ÖZET: Bu karar, görme engelli bir bireyin Zeytinburnu Metro durağındaki hissedilebilir yüzey uygulamasının yetersizliği nedeniyle yaşadığı bir kazayı ve bu kazanın sonuçlarını ele almaktadır. Başvuran, metro durağında hissedilebilir yüzeyin standartlara uygun olmadığını ve bu nedenle bir çatı direğine çarparak yaralandığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. İlgili idareler, yapılan incelemelerde hissedilebilir yüzey uygulamalarının Türk Standardları Enstitüsü (TS) standartlarına uygun olmadığını tespit etmiştir.

Kararda, kamu hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olmasının yasal bir zorunluluk olduğu vurgulanmakta ve başvuranın yaşadığı kazanın, idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği kabul edilmektedir. Ancak, başvuranın maddi tazminat talebi reddedilmiş, bunun yerine idareye bir özür mektubu gönderilerek manevi zararın giderilmesi önerilmiştir. Sonuç olarak, ilgili idarelerin erişilebilirlik standartlarına uygun düzenlemeler yapması ve benzer kazaların önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/4939-S.7404

BAŞVURU NO : 2018/10289

KARAR TARİHİ : 01/07/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, metro durağındaki hissedilebilir yüzey uygulamasının erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesini ve gördüğü zarar sebebiyle tazminat ödenmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 14/08/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, görme engelli olduğunu, 30/05/2018 tarihinde Zeytinburnu Metro durağından

Bağcılar – Kabataş tramvay hattına aktarma yapmak istediğini, beyaz bastonunun yardımıyla

“hissedilebilir yüzeyi” takip ederek turnikeden geçtikten hemen sonra yolun bittiğini ve son anda sola doğru döndüğünü fark ettiğini, sola dönen izi ararken ve bir taraftan da tramvay için yönünü bulmaya çalışırken hissedilebilir yüzeyin zemini ile neredeyse kesişen çatı direğine kafasını çarptığını, çarpmanın etkisiyle burnunun kanadığını; söz konusu direğin önüne bir koruyucunun konulmaması sebebiyle meydana gelen bu kazanın “kamu hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olmasını zorunlu kılan yasal düzenlemelerle” örtüşmediğini, dolayısıyla “hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini” ifade ederek, “idarenin gerekli tedbiri almaması” sebebiyle uğradığı bedensel ve manevi zararın karşılığında tarafına

1000 TL tazminat ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 17/09/2018 tarih ve E… sayılı, tekiden 26/12/2018

tarihli ve E… sayılı ve 19/02/2019 tarih ve E…sayılı bilgi-belge talepli yazılarına İstanbul

Büyükşehir Belediyesi’nden alınan 01/03/2019 tarih ve …-… sayılı yazıda özetle

“incelemeler neticesinde Zeytinburnu Metro İstasyonundaki görme engelli bireyler için yapılan ve engelli yolcu erişimini kolaylaştıran hissedilebilir kılavuz yol uygulamasının TS 9111 ve TS

ISO 23599 standartlarına uygun olduğu” belirtilmiştir.

3) İstanbul Valiliği Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonunca yerinde denetim

yapılması amacıyla Valiliğe yazılan 27/02/2019 tarih ve … sayılı yazı ile tekiden 24/04/2019 tarih ve S…sayılı yazılara cevaben Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İstanbul İl

Müdürlüğü’nden gönderilen ve 14/05/2019 tarihinde Kurum kayıtlarına giren 12/03/2019 tarih ve E… sayılı yazı ekinde yapılan incelemeye ait teknik değerlendirme raporu gönderilmiştir.

3.1) Teknik Değerlendirme Raporunda;

“C.II.5 – Raylı taşıma duraklarında toplu taşıma hizmetine ilişkin bilgilendirme (güzergah planı, şehir haritası, otobüs tarifesi vb.) ve uyarı amaçlı sesli ve görsel donanımlar kullanılarak dijital olarak veya kabartmalı pano ile yapılmamıştır.

C.II.17 – Yön değiştirmelerinde kılavuz yüzey ve uyarıcı yüzey uygulamaları verilen şekle uygun değildir.

Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14/06/2012 tarihinden önce yapılmışsa; yön değiştirmelerinde uyarıcı yüzey kılavuz iz genişliğinde olabilir.

C.II.20 – Hissedilebilir yüzey uygulaması alt yapı kapağı vb. yatay ve tabela, büfe, tezgâh vb.

dikey engeller ile kesintiye uğramadan uygulanmamıştır.

C.II.22 – Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14/06/2012 tarihinden sonra yapılmışsa; uyarıcı yüzeyin derinliği 60 cm olmalıdır.

Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14/06/2012 tarihinden önce yapılmışsa; uyarıcı yüzeyler kılavuz izin genişliği kadar olmalıdır.

(Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulamasının proje onay veya uygulama tarihi belgelendirilmek zorundadır. Belgelendirilmemesi halinde uyarıcı yüzey derinliği 60 cm midir sorusu cevaplanacaktır.)

C.II.23 – Kılavuz izin her iki tarafında en az 60’ar cm tabela, büfe, tezgâh vb. engellerin olmadığı ve en az 220 cm baş kurtarma mesafesi bulunan yürüme alanı bulunmamaktadır.”

Denmiştir.

4) 16/04/2019 tarih ve S… sayılı yazımıza Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli

ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda ise;

“Ek:

Metro İSTANBUL un 18.01.2019 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde yer alan “Konuyla İlgili

Yapılan Tespitler (3 sayfa)” isimli doküman incelenmiş olup söz konusu değerlendirme dokümanlardaki bilgilere istinaden yapılmış, yerinde incelemeyle eşdeğer olmayacak görüşümüz hazırlanmıştır.

Görüş:

Yazı eklerindeki fotoğraflardan yapılan uygulamanın TS 23599 standardındaki aşağıda şekli yer alan dönüş ilkelerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. 2016/7 sayılı Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formları Genelgesi’ne göre hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14

Haziran 2012 tarihinden önce yapılmışsa; uyarıcı yüzeyler kılavuz izin genişliği kadar olabilir. Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulamasının proje onay veya uygulama tarihi belgelendirilmek zorundadır. Belgelendirilememesi halinde uyarıcı yüzey derinliği 60 cm olmalıdır.

2. Sayfadaki fotoğraftan görme engellilerin sabit merdivenlerden indikten sonra kılavuz izle turnikelere yapılan yönlendirmenin yer seçiminin yanlış olduğu, yönlendirmenin doğrudan kolona doğru yapıldığı için görme engelli açısından risk oluşturduğu değerlendirilmiştir.

3. Sayfadaki kolonun bahse konu zemin döşeme taşı üzerinde olduğu dikkate alındığında uyarıcı yüzeyin derinliğinin Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda yer alan (60 cm)

uyarıcı yüzey derinliğini ve her iki tarafta 60’ar cm engelsiz alan bulunması gerekliliğini karşılamakta yetersiz kaldığı, görme engelli bireyi korumak amacıyla buraya koruyucu bariyer de konulmadığı; hissedilebilir yüzey sola döndüğünde ise yolun geçişi engelleyen bir bariyerle son bulduğu görülmüş, hissedilebilir yüzey uygulamalarında yolun sonunda tabela, kolon vb. engellerin olmamasının esas olduğu dikkate alındığında metro istasyonlarında engelli yolcuların, bir engelle karşılaşmadan yürüyebilmeleri yönündeki genel standardın gereklerini karşılamakta yetersiz kaldığı anlaşılmıştır.”

Denmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

5.1) “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp

ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

5.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerini amirdir.

6) BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin;

6.1) “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin

topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve (f) bendinde “Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

6.2) “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler

engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.”

6.3) “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da

içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır:

(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil diğer kapalı ve açık tesisler; …”

Hükümlerine yer verilmiştir.

7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmiştir.

8) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un;

8.1) “Erişilebilirlik” başlıklı 7 nci maddesinin ilk iki fıkrası “Yapılı çevrede engellilerin

erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur.

8.2) Geçici 2 nci Maddesi “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut

tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz yıl içinde engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.” hükümlerini amirdir.

9) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (p)

bendinde “Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve

denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle:

16/5/2018-7144/14 md.) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek.”

Büyükşehir Belediyelerinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

10) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

10.1) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde “Kentsel asgari standartlar,

Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek

Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir.”

10.2) Ek-1 inci maddesinde “Fiziksel çevrenin engelliler için ulaşılabilir ve yaşanabilir

kılınması imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk

Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur” denmektedir.

11) 20.07.2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişilebilirlik İzleme ve

Denetleme Yönetmeliğinin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

11.1) (b) bendinde “Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri

ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması”

11.2) (ç) bendinde “Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle

ilgili yayımladığı TS 9111, TS 12576, TS 12460, TS ISO 23599, TS 13536, TS ISO 23600 ve diğer erişilebilirlik standartları”

11.3) (j) bendinde “Komisyon: Erişilebilirlik standartlarının uygulanmasını izleyen ve

denetleyen komisyon” olarak tanımlanmış,

11.4) “Komisyonun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendinde “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapı, yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerini izleme ve denetleme formlarına göre izlemek, denetlemek ve rapor hazırlamak.” İllerde kurulacak komisyonların görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

12) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2016/07 sayılı Erişilebilirlik İzleme

ve Denetleme Formları hakkında Genelgesinde bahsekonu standartlara uygun olarak hazırlanmış Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formları yer almakta olup, binalar için hissedilebilir yüzeyin uygulamasına yönelik teknik düzenlemelere bahsekonu Genelgenin “Ek

1 Binalar için Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda” yer verilmiştir. Bahsekonu

formun;

12.1) L.7 Bölümünde:

Kılavuz izin genişliği 30-60 cm arasında mıdır?

12.2) L.8 Bölümünde:

“Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14 Haziran 2012 tarihinden sonra yapılmışsa; uyarıcı yüzeyin derinliği 60 cm midir?

Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14 Haziran 2012 tarihinden önce yapılmışsa; uyarıcı yüzeyler kılavuz izin genişliği kadar mıdır?

Yön değiştirmelerinde kılavuz yüzey ve uyarıcı yüzey uygulamaları aşağıdaki şekle uygun mudur? Hissedilebilir yürüme yüzeyi uygulaması 14 Haziran 2012 tarihinden önce yapılmışsa; yön değiştirmelerinde uyarıcı yüzey kılavuz iz genişliğinde (derinliğinde) olabilir.”

Denilmek suretiyle uygulamada esas alınması gereken standartlar ortaya konmuştur.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

13) Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili yerinde inceleme, teknik değerlendirme,

görüş ve açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, görme engelli olduğunu, Zeytinburnu Metro durağından Bağcılar – Kabataş

tramvay hattına aktarma yapılacak hat üzerindeki hissedilebilir yüzeyle neredeyse kesişen çatı direğine kafasını çarptığını, çarpmanın etkisiyle burnunun kanadığını; söz konusu direğin önüne bir koruyucunun konulmaması sebebiyle meydana gelen bu kazanın “kamu hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olmasını zorunlu kılan yasal düzenlemelerle” örtüşmediğini ifade ederek, “idarenin gerekli tedbiri almaması” sebebiyle uğradığı bedensel ve manevi zararın karşılığında tarafına 1000 TL tazminat ödenmesini talep etmektedir.

15) İmar Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu ve ilgili ikincil mevzuatta görme engelli

bireylerin toplumsal hayata etkin bir şekilde katılımlarını sağlamak amacıyla erişilebilirlikle ilgili düzenlemelere yer verilmiş; 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un Geçici 2 nci ve 3 üncü maddeleri ile kamu kullanımına açık tüm binaların, açık alanların ve belediyelerin şehir içinde sundukları ya da denetledikleri toplu taşıma araçlarının erişilebilir olması zorunluluğu getirilmiştir.

16) 20/07/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme

Yönetmeliği ile 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da sıralanan kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından şehir içinde sunulan ya da denetlenen toplu taşıma hizmetlerinde erişilebilirliğin sağlanmasının izlenmesi ve denetlenmesine yönelik hususlar düzenlenmiş, bu hususta Türk

Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartların kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.

17) Kamusal alanlarda tehlikeleri ve yönleri algılamakta zorluk çeken görme engellilerin

günlük yaşamda bağımsız ve güvenli hareket etmelerini sağlamak amacıyla yapılan hissedilebilir yüzey uygulamalarının TS ISO 23599 hissedilebilir yürüme yüzeyi işaretleri standardı uyarınca düzenlenmesi gerekmekte olup; uygulamalar 12 numaralı paragrafta belirtildiği üzere standartlara uygun olarak hazırlanan “Ek 1 Binalar için Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda” yer alan düzenlemelere göre gerçekleştirilmelidir.

18) Başvuruya konu metro durağındaki hissedilebilir yüzey uygulamasının da söz konusu

mevzuata uygun olması gerektiği açıktır. Bu kapsamda, Kurumumuzca ilgili idarelerle irtibata geçilerek, söz konusu uygulamanın mevzuata uygunluğunun yerinde ve evrak üzerinde denetlenmesi talep edilmiştir. İstanbul Valiliği Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme

Komisyonunca yerinde yapılan denetleme sonucunda hazırlanan rapor ile AÇSHB Engelli ve

Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan Görüş yazısının birbirini destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Buna göre belirtilen Metro İstasyonunda yapılan kılavuz yüzey ve uyarıcı yüzey uygulamalarının TS 23599 standardında yer alan dönüş ilkelerine uygun olmadığı; hissedilebilir yüzey uygulamasının kesintiye uğradığı ve şikayete konu uyarıcı yüzeyin derinliğinin Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda yer alan (60 cm) uyarıcı yüzey derinliğini ve her iki tarafta 60’ar cm engelsiz alan bulunması gerekliliğini karşılamadığı tespit edilmiştir.

19) Alınan yazılar kapsamında ayrıca söz konusu metroda; görme engellilerin sabit

merdivenlerden indikten sonra kılavuz izle turnikelere yapılan yönlendirmenin yer seçiminin yanlış olduğu, yönlendirme doğrudan kolona doğru yapıldığı için görme engelli açısından risk oluşturduğu, buraya görme engelli bireyi korumak amacıyla koruyucu bariyer ya da herhangi bir uyarıcı konulmadığı; hissedilebilir yüzey sola döndüğünde ise yolun geçişini engelleyen bir bariyerle son bulduğu, hissedilebilir yüzey uygulamalarında yolun sonunda tabela, kolon vb.

engellerin olmamasının esas olduğu dikkate alındığında metro istasyonlarında engelli yolcuların bir engelle karşılaşmadan yürüyebilmeleri yönündeki genel standardın gereklerini karşılamakta yetersiz kaldığı tespit edilmiştir.

20) Bununla birlikte, başvuranın geçirdiği kazadan sonra aldığı Adli Muayene ve Bildirim

Formunda “Genel durumu iyi. BTM ile giderilebilir. Hayati tehlikesi yoktur.” dendiği görülmüş olup; başvuranda kaza sebebiyle tedavi giderleri, sürekli bakım gideri gibi malvarlığında meydana gelen bir eksilme oluştuğu tespit edilememiştir. Bununla birlikte, başvuranın ilgili idarenin hatalı ve eksik hissedilebilir yüzey uygulaması sebebiyle bedensel ve manevi zarara uğradığı da açıktır. Belirtilen gerekçeyle, ilgili idarece hatalı davranıldığının kabulü ile başvurana bir “özür mektubu” gönderilerek uğradığı manevi zararın giderilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

21) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; kentsel yaşamın ve kamu

hizmetlerinin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun olarak düzenlenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, şikâyete konu alanın engelli bireylerin ulaşım hizmetlerine erişilebilirliğine ilişkin mevzuatın gerekliliklerini karşılamadığı anlaşılmış olup; ilgili idarece hatalı davranıldığının kabulü ile başvuruya konu hissedilebilir yüzey uygulamasının ve Metro durağında Bakanlıkça ve Komisyonca tespit edilen diğer erişilebilirlik uygulama hata ve eksikliklerinin mevzuata ve standartlara uygun olacak şekilde yeniden düzenlenmesi, bu süreçte benzer kazaların önüne geçilmesini teminen gerekli tedbirlerin alınması ve başvurana bir “özür mektubu” gönderilerek uğradığı manevi zararın giderilmesi hususunda İstanbul Büyükşehir

Başkanlığı’na; tespit edilen uygulama hata ve eksikliklerinin giderilmesi amacıyla yapılacak çalışmaların izlenmesi ve denetlenmesi amacıyla İstanbul Valiliği’ne (İl Erişilebilirlik

Komisyonu) tavsiyede bulunulması; ancak başvuranın maddi tazminat talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İBB

Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelerin zamanında Kurumumuza gönderilmediği; bu sebeple “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, anılan idareden bundan böyle bu ilkelere uyulması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması

23) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci

maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 14/02/2019 tarihli ve E…sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE; Hatalı davranıldığının kabulü ile Zeytinburnu Metro durağında Bakanlıkça ve Komisyonca tespit edilen hissedilebilir yüzey uygulaması ve diğer erişilebilirlik uygulama hata ve eksikliklerinin mevzuata ve standartlara uygun olacak şekilde yeniden düzenlenmesi, bu süreçte benzer kazaların önüne geçilmesini teminen gerekli tedbirlerin alınması ve başvurana bir “özür mektubu” gönderilerek uğradığı manevi zararın giderilmesi hususunda İSTANBUL

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA;

Tespit edilen uygulama hata ve eksikliklerinin giderilmesi için yapılacak çalışmaların izlenmesi ve denetlenmesi amacıyla İSTANBUL VALİLİĞİ’NE (İl Erişilebilirlik Komisyonu)

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuranın maddi tazminat talebinin REDDİNE,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA ve İSTANBUL VALİLİĞİ’NE tebliğine, bir örneğinin bilgileri ve takibi için AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA gönderilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi