ÖZET: Başvuru, hemşirelerin görev tanımlarına ilişkin talepleri içermektedir. Başvuran, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hemşire olarak çalışmakta ve görev tanımları dışında ek iş yüklerinin kendisine yüklendiğini belirtmektedir. Hemşirelerin, hasta taburculuğu, ilaç istemi gibi işlemleri yapabilmesi için yetkilendirilmesi gerektiğini, ancak bu durumun sürekli hale geldiğini ifade etmektedir. Başvuran, mesleki sorumluluklarını yerine getirebilmesi için görev tanımları dışındaki işlerin kendisine verilmemesini talep etmektedir.

Sağlık Bakanlığı, hemşirelerin görev tanımlarının 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 27515 sayılı Hemşirelik Yönetmeliği ile belirlendiğini açıklamıştır. Hemşirelerin, hekim tarafından yazılı olarak verilen tedavileri uygulamakla yükümlü olduğu, ancak doğrudan teşhis koyma ve tedavi planlama yetkilerinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, hemşirelerin iş yüklerinin artırılmasının, hasta bakımında aksamalara yol açabileceği vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. Hemşirelerin görev tanımları içinde yer alan işlerin yerine getirilmesi gerektiği, ancak iş yükünün dengeli bir şekilde dağıtılması gerektiği önerilmiştir. Sağlık Bakanlığı ve Eskişehir Şehir Hastanesi’ne, iş yükü dağılımının gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9312-S.24.14433

BAŞVURU NO : 2024/4864

KARAR TARİHİ : 02.09.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ

Başvuranın hemşirelerin görevlerine ilişkin talepleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 15.04.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Hemşire olarak yaptığı tedavileri HBYS üzerinden ilaç okutma işlemi ile kaydettiği ve yaptığı tedavi dahil diğer tüm işlemleri klinik tedavi izlem formuna tarih ve saatleri ile birlikte kayıt altına aldığı hâlde stok takibi, faturalandırma vb. amaçlar ile ek sekretarya işlemlerinin HBYS sisteminde hemşirelere yetki verilmek suretiyle yaptırıldığını, bunların yanında kendisine hasta taburculuğu, order girme, konsültasyon girme, ameliyat isteği yapma, kan istemi, epikriz işlemleri, hasta kayıt açma, hizmet düşümü, tanı girme gibi çok daha fazla görev tanımı dışında sistem üzerinden yetkilendirme verildiğini, buna benzer işlemlerin de yapılmasını istendiğini, bu yetkiler idare tarafından ilgili personelin hazır olmadığı zaman hemşireler tarafından ekip çalışması adına yerine getirilmesi amacı ile verildiğini, ancak ilgili personelin hazır olmadığı zaman değil süreklilik arz eden bir durum haline geldiğini, 21.10.2019 tarihinde işe başladığı zamandan beridir her geçen gün buna benzer iş yükünü arttıran işlemlerin devam ettiğini, iş yükünü hafifletmek veya görev tanımı dışında yetkilendirme işlemleri kaldırılmaya yönelik herhangi bir adım atılmadığını, görev yetki ve sorumlulukları dışında olan bu işlemlerin yaptırılmasından dolayı mesleğin odak noktası olan hasta takip ve tedavisinde olası aksamalara sebep olacak şekilde iş yüklerinin arttığını belirterek görev tanımları dışında kalan işlerin verilmemesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Sağlık Bakanlığı Sağlık

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10.07.2024 tarih ve – – sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ile kimlerin hemşire olacağı belirlendiği, 2.2. 08.03.2010 tarih ve 27515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliği ile de hemşirelerin iş ve görev tanımlarının yapıldığı, 2.3. Yönetmelik’te belirlenen görevler arasında “…Tıbbî tanı ve tedavi planının uygulanmasında; hekim tarafından, acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygular, hastada beklenmeyen veya ani gelişen durumlar ile acil uygulanması gereken tanı ve tedavi planlarında müdavi hekimin şifahi tıbbi istemini kabul eder. Bu süreçte hasta ve çalışan güvenliği açısından gerekli tedbirleri alır, Hastaya lüzumu halinde uygulanmak üzere hekim tarafından reçete edilen tıbbî talepleri bilimsel esaslara göre belirlenen sağlık bakım, tanı ve tedavi protokolleri doğrultusunda yerine getirir…” hükümlerinin yer aldığı, 2.4. 1219 sayılı Kanun’un Ek 13 üncü maddesinde “…Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz…” hükmünün yer aldığı, 2.5. Halihazırda matbu olarak basılan tüm e-reçetelerin (kırmızı, yeşil, turuncu ve mor) ve normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçları ihtiva eden reçetelerin elektronik ortama aktarılmasını böylelikle ulaşımını kolaylaştırmak ve takibini sağlamak amacıyla e-Reçete sisteminin kullanıldığı, 2.6. Kullanıcı türü olarak Yönetici, Hekim ve Eczane olmak üzere üç farklı seçenek tanımlandığını, ancak hekimler için giriş ekranında kullanıcı adı yerine elektronik imza kullanıldığını, tüm bu sistemler eşliğinde hekim tarafından giriş sağlandıktan sonra tıbbi sekreter ya da diğer kişiler tarafından kişisel veriler görünür olduğu, 2.7. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 12 inci maddesinde ise “Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.” hükümlerinin yer aldığı, 2.8. 27.03.2002 tarih ve 24708 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 66 ncı maddesi (l) bendende “Başkasına ait tabip kaşesi, diğer tabip veya personel tarafından hiç bir surette kullanılamaz.” ifadesinin bulunduğu, 2.9. Bununla birlikte 27.06.2015 tarih ve 29399 sayılı Sağlıkta Kalitenin Geliştirilmesi ve

Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik kapsamında yayımlanan Sağlıkta Kalite Standartları Hastane Setinde

“İlacın dahil olduğu tüm süreçler ve bu süreçlere yönelik kurallar tanımlanmalıdır.” ifadesinin yer aldığını, ancak ilaç istemini ve sayımını kimin yapacağına dair net bir ifade bulunmadığı, 2.10. Ayrıca Bakanlığa bağlı hastanelerde, Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri Alım Kılavuzu kapsamında dijital sistemlerin kurulduğu, 2.11. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve rehberler kapsamında tedaviyi planlayarak tetkik, kan, kan ürünlerinin ve ilaç isteminin hekim tarafından yapılacağı, hekim tarafından order edilen tedavinin ise hemşire tarafından uygulanacağı ifade edilmektedir. Ayrıca her meslek mensubunun yetkisinde bulunan işlemlerin kayıt ve onamının kendisi tarafından yapılması gerektiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Ek 13 üncü maddesinde; “…Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz…” 6. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’nun 4 üncü maddesinde, “Hemşireler; tabip tarafından acil haller dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, her ortamda bireyin, ailenin ve toplumun hemşirelik girişimleri ile karşılanabilecek sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını belirlemek ve hemşirelik tanılama süreci kapsamında belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde hemşirelik bakımını planlamak, uygulamak, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık personelidir. Ayrıca aile hekimliği uygulamasına ilişkin kanun hükümleri ile bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan mevzuattaki görevleri de yaparlar.” 7. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.

(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi halinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.

(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi halinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi halinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.” 8. 08.03.2010 tarih ve 27515 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliği’nin; 8.1. “Hemşirelik hizmetlerinin kapsamı” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Hemşirelik hizmetleri

aşağıdaki hususları kapsar:

a) Birey, aile, grup ve toplumun sağlığının geliştirilmesi, korunması, hastalık durumunda iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla hemşirenin yerine getirdiği bakım verme, hekimce hazırlanan tıbbî tanı ve tedavi planının oluşturulması ve uygulanması, güvenli ve sağlıklı bir çevre oluşturma, eğitim, danışmanlık, araştırma, yönetim, kalite geliştirme, işbirliği yapma ve iletişimi sağlama rolleri, b) Mesleki eğitimle kazanılan bilgi, beceri ve karar verme yeteneklerini kullanarak, insanlara yaşadıkları ve çalıştıkları her ortamda doğum öncesinden başlayarak yaşamın tüm evrelerinde meslek standartları ve etik ilkeler çerçevesinde sunduğu hemşirelik bakımı, c) Hemşirelik hizmetlerinin ve bu hizmetlerden sorumlu insan gücü kaynaklarının, diğer kaynakların ve bakım ortamının yönetimi ile risk yönetimini.” 8.2. “Hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ …. c) Tıbbî tanı ve tedavi planının uygulanmasında; hekim tarafından, acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygular, hastada beklenmeyen veya ani gelişen durumlar ile acil uygulanması gereken tanı ve tedavi planlarında müdavi hekimin şifahi tıbbi istemini kabul eder. Bu süreçte hasta ve çalışan güvenliği açısından gerekli tedbirleri alır. ç) Hastaya lüzumu halinde uygulanmak üzere hekim tarafından reçete edilen tıbbî talepleri bilimsel esaslara göre belirlenen sağlık bakım, tanı ve tedavi protokolleri doğrultusunda yerine getirir. .. h) Sağlık hizmetlerinin verildiği tüm alanlarda etkin bir şekilde görev alır, oluşturulan sağlık politikalarının yürütülmesinde, mevzuat çerçevesinde karar mekanizmalarına katılır. i) Tüm uygulamalarını kayıt altına alır.” 9. 13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları

İşletme Yönetmeliği’nin; 9.1. 18 inci maddesinde; “a) Yatan hastaların tabelalarına yazılan ilaçlar, eczacı veya hemşire tarafından, hazırlanmak üzere eczaneye verilir. Eczanede hazırlanan ilaçlar, ilgili hemşireye teslim edilir.” 9.2. “Yatırılan Hastalara Yapılacak İşlemler” başlıklı 71 inci maddesinde; “Hasta tabelasına da, hastalara içerden ve dışardan verilen, kullanılan ve uygulanan bütün ilaçlar ve tedbirlerle, gündelik iaşe maddeleri yazılır. Tabelada yazılı ilaç, tedavi vesair tedbirleri hastalara uygulayan hemşireler, uygulama sonuçlarını zamanında ve düzenli olarak hemşire defterine işlerler. Hastalara uygulanacak tedavileri, teşhis, ameliyat ve müdahaleler için yapılacak hazırlıkları, laboratuvar tetkik isteklerini sağlıklı bir şekilde takip ve uygulanması, nöbet ve vardiye devirlerinde bir sonra görev alacakların zamanında bunları yerine getirmesini sağlıyacak, kurumların hizmet ve personel durumlarına uygun sistem ve yöntemler geliştirilir ve bunları gerekli kıldığı kayıtlar ve fişler düzenlenir.” 9.3. “Hemşirelerin görev ve yetkileri” başlıklı 132 nci maddesinde; “b) Hastaların tedavisi için gerekli bütün kayıt, bakım ve tedavi uygulamalarını meslekleri dahilinde ve tabiblerin tariflerine göre

yapmak göreviyle yükümlüdürler. Hastaların ilaçlarını, içten ve dıştan olduğuna göre bizzat içirir ve tatbik ederler, enjeksiyonları yaparlar ve bunları hemşire notuna miktar ve zaman belirterek kaydedip imzalarlar.

Sık sık kontrolü icabeden hastalarla ameliyatlı hastaları belirli zamanlarda yoklar ve bunlara ait ilaçları verir, yemeklerinin de usulüne uygun verilmesini sağlar. Kendilerine bırakılan pansuman ve tedavileri bizzat yaparlar.

c) Hastalara iyi muamele etmek, onların dertlerini dinlemek, teselliye muhtaç olanları ve ameliyat heyecanı içinde bulunanları teselli ve teskin etmek, sağlık eğitimi konusunda bilgi vermek hemşirelerin esas görevleridir. Uzmanlarca analizine lüzum görülen materyali hastalardan alır ve laboratuvara gönderirler.

….”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, hemşirelerin görev tanımları çerçevesinde çalıştırılmasını talep etmektedir.

12. Sağlık Bakanlığı tarafından özetle; 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ile kimlerin hemşire olacağı belirlendiği, 08.03.2010 tarih ve 27515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliği ile de hemşirelerin iş ve görev tanımlarının yapıldığı, 1219 sayılı Kanun’un Ek 13 üncü maddesinde tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacakları ve reçete yazamayacaklarının düzenlendiği, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 66 ncı maddesi (l) bendende başkasına ait tabip kaşesi, diğer tabip veya personel tarafından hiç bir surette kullanılamayacağının ifade edildiği, Sağlıkta Kalitenin Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesine Dair

Yönetmelik kapsamında yayımlanan Sağlıkta Kalite Standartları Hastane Setinde “İlacın dahil olduğu tüm süreçler ve bu süreçlere yönelik kurallar tanımlanmalıdır.” ifadesinin yer aldığını, ancak ilaç istemini ve sayımını kimin yapacağına dair net bir ifade bulunmadığı, mevzuat hükümleri ve rehberler kapsamında tedaviyi planlayarak tetkik, kan, kan ürünlerinin ve ilaç isteminin hekim tarafından yapılacağı, hekim tarafından order edilen tedavinin ise hemşire tarafından uygulanacağı ifade edilmektedir. Ayrıca her meslek mensubunun yetkisinde bulunan işlemlerin kayıt ve onamının kendisi tarafından yapılması gerektiği, belirtilmektedir.

13. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ile kimlerin hemşire olacağı belirlenmiş olup 08.03.2010 tarih ve

27515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hemşirelik Yönetmeliği’ ile de hemşirelerin iş ve görev

tanımları belirlenmiştir. Hemşire, Hemşirelik Kanunu’nun 4 üncü maddesinde “tabip tarafından acil haller dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, her ortamda bireyin, ailenin ve toplumun hemşirelik girişimleri ile karşılanabilecek sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını belirlemek ve hemşirelik tanılama süreci kapsamında belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde hemşirelik bakımını planlamak, uygulamak, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık personeli” olarak tanımlanmıştır.

14. Bununla birlikte; Hemşirelik Yönetmeliği’nin hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 6 ncı maddesinde, hemşirelerin; her ortamda bireyin, ailenin ve toplumun hemşirelik girişimleri ile karşılanabilecek sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını belirleyip hemşirelik tanılama süreci kapsamında belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde hemşirelik bakımını kanıta dayalı olarak planlayıp uygulayıp değerlendirip denetleyeceği, verilen hemşirelik bakımının kalitesini ve sonuçlarını değerlendirip hizmet sunumunda bu sonuçlardan yararlanarak gerekli iyileştirmeleri yapıp sonuçları ilgili birime ileteceği, tıbbî tanı ve tedavi planının uygulanmasında; hekim tarafından, acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulayacağı, hastada beklenmeyen veya ani gelişen durumlar ile acil uygulanması gereken tanı ve tedavi planlarında müdavi hekimin şifahi tıbbi istemini kabul edeceği, bu süreçte hasta ve çalışan güvenliği açısından gerekli tedbirleri alacağı, hastaya lüzumu halinde uygulanmak üzere hekim tarafından reçete edilen tıbbî talepleri bilimsel esaslara göre belirlenen sağlık bakım, tanı ve tedavi protokolleri doğrultusunda yerine getireceği, tıbbi tanı ve tedavi işlemlerinin hizmetten faydalanana zarar vereceğini öngördüğü durumlarda, müdavi hekim ile durumu görüşüp hekim işlemin uygulanmasında ısrar ederse durumu kayıt altına alarak hekimin yazılı talebi üzerine söz konusu işlemi uygulayacağı, tıbbî tanı ve tedavi girişimlerinin hasta üzerindeki etkilerini izleyip istenmeyen durumların oluşması halinde gerekli kayıtları tutarak hekime bildirip gerekli önlemleri alacağı, görevi teslim alacak hemşire gelmeden ve gerekli bilgiyi hasta başında sözlü ve yazılı olarak teslim etmeden ve doğal afet, toplu kazalar gibi olağanüstü durumlarda ise hemşireye olan ihtiyaç ortadan kalkmadan kurumdan ayrılamayacağı, hemşirelikle ilgili eğitim, danışmanlık, araştırma faaliyetlerini yürüteceği, mesleği ile ilgili bilimsel etkinliklere katılacağı, toplumun, öğrenci hemşirelerin, sağlık çalışanlarının ve adaylarının eğitimine destek verip katkıda bulunacağı, sağlık hizmetlerinin verildiği tüm alanlarda etkin bir şekilde görev alıp oluşturulan sağlık politikalarının yürütülmesinde, mevzuat çerçevesinde karar mekanizmalarına katılacağı, hizmet sunumunda, hizmetten faydalananların bireysel farklılıklarını kabul ederek, insan onurunu, mahremiyetini ve kültürel değerlerini azami ölçüde göz önünde bulunduracağı, tüm uygulamalarını kayıt altına alacağı ifade edilmiştir.

15. Benzer şekilde Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği ilgili hükümlerinde de hemşirelerin görev yetki ve sorumluluklarının düzenleme alanı bulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; yatan hastaların tabelalarına yazılan ilaçların eczacı veya hemşire tarafından hazırlanmak üzere eczaneye verileceği, hasta tabelasına hastalara içerden ve dışardan verilen, kullanılan ve uygulanan bütün ilaçlar ve tedbirlerle, gündelik iaşe maddeleri yazılacağı, tabelada yazılı ilaç, tedavi vesair tedbirleri hastalara uygulayan hemşirelerin uygulama sonuçlarını zamanında ve düzenli olarak hemşire defterine işleyeceği, hastalara uygulanacak tedavileri, teşhis, ameliyat ve müdahaleler için yapılacak hazırlıkları, laboratuvar tetkik isteklerini sağlıklı bir şekilde takip ve uygulanması, nöbet ve vardiya devirlerinde bir sonra görev alacakların zamanında bunları yerine getirmesini sağlayacak, kurumların hizmet ve personel durumlarına uygun sistem ve yöntemler geliştirileceği, hastaların tedavisi için gerekli bütün kayıt, bakım ve tedavi uygulamalarını meslekleri dâhilinde ve tabiplerin tariflerine göre yapmak göreviyle yükümlü oldukları, hastaların ilaçlarını, içten ve dıştan olduğuna göre bizzat içirip tatbik edecekleri, enjeksiyonları yapacakları ve bunları hemşire notuna miktar ve zaman belirterek kaydedip imzalayacakları, hastaları belirli zamanlarda yoklayacakları ve bunlara ait ilaçları verecekleri, yemeklerinin de usulüne uygun verilmesini sağlayacakları, kendilerine bırakılan pansuman ve tedavileri bizzat yapacakları, hastalara iyi muamele edecekleri ve onların dertlerini dinlemek, teselliye muhtaç olanları ve ameliyat heyecanı içinde bulunanları teselli ve teskin etmek, sağlık eğitimi konusunda bilgi vermek hemşirelerin esas görevlerinden olduğu,

uzmanlarca analizine gerek görülen materyali hastalardan alıp ve laboratuvara gönderecekleri ifade edildiği anlaşılmaktadır.

16. Öte yandan; Anayasa Mahkemesi yaptığı değerlendirmelerde hukuki belirliliği “Anayasa’nın 2 nci maddesinde düzenlenen hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi de belirliliktir. Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Bir başka deyişle hukuk kurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılması anlamına gelmemektedir Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.” olarak tanımlamıştır. Diğer bir deyişle belirlilik ilkesi; İdare tarafından uygulanacak iş ve işlemlerin daha önceden genel düzenlemeler ile belirlenmesini gerekli kılar. Bu sayede ilgili işlemin muhatabı olacak birey açısından da öngörülebilirlik ve güvenirlik sağlanmış olacaktır.

17. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun hazırlamış olduğu 2013 yılında yayımlanan Sağlık

Hizmetleri Sunum Rehberi’nde sağlık tesislerinin asli görevinin; türlerine ve hizmet rollerine uygun tıbbi hizmetlerin, geciktirilmeden, hasta hakları, hasta ve çalışan güvenliği, hasta mahremiyeti ve veri gizliliği esaslarına özen gösterilmesi hususları da dikkate alınarak sunulması olduğunu ifade edilmiştir. Hizmet sunumunun ise sağlık tesisi yöneticisi tarafından, kendi sağlık tesisinin özelliklerine uygun olarak düzenlenen ve güncel ihtiyaçlara göre revize edilen iş akış şemaları gereğince yürütüleceği belirtilmiştir.

18. Nitekim, Sağlık Hizmet Sunum Rehberinde de ifade edildiği şekliyle hizmet sunumunun sağlık tesisi yöneticisi tarafından tesisin özelliklerine göre düzenlenmesi gerektiği açıktır. Mevcut durumda artan ihtiyaçlar nedeniyle başvuru konusu kapsamında hemşirelere düşen iş yükünde yoğunlaşma olabileceği, hastanede çeşitli alanlarda ve ünvanlarda görev yapan personel sayısı göz önüne alınarak mevzuat hükümleri kapsamında çalışma saatleri ve şartlarının dengeli bir şekilde belirlenmesinin hastane yönetiminde olduğu anlaşılmaktadır.

19. Bununla birlikte hemşirelerin görev tanımlarının kapsamında olmayan faaliyetlerin ise hastanede yaşanan süreçlerin hızlı ve güvenli olması amacıyla yer yer ekip çalışması kapsamında yerine getirilmesinde sakınca görülmese de yine de hemşirelik mesleği dışındaki mesleklerin görev tanımlarında açıkça yer verilen ve örneğin yalnızca doktorlar tarafından yapılması gerekli olan işlemlerin iş yükü olarak hemşireye yüklenmesinin de kabul edilmesi hemşirelerden beklenmemelidir. Nitekim idarenin cevabi yazısında da ifade edildiği şekliyle mevzuat kapsamında; tedaviyi planlayarak tetkik, kan, kan ürünlerinin ve ilaç isteminin hekim tarafından yapılacağı, hekim tarafından order edilen tedavinin ise hemşire tarafından uygulanacağı ve yine her meslek mensubunun yetkisinde bulunan işlemlerin kayıt ve onamının kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Ancak iş süreçlerinde hangi işin kim tarafından yapılacağının bazen açıkça belirlenmediği anlaşılmakla, bu durumda da iş yükü de göz önüne alınarak bu işin kim tarafından yürütüleceğinin hastane yönetimi tarafından açıkça belirlenmesi gerekmektedir.

20. Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; başvuranın iddiaları ile ilgili olarak idare tarafından verilen görevlerin hemşirelere yüklenip yüklenmediği ve hemşirelere genel görev tanımı dışında iş ve işlemler yaptırıldığına dair her bir olay için ayrıca belirleme sağlanması mümkün olmadığından başvuranın

talebinin reddi; ancak sağlık tesislerinde her geçen gün iş yoğunluğunun artmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar kapsamında, çalışma düzeni içerisinde bazı meslek gruplarına aşırı iş yükü yüklenmesi; sağlık hizmeti gibi önemli ve hayati bir hizmette olası sorunlara yol açabileceğinden iş yükü dağılımının, hastaların kişisel verilerinin güvenliği açısından değerlendirilerek ve oluşan yeni ihtiyaçlar göz önüne alınarak dengeli bir şekilde yapılması ve çalışanların çalışma düzeni içerisinde iş barışının bozulmamasının gözetilmesi için gerekli iş ve işlemlerin mevzuat kapsamında da belirliliğin sağlanması marifetiyle ivedilikle yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca gönderilen 19.04.2024 tarihli bilgi ve belge talebinin İdare tarafından 12.07.2024 tarihinde Kurumumuza ulaştırıldığı bu nedenle talebimize süresinde cevap verilmediği, bilgi ve belge talebimize gerekçeli olarak cevap verildiği, böylece “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı ancak “makul sürede karar verme” ilkesine uygun hareket edilmediği; idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uymadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Eskişehir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, İdare tarafından hemşirelere genel görev tanımı kapsamında iş ve işlemler yaptırıldığı ortaya konulduğundan başvuranın talebinin REDDİNE, Ancak sağlık tesislerinde her geçen gün iş yoğunluğunun artmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar kapsamında, çalışma düzeni içerisinde bazı meslek gruplarına aşırı iş yükü yüklenmesi; sağlık hizmeti gibi önemli ve hayati bir hizmette olası sorunlara yol açabileceğinden iş yükü dağılımının, hastaların kişisel verilerinin güvenliği açısından da değerlendirilerek ve oluşan yeni ihtiyaçlar göz önüne alınarak dengeli bir şekilde yapılması ve çalışanların çalışma düzeni içerisinde iş barışının bozulmamasının gözetilmesi için gerekli iş ve işlemlerin mevzuattaki belirlilik de sağlanarak ivedilikle yapılması hususunda SAĞLIK

BAKANLIĞINA VE ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA ve ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ

BAŞHEKİMLİĞİNE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

İdareler tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi