|
ÖZET: Başvuru, hastane acil servislerinde yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınması talebini içermektedir. Başvuran, kamu hastanelerinde yaşlı ve engelli bireylerin acil servislerde yeterince öncelik verilmediğini, bu nedenle uzun süre beklemek zorunda kaldıklarını belirtmiştir. Özellikle 94 yaşında olan başvuran, hastane ortamında uzun süre beklemenin enfeksiyon riski taşıdığını ifade ederek, 80 yaş üzerindeki ve ağır engelli bireylerin önceliklendirilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Sağlık Bakanlığı, acil servislerdeki triyaj sisteminin tüm hastaları acil hasta olarak değerlendirdiğini ve bu nedenle acil serviste belirli bir öncelik uygulanmadığını açıklamıştır. Ayrıca, poliklinik hizmetlerinde engelliler ve 65 yaş üstü yaşlıların öncelikli gruplar arasında yer aldığını belirtmiştir. Ancak, acil servisteki yoğunluk nedeniyle tüm hastaların aciliyet durumuna göre değerlendirildiği, dolayısıyla yaşlı ve engelli bireylerin beklemek zorunda kaldığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka aykırı olmadığını ve başvurunun reddedilmesi yönünde karar almıştır. Bu kararda, acil servis hizmetlerinin doğası gereği tüm hastaların acil hasta olarak kabul edildiği ve mevcut mevzuat çerçevesinde engelli ve yaşlı bireylerin poliklinik hizmetlerinde öncelik tanındığı vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11365-S.24.17298
BAŞVURU NO : 2024/7562
KARAR TARİHİ : 18.10.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Hastane acil servis birimlerinde yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle; kamu hastanelerine başvuran yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınmadığını, acil servislerde hastaların aciliyet durumuna göre triyaj bölümlerinden Yeşil, Sarı ve Kırmızı alanlara yönlendirildiğini, yeşil alana müracaat eden hasta çok olduğu için yaşlı ve engelli vatandaşların yeşil alanda saatlerce sıra beklemek zorunda kaldığını, 94 yaşında olduğunu ve yaşı itibariyle hastane ortamında uzun süre sıra beklemesinin hastane enfeksiyonu kapma riskini artırdığını ve beklemeye dayanamadığını, 80 yaş üzeri olan ve ağır engelli bireylerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirterek hastane acil servis birimlerinde yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınmasını talep etmektedir.
1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden başvuranın 05/06/2024 tarihli CİMER başvurusuna tarihinde verilen cevapta “Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında acil hal olan hastalara poliklinik hizmetlerinde öncelik tanımlanmıştır. Acil poliklinikler yeşil, sarı ve kırmızı alan olmakla birlikte yeşil alan polikliniğine gelen tüm hastalar aynı kategoride değerlendirilmekte olup sağlık hizmet sunucularında triyaj uygulaması yapılarak alanlara yönlendirilmektedir. Bu hususta hastanın aciliyetine istinaden bazı sağlık kuruluşları tarafından yeşil alandaki bu gruptaki hastalara insiyatif tanınmaktadır.” belirtildiği tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 01/07/2024 tarih ve S. sayılı bilgi-belge talebine yönelik Sağlık
Bakanlığından alınan 22/07/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında hazırlanan 13.01.1983 tarihli ve 17927 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin altıncı maddesinde; “Poliklinikler, ayaktan muayene, tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı hastaların yataklı tedavi kurumlarında ilk müracaat üniteleridir.” şeklinde tanımlandığı, 2.1.1. Yönetmeliğin 11 inci maddesinde ise “Polikliniklere başvuran hastalara sıra numarası verilir.
Muayene buna göre yapılır. Ağır, acil, yaşlı hastalarla sakatlar ve adli vak’alar için sıra gözetilmez.” hükmünün yer aldığı, 2.2. Sağlık kurum ve kuruluşlarında özellikle poliklinik hizmetlerinde hasta mağduriyetlerinin önlenmesi, hasta hakları mevzuatı başta olmak üzere mevzuatlarında toplumda öncelikli olarak korunması ve özel tedbir alınması öngörülen vatandaşların sağlık hizmetinden de öncelikli olarak yararlandırılmaları konusunda Bakanlıklarınca düzenlemeler yapıldığı, 2.3. 12 Eylül 2010 tarihinde “Halk Oylaması”na sunularak kabul edilen 5982 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” hükümleriyle Anayasanın 10 uncu maddesine eklenen fıkralarda yer alan; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” hükmü ile “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü özellikle dikkate alınarak, genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik sırası alacak gruplar 2010/73-80 sayılı “Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Genelgesi” ile “A) Acil vakalar (Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılması gerektiğine hekim tarafından karar verilen vakalar), B) Engelliler (Değişik 2010/80 sayılı Genelge), C) Hamileler, D)
65 yaş üstü yaşlılar, E) Yedi yaşından küçük çocuklar, F) Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile
malül ve gaziler” şeklinde belirlendiği, 2.4. Kolluk kuvvetlerince sevk edilecek adli vakalarda; savcılık veya kolluk kuvvetince önceden sağlık kurum/kuruluşuna bildirim yapılması ve randevu alınması gerektiği, bu suretle sağlık kurum/ kuruluşunda sağlık hizmeti aksatılmadan ve diğer hastalar mağdur edilmeden gerekli işlemlerin yapılmasının sağlandığı, 2.5. 13.09.2022 tarihli ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yataklı Sağlık
Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde “Acil servis hizmetleri: Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda hastaların sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla yapılması gereken müdahale veya tedaviye yönelik acil serviste yapılan tıbbi hizmetleri,” şeklinde tanımlandığı, 2.5.1. Tebliğin sekizinci maddesinde ise “Triyaj uygulaması ve renk kodlaması” başlığı altında acil servis yoğunluğuna bağlı olarak hastaların zarar görmesini engellemek, ihtiyaç duydukları tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamak amacıyla triyaj işleminin yapılacağı ve Ek-4’te belirtilen renk kodlamasına göre (yeşil, sarı ve kırmızı) hastaların tedavilerinin yapıldığı,
2.6. Ayaktan başvuran, genel durumu itibariyle stabil olan ve ayaktan tedavisi sağlanabilecek basit sağlık sorunları bulunan hastaların (Yüksek risk taşımayan ve hafif derecedeki her türlü ağrı, aktif yakınması olmayan düşük riskli hastalık öyküsü, genel durumu ve hayati bulguları stabil olan hastada her türlü basit belirti, basit yaralar-küçük sıyrıklar, dikiş gerektirmeyen basit kesiler, kronik belirtileri olan ve genel durumu iyi olan davranışsal ve psikolojik bozukluklar) “Yeşil Alan” olarak tanımlandığı, 2.7. Hasta Hakları Yönetmeliği ve 2010/73-80 sayılı “Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Genelgesi” kapsamında poliklinik uygulamalarında engelliler ve 65 yaş üstü yaşlılar öncelikli gruplar arasında sayıldığı fakat, acil servislere başvuran tüm hastalar acil hasta olarak değerlendirildiğinden ve acil servise (yeşil, sarı ve kırmızı alan) başvuran hastalar arasında sıkıntı ve mağduriyet yaşanmaması adına acil serviste bir öncelik uygulanmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. Devletin temel amaç ve görevleri başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. Kanun önünde eşitlik başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.5. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.6. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, /
4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. Genel İlkeler başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. Genel Yükümlülükler başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme’de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya
/
sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.5. Erişebilirlik başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 4.6. Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. BM Genel Kurulu’nun 16 Aralık 1991 tarihli ve 46/91 sayılı Kararı ile kabul edilen Yaşlılara İlişkin
BM İlkeleri Bakım başlığı altında; “…Yaşlı bireyler her toplumun kültürel değerler sistemine uygun biçimde aile içi ve toplumsal bakım ve korumadan yararlanmalıdır. Yaşlı bireyler, en iyi bedensel, zihinsel ve duygusal refah düzeyini korumalarına veya bu düzeye ulaşmalarına katkı sağlayacak veya hastalık başlangıcını önleyen veya geciktiren sağlık hizmetlerine erişebilmelidir. Yaşlı bireyler bağımsızlık, sosyal koruma ve bakım düzeylerini iyileştirebilmek için sosyal ve hukuki hizmetlere erişebilmelidir. Yaşlı bireyler, insani ve güvenli bir ortamda sosyal koruma ve rehabilitasyonun yanı sıra sosyal ve zihinsel uyarımlar sunan kurumsal bakım hizmetlerinden uygun düzeyde yararlanabilmelidir. Yaşlı bireyler herhangi bir barınak, bakım veya tedavi merkezinde kalmaları halinde tüm insan hakları ve temel özgürlüklerden yararlanabilmeli; haysiyet, inanç, gereksinim ve mahremiyetlerine mutlak saygı görmeli ve kendi yaşam kaliteleri ve bakımları üzerinde söz sahibi olabilmelidir.” 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 6.2. Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;
7.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” 8. 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 8.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2. Kapsam başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 8.3. Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinin (c) bendinde “Engelli, doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişiyi, (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı
Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder” e) bendinde; “Muhtaç Yaşlı”; sosyal veya ekonomik yönden yoksunluk içinde olup korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç yaşlı statüsündeki kişiyi,” 8.4. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 9. 13.01.1983 tarihli ve 17927 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme
Yönetmeliği’nin, 9.1. A – Poliklinik Hizmetleri başlığının 6 ncı maddesinde; “Poliklinikler, ayaktan muayene, tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı hastaların yataklı tedavi kurumlarında ilk müracaat üniteleridir.”, 9.2. 11 inci maddesinde; “Polikliniklere başvuran hastalara sıra numarası verilir. Muayene buna göre yapılır. Ağır, acil, yaşlı hastalarla sakatlar ve adli vak’alar için sıra gözetilmez. Adli vak’alara, poliklinikte ve diğer gerekli işlemlerin tamamlanmasında, geçici ve kesin raporların düzenlenmesinde öncelik tanınır. Tüberkülozlu hastaların (acil vak’alar hariç) verem savaşı dispanserlerinden sevk edilmiş olmaları icap eder. Ayrıca yataklı tedavi kurumlarına, sağlık ocaklarından, koruyucu sağlık hizmeti yapan
kuruluşlardan (verem savaş,ana çocuk sağlığı, trahom dispanserleri gibi) sevk edilen hastalarla, daha küçük bir tedavi kurumu, müdavi tabib veya müessese tabibi tarafından tıbbi bir zorunluluk icabı gönderilen hastalara polikliniklerde öncelik verilir. Bunlardan ve tüberkülozlu hastalardan yatırılmayanlara yapılan işlemlerle, tavsiye edilen tedaviler, ait oldukları ocak, dispanser veya ilgili kuruluşlara bildirilir.” 10. 2010/73-80 sayılı Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Genelgesinde “…12 Eylül 2010 tarihinde “Halk
Oylaması”na sunularak kabul edilen 5982 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” hükümleriyle Anayasamızın 10 uncu maddesine eklenen fıkralarda yer alan; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” hükmü ile
“Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü özellikle dikkate alınarak, genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik sırası alacak gruplar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
A) Acil vakalar (Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılması gerektiğine hekim tarafından karar verilen vakalar), B) Özürlüler (Değişik 2010/80 sayılı Genelge), C) Hamileler, D) 65 yaş üstü yaşlılar, E) Yedi yaşından küçük çocuklar, F) Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler, Ayrıca kolluk kuvvetlerince sevk edilecek adli vakalarda; savcılık veya kolluk kuvvetince önceden sağlık kurum/kuruluşuna bildirim yapılmalı ve randevu alınmalı, bu suretle sağlık kurum/ kuruluşunda sağlık hizmeti aksatılmadan ve diğer hastalar mağdur edilmeden gerekli işlemlerin yapılması sağlanmalıdır. …” 11. 13.09.2022 tarihli ve 31952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yataklı Sağlık
Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğin, 11.1. Tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 4üncü maddesinde; “(1) Bu Tebliğde geçen; a) Acil servis: Kamu, üniversite ve özel yataklı sağlık tesisleri bünyesinde yer alan ve acil sağlık hizmeti ihtiyacı olan hastalara sağlık hizmeti sunulan poliklinik ve yataklı servis işlevi görebilen sağlık tesisi bölümünü, b) Acil servis hizmetleri: Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda hastaların sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla yapılması gereken müdahale veya tedaviye yönelik acil serviste yapılan tıbbi hizmetleri, …ifade eder.” 11.2. Triyaj Uygulaması ve Renk Kodlaması, Muayene ve Refakat Esasları başlıklı 3. Bölüm Triyaj uygulaması ve renk kodlaması başlıklı 8inci maddesinde; “(1) Triyaj işlemi; acil servis yoğunluğuna bağlı olarak hastaların zarar görmesini engellemek, ihtiyaç duydukları tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamak amacıyla bu Tebliğin Ek-4’ünde belirtilen hükümler çerçevesinde uygun sayıda
/
personel ile yapılır. (2) Triyaj işlemi Ek-4’te belirtilen tablo kullanılarak yapılabileceği gibi uluslararası kabul görmüş başka triyaj yöntemi ile de yapılabilir. Triyaj yapacak personele hizmet içi eğitim verilmiş olmalıdır. Triyaj eğitimleri acil servis sorumlu tabibi tarafından verilir veya verdirilir. Acil servisteki hastalara farklı triyaj sistemi uygulansa dahi veri takibinin doğru şekilde takip edilebilmesi amacıyla uygulanan sistemin skorlarının, Ek-4’te belirtilen renk kodlamasına en yakın olacak şekilde belirtilerek
SBYS kaydı sağlanır. (3) Triyaj işlemi yapılması gereken acil servislerde ayaktan hasta girişlerinde, mümkün olması halinde kayıt ve triyaj işleminin aynı anda yapılması esastır. Kayıt ve triyaj işleminin aynı anda yapılamaması halinde bu işlemler uygun bir ortamda, yeterli bir alan ayrılarak, önce triyaj sonra kayıt işlemi şeklinde gerçekleştirilir. Ayaktan başvurduğu halde hayati tehlikesi olduğu değerlendirilen hastalar için kayıt ve triyaj işlemi yapılmaksızın sağlık personeli eşliğinde uygun görülen alana yönlendirilir. Kayıt işlemleri uygun zamanda gerçekleştirilir. (4) Hasta yoğunluğu yaşanan veya ihtiyaç duyulan yerlerde hasta bekleme alanındaki hastaların aciliyet durumlarının değişmesi ihtimaline karşı sağlık personeli tarafından sabit bir noktadan gözlem yöntemiyle veya dolaşarak triyaj/takip işlemi de yapılabilir. Bu şekilde yapılacak triyaj işlemi, vital bulgu alınmadan, gözlem ve/veya basit şikayet sorgusu ile gerçekleştirilir. (5) 112 acil ambulanslarıyla sağlık tesisine getirilen hastalara ayrıca triyaj uygulaması yapılmaz. Yapılan değerlendirme neticesinde hasta, ihtiyacına göre kırmızı veya sarı alana alınır. 112 acil ambulansı ile getirilen hastaların triyaj ve diğer SBYS kayıtları, ambulans bekletilmeksizin yataklı sağlık kurumu tarafından yapılır. (6) 112 vakası karşılayan yoğun acil servislerde ambulans girişleri için ayrı kayıt kabul ve değerlendirme bankosu oluşturulur. Hemen gözlem altına alınması gereken ayaktan veya ambulans ile başvuran hastalar ile yanında yakını olmayan veya kimliği olmayan bilinci kapalı hastaların kayıt işlemleri kayıt bankosundan farklı olarak gözlem alanı gibi yerlerde yapılır. (7) Acil servise başvuran hastanın kabul edilmesi esastır. Acil servise başvuran hasta sayısında artış olması ve bu durumun acil servis imkânları ile yönetilemeyecek hale gelmesi durumunda hastanede görev yapmakta olan personel ile diğer birimlerin imkânlarından yararlanılır. Bu durumda hastane genelinde acil servis yoğunluğunu azaltmak amacıyla acil servis sorumlu tabibi tarafından öngörülen önlemler baştabip onayıyla uygulanabilir, bu kapsamda yazılı protokoller oluşturulabilir, ihtiyaç halinde hastane afet ve acil durum planları aktive edilebilir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, kamu hastanelerine başvuran yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınmadığını, acil servislerde hastaların aciliyet durumuna göre triyaj bölümlerinden Yeşil, Sarı ve Kırmızı alanlara yönlendirildiğini, yeşil alana müracaat eden hasta çok olduğu için yaşlı ve engelli vatandaşların yeşil alanda
saatlerce sıra beklemek zorunda kaldığını, 94 yaşında olduğunu ve yaşı itibariyle hastane ortamında uzun süre sıra beklemesinin hastane enfeksiyonu kapma riskini artırdığını ve beklemeye dayanamadığını, 80 yaş üzeri olan ve ağır engelli bireylerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirterek hastane acil servis birimlerinde yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınmasını talep etmektedir.
14. İlgili İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis
Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Acil servis hizmetlerinin Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda hastaların sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla yapılması gereken müdahale veya tedaviye yönelik acil serviste yapılan tıbbi hizmetler şeklinde tanımlandığı, acil servis yoğunluğuna bağlı olarak hastaların zarar görmesini engellemek, ihtiyaç duydukları tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamak amacıyla triyaj işleminin ve
Ek-4’te belirtilen renk kodlamasına göre (yeşil, sarı ve kırmızı) hastaların tedavilerinin yapıldığı, ayaktan başvuran, genel durumu itibariyle stabil olan ve ayaktan tedavisi sağlanabilecek basit sağlık sorunları bulunan hastaların (Yüksek risk taşımayan ve hafif derecedeki her türlü ağrı, aktif yakınması olmayan düşük riskli hastalık öyküsü, genel durumu ve hayati bulguları stabil olan hastada her türlü basit belirti, basit yaralar-küçük sıyrıklar, dikiş gerektirmeyen basit kesiler, kronik belirtileri olan ve genel durumu iyi olan davranışsal ve psikolojik bozukluklar) “Yeşil Alan” olarak tanımlandığı, Poliklinik Hizmetlerinde
Öncelik Genelgesi kapsamında poliklinik uygulamalarında engelliler ve 65 yaş üstü yaşlıların öncelikli gruplar arasında sayıldığı fakat, acil servislere başvuran tüm hastalar acil hasta olarak değerlendirildiğinden ve acil servise (yeşil, sarı ve kırmızı alan) başvuran hastalar arasında sıkıntı ve mağduriyet yaşanmaması adına acil serviste bir öncelik uygulanmadığı ifade edilmektedir.
15. 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı
30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan Birleşmiş
Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin Fırsat
Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61 nci maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
16. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 16 Aralık 1991 tarihli ve 46/91 sayılı Kararı ile kabul edilen
Yaşlılara İlişkin BM İlkelerinde de yaşlı bireylerin durumlarının sadece ülkeler arasında değil, ülkeler içinde ve bireyler arasında muazzam bir çeşitlilik gösterdiği ve bu durumun politika bağlamında çeşitli tepkiler gerektirdiği, bütün ülkelerde bireylerin her zamankinden çok daha sağlıklı bir şekilde ve daha fazla sayıda ileri yaşa ulaştığının bilincinde olunduğu, yaşlı bireylerin sayı ve oranca arttığı bir dünyada, istekli
ve yetenekli yaşlı bireylere toplumun devam eden faaliyetlerine katılmaları ve katkıda bulunmaları için fırsatların sunulması gerektiği, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde aile hayatında yaşanan güçlüklerin, kırılgan yaşlı bireylerin bakıcılarına destek sağlanmasını gerekli kıldığı, bu sebeple
Hükümetlerin, yaşlılara ilişkin ilkeleri mümkün olduğunca ulusal programlarına dâhil etmeye teşvik edildiği belirtilerek, Bağımsız Yaşam, Katılım, Bakım, Kendini Gerçekleştirme ve İtibar olmak üzere beş başlık altında yaşlılara ilişkin ilkeler ortaya konulmuştur.
17. Türkiye’de yaşlılara yönelik hizmetler temel olarak Sağlık Hizmetleri, Sosyal Hizmetler (bakım hizmetleri, yaşam boyu öğrenme ve sosyal yardımlar) ve Sosyal Güvenlik olarak sıralanabilir; Sağlık
Hizmetleri kapsamında, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Kronik Hastalıklar, Yaşlı Sağlığı ve Engelliler
Daire Başkanlığı tarafından yaşlılara yönelik hizmetler yürütülmekte, kronik hastalıkların önlenmesi ve kontrolü, yaşlı sağlığı hizmetlerinin uygulanmasına yönelik ulusal programların geliştirilmesi, engelliliğin önlenmesi ve evde sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde teknik doküman desteği sağlamak gibi uzun süreli bakım hedefini karşılayacak çalışmalar yürütülmektedir. Bu birim, Türkiye’de uzun süreli bakım kapsamında her yaş grubu ve her hastalık için kurumsal olarak doktor ve hastane gibi sağlık hizmetlerinin yanı sıra özel gereksinimli gruplar, yaşlılar, süreğen hastalar için evde sağlık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumludur. Evde sağlık hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları
Tarafından Evde Sağlık Hizmetlerinin Sunulmasına Dair Yönetmelik ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik’te sunulacak olan evde sağlık hizmetlerinin kapsamı, çeşitli hastalıklar nedeniyle evde sağlık hizmeti almaya ihtiyacı olan bireylere evinde ve aile ortamında sosyal ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini de kapsayacak şekilde verilen muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım, takip ve rehabilitasyon hizmetleri olarak açıklanmaktadır. Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla her ilde yaygın bir ağa sahip olan evde sağlık hizmetleri doktor, hemşire ve diğer sağlık personelinden oluşan bir ekiple yürütülmekte; yaşlılara da bu kapsamda evde sağlık hizmeti sunulmaktadır. (TİHEK, Türkiye Yaşlı Hakları Raporu, 2022:53-54)
18. Yaşlılara Yönelik Hizmetler, Kurumsal Yaşlı Bakımı Ve Kurumsal Yaşlı Bakımında İllerin
Durumu Raporunda; Türkiye’de yaşlılara yönelik hizmetler: SGK Hizmetleri ve Emekli Dul Yetim
Maaşı Alan Yaşlılar, Engelli Evde Bakıma Destek Aylığı Sosyal Yardımı Alan Yaşlılar, 2022 Sayılı Kanun
Kapsamında Yaşlılara Yapılan Yardımlar, Eşi Vefat Eden Yaşlı Kadınlara Yapılan Yardımlar, SYDV
Tarafından Yaşlılara Yapılan Yardımlar, Genel Sağlık Sigortasından Ücretsiz Yararlandırılan Yaşlılar, Yaşlılara Yönelik Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Desteği, Vakıflar Genel Müdürlüğünün Yaşlılara
Yönelik Yardımları, ASPB Sosyal Ekonomik Destek Yönetmeliği Kapsamında Yaşlılara Yapılan Sosyal ve Ekonomik Yardımlar, Yaşlılara Yönelik Diğer Hizmetler ve Mali Avantajlar, Yerel Yönetimlerin
Yaşlılara Yönelik Hizmetleri, ASPB Yaşlı Destek Programı (YADES), Ulusal Yaşlanma Eylem
Planı/Uygulama Programı, Aktif Yaşlanma Strateji Belgesi, Sağlık Bakanlığı Evde Sağlık ve Yaşlı
Hizmetleri, Yaşlı Hizmet Merkezleri, Yaşlılara Yönelik Gündüzlü Hizmetler ve Evde Bakım Hizmetleri, Gündüz Bakım Hizmetleri, Gündüz Dayanışma Hizmetleri, Evde Bakım ve Evde Bakıma Destek
Hizmetleri, Evde Sağlık, Bakım ve Sosyal Destek Hizmetleri İşbirliği Protokolü olarak sıralanmaktadır.
(Türkiye’de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2018)
19. Başvuru konusu somut olaya bakıldığında; başvuran acil servis birimlerinde yaşlı ve engelli bireylere öncelik tanınmasını talep etmektedir ancak “acil servis hizmetlerinin” ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma
ve benzeri durumlarda hastaların sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla yapılması gereken müdahale veya tedaviye yönelik acil serviste yapılan tıbbi hizmetler şeklinde tanımlandığı, acil servislere başvuran tüm hastaların acil hasta olarak değerlendirildiği, Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis
Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ Ek-4 uyarınca triyaj işlemi sonunda “hayatı
tehdit eden ve hızlı agresif yaklaşım ve acil olarak eş zamanlı değerlendirme ve tedavi gerektiren durumlar:
bu durumlarda hasta hiç bekletilmeden kırmızı alana alınır. (Kategori 1), hayatı tehdit etme olasılığı yüksek olan ve on dakika içerisinde değerlendirilip tedavi edilmesi gereken durumlar (Kategori 2)” için hastanın Kırmızı Alan kodu aldığı, “hayatı tehdit etme olasılığı, uzuv kaybı riski ve önemli morbidite oranı olan durumlar ile (Kategori 1), orta ve uzamış dönem belirtileri olan ve ciddiyet potansiyeli taşıyan durumlar(Kategori 2)” için hastanın Sarı Alan kodu aldığı, “Yüksek risk taşımayan ve hafif derecedeki her türlü ağrı, aktif yakınması olmayan düşük riskli hastalık öyküsü, genel durumu ve hayati bulguları stabil olan hastada her türlü basit belirti, basit yaralar-küçük sıyrıklar, dikiş gerektirmeyen basit kesiler, kronik belirtileri olan ve genel durumu iyi olan davranışsal ve psikolojik bozukluklar” için hastanın Yeşil Alan kodu aldığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile acil servise başvuran hastanın durumu acil olduğunda hastanın hiç bekletilmeden tedaviye alındığı anlaşılmaktadır.
20. Diğer yandan, Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Genelgesi kapsamında poliklinik uygulamalarında engelliler ve 65 yaş üstü yaşlılar öncelikli gruplar arasında sayıldığından poliklinik hizmetlerinde de engellilerin ve yaşlıların hiç bekletilmeden tedaviye alındığı anlaşılmaktadır.
21. Bununla birlikte engelli hakları ve yaşlı hakları alanında imza altına alınan uluslararası sözleşmeler ve verilen taahhütler bağlamında 17. Nolu paragrafta detaylarına yer verilen Sağlık Bakanlığının özel gereksinimli gruplar, yaşlılar, süreğen hastalar için kapsamı çeşitli hastalıklar nedeniyle evde sağlık hizmeti almaya ihtiyacı olan bireylere evinde ve aile ortamında sosyal ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini de içerecek şekilde verilen muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım, takip ve rehabilitasyon hizmetleri olan evde sağlık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olduğu ve İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla her ilde yaygın bir ağa sahip olarak yaşlılara da evde sağlık hizmeti sunduğu, 18. Nolu paragrafta yer verilen Yaşlı Hizmet Merkezleri, Yaşlılara Yönelik Gündüzlü Hizmetler ve Evde Bakım
Hizmetleri, Gündüz Bakım Hizmetleri, Gündüz Dayanışma Hizmetleri… vb. hizmetler bulunduğu görülmektedir.
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin acil servis hizmetlerinin hastaların sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla yapılması ve poliklinik uygulamalarında engellilerin ve 65 yaş üstü yaşlıların zaten öncelikli gruplar arasında sayılması gerekçeleriyle reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiş olup, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının
gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir,
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/