ÖZET: Bu karar, Ordu Devlet Hastanesi’nde görevli hekimlerin ek ödeme listelerinin ilan edilmesi talebinin reddedilmesi üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, hekimlerin tıbbi işlemlerine karşılık aldıkları puan ve ek ödemelerin ilan edilmesini istemiş, ancak idare bu talebi gerekçe göstermeden reddetmiştir. İdarenin gerekçeleri arasında, başkalarının verilerinin paylaşılmasına dair bir düzenlemenin olmaması ve bu durumun çalışma barışını bozabileceği gibi hususlar yer almıştır.

Kararda, bilgi edinme hakkının, bireylerin kamu yönetimini denetleme ve şeffaflık sağlama açısından önemli bir araç olduğu vurgulanmıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, bilgi edinme hakkının genişletilmesi gerektiği, idarenin bu hakkı kısıtlamasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiği ve hekimlerin puan ve ek ödemelerinin ilan edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/7639-S.21.12215

BAŞVURU NO : 2020/103663

KARAR TARİHİ : 18/05/2021

TAVSİYE KARARI

SAĞLIK BAKANLIĞI KAMU HASTANELERİ GENEL

BAŞVURUYA KONU İDARE :

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ek ödeme listelerinin hekimlerin görebileceği bir yerde ilan edilmesi talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 22/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Ordu Devlet Hastanesinde görev yapmakta olan Türk Sağlık Sen İşyeri Sendika Temsilcisi Op. Dr.

tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; 23/10/2020 tarih ve barkot numaralı dilekçesinin Ordu Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından hukuki gerekçe yazılmadan ve itiraz mercii gösterilmeden reddedildiği, bunun üzerine aynı dilekçe ile Ordu İl Sağlık

Müdürlüğüne başvurduğu ve Ordu İl Sağlık Müdürlüğünce de öğrenmek istediği verilerin kişisel veri olduğu gerekçesi ile sadece kendisine ait puan ve döner sermaye ücretini gösterir belgenin verildiği, bu bilgilere zaten kendisinin de ulaşabildiği ifade edilerek, Anayasa ve Kanunlar tarafından garanti altına alınan bilgi edinme ve vatandaşın denetleme hakkına istinaden;  döner sermaye gelirlerinin dağıtım kriterlerini görebilmek için bahse konu dilekçelerine itiraz yollarını gösterici ve kanuni dayanakları içeren gerekçeli cevaplar verilmesi ve

 kişisel veriler konusunda hassasiyet var ise kişi isimleri kullanılmadan sadece klinik isimleri ile puan karşılığı ne kadar döner sermaye hak edildiği hususunda bilgi edinebilmesi için gerekenin yapılması hususlarında tavsiye kararı verilmesi talep edilmiştir.

2. Başvuru ekinde sunulan başvuranın Ordu Devlet Hastanesi Başhekimliğine hitaplı 23/10/2020 tarih ve barkot numaralı dilekçesinde; bundan sonraki dönemler için aylık bazda doktorlara hangi puana karşılık (B1 ve B2) ne kadar (TL) dağıtıldığını gösterir listelerin eskiden olduğu gibi aylık bazda takdir edilecek bir yere asılarak ilan edilmesi ile Ağustos, Eylül ve Ekim 2020 dönemlerine ait olan döner

sermaye hak edişlerine ait listenin de asılarak kendilerinin incelemesine açılmasının talep edildiği görülmüştür. Başvuranın dilekçesine cevaben Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Ordu Devlet

Hastanesinin 12/11/2020 tarih ve sayılı yazısı ile aylık bazda doktorlara hangi puana karşılık ücret ödendiği ve Ağustos, Eylül, Ekim 2020 dönemlerine ait olan döner sermaye hak edişlerine ait listelerin asılması hakkındaki talebinin uygun görülmediği ifade edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kurumumuzun 21/01/2021 tarih ve sayılı yazımız ile Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri

Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, ilgili Müdürlüğün 05/02/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde görev yapan personele 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı “Sağlık

Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumlan ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner

Sermaye Hakkında Kanun” ve mezkur Kanuna istinaden hazırlanan 4/3/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele

Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik” hükümleri uyarınca döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapıldığı, 3.2. Tüm sağlık çalışanlarının kendi ürettiği puan ve ücret ile ilgili bütün bilgi ve verilere ulaşabildiği, kendileri ile ilgili hiçbir kısıtlama olmadığı, 3.3. Ancak herkesin başkalarının bütün bilgi ve verileri bilmesi gerektiğini düzenleyen ve bu konuda idareyi zorunlu tutan bir düzenlemenin olmadığı, kaldı ki tüm personel verilerinin ilan edilmesinin ayrıca çalışma barışını bozacağı ve sağlık tesisi için şikâyet ve huzursuzluklar oluşturabileceği değerlendirildiğinden böyle bir uygulama yapılmadığı, 3.4. Sağlık Bakanlığının hem kişisel verileri koruyan hem de herkesin bilgi edinme hakkına riayet eden uygulamalar yapmakta olduğu, 3.5. Anılan personel tarafından açılmış veya sonuçlanmış bir dava kaydı bulunmadığı

Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 4.1. “ Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

…Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” , 4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

… ” , 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrası,

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 6. 09/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.” 6.2. “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 6.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” 6.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 6.5. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesi, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur.

Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.” 6.6. “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar.” 6.7. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi, “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 6.8. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 nci maddesi, “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 7. 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi, “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” , /

7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, “Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi” ifade eder.

7.3. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5 inci maddesi, “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin

işlenmesi mümkündür:

a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 7.4. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesi, “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.” 7.5. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8 inci maddesi

“(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 7.6. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesi,

“(1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.

(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.

(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”

Hükümleri amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; aylık olarak hekimlerin yapmış olduğu tıbbi işlemler karşılığında üretilen puan ve puana denk gelen ek ödemelerin gösterildiği listelerin hekimlerin görebileceği bir yerde ilan edilmesini ile dilekçelerine itiraz yollarını gösterici ve kanuni dayanakları içeren gerekçeli cevaplar verilmesini talep etmiştir.

10. Başvuranın talebinin Ordu İl Sağlık Müdürlüğü Ordu Devlet Hastanesi tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından da herkesin başkalarının bütün bilgi ve verileri bilmesi gerektiğini düzenleyen ve bu konuda idareyi zorunlu tutan bir düzenlemenin olmadığı, kaldı ki tüm personel verilerinin ilan edilmesinin ayrıca çalışma barışını bozacağı ve sağlık tesisi için şikâyet ve huzursuzluklar oluşturabileceği gibi gerekçelerle reddedildiği görülmüştür.

11. Bilgi edinme hakkı, idarenin icrai nitelikteki eylem ve işlemlerine ilişkin her türlü bilginin, herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireylere verilmesini güvence altına alan bir insan hakkıdır. Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu ve Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar Uluslararası

Sözleşmesi’nin 19 uncu maddesinde bilgi edinme hakkı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek bu özgürlüğün kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın, ülke sınırları gözetilmeksizin, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü kapsadığı vurgulanmaktadır.

12. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilerek

bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. (AYM, 04.12.2014, E.2013/114,

K. 2014/184)

13. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda da bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve istisnaları sayılmıştır. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1 inci fıkrası herkes bilgi edinme hakkına sahiptir, hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise Kurum ve kurullar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler, hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

14. Yönetimde açıklığın ve kamu yararını ilgilendiren konularda bilginin kolayca erişilebilir olmasının demokratik yönetim açısından önemi dikkate alındığında eşitlik ilkesine ve açıklık kurallarına uygun olarak resmi belgelere daha fazla ulaşım olanağı sağlanması ve ayrıca idarenin sahip olduğu kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade beyanıyla tesis edeceği işlemlerle hukuksal durumlarında değişiklik yapabileceği ve bu nedenle idare karşısında zayıf durumda bulunan bireyler için hukuksal korunma yollarından birisi olan bilgi ve belgelere erişim hakkının, hukuk devletinin önemli ilkelerinden birisi olduğu açıktır. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 tarihli Kararı)

15. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, bilgi edinme hakkı kapsamında kendilerine yapılan başvuruları yanıtlamakla yükümlü tutulmuşlardır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu yasa koyucu tarafından belirlenmiş olmakla birlikte, talepler konusunda idarenin belli oranda takdir yetkisi bulunmaya devam etmektedir. Bilgi edinme hakkı mutlak bir hak olmadığı gibi, bilgi edinme hakkının sınırları olarak kabul edilen sınırlama nedenleri de mutlak değildir. Bu nedenle, sınırlamaya ilişkin ilkelerin yasal olarak belirlenmesi kadar, yasal sınırlama durumlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda idarenin sahip olduğu takdir hakkını hangi ölçütlere göre kullanacağı da önem taşımaktadır. İdarenin hukuka aykırı olarak bilgi edinme hakkını kısıtlamasının önüne geçilebilmesi için bu ölçütlerin belirlenmesinde yarar vardır.

16. İdarenin yararlanacağı ölçütlerin belirlenmesi, bilgi edinme talebinde bulunan vatandaşa kolaylık sağlayacağı gibi, idarenin işlerini de kolaylaştıracaktır. İdarenin görevi gereği sahip olduğu bilgi ve belgeler açıkladığında kamu yararının olumsuz etkilenmesi riskinin bulunması durumunda, bilgi edinme talepleri olumsuz yanıtlanacaktır. Kamu yararı gerekçesine dayanılarak yapılan sınırlamada idare, bilgi ve belgenin açıklanması durumunda kamu yararının çok ciddi şekilde zarar görüp görmeyeceğine ve başvurucunun kişisel yararının üstünlüğüne göre karar verecektir. Burada kamusal yararla bireysel yarar arasında adil bir denge kurulmaya çalışılarak karar verilmelidir.

17. Ayrıca, idarenin temel hak ve özgürlükler konusundaki yükümlülükleriyle bilgi edinme hakkı kapsamındaki başvuruları yanıtlama yükümlülüğü dengelenerek hareket edilmelidir. Örneğin, bilgi

/

edinme başvurusunun konusu, üçüncü kişilerin haklarına yönelik bir olumsuzluk içermekteyse idare bu başvuruları reddetmelidir. İdare, görevi gereği sahip olduğu ya da olması gereken kişisel bilgileri, ilgisiz kişilere vermeme dışında, bu bilgilere hukuk dışı yollarla ulaşmak istenmesi durumunda ortaya çıkacak sorunların önüne geçebilmek üzere gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdür.

18. Bilgi edinme başvurusunda bulunan kişilerin talep ettikleri bilgi ve belgeler başvurucuyu doğrudan ilgilendirmemesi durumunda idare, bilgi edinme talebini geri çevirmelidir. Her hak gibi bilgi edinme hakkı da kötüye kullanılamayacaktır. Bilgi edinme hakkının birincil amacı kişilerin kendilerine ilişkin resmi bilgi ve belgelere ulaşmalarının sağlanması suretiyle, hak ve menfaatlerini korumalarını sağlamaktır. Kişilerin kendilerini ilgilendirmeyen konularda bilgilenme merakı içerisinde olmaları doğal kabul edilmekle birlikte, kamusal çıkarları korumak ve kamu yararını gerçekleştirmek yükümlülüğü altında bulunan idarenin toplumun merakını gidermekle yükümlü tutulması kabul edilemez. Kişilerin resmi bilgi ve belgelere ulaşma hakkı, temel olarak kişisel bilgi ve belgelere ulaşmak olarak kabul edilmelidir. Bilgi edinme hakkının öncelikli hedefi kişilerin kendilerini doğrudan ilgilendiren kişisel bilgilere ulaşmalarının sağlanmasıdır.(N. İlker ÇOLAK, Bilgi Edinme Hakkının Sınırları ve Sınırlama

Ölçütleri)

19. Anayasa’nın, 20 inci maddesiyle güvence altına alınmış olan ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de içeriği düzenlenen bilgi edinme hakkının sınırları da sınırlı sayı ilkesine tabi olarak diğer bir deyişle tahdidi olarak Kanunun dördüncü bölümünde maddeler halinde sayılmıştır. Bu çerçevede ilgili idarelerin başvuruları reddedilebileceği ancak diğer hallerde bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep edilen bilgi ve belgelerin Kanunda belirtilen süreler içerisinde başvurucusuna verilmesi gerektiği hususu düzenlenmiştir.

20. Somut olayımızda Ordu İl Sağlık Müdürlüğü Ordu Devlet Hastanesi Başhekimliğinin başvuranın talebini reddederken herhangi bir gerekçe sunmadığı görülmüştür. Kurumumuzun yazısı üzerine Sağlık Bakanlığı

Kamu Hastaneleri Müdürlüğünce verilen cevapta da başvuranın talebi reddedilirken 4982 sayılı Bilgi

Edinme Hakkı Kanununa atıf yapılmadığı ancak özetle personelin kişisel verilerinin paylaşılmayacağı şeklinde sunulan gerekçenin adı geçen Kanunun 21 inci maddesinde yer alan “özel hayatın gizliliği” başlıklı “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır” hükmü ile örtüştüğü değerlendirilmiştir.

21. Özel hayatın gizliliği hakkı Anayasa’nın 20 inci maddesiyle güvence altına alınmıştır ve 6698 sayılı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunun ile de kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini koruması ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemesi amaçlanmıştır.

22. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gerekçesinde “Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Yalnızca ad, soyad, doğum tarihi ve doğum yeri gibi kişinin kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Bu durum, kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar.” denilmektedir.

23. Anayasa Mahkemesi kararlarında da, “kişisel veri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ait bütün bilgileri ifade etmekte olup adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgilerin değil telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası,

pasaport numarası, öz geçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, sağlık bilgileri, genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, alışveriş alışkanlıkları, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerdir” şeklinde ifade edilmektedir. (AYM, E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2013/122, K.2014/74,

9/4/2014;E.2014/149, K.2014/151, 2/10/2014; E.2013/84, K.2014/183, 4/12/2014; E.2014/180,

K.2015/30, 19/3/2015; Bülent Kaya [GK], B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 49; Nurcan Belin[1. B.], B.

No 2014/14187, 10/01/2018)

24. Bu kapsamda, ilgili idarenin özel hayatın gizliliği kapsamında personelinin kişisel verilerini korunma ve ifşa edilmesini engelleme yükümlülüğünün bulunduğu aşikardır. Aynı zamanda başvuranın kendi haklarını koruyabilme adına ek ödemelerin ilgili mevzuat çevresinde adil bir şekilde dağıtılıp dağıtılmadığını denetleyebilmek için bilgi edinme talebinde bulunmasında menfaatinin olduğu da açıktır.

Bu noktada anayasal düzeyde güvence altına alınmış olan iki hakkın (bilgi edinme hakkı ve özel hayatın gizliliği hakkı) çatıştığı ve bu iki hak arasında dengenin sağlanması gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Somut olayda, idare tarafından başvurana kendi ürettiği puan ve ücret ile ilgili bilginin verildiği, ancak diğer hekimlerin yapmış olduğu tıbbi işlemler karşılığında ürettiği puan ile puana denk gelen ek ödemelere ilişkin bilginin verilmediği anlaşılmış olup, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü Ordu Devlet Hastanesi tarafından her bir hekimin ürettiği puan ve puana denk gelen ek ödemelerin ilgili hekimlerin belirli veya belirlenebilir olmasını önleyecek şekilde ilanının mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

26. Başvuranın iddiaları, idare konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; bilgi edinme hakkının demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerinin sağlanmasının çok önemli bir aracı olduğu göz önünde bulundurularak, başvuranın talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir.

28. Başvuranın şikayete konu talebi Ordu Devlet Hastanesinin 12/11/2020 tarih ve sayılı yazısı ile reddedilirken herhangi bir gerekçe sunulmadığı ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmediği anlaşılmış olup, bundan böyle ilgili idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup

Ordu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

/

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜYLE; Ordu İl Sağlık Müdürlüğü Ordu Devlet Hastanesinde görev yapan her bir hekimin ürettiği puan ve puana denk gelen ek ödemelerin ilgili hekimlerin belirli veya belirlenebilir olmasını önleyecek şekilde ilanının sağlanması yönünde SAĞLIK BAKANLIĞI KAMU HASTANELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; SAĞLIK

BAKANLIĞI KAMU HASTANELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜtarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI KAMU HASTANELERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/