ÖZET: Bu karar, hafif düzeyde zihinsel engelli olan bir öğrencinin eğitim ve istihdam haklarının kısıtlanmasına ilişkin bir başvuruyu değerlendirmektedir. Başvuran, kızının %40 altında engeli olduğu için yükseköğretime devam etme ve E-KPSS gibi haklardan yararlanamadığını, bu durumun diplomasını anlamsız kıldığını ifade etmektedir. Anayasa ve uluslararası sözleşmelere göre, engelli bireylerin eğitimde fırsat eşitliği sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kararda, engelli bireylerin eğitim ve çalışma haklarının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alındığı, devletin özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler için gerekli tedbirleri alması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, başvuranın kızı için yapılan eğitsel değerlendirmeler sonucunda hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısı konulmuş ve bu durum, eğitim haklarının kısıtlanmasına yol açmıştır.

Sonuç olarak, özel eğitim meslek okulu diploması alan hafif düzeyde zihinsel yetersizliği bulunan öğrencilerin yükseköğretime devam etme imkânını ortadan kaldıran düzenlemenin, eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle uyumlu olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, ilgili mevzuatta değişiklik yapılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/13170-S.20479

BAŞVURU NO : 2019/12526

KARAR TARİHİ : 19/12/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, engeli %40 altında olan çocuklara sunulan eğitim ve istihdam hizmetlerinin yetersiz olduğunu ifade etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 16/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, kızı …’ün %25 zihinsel engelli olduğunu, Mersin Mezitli Teknik Anadolu Lisesi

Özel Eğitim 11. sınıf öğrencisi olduğunu, özel eğitim okullarında verilen eğitim düzeyinin çok düşük olduğunu, E-KPSS ve üniversite sınavı gibi haklardan yararlanabilmesi için en az % 40 ve üzeri engelli olması gerektiğini, bu sebeple kızının bu haklardan yararlanmadığını, öte yandan özel eğitim meslek okulundan alacağı diplomanın üniversiteye girmesine imkân tanımadığını, (yükseköğretime imkân veren) kaynaştırma/bütünleştirme öğrencisi olarak eğitimine devam etmesi halinde ise kızının sene kaybı olacağını, sonuç olarak verilecek diplomanın anlamlı bir belge olmadığını belirterek, mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 23/07/2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge talepli yazısına

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) alınan 07/08/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Başvuranın çocuğunun 19/07/2017 tarihinde Mezitli Develi Ortaokulu mezunu olduğu,

tıbbi tanılaması olmadığı, ailesinin başvurusu üzerine yapılan eğitsel değerlendirme, tanılama ve Leiter testi sonucunda hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanılı 21/07/2017 tarihli Özel Eğitim

Değerlendirme Kurulu Raporu düzenlenerek lise öğreniminde yarı zamanlı kaynaştırma/özel eğitim sınıfına yönlendirme yapıldığı,

2.2) Yapılan yönlendirmenin iddia edildiği gibi yanlış bir yönlendirme olmadığı, bireyin

mevcut durumu tespit edilerek gidebileceği programa yönlendirildiği, çocuk hakkında verilen tek ve nihai kararın bu şekilde olduğu ve sürece ilişkin güncel bir başvurunun bulunmadığı,

2.3) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 28 ve 32 nci maddelerinde belirtilen hükümler

doğrultusunda ortaöğretim kademesinde açılan hafif düzeyde özel eğitim sınıflarını tamamlayan öğrencilere Özel Eğitim Meslek Okulu diploması verildiği, bu diplomanın özel eğitim meslek okulu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

hakkı sağlamadığı, ancak bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diplomanın bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanma imkânı sağladığı,

2.4) Çocuğun yeniden eğitsel tanılaması yapılarak eğitim öğretimine

kaynaştırma/bütünleştirme yolu ile devam etmesinin uygun olacağına karar verilmesi halinde bahse konu Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca öğrencinin 9 uncu sınıf seviyesinden eğitimine başlaması gerekeceği,

2.5) E-KPSS ve ilgili uygulamalarının Bakanlığın görev alanında olmadığı,

Hususları ifade edilmiştir.

3) Bakanlıktan alınan 07/08/2019 tarihli yazının ilgili mevzuat ışığında incelenmesi ve

Bakanlık yetkilileri ile yapılan görüşmeler ışığında 09/09/2019 tarihli ve … sayılı yazıyla hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocukların eğitim ve istihdamda fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla Bakanlık tarafından yürütülmekte olan güncel çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi talep

edilmiştir. Bakanlıktan alınan 20/09/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıda özetle:

3.1) Bakanlıkça Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılması amacıyla yapılan

çalışmalar sonucunda yeni bir yönetmelik taslağı hazırlandığı, söz konusu taslakta

Yönetmeliğin 32 nci maddesindeki “yüksek öğretime devam etme” ibaresinin kaldırılarak maddenin yeniden düzenlendiği, taslakla ilgili olarak diğer Bakanlıkların ve Yükseköğretim

Kurulunun konuya ilişkin görüş ve önerilerinin talep edildiği, diğer Kurumların görüşlerinin olumlu olması halinde başvuruya konu öğrencilerin yaşadığı mağduriyetin giderileceği,

3.2) Ayrıca özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için mesleki yeterliliklerin belirlenerek bu

bireylere yönelik meslek standartlarının hazırlanması; böylelikle özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin istihdam edilebilirliklerinin kolaylaştırılması amacıyla Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) ile Bakanlık (Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü) arasında protokol imzalandığı, imzalanan protokol kapsamında 18 meslek dalında Bakanlık koordinesinde meslek standartları ve bu standartlara uygun mesleki yeterliliklerin hazırlandığı, böylece özel eğitim meslek okulunda veya hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için ortaöğretim kademesinde açılan özel eğitim sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin MYK tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarına başvurmaları halinde yapılan değerlendirme sonucuna göre mesleklerine ilişkin yeterlilik belgesi alabilecekleri, bunun da söz konusu bireylerin özel sektörde iş bulma olanaklarını arttıracağının düşünüldüğü, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

4.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve

görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

4.2) “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası “Çocuklar,

yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

4.3) “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 inci maddesi “Kimse, eğitim ve öğrenim

hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

… Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.”

4.4) “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci

maddesinin ikinci fıkrası “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır… Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”

4.5) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerini amirdir.

5) Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin (BMÇHS);

5.1) 2 nci maddesinin birinci fıkrası;

“Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.”

5.2) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası;

“Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir.”

65.3) 23 üncü maddelerinin birinci fıkrası;

“Taraf Devletler, zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.”

5.4) 28 inci maddesinin birinci fıkrası;

“1. Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli

üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle:

b) Orta öğretim sistemlerinin genel olduğu kadar mesleki nitelikte de olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik ederler ve bunların tüm çocuklara açık olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda mali yardım yapılması ve öğretimi parasız kılmak gibi uygun önlemleri alırlar.

c) Uygun bütün araçları kullanarak, yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese açık hale getirirler, d) Eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale getirirler,”

5.5) 29 uncu maddesinin birinci fıkrası;

“1. Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler; a) Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

d) Çocuğun, anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması; Hükümlerini amirdir.

6) Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin (BMEHİS);

6.1) “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesi;

“1. Taraf Devletler herkesin hukuk önünde ve karşısında eşit olduğunu ve ayrımcılığa uğramaksızın hukuk tarafından eşit korunma ve hukuktan eşit yararlanma hakkına sahip olduğunu kabul eder.

2. Taraf Devletler engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alır…”

6.2) “Engelli Çocuklar” başlıklı 7 nci maddesi;

“1. Taraf Devletler, engelli çocukların diğer çocuklarla eşit bir şekilde tüm insan temel hak ve özgürlüklerinden tam olarak yararlanmasını sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alır.

2. Engelli çocuklarla ilgili tüm eylemlerde çocuğun en çıkarının gözetilmesine öncelik verir.”

6.3) “Eğitim” başlıklı 24 üncü maddesi;

“1. Taraf Devletler engellilerin eğitim hakkını tanır. Taraf Devletler, bu hakkın fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri içine almasını ve ömür boyu öğrenim imkânı sağlar. …

3. Taraf Devletler engellilerin toplumun eşit üyeleri olarak eğitime tam ve eşit katılımlarını kolaylaştırmak için yaşamı ve sosyal gelişim becerilerini öğrenmelerini sağlar…”

6.4) “Çalışma ve İstihdam” başlıklı 27 nci maddesi;

“1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf

Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf

Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder…”

Düzenlemelerini içermektedir.

7) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;

7.1) “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrası;

“Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.

g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır…”

7.2) “Eğitim ve öğretim” başlıklı 15 inci maddesinin ilk iki fıkrasında;

“Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır.

Genel eğitim sistemi içinde engellilerin her seviyede eğitim almasını sağlayacak bütünleştirici planlamalara yer verilir…”

7.3) “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.”

Denmektedir.

8) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.

̆

9) 1739 Sayılı Millî Egitim Temel Kanununun;

9.1) “Genel Amaçlar” başlıklı 2 nci maddesinde Türk Milli Eğitiminin genel amaçları

sıralanmış, maddenin ikinci fıkrasında “Türk Milletinin bütün fertlerinin … İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak” bu amaçlar arasında sayılmıştır.

9.2) “Fırsat ve imkân eşitliği” başlıklı 8 inci maddesi;

“Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanır. … Özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.”

9.3) “Süreklilik” başlıklı 9 uncu maddesi “Fertlerin genel ve mesleki eğitimlerinin hayat

boyunca devam etmesi esastır. Gençlerin eğitimi yanında, hayata ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere, yetişkinlerin sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak da bir eğitim görevidir.” hükümlerini amirdir.

10) 07/07/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel

Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

10.1) 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde “Görme, işitme veya hafif düzeyde

zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile hafif düzeyde otizmi olan öğrenciler için ortaöğretim kademesinde açılan sınıflarda özel eğitim meslek okulu haftalık ders çizelgesi uygulanır.”

10.2) 32 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (m) bendinde “… Öğrencilere mezun

olduklarında Özel Eğitim Meslek Okulu Diploması düzenlenir. Bu diploma, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamaz. Ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diploma bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlar.” denmektedir.

11) 07/02/2014 tarihli ve 28906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları

Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; Engelli:

Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri, ifade eder.” hükmü bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12) Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13) Başvuran, kızının hafif düzeyde engelli ve özel eğitim sınıfı öğrencisi olduğunu, mevzuat

gereği hafif düzeyde engelli olan çocukların engeli % 40 ve daha fazla olan özel eğitim öğrencilerine tanınan yükseköğretime devam ve istihdama yönelik E-KPSS haklarından faydalanamadıklarını, bunun aldıkları diplomayı anlamsız kıldığını ifadeyle mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.

14) Engelli bireylerin eğitim ve çalışma haklarının çerçevesi Anayasa, uluslararası

sözleşmeler, kanunlar ve ilgili alt mevzuatla düzenlenmiştir. Anayasanın 10 uncu maddesinde çocuklar ve engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı ve 42 nci maddesinde kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bahse konu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, engelli bireylerin eğitiminde fırsat eşitliğinin sağlanması için özel önlemler alınması gerektiği anlaşılmakta olup, 42 nci maddenin devamında yer alan “Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.” hükmüyle bu husus açıkça ifade edilmiştir.

15) BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin önemle vurguladığı hususlardan biri çocuklarla ilgili

tüm eylemlerde çocuğun yüksek yararının gözetilmesi gerekliliğidir. Sözleşmenin 28 inci maddesinde eğitimin fırsat eşitliği ilkesi temelinde tüm çocukların hakkı olduğu hüküm altına alınmıştır. Sözleşmenin 23 üncü maddesinde ise engelli çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılımlarını sağlayacak eğitim, meslek eğitimi ve bir işte çalışabilecek duruma getirecek hazırlık programları gibi tedbirlerin alınması Devletlerin yükümlülükleri arasında sayılmıştır.

16) BM Engelli Haklarına İlişkin Sözleşmede de engelli çocuklarla ilgili tüm eylemlerde

çocuğun yüksek yararının gözetilmesine öncelik verileceği tekrar edilmiş; ayrıca engellilerin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

eğitim hakkının fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici, her seviyede engellileri içine alacak ve ömür boyu öğrenim imkânı sağlayacak şekilde verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sözleşmede ayrıca taraf devletlerin engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğu, mesleki ve sürekli eğitim almaları, serbest çalışma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatların geliştirilmesi ve kamu sektöründe istihdam edilmeleri yönünde özel düzenlemeler yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Engelli bireylerin eğitim ve istihdamına yönelik benzer düzenlemeler 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunda da yer almaktadır.

17) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda eğitimin amacının çocukları ve gençleri ilgi ve

yetenekleri doğrultusunda hayata hazırlamak ve bir meslek sahibi olmalarını sağlamak olduğu belirtilmektedir. Anılan Kanunun 8 inci maddesinde eğitimde herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanacağı ve özel eğitime muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınacağı hususlarının belirtildiği görülmektedir.

18) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde ise Yönetmeliğin amacı “Türk

Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri esas alınarak; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kapasitelerini en üst düzeyde kullanmaları, üst öğrenime, meslek hayatına ve toplumsal yaşama hazırlanmaları” olarak tanımlanmıştır.

19) Yukarıdan bu yana yer verilen mevzuat hükümleri birlikte ele alındığında, ülkemizde

engelli bireylerin eğitiminin fırsat eşitliği çerçevesinde, ayrımcılığa uğramaksızın, engellilik halinin gerektirdiği özel önlemler alınarak ve çocuğun üstün yararı gözetilerek sunulması gerektiği; bu anlayışla verilecek eğitimle engelli bireyin çalışma hayatına, dolayısıyla toplumsal yaşama etkin biçimde katılımının ve eksiksiz bir yaşama sahip olacağı bir duruma getirilmesinin amaçlandığı açıkça anlaşılmaktadır.

20) Somut dosyada, başvuranın kızının Mersin Mezitli Teknik Anadolu Lisesinde Özel Eğitim

öğrencisi olduğu, tıbbi tanılaması olmadığı için engellilik halinin açık bir şekilde bilinemediği, ancak MEB tarafından yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısıyla özel eğitim öğrencisi olarak yönlendirildiği anlaşılmaktadır.

21) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 32 nci maddesi uyarınca, başvuruya konu çocuğun

mevcut eğitim kurumundan mezun olduktan sonra alacağı diploma ile yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı bulunmamakta; ancak kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanması mümkün olmaktadır.

22) Öte yandan, başvuran tarafından da ifade edildiği üzere, ilgili mevzuat uyarınca başvuruya

konu çocuğun %40 ve üzeri engelli olduğunu gösterir sağlık kurulu raporu almaksızın engelli bireylerin kamuda istihdamına yönelik E-KPSS’den faydalanma imkânı bulunmamaktadır. Zira

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları

Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde engelli “doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler” olarak tanımlanmaktadır. Belirtilen hüküm uyarınca, sağlık kurulu raporları en az %40 ve üzerinde engelli olan adaylar EKPSS ve E-KPSS/kuraya başvurabilmektedir. Öte yandan, bu şartı sağlayanlardan Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi (Okulu) Öğrenim Belgesine sahip olanlar, Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi (Okulu) Eğitim

Programı ile İş Okulu Eğitim Programı belgesine sahip olanlar 2018 yılından itibaren ortaöğretim düzeyinde E-KPSS’ye başvurabilme imkânına kavuşmuştur.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

23) İlgili mevzuat doğrultusunda, başvuruya konu çocuğun eğitsel tanılaması ile tıbbi

tanılaması sonucunda kullanabileceği haklar açısından farklılıklar olduğu, eğitsel tanılama ile yönlendirildiği eğitim kurumundan alacağı diploma ile engelli öğrencilere tanınan eğitim ve istihdam alanındaki bazı haklardan faydalanamadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, engelli bireylerin toplumsal hayatın her alanında etkin olarak yer alabilmeleri için özel gereksinimlerine uygun eğitim almaları ve bu doğrultuda çalışma imkânlarının artırılması devletin yükümlülükleri arasında sayılmıştır.

24) Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocukların, ihtiyaca uygun bir eğitim programı

oluşturulduğunda bir süre sonra zihinsel performans olarak akranlarını yakalayabilecekleri, nitekim normal sınıflarda kaynaştırma öğrencisi olan hafif düzeyde zihinsel yetersizliği/engeli olan öğrencilerin yükseköğretime devamlarının önünde herhangi bir engel olmadığı bilinmektedir. Bu kapsamda, söz konusu Yönetmelik düzenlemesinin özel eğitim meslek okulu diploması alan hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin yükseköğretimde devam etme imkânını ortadan kaldırdığı; bunun ilerde istihdam edilme olasılıklarını da düşüreceği, dolayısıyla Anayasada, Sözleşmelerde ve Kanunlarda yer alan eğitimin temel ilke ve amaçları, engelli bireylerin eğitim ve çalışma hakkı ile eğitimde fırsat eşitliği ilkeleriyle uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.

25) Bu hususta oluşturulan Kurum görüşü 09/09/2019 tarihli yazımızla Milli Eğitim

Bakanlığı’na iletilmiş; Bakanlıktan alınan yazıda Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılması amacıyla yapılan çalışmalar sonucunda hazırlanan taslakta Yönetmeliğin

32 nci maddesinin 3/m bendindeki “yüksek öğretime devam etme” ibaresinin kaldırılarak

maddenin yeniden düzenlendiği, taslakla ilgili olarak diğer Kurumların görüşlerinin olumlu olması halinde başvuruya konu öğrencilerin yaşadığı mağduriyetin giderileceği, ayrıca Mesleki

Yeterlilik Kurumu ile imzalanan protokol kapsamında 18 meslek dalında meslek standartları ve bu standartlara uygun mesleki yeterliliklerin hazırlandığı, böylece özel eğitim meslek okulunda veya hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için ortaöğretim kademesinde açılan özel eğitim sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin MYK tarafından verilecek yeterlilik belgesi ile özel sektörde iş bulma olanaklarının artırılacağı ifade edilmiştir.

26) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak, özel eğitim meslek

okullarından mezun olan öğrencilerin istihdamına yönelik mesleki yeterlilik belgesi alabilmelerinin sağlanması ile bunlardan sağlık kurulu raporu şartını sağlayanların E-KPSS’ye girebilmelerinin sağlanmasına yönelik çalışmaların söz konusu bireylerin çalışma ve yeterli yaşam standartlarına kavuşturulmalarına yönelik önemli adımlar olduğu; öte yandan özel eğitim meslek okulundan diploma alan hafif düzeyde yetersizliği bulunan öğrencilerin yükseköğretime devam etme imkânını ortadan kaldıran düzenlemenin engelli bireylerin eğitim ve çalışma hakkı ile eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle uyarlı olmadığı değerlendirilerek, Özel

Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 32/3 (m) hükmündeki “yüksek öğretime devam etme” ifadesinin kaldırılması amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Milli Eğitim

Bakanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği görülmüştür. Ancak idarece başvurana verilen cevapta “karara karşı başvuru yollarının

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, anılan idareden bundan sonra bu ilkeye de uygun davranılması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemede yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 32/3 (m) hükmündeki “yüksek öğretime devam etme” ibaresinin kaldırılması amacıyla MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.