|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından hatalı abonelik tarifesi üzerinden hesaplanan su faturalarına ilişkindir. Şikayetçi, 2012 yılından itibaren köy tarifesi yerine konut tarifesi üzerinden faturalandırıldığını ve bu süreçte kendisine yeterli bilgilendirme yapılmadığını iddia etmektedir. İlgili idare, abonelik işlemleri sırasında beyan edilen adres ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ndeki adres kayıtlarının uyuşmadığını belirterek, köy tarifesinin uygulanmadığını ifade etmiştir. Ancak, şikayetçi, 2019 yılında yapılan düzeltme ile köy tarifesine geçiş yapıldığını, fakat geriye dönük ödemelerin iade edilmeyeceği bilgisini almıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin talebini değerlendirerek, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin hatalı faturalandırma nedeniyle şikayetçiye iade yapılması gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur. İlgili mevzuat çerçevesinde, abonman sözleşmelerinin özel hukuk sözleşmeleri olduğu ve bu nedenle şikayetçinin uğradığı zararın giderilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, idarenin iyi yönetim ilkelerine uymadığı ve şikayetçiye gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin, şikayetçinin ödediği fazla bedelleri hesaplayarak iade etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/65534-S.20.71203
BAŞVURU NO : 2020/2018
KARAR TARİHİ : 23/07/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL SU VE KANALİZASYON İDARESİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Hatalı abonelik tarifesi üzerinden hesaplanarak su faturasına
BAŞVURUNUN KONUSU :
yansıtılan bedelin iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/01/2020
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan şikâyetçi, oturduğu evin su tarifesinin köy tarifesi olan metreküp tutarı 1 TL yerine konut tarifesi olan metreküp tutarı 4 TL üzerinden, yaklaşık 7 yıl boyunca idare tarafından faturaya yansıtıldığını, abonelik işlemi yapılırken, abone kayıt ücretinin alındığını, faturalandırma yapıldığını fakat kendilerinin bu konuda bilgilendirilmediğini, Beykoz İSKİ Şefliğine konuyu sorduklarında ‘İkametinizi oraya almadığınız için böyle olmuş’ dendiğini, başvuru yaptıklarında hatanın düzeltildiğini ama geriye dönük ödeme yapılamayacağının söylendiğini, fakat kendisinin müşteri hizmetlerine tekrar başvuruda bulunduğunu, bu sefer sadece 2019 yılı için ödeme yapılabileceğinin bildirildiğini, bu tutarın da faturalara alacak olarak kaydedilmiş olduğunu belirterek, 2012 yılından itibaren kendisinden haksız olarak tahsil edilen tutarların hesaplanarak kendisine iadesini talep etmiştir.
II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden İstanbul Su ve
Kanalizasyon İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 11/03/2020 tarih ve
E sayılı cevabi yazının tetkikinden özetle;
2.1. “ sözleşme numaralı abonemiz, 06.06.2012 tarihinde kira kontratı ibraz ederek A Köyü, Sokak, No: adresine su aboneliği yaptırdığı tespit edilmiştir.
Abonenin NVI adresi sözleşme yaptığı esnada Mevkii, Sokak, No olduğu görülmüştür. Mukavele adresi ve NVI adresi uyuşmadığı için köy tarifesi uygulanamamış, normal tarifeden işlem yapılmıştır.
Söz konusu abone, 09.09.2019 tarihinde telefonla İSKİ Beykoz Şube Müdürlüğünü arayarak köy tarifesinden yararlanmak istediğini beyan etmiş ve NVI adresi ile ikametgah adresi uyumlu olduğundan köy tarifesi uygulanmaya başlanmış olup geriye dönük tahakkuk yapılamayacağı bilgisi aboneye verilmiştir.”
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”
3.1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Kanun önünde eşitlik” kenar başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. … Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. … Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”,
3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu
Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve
Görevleri Hakkında Kanun’un “Gelirler” başlıklı 13 üncü maddesinde; “İSKİ’nin gelirleri aşağıdaki kaynaklardan sağlanır: a) Su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, b)Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları c)
Hizmet alanındaki belediyelerin, İller Bankasınca 2380 sayılı “Belediyelere ve İl Özel
İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun” gereğince nüfus esasına göre dağıtılan paylardan bu bankaca tutularak İSKİ’ye gönderilecek % 10’lar, d) Büyük ve temel yatırım programları karşılığında Devletçe yapılacak yardımlar, e) İSKİ’ye devredilecek tesis ve işletmelerden sağlanan gelirler, f) Şahıs, kurum ve kuruluşlar için yapılan özel hizmetlerden alınacak ücretlerle ortaklıklardan ve üretilen malların satışlarından elde edilecek gelirler, g) Her türlü yardım ve bağışlar ile diğer gelirler.”, “Tarife tespit esasları” başlıklı 23 üncü maddesinde; “Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafla ve (…) bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.”
7. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama
Yönetmeliği’nin ‘Tanımlar ve kısaltmalar’ başlıklı 3 üncü maddesinde; “(aaa)Tarife grubu: Su birim fiyatının hangi tarifeden tahakkuk edeceğini belirleyen gruptur”; “Su ve kullanılmış suların tarife çeşitleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(l) Uygulanacak tarifeler itibariyle abone grupları; (a) Konut Tarifesi, (b) Ortak Sayaç Konut Tarifesi, (c) Konut İnşaatı
Şantiyesi Tarifesi, (ç) Köy Konut Tarifesi, (d) İşyeri Tarifesi, (e) Ortak Sayaç İşyeri Tarifesi, aboneleri olmak üzere on dört tarife çeşidi belirlenmiştir. “Tarife tespitinin esasları” başlıklı
4 üncü maddesinde; “Su satış tarifeleri, su kapama açma bedeli, vidanjör hizmet bedeli, yapı
proje inceleme ve onay bedeli, şebeke proje inceleme ve onay bedeli, şebeke röleve proje inceleme ve onay bedeli, bina su ve atık su sistemi bakım bedeli her yıl Genel Kurul tarafından belirlenir.”
8. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Adres bilgilerinin tutulması ve adres standardı başlıklı 48 inci Maddesinin 4 üncü Fıkrasında “Faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde diğer adres, yerleşim yeri adresi ile aynı hukuki değere sahiptir. Kurumlar yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alır.” ;“Adres bilgisi ve güncellenmesi” başlıklı 49 uncu maddesinde “İl özel idaresi ve belediyeler sorumluluk alanlarındaki adres bileşenlerini adres standardına uygun olarak tanımlayıp bunlara değiştirilemeyecek sabit tanıtım numarası vererek mahallindeki bütün adresleri kapsayacak şekilde adres bilgilerini oluşturmakla yükümlüdür. Herhangi bir sebeple sabit tanıtım numarası dışında adres bileşenlerinde yapılan değişiklikler de il özel idaresi ve belediyelerce takip edilerek ulusal adres veri tabanına işlenir.
(2) Ulusal adres veri tabanı Genel Müdürlükte tutulur. Genel Müdürlük, ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adresi bilgilerini nüfus kütüklerindeki kişi kayıtları ile ilişkilendirerek elektronik ortamda, yedekleme sistemleri ile birlikte güncel olarak tutar.” ; “Adrese dayalı hizmet sunan kuruluşların yükümlülüğü” başlıklı 51. Maddede, “Kuruluşlarca, adres değişikliği beyan formları elektronik ortamda Genel Müdürlüğe veya kâğıt ortamında en geç on işgünü içinde kuruluşun bulunduğu yerin nüfus müdürlüğüne gönderilir.”; Koordinasyon ve işbirliği başlıklı 53. Maddede “Genel Müdürlük, ulusal adres veri tabanının etkin, süratli ve güncel bir şekilde oluşturulmasını sağlamak ve devam ettirmek için kurumlar arası koordinasyonla sorumludur. Kurumlar, adrese ve adres bileşenlerine ilişkin ellerindeki bilgileri Genel Müdürlükle ve ilgili kurumlarla paylaşmakla yükümlüdür.”
9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ‘Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri’ bölümü altında yer alan 77 nci Maddesi ; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur”; ‘Zamanaşımı’ başlıklı 82. Maddesinde
“Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından, hatalı adres bilgisi üzerinden tarifelendirilerek faturalara yansıtılan fazla bedellerin hesaplanarak şikâyetçiye iadesiyle ilgili olarak gerekli işlemin yapılması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11.Uyuşmazlık konusu özetle; şikayetçinin oturduğu evin su aboneliği ücretlendirmesinin, köy tarifesi yerine konut tarifesi üzerinden yapılması dolayısıyla uğranılan zararın giderilmesi hakkındadır.
12. Uyuşmazlık konusu inceleme, abonman sözleşmesinin uygulanması, ücret tarifesinin belirlenmesinde hangi adresin esas alınacağı, abonman sözleşmesinde idarece hatalı bir işlem yapılması halinde idarenin geriye dönük olarak sorumlu tutulup tutulmayacağı, Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tutulan adres kayıt bilgilerinin abonman sözleşmelerinde esas alınmasının zorunlu olup olmadığı hususlarında yapılacaktır.
13. Abonman sözleşmeleri, iktisadi kamu hizmeti veren taraf olarak idarenin bir tarafı oluşturduğu, bir kişinin kamu hizmetinden yararlanmasını sağlayan sözleşmelerdir. Abonelik sözleşmelerinin, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi ve kamu hukuku esaslarına göre içeriği ve şartlarının önceden idarece tek taraflı olarak hazırlandığı, sözleşmenin tarafı olacak sayısız kişi tarafından “tip sözleşme” olarak imzalandığı, aboneyi olduğu gibi İdareyi de bağladığı, bu nedenle hukuki bir durum meydana getirdiği açıktır. Mahkeme içtihatları, iktisadi kamu hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan abonman sözleşmelerini, aslında idarenin üstün yetkilerine ve ayrıcalıklarına dayanılarak yapıldıkları halde idari sözleşme saymamıştır.
Türkiye’de kamu hizmetlerini kullanan kişilerin bu hizmetleri veren kamu kurumları ile bu hizmetlerden yararlanmak amacıyla yaptıkları sözleşmeler (su, elektrik, doğalgaz, telefon abonman sözleşmeleri) özel hukuk sözleşmesi olarak kabul edilmekte ve bunlardan
kaynaklanan uyuşmazlıklara adli yargıda bakılmaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E:
1996/1734, K: 1996/2495 sayılı ve 18.03.1996 tarihli kararında; “Belediyelerin EGO
İşletmeleri ile tüketiciler arasında düzenlenen “Doğalgaz Abonman Sözleşmeleri”, özel hukuk kurallarına tabi, iltihaki sözleşmelerdir. Hukukumuzda sözleşme özgürlüğü varsa da, tekel durumundaki idareler, sözleşmelere, kamu yararına, kamu düzenine aykırı hükümler koyamazlar. …” denilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E: 2006/11648, K: 2006/16248 sayılı ve 12.12.2006 tarihli kararında ise; davalı idarenin (belediye) objektif koşullarla ilan ettiği ve tekel durumundaki hizmetlerin yapılması için genel ve devamlı nitelik arz eden icabının, fert tarafından kabulü halinde idarenin iltihaki nitelikteki sözleşmeyi, herhangi bir yasal ya da teknik sakınca yoksa yapmakla ve hizmeti ferde ulaştırmakla görevli olduğu, ancak idarenin bu şekildeki hizmetler konusunda sözleşme yapma zorunluluğunun, ferdin gerekli koşulları haiz olması ve hizmetin götürülmesinde yasal ve teknik olanaksızlıkların bulunmaması ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu veriler ışığında abonman sözleşmelerine özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekliliği bulunmaktadır.
14. Somut olayda; İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalar ışığında, şikayetçinin 06.06.2012 tarihinde kira kontratı ibraz ederek “
Köyü, Sokak, No ” adresine su aboneliği yaptırdığı, idarece yapılan araştırmada, abonenin adresinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü adres kayıt sisteminde (NVI adresi) sözleşme yaptığı esnada Mevkii, Sokak, No: olduğunun görüldüğü, mukavele adresi ve NVI adresi uyuşmadığı için köy tarifesinin uygulanmadığı, konut tarifesinin uygulandığı, 09.09.2019 tarihinde telefonla İSKİ Beykoz Şube Müdürlüğünü arayarak köy tarifesinden yararlanmak istediğini beyan etmiş olduğu ve NVI adresi ile ikametgah adresi uyumlu olduğundan köy tarifesi uygulanmaya başlandığı; ancak şikayetçinin geriye dönük olarak uğradığı zararların ödenmesi yönündeki talebinin ise reddedildiği anlaşılmaktadır.
15. Yine konuyla ilgili olarak 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel
Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Tarife tespit esasları” başlıklı
23 üncü maddesinde; “Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların
uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafla ve (…) bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.” Denilmektedir. İstanbul
Su ve Kanalizasyon İdaresi Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği’nin
‘Tanımlar ve kısaltmalar’ başlıklı 3 üncü maddesinde; “(aaa)Tarife grubu: Su birim fiyatının hangi tarifeden tahakkuk edeceğini belirleyen gruptur”; “Su ve kullanılmış suların tarife çeşitleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(l) Uygulanacak tarifeler itibariyle abone grupları; (a) Konut Tarifesi, (b) Ortak Sayaç Konut Tarifesi, (c) Konut İnşaatı Şantiyesi
Tarifesi, (ç) Köy Konut Tarifesi, (d) İşyeri Tarifesi, (e) Ortak Sayaç İşyeri Tarifesi, aboneleri olmak üzere on dört tarife çeşidi belirlenmiştir.” Anılan hükümler uyarınca su abonelik bedellerinin farklı tarifeler üzerinden belirlendiği, tarifelerin tespitine yönelik esasların bir yönetmelikle belirleneceğinin belirtildiği görülmektedir.
16. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama
Yönetmeliği’nde 3 üncü maddede ‘tarife grubu’ ifadesinin su birim fiyatının hangi tarifeden tahakkuk edeceğini belirleyen grup olarak tanımlandığı, 6 ncı maddede tarife türlerinin konut tarifesi, ortak sayaç konut tarifesi, konut inşaatı şantiyesi tarifesi, köy konut tarifesi, işyeri tarifesi, ortak sayaç işyeri tarifesi vd. on dört tarife çeşidi belirlenmiş olduğu, 4 üncü maddede tarife bedellerinin her yıl Genel Kurul tarafından belirleneceğinin ifade edildiği görülmektedir.
Dosya kapsamında şikayet konusu dönem olan 2012-2019 yılları aralığında belirlenmiş 3 bulunan su birim m fiyatları tablo 1’de gösterilmektedir.
Tarih Köy Tarifesi Su Konut Tarifesi Su Birim Fiyatı (TL)
Birim Fiyatı (TL)
3 3
20.05.2019 1 4(0-15m ) , 6 (15 m ten fazla kullanım)
01.01.2018- 1,09- 1,30 4,37-5,21 (0-10 m3 arası)/ 6,40-7,63 (11-20
04.12.2018 m3)/ 9,31-11,11 (20 m3 ve üzeri kullanım)
3 01.01.2017- 1,05- 1,16 4,37-5,21 (0-10 m arası)/ 6,15- 6,81(11-20
3 3
04.12.2017 m )/ 9,31-11,11 (20 m ve üzeri kullanım)
3 3
0,97- 1,03 01.01.2016- 3,90-4,16 (0-10 m arası)/ 5,70- 6,08 (11-20 m )/ 3 07.12.2016 8,30-8,85 (20 m üzeri kullanım)
3 01.01.2015- 0,90 -1,03 3,70-4,08(0-10 m arası)/ 5,40-5,92 (11-20
3 3
05.12.2015 m )/7,90-8,43(20 m üzeri kullanım)
01.01.2014- 0,93-1,05 3,75-4,13 04.12.2014 01.01.20130,93-1,05 3,45-3,75 04.12.2013
Ocak 20120,82-0,92 3,16-3,40
Aralık 2012
17.Somut olayda şikayetçi tarafından abonman sözleşmesinin akdedilmesi esnasında beyan edilen adresin köy tarifesi sınırları kapsamında olduğu hususunda gerek şikayetçinin gerekse ilgili idarenin açıklamaları göz önüne alındığında herhangi bir duraksama olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak idare ilgili tarafından beyan edilen adresi değil, Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu gereğince ‘ulusal adres veri tabanı’nda kayıt altında tutulan adres bilgileri esas alınmıştır.
Hakikaten anılan kanunun 52 inci maddesinin 3 üncü bendinde “Kurumlar, yürütecekleri iş ve işlemlerde Genel Müdürlükte tutulan adres bilgilerini esas alırlar.” denilmektedir. Ancak bu hükmü adres bilgisi ve güncellenmesi” başlıklı 49 uncu maddede belirtilen il özel idaresi ve belediyelerin sorumluluk alanlarındaki adres bileşenlerini adres standardına uygun olarak tanımlayıp bunlara değiştirilemeyecek sabit tanıtım numarası vererek mahallindeki bütün adresleri kapsayacak şekilde adres bilgilerini oluşturma yükümlülüğü ile birlikte değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda bahsedilen yükümlülük gereği, ilgilinin beyanı dolayısıyla, belirtilen adresin ikametgah adresi olup olmadığına yönelik idarece herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.
18. Öte yandan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 48 inci Maddesinin 4 üncü
Fıkrasında “Faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde diğer adres, yerleşim yeri adresi ile aynı hukuki değere sahiptir.
Kurumlar yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alır.” hükmü gereğince ilgilinin ‘diğer bir adres’ üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanması da mümkün olup, ikametgâh üzerinden kamu hizmetinden faydalanılması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Hal böyle iken, su hizmetinin verildiği adres neresi ise o adres üzerinden tarife uygulanması gerektiği göz önünde bulundurulmaksızın, doğrudan kişinin önceki
NVI adresi üzerinden tarife uygulanması isabetli olmamıştır.
19. Somut olayda, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından kurumumuza verilen cevapta;
“söz konusu abone, 09.09.2019 tarihinde telefonla İSKİ Beykoz Şube Müdürlüğünü arayarak köy tarifesinden yararlanmak istediğini beyan etmiş ve NVI adresi ile ikametgâh adresi uyumlu olduğundan köy tarifesi uygulanmaya başlanmış olup geriye dönük tahakkuk yapılamayacağı bilgisi aboneye verilmiştir” denilmek suretiyle ilgilinin 2012-2018 yılları arasında uğradığı zararın giderilmesine yönelik talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
20. Abonman sözleşmelerinin hukuki niteliği itibariyle- 12. Paragrafta da belirtildiği üzere- özel hukuk sözleşmesi olması dolayısıyla, ilgilinin uğradığı zararın giderilmesi hususunda Borçlar
Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun ‘Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri’ bölümü altında yer alan 77 nci Maddesi ; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur” denilmektedir. Aynı kanunun ‘Zamanaşımı’ başlıklı 82.
Maddesinde “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Denilmektedir. Somut olayda, ilgili fazla ödeme yapmış bulunduğundan 2019 yılında haberdar olmuş, 09.09.2019 tarihinde iade talebi ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine başvuruda bulunmuştur. İlgilinin 2012 yılından itibaren yaptığı fazla ödemeler açısından 10 yıllık zamanaşımının 2022 yılında dolacak olması da göz önüne alındığında, idarenin hatalı adres bilgisine göre faturaya yansıttığı bedellerin iadesi gerektiği anlaşılmaktadır.
21. Buna göre; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ilgilinin abonman sözleşmesinin akdedildiği tarihte beyan ettiği adresin, aynı zamanda su hizmetinin verildiği adres olduğu, kamu hizmetinden faydalanma durumunda ikametgah üzerinden faydalanma zorunluluğunun bulunmadığı, kaldı ki böyle bir zorunluluk olsa idi dahi, somut olayda olduğu gibi, ilgilinin beyan ettiği ile Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğü ulusal adres sistemi arasındaki tutarsızlığın fark edilmesi durumunda, gerçek ikametgahın hangi adres olduğunun araştırılması yükümlülüğünün belediye tarafından yerine getirilmesi gerektiği, böyle bir araştırmaya ya da farklı adres üzerinden abonelik işlemi yapılıp yapılmadığı araştırması yapılmaksızın ve ilgilinin beyanı göz ardı edilerek, doğrudan NVI adres sisteminde kayıtlı adres sistemi üzerinden tarife ücretlendirmesi yapıldığı, ilgili tarafından beyan edilen ve su hizmeti sağlanan adresin köy tarifesi olduğu, faturalandırma yapılan NVI adres kayıt sisteminde kayıtlı adresin konut tarifesi olduğu, abonman sözleşmelerinin özel hukuk sözleşmeleri niteliğinde olduğu, bu nedenle ilgilinin faturalara yansıtılan hatalı bedeller dolayısıyla talepte bulunmasının, öğrendiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ilgilinin talebinin bu süre zarfında gerçekleştiği hususları göz önüne alındığında, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel
Müdürlüğü’nce şikayetçinin 2012 yılından itibaren ödediği fazla bedellerin hesaplanarak şikayetçiye iadesinin gerektiği anlaşılmaktadır.
22. Bu bağlamda idarece fazladan olarak faturalara yansıtılan geriye dönük bedellerin iadesinin yapılmamasının Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti İlkesi”ne, yine
Anayasanın 35 inci maddesinde yer verilen “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye ve
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.Iu
Protokolün 1 inci maddesindeki “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
23. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü’nce şikayetçinin 2012- 2018 yılları arasında ödediği fazla bedellerin hesaplanarak şikayetçiye iadesinin gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyetçinin dilekçesine İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda, şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin net biçimde verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.
25. Ayrıca, yukarıdaki paragraflarda değinildiği üzere; adı geçen İdare, kişi tarafından abonman sözleşmesinin akdedilmesi esnasında beyan edilen adres bilgisini, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
Genel Müdürlüğü adres kayıt sistemindeki adresle uyuşmadığı gerekçesiyle dikkate almayıp, şikâyetçinin mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermiştir. İdarenin bu şekildeki uygulamasının, iyi yönetim ilkelerinden; “kanunlara uygunluk” ve “haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. İdarenin söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul
Tüketici Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Şikayetçinin 2012- 2018 yılları arasında ödediği fazla bedellerin hesaplanarak şikayetçiye iadesi ile ilgili olarak gerekli işlemin yapılması hususunda İSTANBUL SU VE
KANALİZASYON İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL SU ve KANALİZASYON
İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi