onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının çalıştığı süre boyunca hizmet akdinin tespiti ve prime esas kazancının belirlenmesi üzerinedir. Davacı, 03.11.1999-04.05.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını ve aylık net ücretinin 2.500 TL olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalışma sürelerini ve ücretini ispatlayamadığı gerekçesiyle davasını reddetmiştir. Mahkeme, davacının çalışma süreleri ve ücretine dair belgelerin, Kuruma bildirilen prime esas kazançlarla uyumlu olduğunu tespit etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu değerlendirerek, İlk Derece Mahkemesi’nin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Ancak, Yargıtay, davacının işçilik alacakları davası sonucunda yapılmış olan ödemelerin prime esas kazanç matrahına dahil edilmesi gerektiği, dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve istinaf kararının ortadan kaldırılmasına karar vermiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/7268 E.  ,  2024/11427 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2852 E., 2024/1223 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/80 E., 2022/284 K.

    Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 03.11.1999-04.05.2015 tarihleri arasında sondaj makinesi operatörü yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin feshedildiği tarihte 2.500 TL net ücret aldığını, ücretin asgari tutarının banka kanalıyla, bakiyesinin ise elden ödendiğini, sigorta primlerinin çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek davalı şirketin işçisi olarak 03.11.1999-04.05.2015 tarihleri arasında sürekli hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, belirtilen tarihler arasındaki hizmet süresindeki primine esas kazançlarının aylık net 2.500 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II.CEVAP
    1.Davalı … Kiper Jeoteknik Mühendislik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; işe giriş çıkış bildirgeleri incelendiğinde davacının kesintisiz çalışmadığını, kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş akdinin sona erdiği, ücret ödemelerinin maaş bordrolarında belirtilen miktarlarda banka vasıtası ile yapılıp, elden ücret ödemesi yapılmadığını, sondaj işinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ve kırsal kesimlerde yapıldığı için firmada elden ödeme yapılamadığını, banka hesaplarında düzenli maaş ödemeleri ile birlikte ya da ayrı olarak görülen haftalık 100-250 TL havaleler, sondaj işlerinin ofisten ve evden uzak arazilerde yürütülmesi nedeniyle masraflar için kullanılmak üzere yatırıldığını, bu harcamaların makine arızaları, işçilerin arazideki muhtelif lojistik giderleri, sağlık harcamaları, akaryakıt, yiyecek-içecek giderleri ile konaklama giderleri gibi harcamalar olabildiğini, her projenin bitiminde ofisteki işçinin arazideki harcamalarının fiş ve faturalarının teslim alınarak muhasebeleştirildiğini, işçi ile
    şirket arasında hesaplaşma yapıldığını belirterek açılmış olan davanın reddini talep etmiştir.

    2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı itibariyle davacı …’nin 03.01.1999 – 04.05.2015 tarihleri arasında sondaj makinesi operatör yardımcısı olarak davalı şirkette çalıştığı, arazide sondaj işi yaptığı, kış aylarında arazide koşullar elverişli olmadığı için sondaj işinin yapılamadığı, yapılan işin niteliği ve arazi ile iklim koşulları dikkate alındığında bildirim dışı bulunan 01.01.2008 – 02.01.2008 ve 01.01.2012 – 02.01.2012 tarihleri arasında mevsim itibariyle çalışmaya ara verilmiş olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığından davacının eksik bildirilen sürelere ilişkin talebini ispatlayamadığından davasının reddi cihetine gidildiği, ayrıca dosyada mevcut 1999/11 – 2007 yılına kadar olan döneme ait ücret hesap pusulalarının davacı …’nin imzasını içerdiği, buradaki miktarların Kuruma bildirilen prime esas kazançla uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı ücrete ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığından ücret tespitine yönelik talebinin de reddi cihetine gidildiği gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 03.11.1999-31.12.2007, 03.01.2008-31.12.2011, 03.01.2012-31.05.2014 ve 01.06.2014-04.05.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, dinlenen tanık beyanları ile yapılan işin niteliği dikkate alındığında eksik kalan hizmet süresinin bulunmadığı, 2007 yılına kadar olan süre bakımından imzalı ücret bordrolarının bulunduğu ve prime esas kazancın bordrolar ile uyumlu olarak Kuruma bildirildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği ücret miktarına ilişkin olarak yazılı bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının sürekli olduğunu ve ücretlerinin eksik bildirildiğini, ret kararının hatalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1.Davanın yasal dayanağı, sigortalılar ile işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri primlerin hesabında sigorta primine esas olan sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve bunun istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesidir.

    2. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 4958 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi ile değişik 77 nci maddesinin ilgili 1 ve 2 inci fıkraları şöyledir:
    “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
    a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,
    b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
    c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

    Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…”

    3. 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
    “4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
    a) Prime esas kazançların hesabında;
    1) Hak edilen ücretlerin,
    2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

    3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
    b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

    c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
    d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz…”

    3. Değerlendirme
    1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2.506 sayılı Kanun’un 77 ve 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddelerinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. İdare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir.

    3.Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre kesinleşen işçilik alacaklarına ilişkin Mahkeme ilamı nazara alınarak davacının prime esas kazançlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki kesinleşen ilama dayalı olarak davacı işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması halinde, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının ödeme yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre davalı tarafından davacıya, işçilik alacakları davası neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise işçilik alacağı dosyasında belirlenen ve prime esas kazanca dahil olan tutarın son aya maledilerek prime esas kazanç olarak tespiti gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.