onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, icra mahkemesinde bir alacaklı tarafından yapılan takipte, borçlunun alacaklı olduğu dosyalarda başka alacaklıların hacizlerinin bulunduğu ve bu alacaklıların muvafakatinin alınmadan yetki belgesi verildiği iddia edilmiştir. Şikayetçi, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yetki belgesinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, şikayeti reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, hacze iştirak eden alacaklıların muvafakatinin alınmadan yetki belgesi verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vererek istinaf başvurusunu kabul etmiştir.

Mahkeme, İcra İflas Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca, hacze iştirak eden alacaklıların muvafakatinin şart olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, şikayetçinin yetki belgesine konu icra dosyaları üzerinde haciz bulunup bulunmadığı ve muvafakatinin aranıp aranmayacağı hususlarının eksik inceleme ile değerlendirildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının bozulmasına ve yetki belgelerinin iptaline hükmedilmiştir. Bu karar, icra takiplerinde alacaklıların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

12. Hukuk Dairesi         2024/1468 E.  ,  2024/6308 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
    DAVACI/3. KİŞİ : …
    DAVALILAR/ALACAKLILAR : …, …, …, …, …, …, …, …

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılardan …, … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Şikayetçi 3. kişi vekili icra mahkemesine başvurusunda; alacaklılar … ve … tarafından borçlu … hakkında Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/11890E. sayılı dosyası ile yapılan takip sırasında, alacaklıların talebi üzerine müdürlükçe İİK’nın 120/2. maddesi uyarınca borçlunun alacaklı olduğu tüm icra dosyalarında davalı alacaklılara yetki verildiğini, borçlunun alacaklı olduğu dosyalarda müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyaları dahil başka bir çok dosyadan haczin bulunduğunu, icra müdürlüğünce bu belgenin verilebilmesi için hacze iştirak eden bütün alacaklıların muvafakatinin bulunması gerektiğini, yetki belgesi verildiği tarih itibariyle başka alacaklılar tarafından takip yapılıp yapılmadığı, yapılmış ve hacze de iştirak edilmiş ise, hacze iştirak eden alacaklılar belirlenmeden ve anılan alacaklıların muvafakati alınmadan doğrudan takip alacaklılarına yetki belgesi verilmesine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yetki belgesinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başka alacaklılar tarafından takip yapılıp yapılmadığı, yapılmış ve hacze de iştirak edilmiş ise, hacze iştirak eden alacaklılar belirlenmeden ve anılan alacaklıların muvafakati alınmadan yetki belgesinin verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında şikayetin kabulü ile İİK 120/2. maddesi uyarınca verilen yetki belgelerinin iptaline karar verildiği görülmüştür.
    İİK’nın 120. maddesinde; “Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmayan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.
    Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.

    Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.” hükmü yer almaktadır.
    İİK’nın 16. maddesinde düzenlenen şikayet yolunun tarafları icra dairesinin işleminden zarar gören şikayet eden ve şikayet konusu işlem lehine olan şikayet olunandır.
    Somut olayda, şikayetçi 3. kişi vekilinin, borçlunun alacaklı olduğu ve takibi için yetki belgesi verilen dosyalar üzerinde müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyaları dahil bir çok haciz bulunduğunu ve müvekkilinin muvafakatının alınmadığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.
    Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yetki belgesi verildiği tarih itibariyle şikayetçi 3. kişinin yetki belgesine konu icra dosyaları üzerinde haczi bulunup bulunmadığı, şikayetçinin muvafakatının aranıp aranmayacağı dolayısıyla şikayetçinin yetki belgesinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ :
    Alacaklıların temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarih ve 2022/2489 E.-2023/2326 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.