|
ÖZET: Başvuru, infaz kurumunda sağlık sorunları nedeniyle uygun tedavi ve beslenme koşullarının sağlanmadığı iddialarına dayanmaktadır. Başvuran, Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çölyak, osteopeni ve gastrit hastalıklarıyla ilgili tedavi ve beslenme rutinine uyulmadığını belirterek, Mardin E Tipi veya diğer uygun ceza infaz kurumlarına nakil talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın sağlık durumunu değerlendirmiş ve gerekli tetkiklerin yapıldığını, tedavi süreçlerinin takip edildiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın talep ettiği glutensiz diyetin sağlanmadığına dair iddialarının somut bir dayanağı olmadığı ifade edilmiştir.
İdare, başvuranın sağlık durumunun izlenmesi ve tedavi süreçlerinin yürütülmesi konusunda gerekli önlemleri aldığını, ayrıca başvuranın tedavisinin uygun koşullarda devam etmesi için sağlık kuruluna sevk edilmesinin planlandığını bildirmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddine karar vermiştir. Başvuranın tedavi sürecinin mahallinde yapılabilmesi için sağlık kuruluna sevk edilmesi gerektiği vurgulanmış, bu süreçte Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Kararın, başvuran ve Adalet Bakanlığı’na tebliği gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2651-S.24.4251
BAŞVURU NO : 2023/14482
KARAR TARİHİ : 08.03.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, barındırılmakta olduğu infaz kurumunda mevcut hastalığının tedavi, kontrol ve beslenme rutinine uyulmadığı iddialarına dayalı sağlık durumuna bağlı nakil istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 11.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken çölyak, osteopeni ve gastrit hastalıklarının beslenme rutini ve tedavisinin bulunduğu kurumda yerine getirilemediği şikayeti ile
Kurumumuza başvurduğunu ve Kurumumuzca, idare ile yapılan yazışma neticesinde, başvuranın hastalığının tetkik ve takibinin yapılması uygun görülen Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’na nakledildiğini ancak burada tedavisi yarım bırakılarak, isteği dışında, tekrar Patnos L Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, hastalıklarının sürdüğü, tedavilerinin yarım bırakıldığını, kendisine çölyak hastalığına uygun olarak glutensiz diyet menüsü sağlanmadığını, kantinde de glutensiz yiyecek satılmadığını, hastalığının tedavisinin anılan kurumda sağlanamadığını, mağduriyetinin giderek arttığını ifade ederek hastalığının beslenme rutinini yerine getirebilecek ve tedavisinin devam ettirilebileceği Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Batman T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Diyarbakır 1 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Diyarbakır 1 No’lu
Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan durumuna uygun olan birine nakil istemi ile
Kurumumuza başvurmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 21/09/2023 tarih ve sayılı, 12/01/2024 tarih ve sayılı yazıları ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/12/2023 tarih ve 19/02/2024 tarihli cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için
azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, adı geçenin de sağlık durumuna ilişkin gerek Kurum revirinde, gerekse de Devlet hastanelerinde tedavisinin yaptırıldığı, 2.2. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.3. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutukluların sağlık sorunları ile ilgili gerekli tüm tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildiği, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, Adı geçenin sevk edildiği Patnos Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.04.2022 tarihli ve protokol sayılı raporu ile “Hastanın çölyak tanısı mevcut olup hastanın mahalinde tedavisi mükün değildir Van Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanesinde tetkik ve takibi uygundur.” şeklinde belirtildiği, söz konusu rapor doğrultusunda Genel Müdürlüğümüzün 21.04.2022 tarihli ve
/ sayılı yazısı ile 29.04.2022 tarihinde hükümlünün Van Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 2.4. Adı geçenin Yüzüncü Yıl Hastanesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezinin 15.08.2022 tarihli durum bildirir raporunda “…Gastroenteroloji polikliniği:15.04.2022 tarihinde dış merkezde çölyak tanısı konulan hastanın hastanemiz gastroentroloji kliniğinde işlemi bulunmamaktadır. Hastanın kaldığı birimde kurumunda glutensiz diyetine uyması elzemdir. Diyetine uymaması halinde hastalık nüks edecektir.” şeklinde belirtildiği, hükümlünün bahse konu rapor doğrultusunda 07.09.2022 tarihinde Patnos L Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade edildiği, Yine hükümlünün anılan Kurumda cezasının infazına devam edilmekte iken sevk edildiği Patnos Devlet Hastanesinin 10.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda
“Hastanın çölyak tanısı mevcut olup hastanın mahalinde tedavisi mümkün değildir. Van YYÜ tetkik ve takibi infazı süresi buyunca uygundur.” şeklinde belirtildiğinden, Genel Müdürlüğün 16.12.2022 tarihli ve E– – sayılı yazısı ile ilgilinin 06.01.2020 tarihli ve 172 No.lu Genelgenin Üçüncü
Kısım Birinci Bölüm “Tedavi Nedeni ile Nakil” alt başlığı altındaki hükümleri gereğince tedavi nedeniyle ikinci bir talimata kadar Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, hükümlünün 22.12.2022 tarihinde Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 2.5. Van Eğitim Araştırma Hastanesinin 01.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda; “Çölyak nedeniyle Van iline gelen hastanın tüm tedavileri tamamlanmış olup bundan sonraki tedavilerinin Ağrı ilinin Patnos ilçesinde devamı uygundur.” belirtildiğinden, hükümlünün 14.08.2023 tarihinde Patnos L Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kuruma iade edildiği, 172 No.lu Genelgenin Dördüncü Kısım Birinci Bölümde düzenlenen
Yemeklerin Hazırlanması Dağıtımı ve Diyet Yemek Uygulamaları ile Kantinde Satılan Gıdaların
Denetimine ilişkin “Geçici veya sürekli, özel bir beslenme programı uygulanması gereken başta çölyak, diyabet ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi kronik ve metabolizma hastalıkları uzman hekim raporu ile belgelenen hükümlü ve tutuklulara buna uygun besinler verilecektir. İnancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri kapsamındaki besinler iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacaktır.” hükümleri gereği, sağlık işlemlerinin anılan Kurumda titizlikle devam ettiği, Hükümlünün çölyak hastalığının doktor raporu ile sabit olduğu, hastalığın kesinliği ile Patnos
Açık Ceza İnfaz Kurumu ile gerekli tüm yazışmaların yapıldığı ve anılan Kurum tarafından hükümlüye diyetisyenin uygun gördüğü şekilde glutensiz besin listesi hazırlanarak kuruma teslim edildiği ve rapor doğrultusunda hazırlanan glutensiz besinlerin hükümlüye verildiği, 2.6. Anılan Kurumda hükümlünün 14.08.2023-25.01.2024 tarihleri arasında toplamda 9 defa kurum revir biriminde kurum hekimi tarafından “vitamin eksikliği, mide yanması, bağırsak hastalıkları, çölyak, mide
ülseri, gastrit,” tanılarına istinaden muayene olduğu ilaçlarının reçete edildiği, reçete edilen ilaçlarının kendisine teslim edildiği, 2.7. Hükümlünün 11.02.2024 tarihinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayene olduğu gastroloji uzman hekimi tarafından çölyak diyeti önerildiği, 16.01.2024 tarihinde anılan Hastane Endokrinoloji
Bölümüne muayene için sevk edildiği, yapılan muayenesinde “Çölyak hastalığı tanısı olduğu öğrenilen hastanın östeopeni tanısı ile yıllık endokrinolojik takipte olduğu ve Temmuz 2023’te DEXA yapılan hastanın
Temmuz 2024’te DEXA ile tekrar değerlendirilmesi uygundur” şeklinde doktor tarafından not düşüldüğü, bunun yanı sıra, adı geçenin tedavisinin mahallinde yapılıp yapılamayacağına dair rapor aldırılması için sağlık kuruluna sevkinin planlandığı ve en yakın zamanda hastane sevkinin gerçekleştirileceği, 2.8. Anılan Kurumda halihazırda çölyak hastalığına uygun glutensiz besin satılmadığı, hükümlü/ tutukluların glutensiz besin taleplerinde bulunduklarında, bu taleplerinin dış kantin aracılığı ile sağlandığı, kantinde glutensiz yiyecek satılması taleplerinin olması halinde konuyla ilgili gerekli tedarikin sağlanarak kantinden satışa sunulmasının mümkün olduğunun anlaşıldığı, 2.9. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda
26.05.2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular
ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5 inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli
15.11.2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan
personel için 22,00 TL’den 50,00 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye yükseltildiği, 5275 sayılı Kanun’un
“Hükümlünün Beslenmesi” kenar başlıklı 72 nci maddesinde de düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği ve içme suyu sağlandığı, 2.10. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, 2.11. İnfaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık hak ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, bu kapsamda; adı geçenin, anılan Kurumda gerek Kurum revirinde gerekse Devlet hastanelerinde tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, reçete edilen ilaçlarının temin edilerek kendisine teslim edildiği, doktor raporu ile sabit olan çölyak hastalığına yönelik diyetisyen tarafından belirlenen besin listesinin hazırlanarak kendisine teslim edildiği, bilgilerinin verildiği ve cevabi yazı ekinde başvuran adına düzenlenmiş durum bildirir sağlık raporları ile 03/01/2023 – 06/06/2023 tarih aralığına ait Çölyak Hastası H/T İçin Hazırlanıp Teslim Edilen Gıda Ürünleri başlıklı glutensiz diyet menüsü ile Haftalık Yemek Listesini içerir bilgi ve belgelerin yer aldığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1.“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”
3.3. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19. Maddesi; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 3.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkraları; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerine amirdir.
4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” , 4.1. “İşkence yasağı” başlıklı 3. maddesi; “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”, 4.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesi; “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” düzenlemelerine yer vermiştir.
5. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz.” düzenlemesine yer vermiştir.
6. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün
‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.
Düzenlemesine yer vermektedir.
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.
8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesi birinci fıkrası; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 8.1. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentleri; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 8.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesi; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.”, 8.3. “Nakiller” başlıklı 53. maddesi; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 8.4. “Hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57. maddesi; “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.
(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.
(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.
(4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde
Adalet Bakanlığına bilgi verilir.
(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.” 8.5. “ Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. maddesi; “(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.
(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanabilir.
(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.” 8.6. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78. Maddesinde; “ (1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”, hükmüne amirdir 9. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin Nakillerinde
Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrası;“ Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı
Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.
9.1. Yönetmeliğin “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. Maddesi; “(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.
(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” düzenlemesini içermektedir.
10. Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin “Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler” başlıklı 4. Maddesi; “Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personel, 14/6/1930 tarihli ve
1721 sayılı Kanunun 2 nci, eğitim merkezlerinde eğitim görenler, 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Ceza
İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 14 üncü maddeleri gereğince iaşe edilir.
İzinli veya doktor raporu ile istirahatli bulunan kurum personeli iaşe haklarından yararlanamaz.
Görevi başında bulunan personel, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edilir. Personel için özel yemek veya tabldot çıkarılmaz. Günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verilir.”,
10.1. “Günlük iaşe miktarı” başlıklı 5. Maddesi; “Günlük iaşe miktarı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutardır.”, 10.2. “ İaşe miktarlarının öğünlere dağıtımı” başlıklı 6. Maddesi; “Yönetmeliğe göre iaşe edilenlerin günlük gıdası, Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki iaşe miktarı, çeşit ve gramajı üzerinden üç öğün olarak verilir. Öğünlerin gramaj ve kalori miktarları 5 inci maddeye göre belirlenmiş esaslara bağlı kalınarak kurum müdürlüklerince tespit edilir.”, 10.3. “Hastaların iaşe edilmesi” başlıklı 9. Maddesi; “Hasta hükümlü ve tutukluya, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.”, 10.4. “Yemek tabela ve listelerinin hazırlanması” başlıklı 14. Maddesi; “Günlük yemek tabelaları, hükümlü, tutuklu, görevli personel ile eğitim merkezlerinde eğitim görenlerin sayısı dikkate alınarak günlük olarak hazırlanır. Yemek tabelaları gerektiğinde değiştirilebilir.
Haftalık yemek listeleri 6 ncı maddede belirtilen esaslar çerçevesinde, haftalık olarak hazırlanır ve kurumda herkesin göreceği yerlere asılır. Günlük yemek tabelaları ile haftalık yemek listeleri bu işle görevli ikinci müdür tarafından imzalandıktan sonra kurum müdürünce onaylanır ve dosyada saklanır.” düzenlemelerini içermektedir.
11. 01/06/2020 tarihinde yayımlanan 172 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında Barındırılanların
Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Merkezli Sağlığı Erişimi ve Tedavileri, Tedavi Nedeniyle
Nakiller, Ceza Tehir İşlemleri konulu Genelgenin “Yemeklerin Hazırlanması, Dağıtımı ve Diyet Yemek
Uygulamaları İle Kantinde Satılan Gıdaların Denetimi” başlıklı 4. Bölümü “Yemeklerin Hazırlanması ve Dağıtımı B. Diyet Yemek Uygulamaları” başlıklı maddesi; “ 1. Geçici ve sürekli, özel bir beslenme programı uygulanması gereken başta çölyak, diyabet ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gibi kronik ve metabolizma hastalıkları uzman hekim raporu ile belgelenen tutuklu ve hükümlülere buna uygun besinler verilecektir.
2. İnancı gereği, veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri kapsamındaki besinler iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacaktır.
11.1. “Hükümlü ve Tutukluların Tedavi Nedeni İle Nakil İşlemleri Ve Ceza Tehiri İşlemleri” başlıklı 3.
Kısım 4. Bölümü “ A. Tedavi Nedeni İle Hastaneye Sevk” başlıklı maddesi; “1. Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kurum hekimi, aile hekimi veya diş hekiminin uygun görmesi halinde; hükümlü ve tutuklular ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon için Devlet veya Üniversitesi hastanesine sevk edilicektir.”, 11.2. “B. Tedavi Nedeni İle Nakil” başlıklı maddesi; “1. Devlet hastaneleri ya da üniversite hastanelerine gönderilen hükümlü ya da tutukluların, başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla, acil ve hayati tehlikesi bulunması halinde, mevcut ise biri hastalığın uzmanı olmak üzere, iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemeyeceği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkün olacaktır. Bu durumda da öncelikle, en yakın ve mahkum koğuşu bulunan Devlet ve Üniversite hastaneleri tercih edilecektir.
2. Hükümlü ve tutukluların bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekli olup; aksi halde hükümlü ve tutuklular ait olduğu ceza infaz kurumuna iade edilecektir.
3. Hükümlü ve tutukluların sağlık nedeniyle başka ceza infaz kurumuna naklinin kurum idaresince tespit edilmesi veya hükümlü ve tutukluların kendi talebi halinde, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda
kalmasının uygun olmadığı, kurum hekimi ve aile hekiminin önerisi ve en üst amirin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakilleri yapılabilecektir.” düzenlemelerini içermektedir.
12. 11/1/2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın (Avrupa Cezaevi Kuralları) “Beslenme”
başlıklı bölümü :
“1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir.
2. Asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.
3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır.
4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir.
5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.
6. Pratisyen hekim veya nitelikli bir hemşire tıbbi sebeplerle özel bir mahpusun beslenmesinde değişiklik yapmalıdır.” Şeklindedir.
12.1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. Maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 12.2. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddeleri; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’, 12.3. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , düzenlemelerini içermektedir.
13 . Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela
Kuralları) ‘nın 42. maddesi; “Beslenme, içme suyu, açık havaya erişim ve fiziksel egzersiz, kişisel hijyen, sağlık hizmeti ve yeterli kişisel alan ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere bu kurallarda belirtilen genel yaşam koşulları istisnasız tüm mahpuslara uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; barındırılmakta olduğu Ceza İnfaz Kurumu koşullarında mevcut hastalığının tedavi rutininin sağlanamadığından
bahisle tedavisine devam edileceği ve beslenme rutinine uyulabileceği kanaatinde olduğu infaz kurumlarından birine naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
16. Anayasa’nın 17’nci maddesi 1’inci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’nci ve Medeni ve
Siyasi Haklar Sözleşmesi 6’ncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.
17. Aynı şekilde Anayasa’nın 17’nci maddesi 3’üncü fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 2’nci maddesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.
18. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlar ile koruma altına alınan devredilmez ve vazgeçilmez bu haklar Devlete, her mahkûmun insan onuruna uygun koşullarda tutulması ve tedbirin icra yöntemlerinin ilgilinin, tutukluluğa bağlı kaçınılmaz acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması ve hapis cezasının uygulama gerekleri bakımından gerekli tıbbi bakım ve uygun şekilde beslenmesi de dâhil olmak üzere, mahkumun sağlık ve esenliğinin güvence altına alarak, fiziki bütünlüğünü koruma hususunda pozitif yükümlülük yüklemektedir. (AİHM, Kudła/Polonya, B. No: 30210/96, AİHM, Mouisel/Fransa, B.No: 22277/93, AİHM Tekin Yıldız/Türkiye, B.No: 22913/93). Anılan yükümlülük, hasta bir kişinin uygun koşullarda tutulması ile sağlığının korunmasının da Devlet tarafından olağan ve makul hapsedilme koşulları bakımından güvence altına alınması ve mahkûma uygun tıbbi bakım ile uygun beslenmenin sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (AİHM, Moisejevs/Litvanya, B. No: 64846/01, 15/6/2006, AYM, Şehmus Özsubaşı, B.No: 2013/2582, 3/3/2016).
19. Devletin mahkûmun sağlık ve rahatını sağlama yükümlülüğü kapsamında ve Ceza İnfaz Kurum koşulları, Kurum iç ve dış koşullarının hastalığın tedavisinde yetersiz kalması, Kurumda ilgili tıbbi servislerin olmaması, hastanelerin ise uzak olması gibi nedenlerle mahkûmun sağlığının olumsuz etkilendiği hallerde, 5275 sayılı Kanun, 151 sayılı Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
Genelgesi ilgili hükümlerine göre, başvuranın sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığının kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi halinde tedavi nedeniyle başvuranın başka kurumlara naklinin sağlanması mümkün kılınmıştır.
20. 5275 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi, Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin
İaşe Yönetmeliği’nin 5inci maddeleri, hükümlü ve tutukluların beslenmesini, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanarak sağlanması hususunda kamu otoritelerine pozitif yükümlülük yüklemektedir. Yönetmelik ve 172 Sayılı Genelgenin ilgili maddelerinde idare tarafından, özel bir beslenme programı uygulanması gereken başta kronik ve metabolizma hastalıkları uzman hekim raporu ile belgelenen tutuklu ve hükümlülere buna uygun besinlerin verileceği, hasta hükümlü ve tutuklulara verilecek besinlerin belirlenmesinin Kurum hekiminin ve uygun yemeklerin hazırlanması ve bu konularla ilgili diğer işlerin yerine getirilmesini sağlamanın ise Kurum diyetisyeninin yükümlülüğünde olduğu, yine Kurum doktoru ile müdürünün gıda maddelerinin eksiksiz olarak iaşeye dâhil edilmesi, pişirilmesi ve dağıtılması hususlarında kontrol ve denetim yükümlülükleri olduğu belirlenmiştir.
21. Başvuranın sağlık dosyasının incelenmesinde, başvuranın Çölyak ve osteopeni hastası olduğu ve hakkında düzenlenen 15/04/2022 tarihli Patnos Devlet Hastanesi Durum Bildirir Sağlık Raporunda çölyak hastalığının mahallinde tedavisinin mümkün olmadığı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde tetkik ve takibinin uygun görüldüğü, bu doğrultuda 21/04/2022 tarihinde Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna nakledildiği görülmüştür. Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji
Polikliniğine çeşitli tarihlerde sevk edilen başvuranın rahatsızlıklarına ilişkin olarak gerekli tetkik ve tedavileri yapılmış ve tedavisinin devam ettiği Van Yüzüncü Yıl Hastanesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi tarafından hazırlanan 15/08/2022 tarihli sağlık raporuna göre, çölyak tanısı ile takip edildiği Gastroentroloji
Kliniğinde tedavi gerektirir başkaca bir işlemi bulunmadığı, çölyak rahatsızlığı için uygun glutensiz diyetine nakil geldiği kurumda uyulması gerektiği, aksi halde hastalığın nüks edeceğinin değerlendirildiği, başvurana diyeti dışında başkaca bir öneride bulunulmadığı, görülmüş, anılan rapor doğrultusunda başvuranın 07/09/2022 tarihinde Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna tekrar nakledildiği anlaşılmıştır.
22. Başvuranın sağlık durumu hakkında son olarak, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 01/08/2023 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda yapılan değerlendirmede başvuranın tüm tedavilerinin tamamlandığı ve bundan sonraki tedavilerinin Ağrı ilinin Patnos ilçesinde devam edilmesinin uygun olduğu belirlenmiştir. Başvuranın, 11/02/2024 tarihinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji
Uzmanı tarafından yapılan muayenesi sonrası kendisine Çölyak diyeti önerildiği ve anılan hastane 16/01/2024 tarihinde anılan Hastane Endokrinoloji Uzmanınca yapılan muayenesinde ise östeopeni tanısı ile yıllık endokrinolojik takipte olduğu belirtilen başvurana; 2023 yılı Temmuz ayında DEXA işlemi yapıldığı, 2024 yılı Temmuz ayında anılan işlem ile tekrar değerlendirilmesinin uygun olduğu değerlendirilmiştir.
23. Yukarıdan bu yana açıklanan nedenler ve başvurana ait sağlık kurulu raporları doğrultusunda, başvuranın tedavisine bu kurumda devam edilmesi uygun bulunduğundan, tekrar Patnos L Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumuna nakledildiği, başvuranın sağlık dosyasının incelenmesinde, başvuranın Patnos L Tipi
Kapalı ceza İnfaz Kurumu ve Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı süre zarfında çölyak rahatsızlığı başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklarına ilişkin, düzenli olarak Van Bölge
Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Van Yüzüncü Yıl Hastanesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi ve Patnos Devlet
Hastanesine sevki gerçekleştirilerek, gerekli tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, başvuranın tedavilerinin aksatıldığından yakınarak Kurumumuza müracaat ettiği tarih aralığında da hastane poliklinik girişleri ve muayeneleri olduğu ve ihtiyaç duyduğunda kurum revir biriminde kurum hekimi tarafından muayene edildiği ve ilaçlarının reçete edildiği, reçete edilen ilaçlarının sağlanarak kendisine teslim edildiği anlaşılmış; dosya içeriğine alınan aylık yemek listesinin incelenmesinden de, başvuranın beslenme diyetine uygun, ayrı bir diyet menüsü çıkarılmadığı iddialarının yerinde olmadığı, başvuranın çölyak rahatsızlığı ve
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporları dikkate alınarak kendisine glutensiz beslenmeye uygun ayrı bir diyet menüsü sağlandığı, bu bağlamda yetkili makamlarca, hükümlü ve tutukluların uygun ve yeterli şekilde beslenmesi ve besin çeşitliliğine önem verilmesi yaklaşımına özen gösterildiği, başvuranın beslenmesine bağlı olarak sağlık durumunun kötüleştiğini dair herhangi bir tıbbi delil de mevcut olmadığı görülmüştür.
24. Tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın hakkındaki sağlık kurulu raporu doğrultusunda tedavisine bulunduğu kurumda devam edilmesinin uygun bulunduğu, başvuranın kontrol ve muayenelerinin bulunduğu kurumda takip edilmekte olduğu, başvuruna çölyak hastalığına uygun glutensiz diyet menüsü tedarik edildiği, idarece, dış kantin aracılığı ile, başvuranın talep ettiği glutensiz besinin de sağlanacağının ifade edildiği, yakın tarihli sağlık raporlarından başvuranın bulunduğu cezaevi şartlarından kaynaklanan nedenlerle hastalığının ilerlediği ve durumunun kötüleştiğine dair bir tespit de bulunmadığı anlaşıldığından; idarenin iş ve işlemleri ile başvuranın sağlık nedeniyle nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, idarece; başvuranın talebi üzerine tedavisinin mahallinde yapılıp yapılamayacağına dair tekrar rapor aldırılması için sağlık kuruluna sevkinin planlandığı ve en yakın zamanda hastane sevkinin gerçekleştirileceği belirtildiğinden, başvuranın tedavisinin mahallinde yapılıp yapılamayacağına dair rapor aldırılması için sağlık kuruluna sevkinin
ivedilikle sağlanması ve söz konusu sağlık raporu doğrultusunda, başvuranın tedavi nedeniyle nakil talebinin yeniden değerlendirilmesinin yerine olacağı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin nakil istemlerinin reddi işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde, tıbbi olarak önerilen diyete uyulmaması işlemine karşı Patnos İnfaz Hâkimliği nezdinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın bulunduğu kurumda kalmasının sağlık bakımından risk oluşturduğu, tedavi nedeniyle naklinin zaruri olduğu ve bulunduğu kurumda kendisine hastalığına uygun glutensiz diyet menüsü sağlanmadığına dair şikâyetlerinin somut bir olguya dayanmadığı görülmekle, başvuranın bu yöndeki taleplerinin
REDDİNE,
Diğer yandan, başvuranın tedavisinin mahallinde yapılıp yapılamayacağına dair rapor aldırılması için sağlık kuruluna sevkinin ivedilikle sağlanması ve söz konusu sağlık raporu doğrultusunda, başvuranın tedavi nedeniyle nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi