen bu süreçte, başvuranın “Başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma” ve “Basit yaralama” suçlarından hüküm giydiği tespit edilmiştir. Bu durum, başvuranın güvenlik açısından uygun bulunmamasına yol açmış ve dolayısıyla adaylığı iptal edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, başvuranın itiraz sürecinde hangi mercilere başvurabileceği konusunda bilgi verilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, idareye iyi yönetim ilkelerine uygun davranması önerilmiştir. Başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/14675-S.22.22481
BAŞVURU NO : 2022/7841
KARAR TARİHİ : 14/11/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL TERSANESİ KOMUTANLIĞI
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının olumsuz sonuçlanması
BAŞVURUNUN KONUSU :
nedeniyle iptal edilen adaylık işlemi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 31/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda, başvuran; 2021 yılında Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler
Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Tersaneleri Komutanlığı tarafından açılan iş ilanında “Kaynakçı” kadrosu için asil aday olarak başarılı olduğunu, ancak 12/04/2022 tarihinde kendisine tebliğ edilen yazıdan işçi olma şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle adaylık işlemlerinin sonlandırıldığını öğrendiğini, bunun sebebinin ise güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmiş olmasından kaynaklanabileceğini düşündüğünü belirterek başvurusunun ve adaylık sürecinin yeniden değerlendirilerek işe alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 05/07/2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Milli
Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/08/2022 tarihli ve E-
– – sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Bakanlıklarına bağlı iş yerlerinde istihdam edilmek üzere yapılan işçi alım faaliyetlerinin 09/08/2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 27314 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında
Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca yürütüldüğü,
2.2. Başvuru sahibinin anılan Yönetmelik kapsamında yürütülen 2021 yılı temin faaliyeti kapsamında yapılan 2.533 işçi alım ilanına “Kaynakçı” meslek kolunda İstanbul Tersanesi Komutanlığına başvuruda bulunduğu, 2.3. Başvuruların anılan yönetmeliğin “Kura usulüne tabi taleplerle ilgili aday listelerinin belirlenmesi” başlıklı 12’nci, “Duyuru” başlıklı 16’ncı ve “Sınav ve işe alım süreci” başlıklı 17’nci maddesi hükümlerine göre yürütüldüğü ve başvuru sahibinin kura çekimi sonrası kaynakçı kadrosuna girmeye hak kazandığı ve yapılan sınav sonucunda asil aday olarak başarılı olduğu, 2.4. Ancak başvuranın güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı, başvuran hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin işlemlerin 17/04/2021 tarihli
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Kanunu” hükümleri uyarınca tesis edildiği, 2.5. Başvuran hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması neticesinde başvuru sahibinin adaylık işlemlerine son verildiği, 2.6. Başvuru sahibi hakkında 7315 sayılı “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu” uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında elde edilen bilgiler neticesinde; 2.6.1. 24/07/2010 tarihinde işlemiş olduğu “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçu nedeniyle hakkında yürütülen yargılama neticesinde Kartal 8’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından
/ E. ve / K. sayılı karar ile 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, “Hükmün
Açıklanmasının Geri Bırakılmasına” ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, gerekçeli kararın 20/11/2012 tarihinde kesinleştiği, 2.6.2. 05/04/2019 tarihinde işlemiş olduğu “Basit Yaralama” suçu nedeniyle hakkında yürütülen yargılama neticesinde Şile Asliye Ceza Mahkemesi tarafından / E. ve / K. sayılı karar ile 3.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, gerekçeli kararın 05/02/2021 tarihinde kesinleştiği, 2.7. Başvuru sahibi hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen kararlarda “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçunun ve “Basit yaralama” suçunun işlendiğinin sabit olduğunun anlaşılması nedeniyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı, 2.8. Başvuran hakkında elde edilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında elde edilen bilgilerin Bakanlıklarınca değerlendirilmesi sonucunda, 2.8.1. Her ne kadar Ceza Muhakemesi Kanununun 231’nci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının sanık hakkında verilen hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmekte ise de işlenen suçların Ceza Hukuku bağlamında işlenmiş olduğunun sabit olduğunun mahkeme hükmü ile tespit edildiği,
2.8.2. Bakanlıklarına ait maddi/manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, doküman veya tesisin (karargâh, birlik, lojman vb.) insanın fiziki veya fikri kontrolünde olduğu, bu nedenle Bakanlıkları bünyesinde görev yapacak personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin önem arz etiği, 2.8.3. Bu sebeplerle hakkında birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan başvuru sahibi hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Bakanlıkları tarafından personel seçiminde takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılması nedeniyle olumsuz sonuçlanmış ve akabinde söz konusu adayın işlemlerine son verildiği, yönünde açıklamalara yer verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde; “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” 5. 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun; 5.1. “Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.
(2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve
kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.” 5.2. “Arşiv araştırması” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.” 5.3. “Güvenlik soruşturması” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.” 5.4. “Değerlendirme Komisyonu” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil
en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.
(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir.
(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur.” 6. 27314 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “Kura usulüne tabi taleplerle ilgili aday listelerinin belirlenmesi” başlıklı 12’nci maddesinde; “(Değişik:RG-9/11/2018-30590-C.K.-322/8 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarınca, ortaöğretim ve daha alt eğitim düzeyinde istihdam edilecek işçilerle, temizlik hizmetlerinde, güvenlik ve koruma hizmetlerinde, bakım ve onarım hizmetlerinde, eğitim şartı aranmaksızın kömür ve maden işletmelerinin yeraltı işlerinde çalıştırılacak işçilerle ilgili listeler, başvuranlar arasından çekilecek kura ile belirlenir. Kura çekimi, talebi veren kamu kurum ve kuruluşu tarafından iş ilanında belirtilen gün, saat ve adreste noter huzurunda yapılır. Adaylar, istemeleri hâlinde kura çekimini izleyebilir.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca, sınava alınacak asıl adayların listesi; a) Kurumun gönderdiği ve talep şartlarına uyan başvuru sahiplerinin tamamının yer aldığı listeler esas alınmak suretiyle, açık iş sayısının dört katı,(4)
b) Kurumun gönderdiği ve talep şartlarına uyan öncelik hakkına sahip olarak başvuranların tamamının yer aldığı listeler esas alınmak suretiyle, açık iş sayısının dört katı,(4) olarak kura çekimi sonucu belirlenir. Kura ile ayrıca, aynı sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan bir liste oluşturulur. 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilenlerden talep şartlarına uygun adaylardan başvuranların tamamı öncelik hakkı sahiplerine ilişkin listelere dahil edilir.” 6.2. “Duyuru” başlıklı 16’ncı maddesinde; “(1) Sınav gün, saat ve yeri ile sınava katılmaya hak kazanan adaylar, kamu kurum ve kuruluşunun internet sitesinde duyurulur. Bu duyuru, tebliğ mahiyetinde kabul edilir ve ilgililerin adresine posta yolu ile ayrıca tebligat yapılmaz.” 6.3. “Sınav ve işe alım süreci” başlıklı 17’nci maddesinde; “(1) Kamu kurum ve kuruluşları işe yerleştirilecek kişileri, Kurum tarafından gönderilen listelerdeki adaylar arasında yapacağı sınav ile belirler. Sınav; yazılı veya sözlü yöntemlerden biri veya ikisi kullanılarak, meslekî bilgi ve becerilere ilişkin konulardan yapılır. Ancak temizlik hizmetleri, güvenlik ve koruma hizmetleri, bakım ve onarım hizmetleri için yapılacak alımlarda kura sonrası sadece sözlü yöntem kullanılarak sınav yapılır.
(2) İşe alım sürecinin; kamu kurum ve kuruluşlarınca, Kurum tarafından gönderilen listelerin ulaşmasını müteakip yirmi gün içinde tamamlanması esastır.
(3) Sınavların gerçekleştirilmesi ile işe alım sürecinde uygulanacak diğer usul ve esaslar bu
Yönetmelikte düzenlenen genel çerçeveye aykırı olmamak kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenir. Belirlenen usul ve esaslar; adayların daveti, sınavın yöntemi ve sonuçların değerlendirilmesi, asil ve yedek adayların belirlenmesi, yedeklerden yerleştirme yapılması ile adaylara sonuçlarının duyurulması hususlarını da kapsar.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran 1 no.lu paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, özetle; Milli Savunma Bakanlığının ilgili Birimleri tarafından açılan iş ilanına başvuru yaptığını, çeşitli aşamalardan geçerek asil aday olmaya hak kazandığını ancak daha sonra kendisine yapılan tebliğ ile işçi olma şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle adaylık işlemlerinin sonlandırıldığını öğrendiğini, bunun sebebinin ise güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasından kaynaklandığını düşündüğünü belirterek başvurusunun ve adaylık sürecinin yeniden değerlendirilmesini talep etmektedir.
9. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazı incelendiğinde ise, özetle; Başvuranın,
27314 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda yürütülen işçi temin sürecinde asil aday olarak başarılı olduğu, ancak 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri doğrultusunda elde edilen bilgiler nedeniyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı ve adaylığına son verildiği; buna gerekçe olarak, başvuran hakkında verilen 2 adet hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” ve “Basit yaralama” fiillerini işlemiş olduğu düşünüldüğünde, Milli Savunma Bakanlığı olarak yürüttükleri görevlerde maddi/manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, doküman veya tesisin, insanın fiziki veya fikri kontrolünde olduğu, bu nedenle Bakanlıkları bünyesinde görev yapacak personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin önem arz etiği, bu sebeplerle hakkında birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan başvuran hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının Bakanlıkları tarafından personel seçiminde takdir hakkının
en uygun adaydan yana kullanılması nedeniyle olumsuz sonuçlandığı ve akabinde söz konusu adayın işlemlerine son verildiği, yönünde açıklamalara yer verildiği anlaşılmaktadır.
10. Başvuranın iddiaları, ilgili idarenin cevabi yazısı ve ekleri ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 10.1. 2021 yılında Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Tersaneleri
Komutanlığı tarafından açılan iş ilanında “Kaynakçı” kadrosu için başvuruda bulunan başvuranın 27314 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği kapsamında yapılan kura çekimini kazanarak sınava girmeye hak kazandığı ve yapılan sınav sonucunda asil aday olarak başarılı olduğu, 10.2. İlgili idare tarafından 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında yürütülen soruşturma sonucunda; 24/07/2010 tarihinde işlemiş olduğu “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçu ve 05/04/2019 tarihinde işlemiş olduğu “Basit Yaralama” suçu nedeniyle hakkında iki kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin öğrenildiği, 10.3. Bu sebeple, başvuranın; “Milli Savunma Bakanlığı Sürekli İşçi Alım İlanı” “Genel Şartlar” bölümü 14’üncü maddesinde yer alan “İşe yerleştirme yapılabilmesi için adaylardan, arşiv araştırması ve/veya güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması…” şartını sağlamadığı gerekçesiyle 12/04/2022 tarihinde tebliğ edilen yazı ile adaylığına son verildiği, 10.4. İlgili idare tarafından yapılan açıklamada, başvuranın anılan fiilleri işlediğinden hareketle; Bakanlıklarına ait maddi/manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, doküman veya tesisin (karargah, birlik, lojman vb.) insanın fiziki veya fikri kontrolünde olduğu, bu nedenle Bakanlık bünyesinde görev yapacak personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin önem arz ettiği ve bu sebeplerle Bakanlık tarafından personel seçiminde takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılması nedeniyle başvuranın adaylığının olumsuz sonuçlandığı ve akabinde işlemlerine son verildiği ifade edilmektedir.
11. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla
Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
12. Bu itibarla, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına
gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı)
13. Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, idareler boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduklarından, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetimi hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi yapılamamakta, yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir. (Bakınız, Danıştay 5 inci Dairesinin 27/02/2006 tarihli ve E:2004/5066, K:2006/751 sayılı kararı)
14. Bu doğrultuda İdarelere kadro durumları çerçevesinde ihtiyaç değerlendirmesi yapmak suretiyle karar verme konusunda bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. Şüphesiz, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
15. Nitekim Başvuruya konu talep bu açıdan değerlendirildiğinde; ülke genelinde hassas ve kritik rol üstlenmiş Milli Savunma Bakanlığı gibi bir Kurumda yapılacak en ufak bir hatanın geri dönülmesi imkânsız zararlar doğurabileceği göz önünde bulundurulduğunda ve günümüzde her ne kadar teknolojik gelişmelerden son derece yararlanılmakta ise de ince ve hassas bir işin sonlandırılması için insan emeğine duyulan ihtiyacın üst düzeyde olduğu değerlendirildiğinde, Tersaneler Genel Müdürlüğü bünyesinde
“kaynakçı” kadrosunda çalışan bir işçinin verilecek teknik görevlerin tamamlanmasında azami bir disiplin ile çalışmasının önem arz ettiği düşünüldüğünde insan ögesi tekrar ön plana çıkmakta olup kadro planlaması yapılırken de bu hassas durumun göz önüne alınması gayet doğaldır. Bu noktada idare tarafından “Kaynakçı” kadrosuna başvuru yapan adaylar arasından yapılacak göreve en uygun adayın seçimi noktasında hassas davranıldığı görülmüş olup, başvuranın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen bilgiler neticesinde başvuranın başvuru kılavuzunda yer alan genel şartları sağlamadığı gerekçesiyle personel seçiminde takdir hakkının en uygun başka bir adaydan yana kullanılması nedeniyle başvuranın adaylığının olumsuz sonuçlanması ve akabinde başvuranın adaylık işlemlerine son verilmesinde takdirin Bakanlık uhdesinde olduğu açıktır.
16. Buna göre Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olduğuna karar verilmesi işleminde takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu
sebeple güvenlik soruşturması uygun olmak şartını taşımadığı anlaşılan başvuranın adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin ilgili idare tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak başvuranın talebine ilişkin verilen ret kararına karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu yüzden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idareye bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi