|
ÖZET: Başvuranın, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü’ne yaptığı başvuruda, geçici görevlendirmelerinin kalıcı hale getirilmesi ve doçentlik unvanına bağlı özlük haklarının verilmesi talep edilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin görev yerinin Halk Sağlığı Enstitüsü olarak belirlenmesi yönündeki idari işlemin iptal edilmesini, sürekli görevlendirmelerin atama niteliğinde olduğunu ve kadrosunun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’na taşınmasını istemektedir.
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, başvuranın Halk Sağlığı Enstitüsü kadrosunda öğretim görevlisi olarak görev yaptığını ve son beş yıl içinde yapılan görevlendirmelere dair belgeleri sunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kalıcı olarak Tıp Fakültesi’nde görevlendirilmesi talebinin hukuka uygun olabileceğini belirtirken, doçentlik unvanına bağlı özlük haklarının verilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın Tıp Fakültesi’nde kalıcı görevlendirilmesi için Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulmuş, ancak doçentlik unvanı ile ilgili özlük hakları talebi reddedilmiştir. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun ek gösterge cetvelinin yeniden düzenlenmesi yönünde öneride bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2014-S.24.3209
BAŞVURU NO : 2023/6441
KARAR TARİHİ : 21.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Başvuranın geçici görevlendirmelerinin kalıcı hale getirilmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
ve doçentlik unvanından kaynaklanan özlük haklarının verilmesi talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07.05.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin görev yerinin Halk Sağlığı Enstitüsü yapılması yönündeki idari işlemin geri alınması, tekrarlanan görevlendirmelerin geçici görevlendirme olmayıp atama niteliğinde olduğu ve müvekkilinin kadrosunun kalıcı olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı
Anabilim Dalına taşınması ve ek gösterge ve özlük haklarının geçmişe dönük olarak Doçentlere uygulandığı şekilde uygulanması yönünde idareye tavsiyelerde bulunulmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 02/11/2023 tarihli cevabi yazıda özetle;
Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü kadrosunda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 31 nci maddesi kapsamında öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olan Doç. Dr. ’nin, anılan Kanunun 13/b-4 maddesi gereğince Üniversitenin Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalında görevlendirilmesine ilişkin talep edilen son beş yıla ait görevlendirme onaylarının birer örneği ile hizmet dökümünün yazı ekinde gönderildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla
Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun; 5.1. “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23 üncü maddesinin (a) bendinde; “Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar.
Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler.”, 5.2. “Doçentlik ve atama” başlıklı 24 üncü maddesinde; “a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası
Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:…
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında
Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar
arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.”, 6. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun; 6.1. “Öğretim elemanlarının sınıflandırılması” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanuna tabi öğretim elemanlarının sınıfları ile başlangıç dereceleri aşağıda gösterilmiştir.
A) Öğretim üyeleri sınıfı: Bu sınıf; profesörler, doçentler ve doktor öğretim üyelerinden oluşur.
a) Profesörler, profesör kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren birinci derecenin, b) Doçentler, doçent kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren üçüncü derecenin, c) Doktor öğretim üyeleri, doktor öğretim üyesi kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren beşinci derecenin, ilk kademe aylığını alırlar.
Yukarıdaki (a), (b) ve (c) bentlerine göre üst dereceye atananlar, bu dereceleri kazanılmış hak olarak aldıktan sonra geçirecekleri her yıl için bir kademe ilerlemesinden yararlanırlar…”, 6.2. “Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “Üniversite öğretim elamanlarının aylıklarının hesaplanmasında, Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı dikkate alınır. Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” 7. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Personel ve
Prensipler Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
…
j) Memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek,” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin görev yerinin Halk Sağlığı Enstitüsü yapılması yönündeki idari işlemin geri alınması, tekrarlanan görevlendirmelerin geçici görevlendirme olmayıp atama niteliğinde
olduğu ve müvekkilinin kadrosunun kalıcı olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı
Anabilim Dalına taşınması ve ek gösterge ve özlük haklarının geçmişe dönük olarak Doçentlere uygulandığı şekilde uygulanması yönünde idareye tavsiyelerde bulunulmasını talep etmektedir.
10. Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; başvuranın Hacettepe Üniversitesi Halk
Sağlığı Enstitüsü kadrosunda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 31 nci maddesi kapsamında öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olduğu, başvuranın Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü
Anabilim Dalında 06/08/1984 yıllında çalışmaya başladığı, kadrosunun burada bulunduğu, bununla birlikte 11/01/2017, 16/01/2018, 16/01/2019, 16/01/2020, 16/01/2021, 16/01/2022, 16/01/2023 tarihlerinde
Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü Anabilim Dalı öğretim görevlisi olan başvuranın, Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalına görevlendirilmesinin yukarda anılan tarihlerden itibaren birer yıl olacak şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır.
11. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
12. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.
Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir. Bu itibarla, her ne kadar ilgili mevzuat uyarınca idareye gerekli görülen hallerde personellerin görev yerlerinin değiştirilmesi hususunda takdir yetkisi tanınmakta ise de, anılan madde metninde sözü edilen “gerekli hallerin” kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınarak yapılan görev yeri değişiklikleri ile sınırlı olduğuna şüphe bulunmamaktadır.
13. Danıştay 2. Dairesinin 11/04/2018 tarihli ve E.2018/305, K.2018/5505 sayılı kararında özetle; “2547 sayılı Kanun’un 13/b-4. maddesinde, “Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek”, rektörün görev yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. İlgili madde metninden de anlaşılacağı üzere, görevlendirmelere ilişkin herhangi bir süre şartı veya kısıtlaması söz konusu değildir.
Bu nedenle, dava konusu işlemin, geçici görevlendirme niteliğinde değil; gerekli görülen hallerde, zorunlu
ihtiyacın karşılanmasına yönelik bir görevlendirme işlemi olarak kabulü gerekmektedir. Bu durumda, İdare
Mahkemesi’nce, kamu kurum ve kuruluşlarının görev alanı içinde yer alan bir hizmeti yürütmek amacıyla ve o hizmetle ilgili konuda uzmanlaşmış kamu görevlilerinin, kadroları üzerlerinde kalmak üzere görevlendirilmeleri mümkün ise de; … davacının, Yasa ile öngörülen görevlendirmenin koşulu, hizmetin gerekli kılması durumu olarak kabul edildiği halde, belli bir hizmeti yürütme amacı güdülmeksizin, salt takdir yetkisine dayanılarak, aynı idareye bağlı … Fakültesinde görevlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde, hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemesi gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda; bu gerekçenin yanı sıra, söz konusu görevlendirmenin belirsiz süreli olarak yapılmasında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine de dayanılmış olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; kararda yer verilen diğer iptal gerekçesinin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” hükümlerine yer verildiği görülmektedir.
14. Bu açıklamalar çerçevesinde başvuranın kadrosunun kalıcı olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Anabilim Dalına taşınması talebi değerlendirildiğinde, başvuranın göreve başladığı 1984 yılından itibaren kadrosu Halk Sağlığı Enstitüsünde olmasına rağmen Tıp Fakültesinde çeşitli dersler verdiğinin ve çalışmalar yaptığının anlaşıldığı, 2023 yılında görevlendirmesi sonlanmasına rağmen ders görevlerinin halen devam ettiği, bu nedenle hizmetine ihtiyaç duyulduğunun anlaşılabildiği görüldüğünden başvuranın talebinin kabulü ve Tıp Fakültesinde kalıcı olarak görevlendirilmesinin değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmektedir.
15. Başvuranın Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebi incelendiğinde aynı konuya ilişkin olarak Kurumumuzca daha önceden incelenerek sonuçlanan başvurular bulunduğu görülmektedir.
16. Kurumumuz tarafından Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebini konu edinen 2022/14016, 2022/15277 no’lu şikayet başvurularında, bu konuda Danıştay 8. Dairesinin 09/03/2017 tarihli ve E:2012/5599, K:2017/1511 sayılı “… Bu itibarla, İdare Mahkemesince davacının emekliliğe esas derecesinin (kazanılmış hak aylığı derecesinin) ve buna bağlı olarak da yukarıda belirtilen açıklamalar da göz önünde bulundurularak, yalnız doçent kadrosuna atanmış olmaya bağlı ödentiler ile emekliliğe esas derecenin en az 3. derece kadroda bulunmaya bağlı ödentilerin ve doçent unvanını almanın yeterli olduğu ödentiler ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir…” şeklindeki kararı doğrultusunda değerlendirme yapılarak, “… 2914 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde ifadesini bulan
‘aylık’, diğer bir ifadeyle ‘maaş’; bu madde uyarınca standart olarak alınmakta olan ve makam tazminatı, görev tazminatı, döner sermaye, ek ders ücreti gibi herkes için geçerli olmayan ödentilerin dışında kalan
Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayının, ayrıca bu Yasaya ekli ek gösterge cetvelinde yer alan unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamlarının dikkate alındığı mali haklar bütünüdür. Dolayısıyla, doçentler için öngörülen mali haklar arasında; 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde döner sermaye katkı payı, 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde ek ders ücreti, 12 inci maddesinde üniversite ödeneği, 14 üncü maddesinde geliştirme ödeneği, Ek 1 inci maddesinde eğitim öğretim ödeneği, Ek 2 nci maddesinde de makam tazminatı ve “Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında
Karar” başlıklı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca “görev tazminatı” gibi ödemelere yer verilmiş olup, doçent unvanını almakla birlikte doçent kadrosuna atanmayanların doçentlik kadrosu için öngörülen maaşı alabilmeleri için bahsi geçen ödeme kalemlerinin ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir… Bu kapsamda, 2914
sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri gereğince, doçent unvanını almış olmak ve 3 üncü dereceyi kazanılmış hak olarak elde etme şartı bu unvan için öngörülen ek göstergeden yararlanmak için yeterli sayılmakta olup, Danıştay kararlarında da açıkça yer aldığı üzere emekliliğe esas derecesi en az 3 üncü derecede bulunan öğretim elemanının doçent unvanının karşılığı olan ek gösterge rakamından yararlanacağı açıktır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, doçentlik unvanının alındığı tarihten itibaren, doçent unvanının karşılığı olan mali hakların yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesi hususunda ilgili idarelere Tavsiyede bulunulması yönünde karar verildiği görülmektedir.
17. Ancak, 01.07.2022 tarih ve 7417 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 2914 sayılı Yükseköğretim
Personel Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde değişiklik yapılarak, “Unvanı” şeklindeki ibarenin “Kadro
Unvanı” olarak değiştirildiği ve söz konusu değişikliğin 15.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 5 inci maddesinde yer alan … aylıkların hesabında ayrıca, bu
Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” şeklindeki hükümde yer alan “unvan” ibaresinde ise, herhangi bir değişikliğe gidilmediği, bunun sonucunda, çeşitli tereddütler yaşanması akabinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında ile memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek hususlarında yetkili kılınmış Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı
Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün görüşüne başvurulduğu anlaşılmaktadır.
18. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının, konuya ilişkin görüş talebini konu edinen
01.02.2023 tarihli ve E-82444403-200-6688 sayılı yazına istinaden, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler
başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 11.04.2023 tarih ve E. 74073113-010.99-147146 sayılı yazısında, “…2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun; Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5 inci maddesi, “Üniversite öğretim elamanlarının aylıklarının hesaplanmasında, Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı dikkate alınır. Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” hükmünü, amir olup mezkûr Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde Doçent unvanlı kadrolarda bulunanlar için 5400 (15.01.2023 tarihinden önce ise 4800) ek gösterge rakamı öngörülmüştür. Bir başka ifadeyle, kanun koyucu tarafından söz konusu 5400 ek gösterge rakamından faydalanacak olanlar, Doçent unvanlı kadrolara atanan ve bu kadroları işgal eden kişiler olarak tespit edilmiştir. … Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar muvacehesinde, mezkûr Kanunun 24 üncü maddesi kapsamında Doçentlik unvanına sahip olup Doçent unvanlı kadrolarda bulunmayanların, 2914 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Doçent unvanlı kadrolar için belirlenmiş olan 5400 ek gösterge rakamından faydalandırılmasına imkân bulunmadığı mütalaa edilmektedir. …” ifadelerine yer verilerek, 5400 ek gösterge rakamından Doçent unvanlı kadrolara atanan ve bu kadroları işgal eden kişilerin yararlanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
19. 1.7.2022 tarih ve 7417 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel
Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde değişiklik yapılarak, “Unvanı” şeklindeki ibarenin “Kadro Unvanı” olarak değiştirildiği ve söz konusu değişikliğin 15.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, yaşanan tereddütlerin akabinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında ile memur ve diğer kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, uygulama birliğini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamayı yönlendirmek ve ortaya çıkacak tereddütleri gidermek
hususlarında yetkili kılınmış Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel
Müdürlüğü tarafından Doçentlik unvanına sahip olup Doçent unvanlı kadrolarda bulunmayanların, 2914 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Doçent unvanlı kadrolar için belirlenmiş olan 5400 ek gösterge rakamından faydalandırılmasına imkân bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, ilgili idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, aksinin kabulünün hukuk devleti ilkesinin açıkça ihlaline sebebiyet vereceği değerlendirilmektedir.
20. Diğer yandan, benzer durumda yaşanabilecek tereddütleri bertaraf etmeyi teminen 7417 sayılı Kanun’un
10 uncu maddesi ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa ekli Ek Gösterge Cetvelinde yer alan
“Unvanı” şeklindeki ibarenin “Kadro Unvanı” olarak değiştirilmiş iken, 2914 sayılı Yükseköğretim
Personel Kanununun 5 inci maddesi hükmü metninde yer alan “unvan” ibaresinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olduğu dikkate alındığında, söz konusu hüküm metninin, anılan Kanuna ekli Ek Gösterge
Cetveli ile uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde çalışma yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde kalıcı olarak görevlendirilmesi talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde tavsiyede bulunmak gerektiği, ancak Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verilmediği ve şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine başvuran bakımından uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin 6 ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu, başvurana 03/11/2023 tarihli ve – – sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın, Doçentlik unvan şartına bağlı olan özlük haklarından yararlanma talebinin REDDİNE,
Başvuranın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde kalıcı olarak görevlendirilmesi talebinin değerlendirilmesi için HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 5 inci maddesi hükmünün, anılan Kanuna ekli Ek Gösterge
Cetveli ile uyumlu şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde çalışma yapılması hususunda
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNCE VE YÜKSEKÖĞRETİM KURULU
BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE ve
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, yasal düzenlemeye ilişkin keyfiyetin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA sunulmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi