ÖZET: Bu karar, başvuranın İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’ne yaptığı hasta dosyası örneği talebinin reddedilmesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı incelemektedir. Başvuran, psikiyatri polikliniğinde muayene olduğunu ve hasta dosyasının verilmemesinin gerekçesinin, teşhisinin belirsizliği ve muayene kayıtlarının yanlış yorumlanma riski olduğunu belirtmiştir. İdare, Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 19. maddesine dayanarak bu bilgilerin verilmediğini savunmuştur.

Ancak, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde bilgi edinme hakkının geniş yorumlanması gerektiği ve sınırlamaların dar bir çerçevede ele alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın talebinin, kişisel verilerin korunması açısından hassas bir durum oluşturmasına rağmen, ilgili belgelerin başvuranın erişimine sunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın hasta dosyasının örneğinin verilmesi için gerekli adımların atılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/5766-S.21.9324

BAŞVURU NO : 2020/100209

KARAR TARİHİ : 08/04/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın psikiyatri polikliniğindeki tedavisine ilişkin hasta dosyası örneğinin tarafına verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; Cerrahpaşa

Üniversitesi Psikiyatri Polikliniğinde muayene olduğunu, hasta dosyasının örneğini öncelikle sözlü olarak talep ettiğini, “Psikiyatri dosyası olduğu için verilmemektedir, mahkeme kararı olsa dahi kopyasını veya aslını değil epikrizini veririz.” cevabını aldığını, CİMER üzerinden başvuru yaptığını ancak gerekçesiz bir ret cevabı aldığını, bunun üzerine Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna başvuru yaptığını, itirazının kabul edildiğini ancak yine de dosyasının örneğini alamadığını, “Adı geçenin teşhisi konusunda net bir sonuca varılamaması, muayene kayıtlarının hasta tarafından anlaşılmasının güç olacağı ve hastanın bundan çıkarabileceği yanlış yorumların hasta üzerinde olumsuz bir sorun teşkil edeceğinden, poliklinik dosyasının hastaya verilmemesinin doğru olacağı” gerekçesiyle kişisel bilgilerine erişimin engellendiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini, iç yazışmalarda hakkında “hasta” ifadesinin kullanılmamasını, hastane personelinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hakkında bilgilendirilmesini ve sorun çıkarıyormuş gibi davranılmamasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 26.11.2020 tarih ve sayılı yazısı ile İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Rektörlüğünden talep edilen Bilgi ve Belge Talebi yazısına istinaden ilgili İdarece

Kurumumuza gönderilen 11.12.2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuranın müteaddit defalar CİMER yoluyla istemiş olduğu “hasta dosyamın aslını veya fotokopisini istiyorum” şeklindeki taleplerine yazılı olarak cevap verildiği, 2.2. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 02.10.2020 tarih ve – sayılı yazısına da 13.10.2020 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiği,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.3. Başvuran hakkında; Hasta Hakları Yönetmeliğinin, “Bilgi verilmesi caiz olmayan ve tedbir alınması gereken haller” başlıklı 19’uncu maddesinde: “1. Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

2. Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

3. Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.” hükmü gereği işlem yapıldığı, 2.4. Psikiyatri dalının genel özellikleri, bu dalda hizmet veren hekimlerin sır saklama yükümlülüklerinin diğer uzmanlık dallarına göre daha önemli kıldığı, 2.5. Psikiyatri servisinde sağlık hizmeti almış kişilere ait bilgilerinin “hassas kişisel veri” niteliğine haiz olduğunun düşünüldüğü, 2.6. Başvuranın teşhisi konusunda net bir sonuca varılamaması, muayene kayıtlarının hasta tarafından anlaşılmasının güç olacağı ve hastanın bundan çıkarabileceği yanlış yorumların hasta üzerinde olumsuz bir sorun teşkil edeceğinden, poliklinik dosyasının hastaya verilmemesinin doğru olacağı kanaatini taşıdıkları, Hususları bildirilmiştir.

3. Başvuranın Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna da başvuru yaptığını belirtir beyanları nedeniyle Kurumumuzun 26.11.2020 tarih ve sayılı yazı ile yapılan bilgi ve belge talebi üzerine Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 05/01/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Başvuranın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğine başvurarak Hastanenin psikiyatri bölümünde muayene olduğundan bahisle hasta dosyasının aslının ya da bir örneğinin tarafına gönderilmesini talep ettiği, talebinin reddedilmesi ve resmi yazı ile başvurulması halinde muayene bulgularını gösterir yazı verilebileceğinin bildirilmesi üzerine de Kurula itiraz başvurusunda bulunduğu, 3.2. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14 üncü maddesinde de belirtildiği şekilde bilgi edinme başvurularıyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin kararlar vermek üzere oluşturulduğu, 3.3. Mezkur Kanunda bilgi edinmenin herkes için bir hak, bilgi vermenin ise Kanun kapsamındaki kurum veya kuruluşlar için bir yükümlülük olarak düzenlendiği, 3.4. Bilgi edinme hakkının istisnalarının Kanunda tahdidi olarak sayıldığı, bu çerçevede kurum veya kuruluşların kendilerine yapılmış olan bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Kanun hükümleri kapsamında değerlendirmesi gerektiği, 3.5. Başvuranın itiraz başvurusunun ve ilgili kurumun cevabi yazısının incelenmesi neticesinde, “itiraza konu bilgi edinme başvurusuna 4982 sayılı Kanuna uygun şekilde cevap verilmediği değerlendirildiğinden

Kurulumuzun 05/08/2020 tarihli ve 2020/878 sayılı Kabul Kararı ile ilgili itiraz başvurusu usul yönünden kabul edilmiş ve başvuru sahibinin dilekçesine 4982 sayılı Kanun ile ilgili mevzuat uyarınca cevap verilmesi gerektiği” husususun ilgili Kuruma bildirildiği, 3.6. Diğer yandan Kurul kayıtlarının tetkikinden mezkur kararın tebliği üzerine ilgili Kurum tarafından konuya ilişkin bir yazı gönderildiği, ilgili yazının bilgi amaçlı gönderildiğinin anlaşılması üzerine dosyasına kaldırıldığı,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

3.7. Başvuru sahibinin itiraz başvurusunun kabul edilmesine rağmen ilgili belgelerin tarafına verilmediğinin beyan edildiğinin görüldüğü, 3.8. Bu çerçevede, başvuranın başvurusunun usul yönünden kabul edildiği, başvurunun esas açısından değerlendirilmediği, başvuruya konu belgelerin başvurana verilip verilmemesi hususunda bir değerlendirilme yapılmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla

Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5.2. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir.” yedinci fıkrası “Kuruma, dördüncü fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir.” 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 6.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler…” 6.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 6.5. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.” 6.6. “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar.” 6.7. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 6.8. “İtiraz usulü” başlıklı 13 üncü maddesi; “Bilgi edinme istemi (…) reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.

Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.” 6.9. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26 ncı maddesi; “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbi, mali, hukuki ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” 7. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 7.1. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesi; “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.” 7.2. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesi; “ (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.” 8. 03.12.2003 tarihinde 5013 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan 20.04.2004 tarihinde

25439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması

Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesinin “Özel Yaşam ve Bilgi

Edinme Hakkı” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Herkes, kendi sağlığı hususundaki bilgilerle ilgili olarak, özel yaşamına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Herkes, kendi sağlığı hususunda toplanmış her bilgiyi öğrenme hakkına sahiptir. Bununla beraber, bireylerin, bilgilendirilmeme istekleri de gözetilecektir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

(3) İstisnaî durumlarda, 2’nci paragrafta belirtilen hakların kullanımına, hastanın yararı için kanunî kısıtlamalar getirilebilir.” 9. 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Edinme

Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik; 9.1. “Başvuru usulü” başlıklı 9 uncu maddesi; “Gerçek kişiler tarafından yapılacak bilgi edinme başvurusu; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini içeren dilekçeyle, istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum ve kuruluşa yapılır.

…Dilekçede, istenen bilgi veya belgeler açık ve ayrıntılı olarak belirtilir. Bilgi veya belgeye erişimin kısa sürede sağlanabilmesi amacıyla, istenen bilgi veya belgenin konusu, varsa tarihi, sayısı ve kurum veya kuruluşun hangi biriminden istendiği ve ihtiyaç duyulan diğer hususlar dilekçede belirtilir.” 9.2. “İstenecek bilgi ve belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesi; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.” 9.3. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 37 nci maddesi; “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbi, mali, hukuki ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” 10. 01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları

Yönetmeliğinin; 10.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik’te geçen deyimlerden; …. b) Hasta: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimseyi,… ifade eder.

10.2. “Kayıtları İnceleme” başlıklı 16 ncı maddesinde; “ Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir sureni alabilir.

Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.” 10.3. “Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken Haller” başlıklı 19 uncu maddesi; “Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran özetle; Cerrahpaşa Üniversitesi Psikiyatri Polikliniğinde muayene olduğunu, hasta dosyasının örneğini talep ettiğini, ancak “Adı geçenin teşhisi konusunda net bir sonuca varılamaması, muayene kayıtlarının hasta tarafından anlaşılmasının güç olacağı ve hastanın bundan çıkarabileceği yanlış yorumların hasta üzerinde olumsuz bir sorun teşkil edeceğinden, poliklinik dosyasının hastaya verilmemesinin doğru olacağı” gerekçesiyle kişisel bilgilerine erişimin engellendiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini, iç yazışmalarda hakkında “hasta” ifadesinin kullanılmamasını ve hastane personelinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile ilgili bilgilendirilmesini talep etmiştir.

13. İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Rektörlüğü tarafından özetle: Başvuran hakkında; Hasta

Hakları Yönetmeliğinin, “Bilgi verilmesi caiz olmayan ve tedbir alınması gereken haller” başlıklı 19’uncu maddesinde: “1. Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır. Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.” hükmü gereği işlem yapıldığı, psikiyatri dalının genel özellikleri, bu dalda hizmet veren hekimlerin sır saklama yükümlülüklerinin diğer uzmanlık dallarına göre daha önemli kıldığı, psikiyatri servisinde sağlık hizmeti almış kişilere ait bilgilerinin “hassas kişisel veri” niteliğine haiz olduğunun düşünüldüğü, başvuranın teşhisi konusunda net bir sonuca varılamaması, muayene kayıtlarının hasta tarafından anlaşılmasının güç olacağı ve hastanın bundan çıkarabileceği yanlış yorumların hasta üzerinde olumsuz bir sorun teşkil edeceğinden poliklinik dosyasının hastaya verilmemesinin doğru olacağı kanaatini taşıdıkları hususları bildirilmiştir.

14. Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu tarafından özetle; Başvuranın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Hastanesi Başhekimliğine başvurarak Hastanenin psikiyatri bölümünde muayene olduğundan bahisle hasta dosyasının aslının ya da bir örneğinin tarafına gönderilmesini talep ettiği, talebinin reddedilmesi ve resmi yazı ile başvurulması halinde muayene bulgularını gösterir yazı verilebileceğinin bildirilmesi üzerine de

Kurula itiraz başvurusunda bulunduğu, başvuranın itiraz başvurusunun ve ilgili kurumun cevabi yazısının incelenmesi neticesinde, itiraza konu bilgi edinme başvurusuna 4982 sayılı Kanuna uygun şekilde cevap verilmediği değerlendirildiğinden 05/082020 tarihli ve sayılı Kabul Kararı ile ilgili itiraz başvurusu usul yönünden kabul edilmiş ve başvuru sahibinin dilekçesine 4982 sayılı Kanun ile ilgili mevzuat uyarınca cevap verilmesi gerektiğinin ilgili Kuruma bildirildiği, başvuranın itiraz başvurusunun kabul edilmesine rağmen ilgili belgelerin tarafına verilmediğinin beyan edildiğinin görüldüğü, başvuranın başvurusunun usul yönünden kabul edildiği, başvurunun esas açısından değerlendirilmediği, başvuruya konu belgelerin başvurana verilip verilmemesi hususunda bir değerlendirilme yapılmadığı hususları bildirilmiştir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

15. Bilgi edinme hakkı, idarenin icrai nitelikteki eylem ve işlemlerine ilişkin her türlü bilginin, herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireylere verilmesini güvence altına alan bir insan hakkıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu ve Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar

Uluslararası Sözleşmesi’nin 19 uncu maddesinde bilgi edinme hakkı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek bu özgürlüğün kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın, ülke sınırları gözetilmeksizin, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü kapsadığı vurgulanmaktadır.

16. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19 uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir. Anayasanın 26 ıncı maddesinde herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmiştir.

17. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilerek bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerekir. (AYM, 04.12.2014, E.2013/114, K. 2014/184)

18. 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanunun 4 üncü

Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Bilgi Edinme

Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1 inci fıkrası Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir, hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise Kurum ve kurullar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler, hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

19. Yönetimde açıklığın ve kamu yararını ilgilendiren konularda bilginin kolayca erişilebilir olmasının demokratik yönetim açısından önemi dikkate alındığında eşitlik ilkesine ve açıklık kurallarına uygun olarak resmi belgelere daha fazla ulaşım olanağı sağlanması ve ayrıca idarenin sahip olduğu kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade beyanıyla tesis edeceği işlemlerle hukuksal durumlarında değişiklik yapabileceği ve bu nedenle idare karşısında zayıf durumda bulunan bireyler için hukuksal korunma yollarından birisi olan bilgi ve belgelere erişim hakkı, hukuk devletinin önemli ilkelerinden birisidir. Anayasamız Türkiye

Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir.

Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 tarihli Kararı)

20. Bilgi edinme hakkı mutlak bir hak değildir, sınırlandırıldığı konular vardır. Hukuk devleti ilkesi gereği; bu hakka getirilecek sınırlamalar, birtakım genel ilke ve kurallara tabi olmalıdır. Bu ilke ve kurallar belirlenirken Türkiye’nin üyelik talebinin olduğu Avrupa Birliği bünyesinde ortaya çıkan hukuki düzenlemeler ile üyesi olduğu Avrupa Konseyi tavsiye kararları yol gösterici nitelikte olmuştur. Bu belgelere göre bilgi edinme hakkına getirilen istisnaların her şeyden önce hukuken açık ve net şekilde tanımlanarak bilgi edinme hakkı istisnalarının sınırlı şekilde belirlenmesi ve başka bir hakkı, çıkarı ya da kamu yararını korumaya yönelik olarak düzenlenmesi gerekmektedir. İdari bilgiye erişim talepleri; ancak gerekçelendirilen sınırlandırma sebebinin ilgili mevzuatta açıkta yer alması halinde reddedilebilir.

21. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, Bilgi Edinme Hakkı kapsamında kendilerine yapılan başvuruları yanıtlamakla yükümlü tutulmuşlardır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu yasa koyucu tarafından belirlenmiş olmakla birlikte, talepler konusunda idarenin belli oranda takdir yetkisi bulunmaya devam etmektedir. Bilgi edinme hakkı mutlak bir hak olmadığı gibi, bilgi edinme hakkının sınırları olarak kabul edilen sınırlama nedenleri de mutlak değildir. Bu nedenle, sınırlamaya ilişkin ilkelerin yasal olarak belirlenmesi kadar, yasal sınırlama durumlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda idarenin sahip olduğu takdir hakkını hangi kriterlere göre kullanacağı da önem taşımaktadır. İdarenin hukuka aykırı olarak bilgi edinme hakkını kısıtlamasının önüne geçilebilmesi için bu ölçütlerin belirlenmesinde yarar vardır.

22. İdare, bilgi edinme hakkı konusunda gelen talepleri değerlendirirken, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapacağı değerlendirmelerde bazı ölçütlerden yararlanmak durumundadır. İdarenin yararlandığı ölçütlerin belirlenmesi, bilgi edinme talebinde bulunan vatandaşa kolaylık sağlayacağı gibi, idarenin işlerini de kolaylaştıracaktır. İdarenin görevi gereği sahip olduğu bilgi ve belgelerin açıklanması durumunda kamu yararının durumdan olumsuz etkilenme riskinin bulunması durumunda, bilgi edinme talepleri olumsuz yanıtlanacaktır. Kamu yararı gerekçesine dayanılarak yapılan sınırlamada idare, bilgi ve belgenin açıklanması durumunda kamu yararının çok ciddi şekilde zarar görüp görmeyeceğine ve başvurucunun kişisel yararının üstünlüğüne göre karar verecektir. Burada kamusal yararla bireysel yarar arasında adil bir denge kurulmaya çalışılarak karar verilmelidir.

23. İdarenin sahip olduğu bilgi ve belgelerin açıklanmasında kamu yararı bulunması durumunda bilgi ve belgeler başvuran kişilerle paylaşılmalıdır. Kamu yararı gereği toplumun bilgi edinmesi gereken bir bilgi ve belgeyi elinde bulunduran idare, bu konuda bilgi edinme başvurusu bulunmasına bağlı olarak, bilgi ve belgeyi talep edenle paylaşabileceği gibi, bilgi edinme talebi bulunmadan da sahip olduğu bilgi ve belgeyi kamuoyuyla paylaşabilir. Bilgi ve belgelerin açıklanmasında kamu yararı bulunan durumlarda idare, bu bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşmakla yükümlüdür. Bilgi edinme hakkının sınırlandırılmasında, bilgi ve belgelerin açıklanmasında var olan açık kamu yararı dikkate alınarak hareket edilmelidir.

24. Bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin başvurular üzerine idare, talep edilen bilgi ve belgelerin kişilerin yararlarının zarar görmesine yol açmasını önlemek için talebi geri çevirebilir. İdarenin temel hak ve özgürlükler konusundaki yükümlülükleriyle bilgi edinme hakkı kapsamındaki başvuruları yanıtlama yükümlülüğü dengelenerek hareket edilmelidir. Bilgi edinme başvurusunun konusu, üçüncü kişilerin haklarına yönelik bir olumsuzluk içermekteyse idare bu başvuruları reddetmelidir. İdare, görevi gereği sahip olduğu ya da olması gereken kişisel bilgileri, ilgisiz kişilere vermeme dışında, bu bilgilere hukuk dışı yollarla ulaşmak istenmesi durumunda ortaya çıkacak sorunların önüne geçebilmek üzere gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdür.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

25. Bilgi edinme başvurusunda bulunan kişilerin talep ettikleri bilgi ve belgeler başvurucuyu doğrudan ilgilendirmemesi durumunda idare, bilgi edinme talebini geri çevirmelidir. Her hak gibi bilgi edinme hakkı da kötüye kullanılamayacaktır. Bilgi edinme hakkının birincil amacı kişilerin kendilerine ilişkin resmi bilgi ve belgelere ulaşmalarının sağlanması suretiyle, hak ve menfaatlerini korumalarını sağlamaktır. Kişilerin kendilerini ilgilendirmeyen konularda bilgilenme merakı içerisinde olmaları doğal kabul edilmekle birlikte, kamusal çıkarları korumak ve kamu yararını gerçekleştirmek yükümlülüğü altında bulunan idarenin toplumun merakını gidermekle yükümlü tutulması kabul edilemez. Kişilerin resmi bilgi ve belgelere ulaşma hakkı, temel olarak kişisel bilgi ve belgelere ulaşmak olarak kabul edilmelidir. Bilgi edinme hakkının öncelikli hedefi kişilerin kendilerini doğrudan ilgilendiren kişisel bilgilere ulaşmalarının sağlanmasıdır.(N.

İlker ÇOLAK, Bilgi Edinme Hakkının Sınırları ve Sınırlama Ölçütleri)

26. Bilgi edinme hakkı kaynağını Anayasamızdan alan ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de içeriği düzenlenmiş bir haktır. Bu çerçevede bilgi edinme hakkı genel hatlarıyla düzenlenmiş olup bilgi edinme hakkının sınırları da Kanunun dördüncü bölümünde maddeler halinde sayılmıştır. Başvuruya konu olayda başvuran, İstanbul – Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri servisinde tedavi olduğu döneme ilişkin hasta dosyasının bir örneğini talep etmiş ancak başvurana, Hasta Hakları Yönetmeliğinin 19 uncu maddesine dayanılarak başvuranın hastalığı üzerinde fena tesir edeceği gerekçesiyle bu belgelerin verilmeyeceği yönünde cevap verilmiştir.

27. Öte yandan idare tarafından Psikiyatri dalının genel özellikleri, bu dalda hizmet veren hekimlerin sır saklama yükümlülüklerinin diğer uzmanlık dallarına göre daha önemli kıldığı, psikiyatri servisinde sağlık hizmeti almış kişilere ait bilgilerinin “hassas kişisel veri” niteliğini haiz olduğunun düşünüldüğü, başvuranın teşhisi konusunda net bir sonuca varılamaması, muayene kayıtlarının hasta tarafından anlaşılmasının güç olacağı ve hastanın bundan çıkarabileceği yanlış yorumların hasta üzerinde olumsuz bir sorun teşkil edeceğinden, poliklinik dosyasının hastaya verilmemesinin doğru olacağı kanaatini taşıdıkları hususunun da bildirildiği görülmüştür.

28. Ancak Anayasa Mahkemesi kararları ve Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kararlarında açıkça görüldüğü üzere bilgi edinme hakkı geniş yorumlanmalı, sayılan sınırlamalar ise dar yorumlanarak bu hakkın sınırları belirlenmelidir. Başvuranın ilgili hastanede tedavi gördüğü sürece ilişkin olarak hasta dosyasının bir örneğini talep ettiği ancak Hasta Hakları Yönetmeliğinin 19 uncu maddesine dayanılarak reddedilen başvurusu üzerine yapılan incelemede başvuranın ilgili dosya talebinin bilgi edinme hakkı kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Bu kabulle başvuranın başvurusunun 4982 sayılı Bilgi Edinme

Hakkı Kanunu çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde talep edilen dosya ve içeriklerinin reddi hususunun ilgili Kanunda sayılan sınırlayıcı sebeplere değil, Hasta Hakları Yönetmeliğine dayandırıldığı anlaşılmaktadır.

29. Bir hukuk düzeninde; Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi normların arasında astlık üstlük ilişkisi bulunduğunu, alttaki normun geçerliliğinin üst basamaktaki norma uygun olması gerektiğini, altta yer alanlara nazaran üstteki normların daha genel ve geçerli, alttaki normların ise daha detaylı ve özel nitelikte olduğunu gösteren sıralamaya “normlar hiyerarşisi” adı verilmektedir. Alt sırada yer alan bir hukuk kuralının, kendisinden üst sırada olan hukuk kuralına aykırı olmaması sonucunu doğuran bu hiyerarşide; standart bir adlandırmaya sahip olan bir normun, sıralamada güç açısından da gelişigüzel bir yerde değil yine belirli, sabit ve standart bir yere sahip olacağı varsayılmaktadır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde bir normun değişmeyen şekilde belirlenecek yerinin; normlar arasındaki farklılık, genellik ve geçerlilik gözetilerek önceden kabul edilecek standartlara göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu hiyerarşik düzen Tük hukukunda Anayasa, Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemler olarak sıralanmaktır. Buna göre; bir yönetmelik hükmünün kanun hükmüne aykırı olamayacağının kabulü ile herhangi bir çatışma durumunda kanun hükmüne öncelik verilecektir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

30. Ülkemizin de tarafı olduğu Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan

Haysiyetinin Korunması Sözleşmesinin “Özel Yaşam ve Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 10 uncu maddesinde herkesin kendi sağlığı hususunda toplanmış olan bilgiyi öğrenme hakkına sahip olduğu belirtilmiş bu hakkın kullanımına da hastanın yararı için kanuni kısıtlamalar getirilebileceği hususu düzenleme alanı bulmuştur. Bu kapsamda Bilgi Edinme Hakkı Kanununda getirilen genel sınırlamalar haricinde kişilerin hasta dosyası taleplerini sınırlayan özel herhangi bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı görülmüştür.

31. Somut olayımızda Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile bireylere verilmiş olan bir hakkın sınırlarının neler olacağı sınırlı sayı ilkesine tabi olarak diğer bir deyişle tahdidi olarak belirlenmiştir. Bu belirleme çerçevesinde ilgililerin başvurularının reddedilebileceği ancak diğer hallerde bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep edilen bilgi ve belgelerin Kanunda belirtilen süreler içerisinde başvurucusuna verilmesi gerektiği hususu düzenlenmiştir. Eğer başka kimselerin kişisel verileri için ihlal oluşturacak bir bilgi ya da belge var ise yahut talep edilen bilgi ve belgelerden Kanunda sayılan sınırlamalar içerisinde kaldığı düşünülenler var ise bu bilgi ve belgelerdeki ilgili kısımlar kapatılarak yahut bu bilgiler dosyasından çıkartılarak verilmesi daha yerinde bir uygulama olacaktır. Nitekim somut olayımızda bahse konu talep yalnızca bir bilginin ya da belgenin teslimi değil bir hasta dosyasının örneğinin verilmesi talebidir.

32. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelenerek Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvuranın İstanbul – Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde muayene olduğu ve burada tutulan hasta dosyasının örneğinin tarafına verilmesini talep ettiği, başvuranın ilgili başvurusunun bilgi edinme başvurusu olduğunun kabulü ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek işlem yapılması ve başvurusuna cevap verilmesi gerektiği, ilgili hastanenin ise başvuruyu Hasta Hakları

Yönetmeliğinin 19 uncu maddesine dayandırması ve psikiyatri bölümündeki hasta bilgilerinin özellik arz etmesi nedenleriyle başvuranın hasta dosyasının örneğinin verilmesi talebinin reddettiği, ancak Bilgi

Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde kişilere tanınan bilgi edinme hakkının ancak yine aynı Kanunda belirtilen durumlarla sınırlı olduğu, Anayasa Mahkemesi ve Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun genel kabulünde de bilgi edinme hakkının geniş yorumlanmasının asıl olduğu, sayılan sınırlama sebeplerinin ise dar yorumlanması gerektiğini belirttiği, başvuranın bilgi edinme talebine konu dosyasında başka kimselerin kişisel verilerinin ihlali sonucunu doğuracak bilgiler var ise bu bilgilerin dosyadan çıkarılarak başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanması gerektiği sonucuna varılarak İstanbul – Cerrahpaşa Üniversitesi Rektörlüğünce başvuranın bilgi edinme talebinin reddi sonucunu doğuran iş ve işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

33. Diğer taraftan, başvuranın iç yazışmalarda hakkında “hasta” ifadesinin kullanılmaması talebiyle ilgili olarak, Hasta Hakları Yönetmeliğinde sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimsenin hasta olarak tanımlandığı ve başvuranın da sağlık hizmetinden faydalanmak amacıyla adı geçen hastaneye başvurmuş olduğu anlaşıldığından, hasta kelimesinin kullanılmasında bir kasıt bulunmadığı ve kendisine sorun çıkarıyor gibi davranılmaması talebinin somut bir karşılık bulmadığı anlaşıldığından değerlendirilmesine gerek olmadığı düşünülmüştür.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

35. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın muayene olduğu poliklinikte bulunan hasta dosyası örneğinin tarafına verilmesi talebinin içeren başvurusunun reddi yönünde tesis edilen işlem hakkında ilgili başvurunun kabulü ile başka kimselere ait kişisel verilerin ihlali sonucunu doğuracak bilgi ve belgelerin dosyadan çıkartılarak başvurana örneğin verilmesi için İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ – CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ – CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ – CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr