|
ÖZET: Başvuran, hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı talep etmiştir. Eşi 03/12/2019 tarihinde vefat etmiş ve bu nedenle ölüm aylığı bağlanmıştır. Babası ise 16/01/2020 tarihinde vefat etmiş olup, bu durumdan dolayı da yetim aylığı talep edilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), her iki aylığın bağlanamayacağını belirterek başvuruyu reddetmiştir. Başvuran, 14/10/2021 tarihinde babasından dolayı aylık tercih ettiğini bildirmiştir, fakat bu talep üzerine de işlem yapılmamıştır.
SGK, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 54. maddesine dayanarak, başvuranın yalnızca bir aylık alabileceğini ifade etmiştir. Başvuranın, babası üzerinden bağlanan ölüm aylığı 25/02/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak, eşinden aldığı aylığın kesilmesiyle birlikte, başvuranın hem eşinden hem de babasından aylık talep etme hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine ilişkin hukuka aykırılık tespit edilmediğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, SGK’nın mevzuatına uygun olarak değerlendirilmiş ve başvurunun reddi yönünde karar alınmıştır. İlgili idarenin süreçleri hakkında başvurana bilgi verilmemesi ise iyi yönetim ilkeleri açısından öneri niteliğinde değerlendirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8545-S.22.13047
BAŞVURU NO : 2022/914
KARAR TARİHİ : 04/07/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Hem babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda; başvuran 03/12/2019 tarihinde vefat eden eşi ’dan dolayı ölüm aylığı aldığını, 16/01/2020 tarihinde vefat eden babası ’tan dolayı da yetim aylığı bağlanmasını talep ettiğini, Sosyal Güvenlik
Kurumunun(SGK) genelgelerine göre her iki aylığa da statüleri farklı olduğu için hak kazandığını, ancak
SGK tarafından her iki aylık yönünden talebinin reddedildiğini, her iki aylık arasında tercih hakkı olduğuna ilişkin tarafına dönüş yapıldıktan sonra, 14/10/2021 tarihli dilekçesiyle babasından dolayı aylığı tercih ettiğini ancak ona ilişkin de henüz işlem yapılmadığını ifade ederek, hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 15/02/2022 tarihli ve tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 15/03/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde bu Kanuna göre bağlanacak gelir ve aylıkların birleşmesi halinde, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.2. Diğer taraftan, 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 29 uncu maddesiyle anılan Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirildiği, 06/11/2018 tarihli ve 2018/38 sayılı Genelgenin “Ölüm Sigortası” başlıklı Dördüncü
Bölümünde, Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce 506, 2925, 1479 ve 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan gelir/aylıkların arttırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilgili kanun hükümlerinin uygulanacağı söz konusu kanunlara göre bağlanan ancak daha sonra iptal edilen aylıkların geçici 1 inci madde kapsamında kabul edilmeyeceğinin ifade edildiği, 2.3. Öte yandan, 06/11/2018 tarihli ve 2018/38 sayılı Genelgenin; – İkinci kısmının “Ölüm Sigortası” başlıklı dördüncü bölümünün “2.3. 05/12/2017 tarihli Sosyal Sigorta
İşlemleri Yönetmeliğinde Yapılan Değişikliğe Göre Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar” alt başlıklı bölümünde, sigortalının ölüm tarihi 2008/Ekim ay basından önce olup ilk defa 2008/Ekim ay basından sonraki süreler için ölüm gelir/aylığı bağlanacak olan hak sahiplerine ilişkin şartların tespitinde Kanunun
34 üncü maddesinin esas alınacağı ve aylığın kesilmesi ile yeniden başlatılmasında da Kanunun 35 inci
madde hükümlerinin uygulanacağı, ancak, ölüm gelir/aylıklarının hesaplanması ve hak sahiplerine paylaştırılmasında ölüm tarihindeki mevzuatın esas alınacağı, – “Ortak Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının “Gelir ve Aylıkların Birleşmesi” başlıklı üçüncü bölümünün “3. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmelik Değişikliği Gereğince Birden Fazla Gelir/Aylığa Hak
Kazananlar” alt başlıklı bölümünde ise; “3.1. Kanunun yürürlük tarihinden sonra vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı almakta iken ölüm tarihi Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra olan babasından annesinden dolayı farklı ya da aynı statü kapsamında 05/12/2017 tarihinden sonra ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunanlara Kanunun 54 üncü maddesine göre değerlendirme yapılarak tercih ettiği aylığın ödeneceği, ancak, hak sahibinin talebinin 05/12/2017 tarihinden önce olması halinde ölüm tarihi mevzuatına göre değerlendirme yapılacağının, talimatlandırıldığı, 2.4. Sistem kayıtlarının tetkikinde; adı geçen hak sahibinin 03/12/2019 tarihinde vefat eden eşinden dolayı
5510 sayılı kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında ölüm aylığı aldığı, aynı anda hem eşinden hem de
babasından ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmaması sebebiyle, açıklanan mevzuat hükümleri gereğince tarafına tercih ettiği aylığın bağlanması gerektiği,
2.5. Baba ‘ın sigortalılık statüsünün 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında olduğu, prim ödeme gün sayısının 3140 gün olduğu, eş ‘ın ise sigortalılık statüsünün 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında olduğu, prim ödeme gün sayısının ise 8043 gün olduğu,
2.6. ‘ın 13/07/2021 tarihli tercih dilekçesine istinaden 13/07/2021 tarihini takip eden 15/07/2021 tarihinden geçerli olmak üzere babasından ölüm aylığının 25/02/2022 tarihinde bağlandığı ve 26/02/2022 tarihinde eşinden aldığı ölüm aylığının kesildiği, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1. “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beş numaralı alt bendinde; “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
…
Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, … bağlanır.” 5.2. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu
Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek
ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 6. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvurana, 03.12.2019 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 5510 sayılı Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında 01.01.2020 tarihi itibarıyla ölüm aylığı bağlandığı, müteveffa babasının ise 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı olduğu ve 07.12.2006 tarihinde vefat ettiği, başvuranın eşinden dolayı aldığı ölüm aylığı kesilmeden babasından dolayı ölüm aylığı talebinde bulunduğu, buna karşın SGK tarafından hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde, hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki
Kanun hükümleri uygulanacağı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi gereği tarafına tercih ettiği aylığın bağlanması gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine başvuranın 13/07/2021 tarihli dilekçesiyle eşinden aldığı aylığın iptal edilerek babasından aylık talebinde bulunduğu, bunun üzerine SGK tarafından, 15/07/2021 tarihinden geçerli olmak üzere babasından dolayı ölüm aylığının 25/02/2022 tarihinde bağlandığı ve 26/02/2022 tarihinde eşinden aldığı aylığın kesildiği, başvuru yaptığı tarihte aylık tercihi henüz değiştirilmediğinden, başvuranın hem eşinden hem de babasından dolayı aylık bağlanması talebinde bulunduğu, bunun gerçekleşmemesi durumunda ise tercihinin babasının dosyası üzerinden aylık bağlanması yönünde olduğu görülmektedir.
9. Başvuranın aldığı ölüm aylığının babasının dosyası üzerinden bağlanması talebinin 25/02/2022 tarihinde gerçekleştirildiği dolayısıyla uyuşmazlığın bu yönüyle ihtilaf dışı kaldığı, bu noktada uyuşmazlığın; başvurana babasından dolayı bağlanan ölüm aylığı kesilmeksizin, eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
10. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08.04.2020 tarihli ve 2020/3443 Başvuru No’lu kararı ile 13/05/2020 tarihli ve 2020/3174 Başvuru No.lu kararlarında da vurgulandığı üzere; kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır.
Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki kız çocuğuna baba üzerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir. Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır. Diğer bir deyişle sigortalı baba yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda da aylığa hak kazanılamamaktadır. Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/5/2019 tarihli ve E: 2016/1789, K: 2019/612
sayılı; 14/6/2017 tarihli ve E: 2016/2140 K: 2017/1178 sayılı; 26/2/2016 tarihli ve E: 2015/21-831, K:
2016/201 sayılı; Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 10/3/2016 tarihli ve E: 2015/11000, K: 2016/2809 sayılı kararları. www.corpus.com.tr)
11. Bu itibarla her ne kadar babası 2006 yılında vefat etmiş ise de başvuranın hak sahibi sıfatını 2019 yılında eşinin vefatıyla kazandığı ve 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetildiğinde uyuşmazlığın anılan hüküm uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği anlaşılmaktadır.
12. Söz konusu madde ile herhangi bir hak sahibinin hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazanması halinde, kendisine her iki dosya üzerinden aylık bağlanmaması, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanması öngörülmektedir. Somut olay incelendiğinde başvuranın hem babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazandığı, dolayısıyla 54’üncü maddede düzenlenen aylıkların birleşmesi halinin söz konusu olduğu, tercihine göre babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlandığı, bu aylıkla birlikte eşi üzerinden de aylık bağlanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
13. Bu gerekçeyle başvuranın babasının ve eşinin sigortalılık statülerinin farklı olduğundan bahisle her iki dosya üzerinden tarafına aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun idarece reddedilmesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi