|
ÖZET: Başvuru, Halkalı semtinde yaşayan bir vatandaşın, PTT hizmetleriyle ilgili yaşadığı sorunları içermektedir. Şikayetçi, ikametgahına yakın bir PTT şubesi olmasına rağmen, gönderilerinin İkitelli PTT şubesinde toplanması nedeniyle zorluklar yaşadığını belirtmiştir. Ayrıca, sağlık sorunları nedeniyle kalabalık ortamlardan kaçınmak zorunda olduğunu, bu durumun kendisini olumsuz etkilediğini ifade etmiştir. Başvuran, daha önceki şikayetlerine yanıt alamadığını ve mevcut uygulamanın, COVID-19 salgını gerekçesiyle alındığını ancak bu durumun mantıksız olduğunu savunmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, PTT Genel Müdürlüğü’nden bilgi talep etmiştir. Alınan yanıtta, COVID-19 önlemleri kapsamında işyerlerinde yoğunluğu azaltmak amacıyla bu uygulamanın hayata geçirildiği belirtilmiştir. Ancak, şikayetçinin sağlık durumu ve ulaşım zorlukları göz önünde bulundurulduğunda, bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, PTT Genel Müdürlüğü’ne, adresine teslim edilemeyen gönderilerin en yakın PTT şubesine ihbar edilmesi uygulamasının gözden geçirilmesi ve şikayetçinin mağduriyetinin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve vatandaşların haklarını koruma amacını taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6913-S.22.10602
BAŞVURU NO : 2022/1558
KARAR TARİHİ : 01/06/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, Halkalı semtinin tüm gönderilerinin İKİTELLİ PTT şubesinde toplanması nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran dilekçesinde özetle; 1.1. “Beyan ettiği adreste yaklaşık 12 yıldır yaşamakta olduğunu, daha öncesinde de defalarca Başakşehir
Posta Dağıtım Merkezine fiziki ve yazılı olarak şikayetlerini yaptığını, akabinde en son CİMER üzerinden bir şikâyet gerçekleştirdiğini, fakat hiçbir cevap alamadığını, 4 yıla yakın süredir ağır depresyon hastası olarak tedavi gördüğünü, çok ağır antidepresan ilaçlar kullandığını ve halen tedavisinin devam ettiğini, bu denli bir ağır sağlık sorunu yaşarken, bir kamu kurumunun yapmakla zorunlu ve yükümlü olduğu hizmeti yerine getirmemesi ya da bu hizmeti sunanların takip, denetim ile sevk idarelerinin denetlenerek layığı ile yapılıp yapılmadığının sorgulanmamasının kamu ile vatandaş arasındaki ilişkinin sıkıntıya girmesine neden olduğunu, mevcut “ikamet adresine” çok yakın bir PTT şubesi bulunurken tarafına gönderilen imza karşılığında teslim edilmesi gereken gönderilerin dağıtıcı memur tarafından ikametgahına çok uzak ve oldukça yoğun nüfusa sahip bir yere bırakıldığını, yalnız ve sağlık sorunu olan bir birey olduğunu, toplum ve kalabalıktan uzak kalmak zorunda olduğunu, kullandığı ilaçlar nedeniyle araç kullanamadığını, yaşadığı soruna ilişkin olarak COVlD-19 salgını nedeniyle tek bir merkezi şubede gönderilerin toplandığı ve buradan alınmasının zorunlu olduğu bilgisinin kendisine iletildiğini, Sağlık Bakanlığının PCR testi zorunluluğunu kaldırdığı, kamu kurum kuruluş ve sosyal alanların açık ve faal olmasına rağmen PTT gibi bir kurumun akla uygun olmayan bir uygulamayı sürdüğünü,
1.2. Yapılan bilimsel çalışma ve sonuçları incelendiğinde COVlD-19 bulaş riskinin yakın temas ve çoğul kişinin bulunduğu ortamlar ve de kapalı ortamlar yoluyla daha hızlı bir yayılımının olduğu, PTT Genel
Müdürlüğünün Halkalı’da bulunan tüm şube gönderilerini tek bir noktada toplanmasına ilişkin bu yöndeki uygulamasının bilimsel açıklamasını merak ettiğini, bu tip uygulamanın tek açıklamasının işgücü arzının azaltılıp, maliyetlerin düşürülmesi ve birkaç memur ile onlarca memurun yapacağı işi azaltıp kurumsal anlamda maliyet girdilerinin düşürülmesinden başka bir şey olmadığını,
1.3. Ekte sunduğu gönderi ihbar belgesine bakıldığında gönderinin 24 Ocak 2022’de bırakıldığının görüleceği, gönderide ise 25 Ocak 2022 tarihinde gönderinin yeniden adrese getirileceğinin yazılı olduğu, oturduğu bina ve sitede güvenlik kameraları bulunduğu, kendisinin ilgili tarihlerde bu adresten hiç çıkmadığını, evinde olduğunu, memurun 25 Ocak 2022 tarihinde hiçbir şekilde blok/binaya giriş yapmadığını, üstelik buna rağmen ilgi gönderisini teslim alabilmek için Merkeze gitmek zorunda bırakıldığını” iddia ve ifade ederek “konunun çözüme kavuşturulmasını ve tarafına bilgi verilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca aynı konuda yapılan bir başka başvuruda 02/02/2022 tarih ve sayılı yazı ile Posta ve
Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 16/02/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; şikayete konu talebe ilişkin olarak yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, 06/09/2021 tarih ve sayılı yazı ile şikayetçiye bildirilen cevapta, söz konusu uygulamaya geçiş sebebinin Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğu azaltmak olduğunun ifade edildiği, semtlerdeki işyerlerinin metrekare yüzölçümünün şehir merkezlerindeki işyerlerinden çok daha küçük olduğu, bu durum dar alanda daha fazla insanın bir arada birbiriyle temas etmesine neden olacağından Covid-19 önlemlerinin ihlal edilmiş olunacağı, şirket iç organizasyonunda işyerleri arasında dağıtımla görevli olan ve dağıtımla görevli olmayan işyerleri şeklinde ayrım bulunduğu, bu nedenle idari karar alınarak gönderilerin semtlerdeki işyerlerine değil şehir merkezlerindeki işyerlerine ihbarlandığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4.2. “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinde; “ Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz…”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
7. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun
7.1. “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; ülke genelinde posta hizmetlerinin kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması ve bu sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”,
7.2. Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun; posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.”,
7.3. “Posta hizmetleri için yetkilendirilme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “PTT, bu Kanun çerçevesinde yurt içi ve yurt dışında posta hizmetlerini yürütmeye ve gerekli altyapıyı kurmaya yetkilidir.”,
7.4. “Faaliyet konuları ve nitelikleri” başlıklı 22 nci maddesinde; “(1) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler, 20/6/1984 tarihli ve 3028 sayılı Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki
Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin Tasdikinin Uygun Olduğu Hakkında Kanunla uygun bulunan
Sözleşme uyarınca yetkili birimler tarafından onay şerhi (apostille) verilmiş belgelerin, kişisel verilerin korunması kaydıyla, elektronik ortamda ilgililere ulaştırılması için aracılık işlemleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütür.”,
8. 03/06/2014 tarih ve 29019 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Posta
Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yönetmeliğin;
8.1. “Kullanıcı hakları” başlıklı 16 ncı maddesinde; “ (1) Posta hizmetlerinden yararlanan kullanıcılar, aşağıda sıralanan haklara sahiptir: a) Benzer konumdaki kullanıcıların hizmetlere eşit şartlarda erişebilme
/
ve ayrım gözetmeyen adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı. b) Hizmet sağlayıcılarının sunduğu posta hizmetinin kapsamı hakkında bilgi alabilme hakkı. c) Kullanıcılara sunulan hizmet için uygulanacak tarifeler konusunda açık, detaylı ve güncel bilgilere erişebilme hakkı.
8.2. “Hizmet kalitesi” başlıklı 20 nci maddesinde; “ (1) Kurum, hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmetlerinin kaliteli ve sürekli bir şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla söz konusu posta hizmetlerine yönelik başta gönderinin emniyeti ve teslim süresi olmak üzere hizmet kalitesi ölçütlerini, hizmet sağlayıcıları tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkilidir. (2) Hizmet sağlayıcılar, hizmet seviyesi taahhütlerini asgari olarak internet sitelerinde veya Kurum tarafından belirlenebilecek diğer yöntemlerle kolay erişilebilir bir şekilde yayımlamakla yükümlüdür. (3) Kurum, hizmet sağlayıcılardan hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapmasını talep edebilir. Hizmet sağlayıcıları, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür. (4) Hizmet sağlayıcısının kusurundan kaynaklanan nedenlerle, taahhüt ettiği hizmet kalitesi seviyesinin sağlanamaması halinde tazminat ve/veya geri ödemeye ilişkin prosedür hizmet sağlayıcılar tarafından yayınlanır. Kurum kullanıcı lehine olarak söz konusu prosedürlerde değişiklik talep etme hakkına sahiptir.”,
9. PTT A.Ş. Posta ve Kargo Hizmetleri Usul ve Esasları’nın 9.1. “Teslim edilemeyen gönderiler” başlıklı 136 ncı maddesinde; “Dağıtıcılar teslim edemedikleri gönderileri, dağıtım bittikten sonra üzerlerinde tutamazlar. Dağıtılamayan gönderiler, alıcılarının başvurmaları halinde teslim edecek veya gerekirse çıkış merkezine geri gönderecek servislere dağıtım dönüşü teslim edilir. Geri getirilen gönderilere, gönderinin neden teslim edilemediği, kimlerden sorulup araştırıldığı yazılır. Verilen bu meşruhat, ilgili servis yetkililerince yeterli görülmediği takdirde ya alıcının yeniden araştırılması istenir ya da meşruhatın gerekli açıklıkta yazılması sağlanır. (2) Alıcılarına teslim edilemeyen gönderilere, gerekçelerine ve bekleme sürelerine göre işlem yapılır.”
9.2. Gönderilerin varış yerinde “Bekleme süresi” başlıklı 145 inci maddesinde, “Bekleme süreleri; b)
Geldiği alıcıya haber kağıdı veya diğer iletişim kanallarıyla bildirilen; yurtdışı mektup postası gönderileri ile acele posta gönderileri, haber verildiği tarihin ertesi gününden başlamak üzere yedi gündür. c) Geldiği alıcıya haber kağıdı veya diğer iletişim kanallarıyla bildirilen yurtdışı posta kolileri, haber verildiği tarihin ertesi gününden başlamak üzere yirmi gündür.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Şikayetçi, iş bu kararın 1 Nolu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere, ağır depresyon hastası olması ve tedavi görmesi sebebiyle kalabalıktan uzak kalmak zorunda olduğu, kullandığı ilaçlar nedeniyle araç kullanamadığı, mevcut “ikamet adresine” çok yakın bir
/
PTT şubesi bulunurken tarafına gönderilen imza karşılığında teslim edilmesi gereken gönderilerin dağıtıcı memur tarafından ikametgahına çok uzak ve oldukça yoğun nüfusa sahip Merkez’e bırakıldığı, COVlD-19 salgını nedeniyle tek bir merkezi şubede gönderilerin toplandığı ve buradan alınmasının zorunlu olduğu bilgisinin kendisine iletildiği, Sağlık Bakanlığının PCR testi zorunluluğunu kaldırdığı, kamu kurum kuruluş ve sosyal alanların açık ve faal olmasına rağmen PTT gibi bir kurumun akla uygun olmayan bir uygulamayı sürdüğü, ayrıca ekte sunduğu gönderi ihbar belgesine bakıldığında gönderinin 24 Ocak 2022’de bırakıldığının görüleceği, gönderide ise 25 Ocak 2022 tarihinde gönderinin yeniden adrese getirileceğinin yazılı olduğu, oturduğu bina ve sitede güvenlik kameraları bulunduğu, kendisinin ilgili tarihlerde bu adresten hiç çıkmadığını, evinde olduğu, memurun 25 Ocak 2022 tarihinde hiçbir şekilde blok/binaya giriş yapmadığı iddialarında bulunarak Halkalı semtinin tüm gönderilerinin İkitelli PTT şubesinde toplanmasına ilişkin konunun çözüme kavuşturulmasını ve tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.
12. Bilindiği üzere, 2019 yılının son günlerinde, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan şehrinde, Yeni Korona
Virüs (Covid-19) olarak adlandırılan bulaşıcı bir salgın hastalık baş göstermiş ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır. İnsanlık hiç beklemediği bir anda büyük bir küresel felaketle karşı karşıya kalmış; hastalık ve ölüm tehlikesi tüm insanlarda korkuya yol açmış; insanların günlük hayatları doğrudan etkilenmiş, adeta durma noktasına gelmiştir. Tüm toplum kesimleri, özellikle yaşlılar, engelliler, kronik hastalık sahibi bireyler yanı sıra gençler ve çocuklar, bir anda çok ciddi sağlık endişesiyle karşılaşmıştır. Dünya çapında seyahatler durma noktasına gelmiş, toplu yapılan tüm faaliyetler askıya alınmış; insanlar bir anda aileleriyle evlerinde endişe içerisinde beklemek durumunda kalmıştır.
13. Doğası gereği yayılımı önlenemeyen salgının 11 Mart 2020 tarihinde ülkemizde de görüldüğü tespit edilmiştir. Bu kapsamda, 2020 yılının Ocak ayından günümüze kadar salgının yayılmasını önlemek amacıyla çok geniş ve detaylı tedbirlere başvurulmuştur.
14. Kamu Denetçiliği Kurumumuz, Covid-19 salgınının başlangıcından günümüze kadar kamu idareleri ile etkili bir iletişim stratejisi içerisinde hareket etmektedir. Kurumumuz bir yandan bu kapsamda iletilen başvuruları inceleyerek münferit aksaklıkların önüne geçilmesine çalışmakta; diğer taraftan da sektörel olarak alınması gereken tedbirler ve atılması gereken adımlar hakkında kamu idaresine rehberlik etmektedir.
15. Bilindiği gibi Kurumumuz, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Başdenetçinin ve denetçilerin görevleri” başlıklı 7’nci maddesi birinci fıkrası (ç) bendinde kayıtlı, “Yıllık raporu beklemeksizin gerek görüldüğü konularda özel rapor hazırlamak.” hükmü uyarınca, Kuruma iletilen şikâyet başvuruları da göz önünde bulundurulmak suretiyle, özel rapor hazırlama yetkisine sahiptir. Bu yetkiye istinaden, Haziran 2020’de “Türkiye’nin Koronavirüs Hastalığı ile Mücadelesi” başlıklı bir özel hazırlanmış, ilgili kamu idarelerinin ve kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.
(https://www.ombudsman.gov.tr/document/raporlar/kdk-pdf/Covid-raporu/mobile/index.html#p=1 )
16. İlgi raporda, ülkemizde Covid-19 salgını ile mücadelede sağlık alanında yürütülen çalışmalar, idari alanda yürütülen çalışmalar, ekonomi alanında gerçekleştirilen çalışmalar ve genel öneriler kayıt altına alınmıştır.
17. Kurumumuza, Covid-19 ile mücadele kapsamında Türkiye’nin aldığı tedbirlerin uygulanmasından kaynaklanan ihlal iddialarını muhtevi şikâyet başvuruları iletilmektedir. Söz konusu başvuruların özellikle
“seyahat özgürlüğü,” “sağlık hakkı”, “eğitim hakkı” gibi başlıklarda toplandığı görülmekle birlikte; salgın nedeni ile işsiz kalınması, işyerinin kapatılması vs. gerekçeler ile ekonomik zorluk çeken bireylerin maddi
/
talepleri de dile getirilmektedir. (Bkz. Kamu Denetçiliği Kurumunun 31/05/2021 tarihli ve 2020/101824
Başvuru. No.lu Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)
18. Konu ile ilgili olarak Kurumumuza aynı konuda yapılan 2021/20766 Başvuru No.lu bir başka başvuruda, şikayetçinin 28/07/2021 tarihli ve 2021/ Başvuru No.lu başvurusu üzerine 23/08/2021 tarihli Gönderme Kararı üzerine İdare tarafından Kurumumuza verilen cevapta, “Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında personel ve müşterilerin şubelerde yaşanacak yoğunluktan korunması, etkin kontrolün sağlanması, diğer işlemlerin hızlandırılması amacıyla söz konusu uygulamaya geçildiği” belirtildiğinden bilgi ve belge talebi kapsamında Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirlerde ülke çapında yeni uygulamaya geçilmiş olması karşısında Posta ve Telgraf Teşkilatı
Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından taahhütlü mektupların teslimatında farklılığa gidilip gidilmediği bilgisi idareden istenmiştir. Söz konusu yazıda, iade edilen taahhütlü mektupların şube yerine merkeze bırakılmasının Covid önlemlerini daha fazla ihlal etme riski oluşturacağı, ayrıca ulaşımı daha fazla artıracağı ve öngörülen amacın yerine gelmeyeceği dikkate alınarak konunun tekrar değerlendirilmesi neticesinde hukuki açıklamada bulunulması, merkeze toplama konusunda uygulamada değişikliğe gidilmeyecekse bu konuda talebin reddedilmesine esas hukuki gerekçenin belirtilmesi istenmiştir.
19. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 16/02/2022 tarihli yazıda Gönderme Kararı üzerine verilen cevap ile benzer açıklamaya yer verildiği, söz konusu uygulamaya geçiş sebebinin Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğu azaltmak olduğunun tekraren vurgulandığı, semtlerdeki işyerlerinin metrekare yüzölçümünün şehir merkezlerindeki işyerlerinden çok daha küçük olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ayrıca, cevabi yazı ekinde gönderilen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Hizmetleri Daire
Başkanlığı’nın 18/02/2021 tarihli ve sayılı yazısında, “Bilindiği üzere adrese teslim edilmek üzere dağıtıma çıkarılıp herhangi bir nedenle dağıtım olanağı sağlanmadan alıcılarına haber kağıdı bırakılmış olan gönderiler en yakın PTT işyerinde teslim edilmektedir. Ancak en yakın PTT iş yerinin şube olması durumunda, çoğunlukla bir ya da iki personelle hizmet veren şubelerden gönderilerini teslim almak isteyen müşteriler nedeniyle uzun kuyruklar oluşmakta ve şubelerin gelir getirici faaliyetlerine engel teşkil edilmektedir. Ayrıca adrese en yakın PTT şubesine gönderilerin ihbarlanabilmesi, suistimallere açık olmakla birlikte dağıtım ünitesindeki kontrolle görevli personelin dağıtıcıları etkin bir şekilde denetleyebilmesini zorlaştırmaktadır.
Bu nedenle; PTT şubelerinin daha etkin ve verimli kullanılması, ihbarlı gönderilerini almak isteyen müşterilerimizin şubelerde oluşturduğu kuyrukların azaltılması, şubelerin gönderi tesliminden ziyade asli işleri olan kabul ve diğer işlemlerini artırabilmesi, ayrıca gönderilerin ihbar oranlarının düşürülmesi ve dağıtıcıların kontrollerinin daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla sırasıyla;
1- Dağıtımı yapan Merkezin yakın civarı varışlı gönderilerin (bulunduğu yerlerde PTT Merkezi olsa dahi)
Dağıtım Merkezine ihbarlanması,
2- Adresinde teslim edilemeyen gönderilerin en yakın şubeye değil en yakın PTT Merkezine ihbarlanması,
3- Başmüdürlükçe en yakın PTT Merkezinin konum ve alan bakımından müsait olmaması durumunda, o merkeze bağlı şubelerden birinin ihbar şubesi olarak belirlenebilmesi,
/
4- Dağıtım Merkezlerinde müşteri memnuniyeti sağlamak adına ihbar gişelerinin/şubelerinin oluşturulması,
5- PTT Şubesinin, bağlı olduğu PTT merkezine çok uzak olması durumunda, müşteri memnuniyeti gözetilerek söz konusu şubeye ihbar yapılabilmesine Başmüdürlükçe karar verilmesi ve Genel
Müdürlüğümüze bildirilmesi,
6- Merkezlerde ayrı ihbar gişesi oluşturulması da dahil olmak üzere gerekli düzenlemelerin sağlanması,
7- Başmüdürlükler tarafından müşteri memnuniyetinin sağlanmasını teminen ihbarlı bırakılan gönderilerin ve sorumlu dağıtıcıların yakından takip edilmesi, bu konu hakkındaki müşteri şikayetlerine zamanında ve hızlı cevap verilmesi, şikayetin yoğunlaştığı bölgelerin daha detaylı incelenerek kontrollerin arttırılması hususlarında gereğini rica ederiz.” şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmektedir.
20. Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan bir takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için bir takım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Şikâyet konusu olayda da olduğu gibi posta hizmetleri vatandaşlar için büyük önem taşımakta olup bu tür kamu hizmetlerinin sunulması vatandaşlar için çok elzem bir durumdur.
21. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi belirliliktir. Belirlilik hukuki güvenliğin bir sonucu olarak; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.
22. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması ise idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı ) İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6.
baskı, C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
23. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve
/
yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunulmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususu vurgulanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
24. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
25. Nitekim başvuru üzerine yapılan inceleme ve araştırma devam ederken; İçişleri Bakanlığının tüm il valilikleri ile merkez birimler ve bağlı kuruluşlara muhatap 15/01/2022 tarihli ve 153-22954 sayılı
Genelgesi ve 04/03/2022 tarihli ve 25940 sayılı Genelgesi ile açık alanlar ile sosyal mesafenin uygulanabildiği ve uygun havalandırma koşullarının bulunduğu kapalı yerlerde maske kullanma zorunluluğu, alışveriş merkezleri (AVM), tiyatro, halı saha gibi belirli alanlara girecek veya otobüs, tren, uçak gibi toplu ulaşım araçlarını kullanacak kişilere yönelik HES kodu sorgulaması yapılması ve aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ya da son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerden negatif PCR test sonucu ibrazı istenilmesi zorunluluğu uygulamaları yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 8/4/2022 tarihli ve 2022/2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 30/6/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurumu ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak
Tedbirler” konulu 2021/13 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılarak salgın ile mücadelede Sağlık Bakanlığı ile Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda belirlenen tedbir ve kurallara titizlikle uyulacağı, kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulamada herhangi bir aksaklığa sebebiyet verilmeyeceği ifadelerine yer verilmiştir. Son olarak 26 Nisan 2022 tarihli COVID19 Bilimsel Danışma Kurulu önerileri doğrultusunda; açık ve kapalı alanlar dahil olmak üzere tüm alanlarda, tüm okullarda maske zorunluluğunun tümüyle kaldırılması, ancak ülkemizdeki günlük vaka sayısı 1000’in altına düşene kadar bir müddet daha toplu taşıma araçları ile sağlık kuruluşlarında maske kullanımına devam edilmesi kararı alınmıştır. Böylelikle, kademeli normalleşme sürecinin ardından kalıcı normalleşmenin sağlanması için adımlar atılmış durumdadır.
26. Somut olay incelendiğinde, Kurumumuza aynı konuda yapılan 2021/20766 Başvuru No.lu bir başka başvuruda, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün Gönderme Kararı ve bilgi ve belge isteme yazısı üzerine Kurumumuza verdiği cevaplarda, iade gönderilerin semt işyerleri yerine şehir merkezlerindeki işyerlerine gönderilmesi uygulamasına dayanak olarak Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğun gerekçe gösterildiği ve semt işyerlerinin metrekare yüzölçümünün küçüklüğü nedeniyle söz konusu tedbirin alındığının belirtildiği, şikayetçi tarafından İdareye yapılan başvuruda da aynı gerekçeyle talebin reddedildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel
Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ekinde gönderilen 18/02/2021 tarihli yazıda, en yakın PTT iş yerinin şube olması durumunda, çoğunlukla bir ya da iki personelle hizmet veren şubelerden gönderilerini teslim almak isteyen müşteriler nedeniyle uzun kuyruklar oluştuğu ve şubelerin gelir getirici faaliyetlerine engel teşkil ettiği, bu nedenle; PTT şubelerinin daha etkin ve verimli kullanılması, ihbarlı gönderilerini almak isteyen müşterilerin şubelerde oluşturduğu kuyrukların azaltılması, şubelerin gönderi tesliminden ziyade asli işleri olan kabul ve diğer işlemlerini artırabilmesi, ayrıca gönderilerin ihbar oranlarının düşürülmesi ve dağıtıcıların kontrollerinin daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla semt işyerlerinden iade gönderilerin alınması uygulamasına son verildiği belirtilmekte ise de, adresine teslim edilemeyen gönderilerin en yakın PTT şubesi yerine Dağıtım Merkezine ihbarlanması şeklindeki uygulama
nedeniyle özellikle yaşlı ve hastaların ilgili yerlere gitmesinin kendilerinden beklenilmeyecek derecede güçlük oluşturacağı, daha fazla kalabalık içinde bulunmalarına yol açacağı, bu durumun aynı zamanda ilgililerin posta hizmetlerinden faydalanma hakkını kullanılmasını sıkıntıya düşereceği, somut olay bağlamında şikayetçi ’ın özel durumu gözetildiğinde sağlık sorunları nedeniyle Dağıtım Merkezine gitmesinin istenmesinin durumunu oldukça zorlaştıracağı, şikayetçinin sağlık sorunları nedeniyle sürekli evde bulunmasına ve bu durumun sitenin güvenlik kameraları ile ispatlanabileceğini belirtmesine rağmen sürekli olarak evde bulunmuyor ifadesi ile teslimat yapılmadığı iddiasıyla merkeze gelinmesinin istendiğini belirttiği, Halkalı semtinin tüm gönderileri İkitelli şubesinde toplanarak herkesi tek bir merkeze gelmek zorunda bırakmanın Covid-19 ile mücadeleyi daha fazla sekteye uğratacağı, pandemi dönemi şartlarına özgü olduğu anlaşılan başvuruya konu uygulamanın Devlet kurumları tarafından alınan yeni tedbirler çerçevesinde yeniden ele alınması ve objektif kriterler belirlenerek vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
27. Bu noktada, başvuruya konu uygulamanın, Posta Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yönetmeliğin
“Hizmet kalitesi” başlıklı 20 nci maddesinde belirtilen “(1) Kurum, hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmetlerinin kaliteli ve sürekli bir şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla söz konusu posta hizmetlerine yönelik başta gönderinin emniyeti ve teslim süresi olmak üzere hizmet kalitesi ölçütlerini, hizmet sağlayıcıları tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkilidir. (2) Hizmet sağlayıcılar, hizmet seviyesi taahhütlerini asgari olarak internet sitelerinde veya Kurum tarafından belirlenebilecek diğer yöntemlerle kolay erişilebilir bir şekilde yayımlamakla yükümlüdür. (3) Kurum, hizmet sağlayıcılardan hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapmasını talep edebilir. Hizmet sağlayıcıları, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür. …” hükmü doğrultusunda ilgili idarece yeniden değerlendirilmesi ve posta hizmeti sunumunda hizmet kalitesinin artırılması kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
28. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetçinin talebinin idarece reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ilkesine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine karşı yetkili
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
/
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN
KABULÜNE,
Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirlerin uygulanması kapsamında alındığı anlaşılan başvuruya konu idari kararın, Cumhurbaşkanlığı’nın ve İçişleri Bakanlığı’nın Covid-19 tedbirleri kaldırılması ve normalleşmeye dönüş doğrultusunda çıkarmış olduğu Genelgeleri kapsamında tekrar değerlendirilerek, adresine teslim edilemeyen gönderilerin en yakın PTT Şubesi yerine PTT Dağıtım Merkezlerine ihbarlanması yönelik idari kararın kaldırılması hususunda POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI
ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
Genel Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi