ÖZET: Başvuran, emeklilik için gerekli şartları sağladığını ve 29/06/2021 tarihinde E-devlet üzerinden emeklilik talebinde bulunduğunu ifade etmektedir. Ancak, başvurusunun 4/1-a statüsü yerine 4/1-b kapsamında değerlendirildiğini ve bu durumun kendisine emeklilik hakkı tanımadığını belirtmektedir. Başvuran, 4/1-b kapsamındaki sigortalılık kaydının silinmesini ve 4/1-a statüsü üzerinden emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emeklilik talebinin 2829 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirildiğini ve farklı statülerdeki hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğunu açıklamıştır. Başvuranın 4/1-b statüsünde prim borcu bulunduğu için emeklilik aylığı bağlanamamıştır. Ancak, başvurunun hukuka uygunluğu açısından yapılan incelemelerde, başvuranın yalnızca 4/1-a kapsamındaki hizmetleri üzerinden emeklilik aylığına hak kazanabileceği sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiyede bulunmuş ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın emeklilik talebinin 4/1-a statüsüne göre işleme alınması gerektiği yönünde işlem tesis edilmesi önerilmiştir. Bu kararın, başvuran ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliğ edilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3690-S.22.5555

BAŞVURU NO : 2021/16193

KARAR TARİHİ : 16/03/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 4/1-a kapsamında emekli edilme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, emekli olmak için gerekli şartları sağladığını, 29/06/2021 tarihinde E-devlet üzerinden tahsis talebinde bulunduğunu, 4/1-a statüsü kapsamında emeklilik hakkı olmasına rağmen hizmet birleştirmesine tabi tutulduğunu beyan ederek 4/1-b kapsamındaki sigortalılık kaydının silinerek 4/1-a statüsü kapsamında emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını, 01/07/2021 tarihinden itibaren hak kazandığı birikmiş emekli aylıklarının faizi ve ek ödemeleriyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 16/11/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının Kanun hükümlerine, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 506, 2925, 1479 ve 2926 sayılı mülga Kanun hükümlerine göre belirlendiği; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesinin aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmadığı,

2.2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesinin yedinci fıkrası ve Sosyal Sigorta işlemleri

Yönetmeliğinin geçici 7’nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kanunlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara bağlanacak aylıklar, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edildiği, 2829 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği; 8’inci maddesinde ise, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanıp ödeneceği, bununla birlikte, Kanunun yürürlük tarihinden sonra yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için sigortalıların yazılı istekte bulunduğu tarih itibariyle genel sağlık sigortası primleri dâhil, kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiğinin düzenlenmiş olduğu,2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmetlerin ayrıştırılarak hak kazandığı statüye göre aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı, 2.3. Başvurucunun ilk defa 17/05/1991 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, bu kapsamda yaşlılık aylığı hak kazanma koşulları; 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin gereğince

25 yıl sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5525 prim ödeme gün sayısı veya 60 yaş 3600 prim ödeme gün sayısı

olmakla birlikte 2829 Kanuna göre adı geçenin son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde 4/1-(b)

hizmetlerinin fazla olması nedeniyle tarafına 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına imkân bulunmadığı,5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları mülga 506, 1479, 2925 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, sigortalıların söz konusu Kanunlara göre aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde, belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme gibi koşulların yanında, sigortalı olarak çalışılan işten ayrılarak

Kurumdan yazılı istekte bulunma ile prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmesi koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.4. Başvurucunun 13/03/2008 tarihinde avukatlık mesleğinden dolayı 506 sayılı Kanunun mülga 86 ncı maddesi kapsamında topluluk sigortasına girmesinin zorunlu tutulması ile bu tarih itibariyle 506 sayılı

Kanun kapsamında sigortalılığı başlatıldığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun yürürlüğe girmesi ile avukat ve noterlerden gelir vergisi mükellefi olanlar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayıldıklarından adı geçenin sigortalılığı 01/10/2008 tarihi itibariyle 4/l-(b) kapsamına alındığı, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibariyle genel sağlık sigortası primi dâhil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borcun olmamasının zorunlu olduğu, başvuranın tahsis talep tarihleri itibariyle prim borcu bulunduğundan tarafına aylık bağlanamadığı, 2.5. Başvurucunun 29/06/2021 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması yönünde Kurumlarına müracaat ettiği ancak, 2829 sayılı Kanun gereği son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde en fazla hizmetin 4/l-(b)

kapsamında bulunması nedeniyle adı geçene 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanamadığı ve 4/l-(b)

kapsamında prim borcu bulunduğu, 4/l-(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için, 58 yaş ve 5400 prim ödeme gün sayısı veya 54 yaş ve 9000 prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirmesi gerektiği,

2.6. 5510 sayılı Kanunun 92 nci maddesine göre başvuranın sigortalılık süresi ile sigortalılık hak ve yükümlülüklerinden vazgeçmesi veya feragat etmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun halihazırda gelir vergisi mükellefi olarak Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamındaki sigortalılığının devam ettiği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı”başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga

2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki

hükümler uygulanır…” 5.2. “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 6ıncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları;“506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tabi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir…

Bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına devam edenler, bu kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en geç üç ay içerisinde

Kuruma verilmek zorundadır…” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81 inci maddesinin (B) bendinde;”… e)

Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün …” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.”

7.2. “Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi;“Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 8. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin

8.1 “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesinin

ikinci fıkrasında; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.”

8.2 “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında,

“Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mülga 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm toplulukları sigortasına tabi olanlardan, a) Avukat ve noterler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,…kapsamında sigortalı sayılırlar.” 9. 28/09/2008 tarih ve 27011 sayılı 5510 sayılı Kanunun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğin altıncı bölümünde yer alan “506 sayılı Kanuna Tabi Olanların Sigortalılığı” başlıklı alt bölümde,“5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 506 sayılı Kanunun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına tabi olanlardan; 1) Kurumca yapılan araştırma sonucunda ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğu tespit edilen avukat ve noterler bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın sigortalı sayılır…” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 4/1-a kapsamında emeklilik için gerekli şartları sağlamasına rağmen hizmet birleştirilmesi yapılarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-b statüsüne geçirildiğini ve emeklilik için geçerli olan

şartların değiştiğini beyan ederek 4/1-b kapsamındaki sigortalılık kaydının silinerek 4/1-a statüsü kapsamında emeklilik işlemlerinin ve birikmiş emekli aylıklarının faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmetlerin ayrıştırılarak hak kazandığı statüye göre aylık bağlanmasına ve yine sigortalıların talepleri doğrultusundan herhangi bir statüdeki herhangi bir hizmetin silinmesine imkan bulunmadığı, ayrıca 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının mülga 506, 1479, 2925 ve mülga 2926 sayılı

Kanun hükümlerine göre belirlendiği, sigortalıların söz konusu Kanunlara göre aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde, belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme gibi koşulların yanında, sigortalı olarak çalışılan işten ayrılarak Kurumdan yazılı istekte bulunma ile prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmesi koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.

13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın prim ödeme gün yaş ve çalışma süresi şartlarını sağlayarak emekli aylığı bağlanabilecek durumda olan başvurana 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılığı ve bundan kaynaklanan prim borcu dikkate alınmaksızın hizmeti birleştirilmeden emekli aylığı bağlanıp bağlanmayacağı noktasında düğümlendiği görülmektedir.

14. Bilindiği üzere, 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Bu çerçevede, Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.

15. Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.

16. Diğer taraftan, birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/02/2002 tarihli ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.; 15/1/2014 tarihli ve 2013/235 E., 2014/9 K.; 12/02/2014 tarihli ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay

Onbirinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunduğu gibi konu hakkında

Kurumumuzca verilmiş 21/10/2013 tarihli ve 2013/53, 21/11/2016 tarihli ve 2016/2644 Karar No’lu

Tavsiye Kararları bulunmaktadır.

16.1. Anılan karalarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı yasaya göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.

16.2. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K. sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede;“Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli

Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434

Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.

17. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına

yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, sadece 4/1-a kapsamında geçen hizmetleri esas alınarak aylık bağlanabilecek koşulları taşıyan başvuranın, 2829 sayılı yasaya göre hizmetlerini birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmeyeceği ve prim borcu bulunmasının aylığının bağlanmasına engel bir durum olmadığı değerlendirildiğinden, başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmamasının ve buna bağlı olarak aylık başlangıç tarihinin 4/1-(b)

kapsamındaki borcunun ödenmesi koşuluna bağlanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

20. Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca, hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Buna karşın, 2829 sayılı yasanın amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir şekilde, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, idarenin, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir. Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarının azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İş Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE,

Başvurana, hizmetlerinin birleştirilmemesi talebi kabul edilerek emekli aylığı bağlanması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi