|
ÖZET: Başvuruda, kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan evine karşılık TOKİ tarafından verilen konutta iki aile olarak yaşam sürdüren başvuran, deprem nedeniyle ağır hasar gören diğer evlerinin yıkıldığını belirterek hak sahipliği talebinde bulunmuştur. Ancak, aynı ilçe sınırları içinde başka bir konutunun bulunması gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, başvuranın aynı ilçe içinde tam hisseli hasarsız bir konutunun mevcut olduğunu belirterek, 7269 sayılı Kanun’un 29. maddesine atıfta bulunmuştur. Bu madde, kendisine veya eşine ait başka bir müstakil konutu olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilmesini yasaklamaktadır. Ayrıca, ilgili mevzuat ve yönetmelikler, afet sonrası konutları yıkılan veya ağır hasar gören ailelerin hak sahipliğini belirlerken, başka bir konutun varlığını dikkate almaktadır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde yapılan değerlendirmelerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. İyi yönetim ilkeleri açısından, idarenin bilgi ve belgeleri zamanında sunduğu ancak başvuru yollarının yeterince açıklanmadığı belirtilmiştir. Başvuran, gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresine sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10257-S.24.15775
BAŞVURU NO : 2024/5587
KARAR TARİHİ : 26.09.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Hak sahipliği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran şikayet başvurusunda özetle; Kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkılan evine karşılık TOKİ tarafından teslim edilen konutta 2 aile 9 kişi yaşadıklarını, kira ’da olan diğer evlerinin deprem neticesinde ağır hasar aldığını ve yıkıldığını, bu çerçevede hak sahipliği talebinde bulunduğunu ancak aynı ilçe ’de bulunan kentsel dönüşümden elde edilmiş evlerinin bulunması gerekçesiyle talebinin reddedildiğini belirterek, hak sahipliğinin tanınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin sayılı yazısında özetle; “7269 sayılı Kanunun 29. Maddesinde ”kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.” Hükmüne istinaden yapılan değerlendirme sonucunda başvuranın aynı ilçe sınırları içerisinde tam hisseli hasarsız ikinci konutu bulunduğundan hak sahibi kabul edilmemiştir” Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,
3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…”,
3.4. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.”,
3.5. “Konut hakkı” başlıklı 57. Maddesinde; “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.”,
3.6. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65. maddesinde (Değişik: 3/10/20014709/22 md.); “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
3.7. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un,
5.1. 1. maddesinde (Değişik: 2/7/1968-1051/1 md.); “(Değişik birinci fıkra: 27/12/1993-3956/1 md.)
Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.”,
5.2. 29. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/2 Md.); “Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.”,
6. 28.08.1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların
Tespiti Hakkındaki Yönetmelik’in,
6.1. 1.maddesinde; “Bu Yönetmelik 7269 sayılı Afetler Kanununun 1051 sayılı Kanunla değiştirilen 29 uncu maddesi gereğince hazırlanmıştır.”,
6.2. 2. maddesinde; “Afet sebebiyle, kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek malik ve hissedarlarla, ebeveyni ile birlikte oturan evli kişilerin hak sahipliği yönünden tayin ve tespitleri bu
Yönetmelik esaslarına göre yapılır.”,
6.3. 3. maddesinde; “Bu Yönetmelikte yer alan “Hak sahibi” deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder.”,
6.4. “Kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumu:” başlıklı 4. maddesinin a) bendinde; “Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler, …Hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir.”,
6.5. “Başka konutu olanların durumu:” başlıklı 9. maddesinde, “Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez. Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.”,
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan
“Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, ağır hasar alan ve yıkılan dairelerinin bulunduğu ilçe ’de, kentsel dönüşüm çerçevesinde
TOKİ’den aldıkları daire dışında başka dairelerinin bulunmadığını belirterek, hak sahibi sayılmayı talep etmektedir.
9. 7269 sayılı Kanun, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle, yapılacak yardımları düzenlemektedir. Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasında; yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği hükme bağlanmakta, dördüncü fıkrasında ise; kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemeyeceği düzenlenmektedir.
10. 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahibi kavramından ne anlaşılması gerektiğine Afet Sebebiyle
Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinde yer verilmektedir. Yönetmeliğin 3.
maddesine göre hak sahipliği, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade etmektedir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, afet sebebiyle kendilerine ait konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelerin hak sahibi sayılacağı, bu ailelere yeniden konut yapılacağı veya konut kredisi verileceği düzenlenmiştir. Başka konutu olanları durumu Yönetmeliğin 9.
maddesinde düzenleme altına alınmış olup buna göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanların hak sahibi sayılmayacağı, bu gibilere yeniden konut yapılmayacağı ve konut kredisi verilmeyeceği; bu tespitin yapılmasında ise, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihinin esas alınacağı, birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar için de sadece bir konut için hak sahibi olunabileceği; hüküm altına alınmıştır.
11. Bütün bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 7269 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceğinin genel bir kural olarak düzenlendiği, kimlerin hak sahibi sayılacağı hususunda da bazı ölçütlerin belirlendiği görülmüştür. Bunlardan biri ise, kişinin kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka bir konutu veya dairesi olmaması koşuludur.
12. Anayasanın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin milli dayanışma içinde bir sosyal hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, yine Anayasanın, sosyal ve ekonomik hak ve ödevleri düzenleyen üçüncü bölümünde yer alan; 57. maddesinde planlı kentleşme ve toplu konut projelerinin destekleneceğine vurgu yapılmış, 65.
maddesinde ise; devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği sınırlamasına yer verilmiştir.
13. Anayasanın yukarıda yer verilen hükümleri, ilgili Yasa ve Yönetmeliğin düzenlenme amacı ile birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; burada öncelikli olarak hedeflenenin deprem gibi afetlere maruz kalan vatandaşların en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamasını ve böylece afet sebebiyle konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan kişilerin, bir an önce normal hayat düzenine kavuşturulmasını sağlamak olduğu görülmekle, öngörülen yardım ile afetzedelerin zararlarının tamamının karşılanmasının amaçlanmadığı anlaşılmaktadır. Yasa ve Yönetmelikte, afetzedelerden kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olanlara bina ve inşaat kredisi verilmeyeceğinin hükme bağlanmış olması da, söz konusu düzenlemeler ile ulaşılmak istenen hedefe uygundur (Danıştay 14. Dairesinin 10/10/2011 tarihli, E:2011/8485 ve K:2011/1330 sayılı Kararı)
14. Dolayısıyla, yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere, Kanun, Yönetmelik ve ilgili tüm mevzuat, normal hayata dönülmesi için barınma ihtiyacının en kısa sürede karşılanmasına yönelik hazırlanmış, bu çerçevede ilgili mevzuat şartları taşıyanlar açısından “aile başına bir hak sahipliği” temeline dayandırılmış, aynı ilçe’de kendisine veya eşine ait başka konutu olanlar hak sahibi sayılmamıştır.
15. Şikayet başvuru belgesi ve ekleri, ilgili İdareden gelen cevabi yazı, ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca başvurana yönelik hak sahipliğine ilişkin tesis edilmiş işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği tespit edildiğinden, bu yönüyle, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun davranıldığı, bununla birlikte idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği başvurana bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURAN ile AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KAMU BAŞDENETÇİSİNCE KARAR VERİLDİ.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi