ÖZET: Bu karar, başvuranın Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinde çalıştığı dönemde kendisine tecziye edilen ‘uyarma’ disiplin cezasının iptali talebine ilişkindir. Başvuran, 30 Eylül 2021 tarihinde, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında periyodik sağlık muayenesi için kendisine başvuran bir sağlık çalışanını muayene etmemesi nedeniyle disiplin cezası almıştır. Disiplin soruşturması, 13 Ekim 2021 tarihinde başlatılmış ve başvuranın savunması alınarak ceza verilmiştir. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi gereği, disiplin cezalarının belirli ve öngörülebilir olması gerektiği vurgulanmıştır.

Başvurana verilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğu, zamanaşımı süresine riayet edildiği ve cezanın gerekçesinin sağlam olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın muayene etmemesi durumunun, hekimlik meslek etiği kurallarına aykırı olduğu ve bu nedenle disiplin cezasının verilmesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının iptali talebi reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16236-S.22.24775

BAŞVURU NO : 2022/8524

KARAR TARİHİ : 14/12/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Başvurana tecziye edilen disiplin cezasının iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 14/06/2022

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; tarafına tecziye edilen disiplin cezasının iptalini talep etmektedir. Başvuran Devlet Hastanesinde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görev yaptığını,

2019 yılında Diş Ağız Sağlığı Hastanesinde görev yapan iki Radyoloji Teknikerinin iş güvenliği

sebebiyle Sağlık Bakanlığının istediği periyodik sağlık muayenesi için kendisine başvurduklarını, randevusuz ve tamamen meslektaşlık duygusuyla muayenelerini kabul ettiğini, muayeneyi tamamladığını, bir süre sonra ek tetkik muayenesi ile ilgisi olmayan istekte bulunduklarını, kabul etmediğini, ardından art niyetli olarak bütün yasal şikâyet kurumlarına kendisi hakkında mesnetsiz itham ve yalan ile şikâyette bulunduklarını, buna istinaden yazılı ve sözlü ifade verdiğini, bu durumdan dolayı rencide olduğunu, 2021 yılı sonunda bu iki teknikerden birisinin yine kendisine periyodik muayene için başvurduğunu, muayene ve şikâyetinde acil bir husus olmadığı için yasal hakkı olarak muayenesinden el çektiğini, şahısların buna istinaden İl Sağlık Müdürlüğüne tekrar şikâyette bulunduklarını, sözlü ve yazılı olarak detaylıca ifadesinin alındığını, yapılan muameleden rahatsız olduğunu ve rencide olduğunu, belli süre sonra ise verilen görevi yapmadığı için uyarma cezasına mahkum edildiğini belirterek verilen cezanın hukuka aykırı olduğundan bahisle iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge yazısına cevaben Bolu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün sayılı 8/9/2022 tarihli yazı ve eklerinde; 2.1. Başvuruya konu uyarma disiplin cezasına ilişkin soruşturma raporunda özetle;

2.2. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi radyoloji teknikerleri ve

30.09.2021 tarihinde tuttuğu tutanaktan bahisle İl Sağlık Müdürlüğü’nün

13.10.2021 tarihli, sayılı görevlendirme yazılarıyla Uzm. Dr.

hakkında “İnceleme/Disiplin Soruşturması” başlatıldığı, disiplin soruşturması yapılması için Bolu İl Sağlık

Müdürlüğü’nün 13/10/2021 tarihli, sayılı görevlendirme yazısı yazıldığı, 2.3. Disiplin soruşturmasına konu olaylarla ilgili olarak özetle; Radyoloji Teknikerleri ve Sağlık Bakanlığının istediği periyodik sağlık muayenesi için gittikleri

Devlet Hastanesinde, Dahiliye Uzmanı ( “devletten üç beş kuruş para puan alacağım diye periferik yaymaya bakmam ve gidin nerede yaptırıyorsanız yaptırın” dediği ve olayla ilgili 12/04/2019 tarihli ve numaralı, 14/04/2019 tarihli ve numaralı ve 26/04/2019 tarihli ve numaralı CİMER başvuruları yapıldığı, 30/09/2021 tarihinde periyodik muayene için tekrar aynı doktora gittiği ve doktorun kendisini muayene etmeyeceğini söyleyerek odasından kovduğu iddiasıyla inceleme başlatıldığı, 2.4. Şikayetçi soruşturma dosyasındaki yazılı ifade tutanağında özetle;

30.09.2021 tarihinde, İl Sağlık Müdürlüğü’nün organizasyonunda ve talimatı doğrultusunda iş sağlığı ve

güvenliği kapsamındaki periyodik muayenesini yaptırmak üzere İBDH’ne gittiği, hasta kayıt birimine başvurduğu, Dr. Bey ve Dr. Beyin olduğunu söyledikleri, Dr. ile 2019 yılında yaşanan hoş olmayan olaydan dolayı Dr. Murat Bey’e muayene olmak istediğini söylediği, ancak sıranın Dr.

Bey’de olduğunu ve ona muayene olması gerektiğini söyledikleri, içeri girdiğimde “şikayetiniz nedir” diye sorduğu, kendisinin de Müdürlüğün periyodik sağlık taramasını yaptırmak üzere geldiğini söylediği, 10-15 saniye bilgisayar ekranında bir şeyler okuduktan sonra “Beni hatırladın mı?” “Ben seni muayene etmeyeceğim” dediği ve kendisinin de “tamam” diyerek çıktığı, daha sonrasında muayenesinin yine

Müdürlüğün organizasyonunda başka bir hekim tarafından yapılmak suretiyle gerçekleştirildiği, hususlarına yer verildiği, 2.5. Şikayetçi soruşturma dosyasındaki yazılı ifade tutanağında özetle; “30 Eylül 2021 tarihinde periyodik muayene için Dr. ile yaşanan olayı arkadaşı yaşadığı, ancak daha önceki yıl benzer bir olayı kendisi de yaşadığı için ve aynı olayın iki kez tekerrür etmesi üzerine bu tutanağı tuttukları, 11.04.2019 tarihinde Sağlık Bakanlığının Radyoloji Teknisyenlerinden talep etmiş olduğu periyodik sağlık muayenesi için Devlet Hastanesi Dâhiliye Polikliniğine resmi yazılarıyla başvuruda bulundukları, randevu sıraları gelince Dr. odasına girdikleri, resmi yazıda belirtilen evrakı kendilerine verdikleri, ancak evrakta yazılan tetkiklerin bir kısmını isterim bir kısmını istemem dediğini, daha sonrasında odasını terk ederek, kan alma birimine gittikleri, orada tetkiklerin bir kısmının istenip bir kısmını istenmediğini teyit ettikleri, ardından odasına tekrar giderek kendisinin neden istemediğini sordukları, o da “üç kuruş, beş kuruş para kazanacağım diye periferik yaymaya bakamam, gidin nerede yaptırıyorsanız yaptırın” dediği, bunun üzerine odasını terk ederek konuyla ilgili şikâyetlerini hastane yönetimine ilettikleri, ancak aynı gün başka bir hekime kayıt açılamadığından o gün tetkiklerini yarım bırakıp hastaneyi terk etmek zorunda kaldıkları, (…)HBYS’de haklarında çeşitli bilgiler girmiş olup, bu bilgilerin fişleme niteliği taşıdığı, fişlemenin yasalarımızca suç unsuru olduğu, bu konuda da ayrıca şikâyetçi olduğu, soruşturma neticesinde bu fişleme niteliğindeki bilgilerin sistemden kaldırılmasını talep ettiği, hususlarını ifade ettiği, 2.6. Hakkında İnceleme/Disiplin Soruşturması yapılan Uzm. Dr. inceleme/soruşturma dosyasındaki yazılı ifade tutanağında ise özetle; 30 Eylül 2021 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü

koordinasyonu ile periyodik muayenesini yaptırmak üzere kendisine yönlendirildiği, kendisi de uzman doktor olarak hasta bakmama hakkını kullanarak odadan çıkardığını, kovmak gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sonrasında diğer meslektaşına muayene olduğunu öğrendiğini bunun üzerine Başhekim Yrd. Dr. Bey’e neden muayene edildiğini sorduğunda hastanın özür dilediğini ve hastaya bakmakla yükümlü olduğunu söylediği, 11.04.2019 tarihinde İBADSM Radyoloji Teknikeri çalışanları ve İBDH’ne mesai dışı ve akşamüstü muayene olmaya geldiklerini, eşiyle aynı mesleğe sahip olduklarından periyodik muayene için görevli olmamasına rağmen empati ve sempati ile yaklaşarak muayeneyi kabul ettiğini, ilgili tetkikleri istediğini, bir süre sonra geri geldiklerinde periferik yaymayı neden istemediğini sorduklarını ve kendisinin de bir sitem şeklinde tam hatırlayamadığı cümleler kurduğunu, hakaret etmediğini, tetkikleri istediğinde periferik yayma istemesi gerektiğini bilmediğini, çünkü periyodik muayene için geldiklerini söylemediklerini, bunu bilseydi acil sorumlusu ve yoğun olduğu için muayeneyi zaten kabul etmeyeceğini ve böylece tetkiki istemediğini,

11.04.2019 tarihinde yaşanan olaydan sonra kendisini CİMER’e şikayet ettiklerini ve bu duruma çok

üzüldüğünü, çalışma motivasyonunun düştüğünü, yaşananlardan sonra hastaya faydalı olamayacağını fark ettiğini ve sisteme not düştüğünü, diğer hekimlerin de şahsın kendisini gereksiz ve haksız yere şikayet ettiğini bilmeleri ve ona göre muayeneyi kabul etmeleri için not düştüğünü, konunun buralara yansıması ve işleme alınmasının kendisini rahatsız ettiğini ve gereğinin yapılmasını istediğini, ifade ettiği, hususlarının kaydedildiği, 2.7. İdarece soruşturma dosyasında yer verilen konunun tahlili kısmında ise özetle; -11.04.2019 tarihinde (…) ve Sağlık Bakanlığının istemiş olduğu periyodik muayenelerini yaptırmak üzere İBDH’ne gittikleri, Uzm. Dr. muayene oldukları, ancak istenen tahliller içinde periferik yayma olmasına rağmen Dr. Pamir Amir’in istemde bulunmadığı, ve

Başhekimliğe başvurması üzerine muayene ve tetkiklerinin ertesi gün başka bir hekim tarafından yapıldığı, (…) – Bunun üzerine ve olayla ilgili; mağdur oldukları, hekimin (üç beş kuruş para için bakmam demesi) maddi beklentisinden dolayı tetkiki yaptıramadıkları ve hekimin tavrının deontolojiye uygun olmadığı konularında CİMER’e başvuru yaptıkları, – CİMER başvurularına ilgili Başhekimliğin cevap oluşturduğu, bu cevapların: Dr. o gün poliklinik sıraları dolu olmasına rağmen sağlık personeli oldukları için yardımcı olmak amacıyla hasta için sıra açtığı, uzun süren periferik yayma için kendisine söz vermediği, bu şikâyet karşısında şaşırdığını ve üzüldüğünü ifade ettiği, yine Dr. başhekimlik tarafından sunulan ya da sunulmayan deliller, şahitler doğrultusunda değerlendirilerek sözel olarak uyarıldığı, son olarak bir diğer CİMER başvurusu cevabında konu ile ilgili hekimle yüz yüze görüşüldüğü, kendisinin bu konuda ikaz edildiği, Bakanlığın istediği periferik yayma, tarama gibi tahlil ve tetkikleri bağlı bulunan kurumdaki iş sağlığı ve güvenliği hemşiresinin organize ederek ayarladığı şeklinde olduğu, -Bu olayın akabinde Dr. tarafından hastane kayıt sistemine hakkında iki not düşüldüğü:“Hasta genel muayene amaçlı başvurmuştur. Sırası olmadığı halde sağlık personeli olması nedeni ile esneklik sağlanmıştır ve değerlendirilmiştir.”, “Uyarı Notu: Bu şahıs sağlık personeli olmasına rağmen ve sırasız muayene alınmasına rağmen şahsımı CİMER BİMER vs kurumlara haksız olarak şikâyet oluşturmuştur ve kasıtlı olarak beni yıpratmaya çalışmıştır. Bütün hekimlerin bu hastanın muayeneye alınmamasını istirham ederim.” -Başhekimliğin bilgisi olduğu halde

11.04.2019 tarihinde yaşanan olayın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiği, 657 Sayılı Kanunun

127.maddesinin (…)ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar hükmü gereği bu olayın disiplin soruşturmasına konu olamayacağı, (…) – Yine periyodik muayene için 30.09.2021 tarihinde İBDH’ne gittiği, (…)Dr. (…)ekranında birşeyler okuduktan sonra hasta bakmama hakkını kullanarak, “Beni hatırladın mı?” “Ben seni muayene etmeyeceğim” dediği ve kendisinin de

“tamam” diyerek çıktığı, – Daha sonrasında muayenesinin başhekimlik tarafından başka bir hekime yaptırıldığı, bu olay üzerine tutanak tutarak; aynı olayın iki kez tekerrür etmesi ile de hekimin sözel olarak uyarılmasının yeterli gelmediğini, önceki şikâyetlerin bu şekilde sonlandırılmasının hekime daha çok özgüven kattığını, bu tip olayların yaşanmaması için konunun araştırılmasını ve hekim hakkında soruşturma açılmasını talep ettikleri tutanağı Î1 Sağlık Müdürlüğüne iletilmek üzere kurumlarına verdikleri, – Her iki olayda da hekim ve hastalar arasında bir tartışma, taşkınlık, şiddet yaşanmadığı, – Hekimlik Meslek Etiği

Kuralları Madde 5 “Hekimin öncelikli görevi, hastalıkları önlemeye ve bilimsel gerekleri yerine getirerek hastaları iyileştirmeye çalışarak insanın yaşamını ve sağlığını korumaktır. Meslek uygulaması sırasında insan onurunu gözetmesi de, hekimin öncelikli ödevidir. Hekim, bu yükümlülüklerini yerine getirebilmek için, gelişmeleri yakından izler. ” hükmü ile hekimin etik çerçevede görevinin tanımlandığı, Dr.

kendisini Cimer’e şikayet eden hastalar için hizmetten çekilme hakkını ancak 6023 sayılı yasanın 59/g maddesine dayanılarak hazırlanan Hekimlik Meslek Etiği Kuralları Madde 25 “Hekim, ancak tıbbi bilgisini gerektiği gibi uygulayamayacağına karar verdiğinde ve hastasının başvurabileceği başka bir hekim bulunduğu durumlarda hastanın bakımını ve tedavisini üstlenmeyebilirveya tedaviyi yarım bırakabilir. (…)

İkinci hekim bulunmadan hekim hastasını bırakamaz. Hekim, tedaviyi üstlenen meslektaşına hasta hakkındaki tüm bilgileri aktarmakla yükümlüdür.” hükmü gereğince kullanabileceği, – Hastane kayıt sistemi hasta notuna düşülen “bütün hekimlerin bu hastanın muayeneye alınmamasını istirham ederim” cümlesinin, hekimin kendisinin hizmetten çekilme hakkını kullansa da diğer hekimleri de aynı şekilde yönlendirmeye çalışması açısından ve yine bu yönlendirme ile bir sağlık personeli olan hastanın periyodik muayene ihtiyacı kapsamında koruyucu sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere tüm sağlık hizmetlerinden faydalanmasını engellemeye çalışması bakımından düşülen bu notun Hasta Hakları Yönetmeliği Adalet ve

Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma Madde 6 “Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.” hükmüne aykırı olduğunun görüldüğü, – Hekimin hizmetten çekilme hakkını kullanırken hastanın başvurabileceği başka bir hekim bulunması, bu hizmetin engellenmemesi, dahası hastasının tedavisine devam ederken hizmetten çekilme hakkını kullanmak istiyorsa bile hastasını diğer hekime ilgili tüm bilgilerle devretmesi gerektiğinden, Dr. Pamir Amir, Kadri

Karakeçili için hizmetten çekilme hakkını kullanmak istese de hastane kayıt sistemine düştüğü notla diğer hekimleri de etkileyerek hizmet vermelerini engellemek istemekte, kendi ifadesine göre Kadri

Karakeçili’nin diğer meslektaşına muayene olduğunu öğrendiğinde Başhekim Yardımcısı Dr.Güneş

Tekten’e neden muayene edildiğini sormasının da yukarıdaki durumu desteklediği, bunun ise hekimlik mesleği etik kurallarına uymadığı, 2.8. İnceleme/Disiplin Soruşturması Raporunun Netice ve Kanaat bölümünde Disiplin Soruşturması

Görevlisi Dr. tarafından “Yapmış olduğum disiplin soruşturması neticesinde; Uzm. Dr.

hastane kayıt sistemine ile ilgili eklediği not ekranda göründüğünden ve bu nota istinaden 30.09.2021 tarihinde muayene işlemini gerçekleştirmediğinden, 6023 sayılı Kanunun 59/g maddesine dayanılarak hazırlanan Hekimlik Meslek Etiği Kurallarına uymadığından 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun Madde 125- A-Uyarma “a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,” bendi gereğince, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesi hususunda eksik davranması sebebiyle Uzm. Dr. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

/

Madde 125-A-a) bendi gereğince “Uyarma” cezası verilmesi ve Kadri Karakeçili hakkında hastane kayıt sistemine düşülen notun sistemden silinmesi kanaatine vardım.04/01/2022” hususlarının kaydedildiği, 2.9. Uzm. Dr. Disiplin Amiri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.

maddesi gereğince verilen uyarma cezasına ilişkin 02/02/2022 tarihli itiraz dilekçesine istinaden İl Disiplin

Kurulu tarafından 01/03/2022 tarihli ve sayılı itirazın reddine kararı verildiği, kararda özetle “Adı geçene uyarma cezası verilmesine dayanak teşkil eden Disiplin Soruşturma Raporu ile dosya muhteviyatında bulunan somut bilgi ve belgeler ile 21.02.2022 tarihli Raportör Görüşünün tetkiki sonucunda; ilgili hakkında ifade edilen; ‘Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak’ fiilinin sübuta ermesi sonucu 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin a fıkrası (a) bendi gereğince

‘uyarma’ cezası ile tecziye edildiği, verilen cezanın usul ve esas yönünden mevzuata uygun olduğu, Doktor cezasının kaldırılması ile ilgili olarak itirazını haklı kılacak yasal dayanağın bulunmadığı anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesine göre “itirazın reddine”, kararın tebliği ve gereği için İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine oy birliği ile karar verildi.1/3/2021” hususlarının kaydedildiği ve kararın başvurana tebliğ edildiği, 3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/12/2022 tarihinde Kurumumuza iletilen bilgiler incelendiğinde, 2022 yılına ilişkin olarak sağlık hizmeti sunarken sağlık çalışanlarına yönelik suç işlendiği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal eden dosya sayısının 1723 adet olduğu, söz konusu suç duyurularının savcılık aşamasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, İddianame, Uzlaşma

Bürosuna Gönderme Kararı ve Yetkisizlik kararı verilmek suretiyle sonuçlandırıldığı, 01/01/202213/12/2022 tarihleri arasında Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen 1723 adet dosyadan 1248 adedine

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği, 287 adedinin İddianame düzenlenmek suretiyle sonuçlandırıldığı, 89 adet dosyada Uzlaştırma Bürosuna Gönderme Kararı verildiği, Sağlık çalışanlarının beyaz kod tabir edilen uygulamayı kullanarak ve sağlık idaresi tarafından başsavcılıklarına taraflarına kasten suç işlendiği iddiasında bulunulması halinde açılan soruşturma gereği taraf ifadeleri esnasında sağlık çalışanı hakkında hasta veya hasta yakını her ne kadar bir takım iddialarda bulunsalar da bu iddiaların büyük çoğunluğunun savunmalarını delillendirmek amacı gütmek üzere olduğunun anlaşıldığı, sağlık çalışanlarından görevlerini gereği gibi yerine getirmedikleri şeklinde iddialar üzerine ise başsavcılık makamına suç duyurusunda bulunulan hallerde iş bölümü gereği Memur Suçları Bürosunun yetkili olduğunun belirtildiği

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 4.1. “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”,

4.3. 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 6.1. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “(…) Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.

6.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, (…)” 6.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.(…)” 6.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

6.5. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.”

6.6. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 6.7. İtiraz başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; tarafına tecziye edilen ‘uyarma’ disiplin cezasının iptalini talep etmektedir.

9. Şikâyete konu uyuşmazlığın, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi radyoloji teknikerleri .

ve 30.09.2021 tarihinde tutulan tutanaktan bahisle başvuran hakkında “İnceleme/Disiplin

Soruşturması” başlatılması ve takiben başvurana ‘Uyarma’ cezası tecziye edilmesi ve cezanın itiraza konu edilerek kesinleşmesi olduğu görülmektedir.

10. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gerekmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 2022/7172 şikayet başvurusu, 10/10/2022 tarihli ve 2022/13139-S.22.20102 sayılı Kararı)

11. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı)

12. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına

/

durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.

Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

13. Disiplin cezalarının çeşitleri, disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar ile disiplin cezalarında zamanaşımı mevzuatta açık şekilde düzenlenmiştir. Devlet

Memurları Kanununun 127 nci maddesine göre, 125 inci maddede sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma cezasında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

14. Bu kapsamda somut olayda; başvuranın 30/09/2021 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği kapsamında Sağlık

Bakanlığınca istenen periyodik sağlık muayenesi için tetkik yaptırmak üzere kendisine başvuran sağlık çalışanını muayene etmemesi üzerine disiplin cezasına konu fiilin gerçekleştiği, Valiliği İl Sağlık

Müdürlüğü tarafından 13/10/2021 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığı, ilgiliye yedi günden az olmayacak şekilde süre verilerek savunmasının istendiği, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde de disiplin cezasının verildiği, dolayısıyla zamanaşımı süresi içinde idare tarafından işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir.

15. Şikâyete konu edilen disiplin cezasına ilişkin dayanak olarak başvuran ile radyoloji teknikerleri .

ve arasında 2019 yılında gerçekleşen bir uyuşmazlığın esas alındığından bahisle idarenin ceza verme zamanaşımını ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak; başvuran tarafından 2019 yılında hastane kayıt sistemine düşülen (“Uyarı Notu: Bu şahıs sağlık personeli olmasına rağmen ve sırasız muayene alınmasına rağmen şahsımı CİMER BİMER vs kurumlara haksız olarak şikâyet oluşturmuştur ve kasıtlı olarak beni yıpratmaya çalışmıştır. Bütün hekimlerin bu hastanın muayeneye alınmamasını istirham ederim.”) notun tekrar işleme alınarak 30/09/2021 tarihinde K.K’nin periyodik muayene için gelmesi ve başvuranın kendisini muayene etmeyeceğini söyleyerek odasından çıkarması sebebiyle fiilin işlendiği tarih olarak 30/09/2021 tarihinin esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira başvuran kayıt sistemine bu notu diğer hekimlerin görmesi ve kendisinin de hatırlayarak bu doğrultuda işlem tesis edilmesi için düştüğü anlaşıldığından esasen başvuranın uyarma cezasına konu edilen fiili bu notu sisteme düşmüş olması değil, bu notu kullanarak ikinci defa görevinin ifasına kayıtsızlık göstermesi olarak değerlendirilmektedir.

16. Ayrıca başvuran tarafından yasal hakkı olduğundan bahisle muayeneden el çekebileceği ve bu çerçevede de hakkını kullanmasının disiplin cezasına konu olamayacağı iddiasına ilişkin olarak ise; 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununa dayanılarak çıkarılan Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 25 nci maddesinde, hekimin bu hakkını kullanırken hastanın başvurabileceği başka bir hekim bulunması, bu hizmetin engellenmemesi, dahası hastasının tedavisine devam ederken hizmetten çekilme hakkını kullanmak istiyorsa bile hastasını diğer hekime ilgili tüm bilgilerle devretmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Ancak başvuran, . için hizmetten çekilme hakkını kullanmak istese de hastane kayıt sistemine düştüğü notla diğer hekimleri de etkileyerek hizmet vermelerini engellemek istemekte, kendi ifadesine göre . .nin diğer meslektaşına muayene olduğunu öğrendiğinde Başhekim Yardımcısına neden muayene edildiğini sorarak hastanın tedavisini engellemeye çalıştığı anlaşılmakta olduğundan bunun hekimlik mesleği etik kurallarına uymadığı değerlendirilmiştir.

17. Hal böyle iken şikayete konu edilen ‘uyarma’ disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir. Bununla birlikte sağlık hizmeti yürütülürken hizmetten yararlananlar ve hizmeti sunanlar açısından özel bir takım önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Şöyle ki; bilindiği üzere sağlık hizmetleri, bireylerle çok yakın iletişim içinde yürütülen çok özel bir çalışma alanı olarak görülmekte ve sağlık çalışanları, her yaş grubu ve cinsiyette tüm topluma, hastalık, yaşlanma ya da başka durumlar nedeni ile kendi kendine bakma gücünü yitiren, genellikle sıkıntı içinde, ihtimam ve bakıma muhtaç kimselere hizmet vermektedirler. Sağlık hizmetlerinin bu niteliği sebebiyle hizmeti sunan sağlık çalışanlarının ve hizmetten yararlanan hasta ve hasta yakınlarının sürdürmekte olduğu ilişkilerin sürdürülmesi açısından özel önem taşımaktadır.

19. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda yapılan çalışmalarda sağlık çalışanlarının en sık sözel şiddete maruz kaldığı, bu tür şiddetin görülme sıklığının acil servislerde ve devlet hastanelerinde yaygın olduğu, acil servislerde görülen şiddetin sebebinin çok fazla hasta yoğunluğu, insanların içinde bulundukları zor durum sebebiyle stres altında olmaları ve işlerinin bir an önce halledilmesini istemeleri bu istekleri yerine getirilemediğinde de şiddete yönelmeleri olarak değerlendirilmektedir.

(https://www.who.int/)

20. Konunun önemine binaen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından bilgi talep edilmiş ve söz konusu bilgilerin incelenmesinden, 2022 yılına ilişkin olarak sağlık hizmeti sunarken sağlık çalışanlarına yönelik suç işlendiği iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal eden dosya sayısının 1723 adet olduğu, söz konusu suç duyurularının savcılık aşamasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, İddianame, Uzlaşma Bürosuna Gönderme Kararı ve Yetkisizlik kararı verilmek suretiyle sonuçlandırıldığı, 01/01/2022-13/12/2022 tarihleri arasında Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen 1723 adet dosyadan 1248 adedine Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği, 287 adedinin İddianame düzenlenmek suretiyle sonuçlandırıldığı, 89 adet dosyada Uzlaştırma Bürosuna Gönderme Kararı verildiği, Sağlık çalışanlarının beyaz kod tabir edilen uygulamayı kullanarak ve sağlık idaresi tarafından başsavcılıklarına taraflarına kasten suç işlendiği iddiasında bulunulması halinde açılan soruşturma gereği taraf ifadeleri esnasında sağlık çalışanı hakkında hasta veya hasta yakını her ne kadar bir takım iddialarda bulunsalar da bu iddiaların büyük çoğunluğunun savunmalarını delillendirmek amacı gütmek üzere olduğunu anlaşılmaktadır.

21. 2020 yılında Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Hastanesinde sağlık çalışanlarına şiddet ve buna neden olan faktörlere ilişkin yapılan bir çalışmada; çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının %83,3’ünün şiddete maruz kaldığı, bunların %80,0’inin sadece sözel şiddete, %2,0’si sadece fiziksel şiddete, %18,0’i hem sözel hem fiziksel şiddete maruz kaldığı, şiddet uygulama durumu özellikle sağlık alanında artmakta olduğundan sağlık sistemi ile ilgisi olduğunu düşünenlerin sayısının oldukça yüksek olduğu (% 66) şiddete uğrayanların şikâyetçi olma durumlarının ise düşük olduğu (%18,3) herhangi bir şiddete maruz kalma durumunda hastanelerde uygulanmakta olan beyaz kod aracılığı ile yardım isteyenlerin %12,7 olup oldukça düşük bir oranda olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının oluşmadan engellenmesi, şiddeti uygulayan kişilerin rehabilite edilmesi, şiddetin nedenlerinin daha kapsamlı olarak ele alınması ve sorun ya da sorunların ortaya konup çözüm önerileriyle beraber engellenmesi gerekmektedir. Çözüm önerileri olarak, sağlık sisteminin neden olduğu uzun bekleme süreleri şiddete neden olan kaynaklardan biri olarak değerlendirilerek, hastanelerde uzun bekleme sürelerine yönelik iyileştirmeler yapılması gerektiği, özellikle acil servislerdeki aşırı yığılmaların önüne geçebilmek için acil olmayan hastaların acil servislere başvurmasının önüne geçecek çözümler üretilmesi gerektiği, hasta ve yakınları tarafından yapılan şikâyetlerin daha etkin şekilde ve uzman kişilerce ele alınması gerektiği,

sağlıkta şiddetin sebebi ve risk faktörlerini daha iyi anlamamızı sağlayacağından failin gerekçesini ve niyetini, şiddetin psikolojik ve fizyolojik etkilerini uzun dönemde araştıran, önleyici stratejiler ve şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının beklentileri ve çözüm önerilerini içeren daha kapsamlı çalışmanın yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. (Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi Cilt:3

Sayı : 2022/16236-S.22.247751 Yıl:2020)

22. Bu çerçevede sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında rastlanan şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla müdahale stratejileri geliştirilmesi, acil servislerde yaşanabilecek sorunların önüne geçebilmek amacıyla hasta yakınlarının erişeceği hizmetin sınırlarının iyi belirlenmesi bu kapsamda hem hizmet sunumu esnasında hem de hizmetten faydalanmadan önce, sağlık hizmetinden faydalananlara ve sağlık çalışanlarına eğitim verilmesi ve risk gruplarına yönelik öncelikli stratejiler uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.

23. Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; başvurana tecziye edilen ‘uyarma’ cezasının iptali talebinin reddi, bununla birlikte sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında rastlanan şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla yapılan çalışmaların artırılması, sağlık çalışanları ile sağlık hizmetinden faydalanan hasta ve hasta yakınlarına yönelik eğitim programları uygulanması ve risk gruplarına yönelik alınan özel önlemlerin artırılması yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede idare mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru kapsamında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın uyarma cezasının iptali talebinin REDDİNE, Ancak sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında rastlanan şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla yapılan çalışmaların artırılması, sağlık çalışanları ile sağlık hizmetinden faydalanan hasta ve hasta yakınlarına yönelik eğitim programları uygulanması ve risk gruplarına yönelik alınan özel önlemlerin artırılması yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi