ÖZET: Başvuran, Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğunu ve sağlık hizmetlerine erişiminde ayrımcılığa maruz kaldığını iddia ederek hastaneye sevk edilmesini talep etmiştir. Başvuru, 22 Kasım 2023 tarihinde yapılmış olup, Adalet Bakanlığı’na yönelik sağlık hakkına erişim talebini içermektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Adalet Bakanlığı’nın şikâyete ilişkin açıklamalarını incelemiştir.

İlgili idare, ceza infaz kurumlarında hükümlülere ayrımcılık yapılmadığını ve sağlık hizmetlerinin sağlanması için gerekli önlemlerin alındığını belirtmiştir. Başvuranın sağlık durumu ile ilgili olarak, 2022 yılından itibaren birçok kez muayene edildiği ve çeşitli hastanelere sevklerinin gerçekleştirildiği kaydedilmiştir. Ayrıca, başvuranın sağlık hizmetlerine erişimi konusunda herhangi bir aksama olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde bir öneri sunulmuş ve başvurunun hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminde gerekli tedbirlerin alındığını ve idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3651-S.24.5788

BAŞVURU NO : 2023/19270

KARAR TARİHİ : 02.04.2024

RET KARARI

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

Başvuranın hastaneye sevkinin yapılması ve sağlık hakkına erişiminin

BAŞVURUNUN KONUSU :

sağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Ereğli(Konya) T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, rahatsızlıklarının kronik olduğunu, kurum doktorunun keyfi tutumundan kaynaklı mahkûmlar arasında ayrımcılık yapıldığını, hemşerisi olan mahkûmların hastane sevklerinin daha erken tarihlerde yapıldığını ve idarenin bu duruma göz yumduğunu, kendisinin beş dakikalık uzaklıkta bulunan hastaneye sevk edilmediğini iddia ve ifade ederek hastaneye sevk işlemlerinin yapılmasını ve sağlık hakkına erişiminin sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 04.12.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş

olup, ilgili idarenin 30.01.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:

2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasına müsamaha gösterilmediği, görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi hakkında gerekli talimatların kurumlara verildiği, bu husustaki hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı,

2.2. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.3. Ceza infaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık hak ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, bu minvalde

Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda haftanın 5 günü hükümlü ve tutukluların Aile Hekimi tarafından muayene ve gerekli tedavisinin yerine getirildiği, yine Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların dilekçe ile talepleri olması halinde belirlenen muayene günlerinde Kurum diş hekimi tarafından muayene ve gerekli tedavisinin yapıldığı, acil ve ani olan rahatsızlıklarda ise muayene gününe bakılmaksızın ilk müdahale yapılarak 112 Acil Servisinden ambulans istemi yapılarak Ereğli Devlet

Hastanesine sevkinin ivedilikle sağlandığı, Ereğli Devlet Hastanesi tarafından 3. basamak hastanelere sevkinin gerekli olması halinde Hasta Sevk Formu Düzenlenmesi ile 3. basamak hastanelere sevkinin ivedilikle gerçekleştirildiği, 2.4. Bu kapsamda başvuranın; -06.09.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından ilk kabul muayenesinin yapıldığı, -19.09.2022 tarihinde kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -05.10.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak Ereğli Devlet Hastanesi

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -18.10.2022, 01.11.2022, 08.11.2022 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -10.11.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevkinin planlanarak muayenesinin yapıldığı ve tetkik istendiği, -15.11.2022, 22.11.2022, 01.12.2022, 16.12.2022 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -16.12.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -21.12.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğinde sevk edilerek

MRG çekiminin yapıldığı, -27.12.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -29.12.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik Uzman

Hekimi tarafından tetkik sonuçlarının değerlendirildiği ve “Fizik Tedavi yazılmış, Reçete Verildi” notunun düşüldüğü, -24.01.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -06.01.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin yapıldığı,

-24.01.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Üroloji Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -27.01.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Üroloji Polikliniğine sevk edilerek, muayenesinin yapıldığı, tetkik istendiği, yapılan tetkiklerin uzman hekim tarafından değerlendirildiği ve “ALFUZOSİN HCL” ilaç kullanım raporu tanzim edildiği, -07.02.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi K.B.B Polikliniğine sevk edildiği, -07.02.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi K.B.B Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin yapıldığı, “dil ve fibrom mevcut lokal müdahale önerildi” notunun düşüldüğü, ancak hükümlünün dilekçe ile müdahale yapılmasını kabul ettiğine dair onay bildirmediği, -07.02.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -07.02.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -21.02.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, “Dic+Mus IM “enjeksiyon yapıldığı, -06.03.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -06.03.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Psikiyatri Polikliniğine sevkinin ivedi yapıldığı, -08.03.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin yapıldığı, -15.03.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin ardından

Genel Adli Muayene Raporu tanzim edildiği, -17.03.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, idrarda yanma şikâyeti için hızlı test yapıldığı, aktif patoloji saptanmadığının belirtildiği, -20.03.2023, 05.04.2023 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -11.04.2023 tarihinde Kurum diş hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Ağız ve Diş

Polikliniğine sevk edildiği, -02.05.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -06.05.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak “Dic+Mus IM” enjeksiyon yapıldığı, -22.05.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -22.05.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -24.05.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin yapıldığı, -22.06.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine sevk edilerek yapılan muayenesinin ardından Beyin ve Sinir Cerrahi Poliklinik kontrol önerisinin yapıldığı, 23.06.2023 tarihinde Kurum aile hekimi sevki için muayene gününde değerlendirilmesi uygundur notunun yazıldığı,

-10.07.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği

“Dicloron IM” enjeksiyon yapıldığı, -17.07.2023, 25.07.2023 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -25.07.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -04.08.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevkinin planlandığı ancak hükümlünün dilekçe vererek sevkine gitmediği, -28.08.2023, 11.09.2023, 18.09.2023, 25.09.2023, 23.10.2023 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -23.10.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -06.11.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -23.11.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, “Dic+Mus IM”enjeksiyon yapıldığı, -01.12.2023, 11.12.2023 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak reçete tanzim edildiği, -11.12.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğine sevkinin yapıldığı, -20.12.2023 tarihinde Kurum diş hekimi tarafından yapılan muayenesi neticesinde “Dental Anfeksiyon” teşhisiyle gerekli ilaçların reçete edildiği, -09.01.2024 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesi neticesinde “Miyalji” teşhisiyle gerekli ilaçların reçete edildiği, 2.5. Başvuranın ayrıca Göz Hastalıkları, K.B.B. Lokal Operasyon, FTR Seans, Ortopedi ve Travmatoloji ve Diş Poliklinikleri olmak üzere sevk planlamasının bulunduğu, sağlık işlemlerinin planlamalar dâhilinde hassasiyetle takip edildiği, 2.6. UYAP Bilişim Sistemi kayıtlarının incelenmesi neticesinde, başvuru konusu talebe ilişkin yargı organlarında açılmış veya sonuçlanmış bir dava bulunmadığının tespit edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin ilgili fıkralarında;

“Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

(…) Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”,

3.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İşkence yasağı” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13 üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”,

7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun:

7.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2 inci maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”; 7.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27 nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 7.3. “Hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57 nci maddesinde; “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.

(4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde

Adalet Bakanlığına bilgi verilir.

(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.” 7.4. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71 inci maddesinde; “(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde

Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 7.5. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78 inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” 7.6. “Hastaneye sevk” başlıklı 80 inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.”, 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle

Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün 8.1. “Sevk ve nakillerin yapılması, süresi ve esasları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutukluların hastane ve duruşmaya sevk yazıları, zorunlu haller dışında en geç iki gün öncesinden jandarmaya gönderilir ve jandarma koruma birlik komutanlığınca da istenilen gün ve saatte hizmete uygun olarak sevkler yapılır.”, 8.2. “Sağlık kurum ve kuruluşlarından randevu alınması” başlıklı 28 inci maddesinde; “(1) Acil veya hayati bir sağlık sorunu dışında hükümlü ve tutukluların muayene, tetkik, tahlil ve tedavileri için sağlık kurum ve kuruluşlarına sevklerinde, mümkün olduğu ölçüde önceden randevu alınır ve sevkler jandarma tarafından randevu saatinde sağlık kuruluşunda hazır olunacak şekilde yapılır.”; 8.3. “Hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavilerinin yapılacağı hastaneler” başlıklı 34 üncü maddesinde; “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü veya tutukluların muayene ve tedavileri, bulunduğu yer ya da en yakın Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşlarında yapılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlü ve tutukluların başka yerlerdeki hastanelere sevki sağlık kurulu raporuyla; acil ve hayati tehlikesi bulunması hâlinde ise varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilen ve başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleşmediği, hastaya nerede ve ne tür tedavinin uygulanması gerektiğini açıkça belirten bir raporla olur. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlü ve tutuklular acil haller dışında özel sağlık kuruluşlarına sevk edilmez.

(4) Kampüslerde kurulan semt polikliniklerinde, kampüste bulunan ceza infaz kurumu hasta hükümlü ve tutuklularının yanında, başka ceza infaz kurumlarından gelen hasta hükümlü ve tutukluların da muayene ve tedavisi yapılabilir.”, 9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 9.1. “Temel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “3.Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”, 9.2. “Tıbbi Bakım” başlıklı 39 uncu maddesinde, “39. Cezaevi yetkilileri tüm mahpusların sağlığını korumalıdır.”, 9.3. “Tıbbi Bakımın Temini” başlıklı 46 ncı maddelerde;

“46.1. Özel tedaviye ihtiyacı olan hasta mahpuslar cezaevinde bu tedavinin gerçekleştirilemediği hallerde bu amaca özgülenmiş kurumlara ya da sivil hastanelere nakledilmelidir.

46.2. Cezaevinin kendi sağlık tesislerinin bulunduğu hallerde bu tesisler tedavi için gelen mahpuslara uygun bakım ve hizmeti sunmaya yeterli personel ve ekipmanla donatılmış olmalıdır.”, 10. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6 ncı maddesinde;

“Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 11. Hasta Hakları Yönetmeliğinin 11.1. “Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11 inci maddesinde; “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.” 11.2. “Müracaat, Şikâyet ve Dava Hakkı” başlıklı 42 inci maddesinde; “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava hakları vardır.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Bir numaralı paragrafta ayrıntılı olarak yer verilen başvuruda özetle; hastaneye sevk işlemlerinin yapılmasını ve sağlık hakkına erişiminin sağlanmasını talep etmektedir.

14. Tutuklu/hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında tutulduğu süre içerisinde sağlığa erişim hakkı en temel insan haklarından birisidir. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devlet, mahpusların

sağlığa erişim hakkını sağlamak ve ceza infaz kurumlarında mahpusların yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbiri almak zorundadır.

15. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), tutuklu/hükümlülerin tedavileri için gerekli teçhizat bulunmayan kurumlardan, bulunan kurumlara sevklerinde makul olmayan gecikmeler yaşanmasını ihlal sebebi olarak görmektedir. AİHM, özellikle gecikme sebebiyle yaşamsal tehlike veya ölüm olaylarının meydana gelmesini, yaşam hakkının ihlali olarak kabul etmektedir. CPT (Avrupa İşkencenin

Önlenmesi Komitesi) raporlarında vurgulanan hususlardan birisi mahpusların sağlığa erişim haklarına keyfiyetle gecikme yaşatılmamasıdır. Tutukluların gözetim altında bulundukları süre boyunca, tutukluluk sürelerinden bağımsız olarak her zaman bir doktora erişimlerinin bulunması gereklidir. Sağlık hizmetleri, doktora danışma talepleri gereksiz gecikme olmadan karşılanacak şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca cezaevi yetkilileri doktorla görüşme taleplerini kendine göre eleme yoluna gitmemelidir.

16. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.

İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19.11.2014).

17. AİHM’e göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26.10.2006).

18. “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin hasta olmaları durumunda devletin kontrolü altında tuttuğu bu kişilere gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün hiç veya gerektiği gibi yerine getirilmemesi sonucunda kişinin yaşamı veya vücut bütünlüğü bakımından tehlike arz eden acil bir duruma, ağır veya uzun süreli bir acı çekmesine sebebiyet verilmiş olması, belirtilen sonuçlar ortaya çıkmamakla birlikte kişinin tıbbi yardımdan mahrum kalmış olması nedeniyle yaşadığı stres, huzursuzluk veya aşağılanma hissinin -olayın kendine has koşulları çerçevesinde- insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele düzeyine ulaşacak ciddiyette olması hâlinde Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiği kabul edilebilir. Bu kapsamdaki değerlendirmede kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasına bağlı dezavantajlı konumunun da dikkate alınması gerekir.”(AYM, Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16.11.2016).

19. Mevzuatımızda hükümlülerin muayene ve tedavilerine ilişkin hususlar 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda düzenlenmiş olup, hükümlünün beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahip olduğu, bunun için öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirileceği hüküm altına alınmıştır. Tutuklu ve hükümlülere ilk muayene ve tedavi hizmeti öncelikli olarak tutuldukları hapishanelerde bulunan aile hekimliği birimlerinde veya revirlerde aile hekimleri tarafından verilmekte olup, ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gereken hallerde devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gereksinimi halinde ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedirler.

20. 5275 sayılı Kanunun 57’nci maddesi uyarınca, hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır. Hükümlünün

bulunduğu ildeki devlet veya üniversite hastanelerinde tedavisinin mümkün olamaması durumunda, tedavisinin yapılabileceği daha kapsamlı hastanelerin bulunduğu illere sevk edilmek suretiyle tedavisi yaptırılmaktadır. Hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması halinde, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir. Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi halde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.

21. İnfaz mevzuatından anlaşılacağı üzere hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması hâlinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktoru, kurum doktoru bulunmuyorsa sağlık ocağı veya hastanede görevli doktor karar vermektedir. Bu aşamada ceza infaz kurumu idaresinin bir yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

22. Somut dosya kapsamında yapılan incelemede; başvuranın 06.09.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından ilk kabul muayenesinin yapıldığı, günümüze kadar toplamda 43 kez Kurum aile hekimi tarafından, 2 kez ise Kurum diş hekimi tarafından muayene edildiği, Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayeneleri neticesinde 7 kez ilgili branşlarda hastane sevk işlemi yapıldığı, bu kapsamda; 22.1. 05.10.2022 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından muayenesinin yapılarak Ereğli Devlet Hastanesi

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevkinin yapıldığı, 10.11.2022 tarihinde Ereğli Devlet

Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevkinin planlanarak muayenesinin yapıldığı ve tetkik istendiği, 21.12.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğinde sevk edilerek MRG çekiminin yapıldığı, 29.12.2022 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Fiziksel Tıp ve

Rehabilitasyon Poliklinik Uzman Hekimi tarafından tetkik sonuçlarının değerlendirildiği ve “Fizik Tedavi yazılmış, Reçete Verildi” notunun düşüldüğü, 22.2. 16.12.2022, 06.01.2023, 07.02.2023, 06.03.2023, 08.03.2023, 22.05.2023, 24.05.2023 ve 25.07.2023 tarihlerinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet Hastanesi

Psikiyatri Polikliniğine sevkinin yapıldığı ve tedavilerinin gerçekleştirildiği, 22.3. 24.01.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Üroloji Polikliniğine sevkinin yapıldığı ve 27.01.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi Üroloji

Polikliniğine sevk edilerek, muayenesinin yapıldığı, tetkik istendiği, yapılan tetkiklerin uzman hekim tarafından değerlendirildiği ve “ALFUZOSİN HCL” ilaç kullanım raporu tanzim edildiği, 22.4. 07.02.2023 tarihinde Ereğli Devlet Hastanesi K.B.B Polikliniğine sevk edilerek muayenesinin yapıldığı, “dil ve fibrom mevcut lokal müdahale önerildi” notunun düşüldüğü, ancak hükümlünün dilekçe ile müdahale yapılmasını kabul ettiğine dair onay bildirmediği, 22.5. 11.04.2023 tarihinde Kurum diş hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Ağız ve Diş

Polikliniğine sevk edildiği, 20.12.2023 tarihinde Kurum diş hekimi tarafından yapılan muayenesi neticesinde “Dental Anfeksiyon” teşhisiyle gerekli ilaçların reçete edildiği, 22.6. 23.10.2023 tarihinde Kurum aile hekimi tarafından yapılan muayenesinin ardından Ereğli Devlet

Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniğine sevkinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

23. Sonuç olarak tüm bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat bir arada değerlendirildiğinde; Başvuranın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda gerekli sağlık hizmetine erişiminin sağlandığı, bu kapsamda hem Ceza

İnfaz Kurumu bünyesinde tedavi edildiği hem de gerektiğinde rahatsızlığıyla ilgili olarak Ereğli Devlet

Hastanesinin ilgili polikliniklerinde muayene, tahlil, tetkik ve tedavi hizmetlerinin verildiği anlaşıldığından idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ayrılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği anlaşılmıştır

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Konya İnfaz Hâkimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi