TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2399-2399 18745356- 101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2016/2626 2016/ 2626

KARAR TARİHİ : 23/03/2017

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Emniyet Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun, 3201 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükmü çerçevesinde para ile ödüllendirilmesi ve bu konuda hizmet sınıfları arasında uygulanana ayrımcılığın giderilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 15/06/2016 15.6.2016

I. USÛL

A. Başvuru Süreci 1. Başvuru, Kurumumuza elektronik başvuru yöntemiyle yapılan 15/ 06/ 2016 tarihli ve sayılı evrak numarası ile kayıt altına alınan, gerçek kişiler için başvuru formu vasıtasıyla yapılmıştır .

Başvurunun karara bağlanması için 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve İmza Yetkileri Yönergesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, şikâyetin incelenmesine ve araştırmasına geçilmiş olup, 2016/ 2626 başvuru sayılı “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”yle Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur .

B. Ön İnceleme Süreci 2. Yapılan ön inceleme neticesinde, başvuru konusunun Kurumumuzun görev alanına girdiği, başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu, idari başvuru yollarının tüketildiği, başvurunun süresinde yapıldığı ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu

1 / 11nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir .

II. OLAY VE OLGULAR

A. Başvuranın Konu Hakkındaki Açıklamaları ve İddiaları 3. Başvuran, 09- 16 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya İli Serik İlçesi Turizm

Bölgesinde gerçekleştirilen 2015 yılı G- 20 Liderler Zirvesinin başarı ile tamamlanması amacıyla yapılması gereken iş ve işlemlerin yerine getirilmesi için 07/ 11/ 2015 gün ve sayılı emir yazı ile

İkmal Şube Müdürlüğü Emniyet Hizmetleri sınıfı personelleri ile birlikte görevlendirildiğini, günlük görev listesinde G- 20 Zirvesinde görevli olarak gösterildiğini, İkmal Şube Müdürlüğünce gönderilen yazı ekindeki listede ismi bulunmasına rağmen zirvede görev alan personellerin ödüllendirilmesine yönelik düzenlenen taltif listesinde Emniyet Hizmetleri Sınıfı harici tüm diğer hizmet sınıfına tabi personeller gibi kendisinin de liste dışı bırakıldığını, 3.1. 21/ 12/ 2015 tarihli dilekçesi ile taltif listesine dâhil edilerek bu ödüllendirmeden yararlandırılma talebinin, idarenin 07/ 01/ 2016 tarihli yazısı ile “Zirve süresince birimlerinde rutin hizmetleri ifa eden personelin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmamıştır .” şeklinde cevaplanarak değerlendirilmeye alınmadığını, bunun üzerine 20/ 01/ 2016 tarihli dilekçe ile taltif değerlendirme kriterlerinin tarafına bildirilmesini talep etmesine rağmen, 25/ 01/ 2016 ve 07/ 01/ 2016 tarihli yazılarda gerekli cevabın verildiği gerekçesiyle herhangi bir açıklama yapılmadığını, 12/ 02/ 2016 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğüne sunulmak üzere verdiği dilekçede “… Satınalma Büro

Amirliğinde bulunan Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan personelin tamamı taltif alırken Genel

İdari Hizmetler Sınıfında olmam nedeni ile mahrum bırakıldığım bu taltif listesine dahil edilerek mağduriyetimin giderilmesi…” talebine 25/ 02/ 2016 tarihli yazıda, “15/ 12/ 2015 tarihinde Emniyet

Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonu toplantısında görüşülen dosyalarda isminin bulunmadığı için ödüllendirilmediğinin” bildirildiğini, G20 Liderler Zirvesinde yerine getirilen görev dolayısıyla

Satınalma Büro Amirliğinde bulunan Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan personelin tamamı taltif alırken Genel İdari Hizmetler Sınıfında olması nedeniyle mahrum bırakıldığını iddia etmekte olup, 3.2. Taltifle ödüllendirilen personel listesine dahil edilerek mağduriyetinin giderilmesini, hizmet sınıfları arasında uygulanan ayrımcılığın giderilerek kurum içerisinde görev yapan diğer hizmet sınıflarında aidiyet duygularının oluşturulması ve personel arasında çalışma barışının artırılması için gereğinin yapılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir .

3.3. Başvurucunun göndermiş olduğu 13/ 02/ 2017 tarihli ek bilgi belgelerde; İkmal

Şube Müdürlüğü’nden G- 20 Liderler Zirvesinde 1 Komiser Yardımcısı, 1 Polis Memuru ve 1

Bilgisayar İşletmeninin (başvurucu) “kart basımı-araç-otel kiralama ve ihale işlemleri” için görevlendirilmiş olduğu ve ayrıca “kart basımı-araç-otel kiralama” için de 4 Polis memurunun görevlendirildiği, 3.4.İkmal Şube Müdürlüğü’nden 2 Şoför, 6 Bilgisayar İşletmeni, 10 Teknisyen, 46 Emniyet

Hizmetleri Sınıfından olmak üzere 64 personelin “ G- 20 Liderler Zirvesi Güvenlik Ted. Görev

Alan Personel Listesi ”nde yer almasına rağmen sadece 46 Emniyet Hizmetleri Sınıfında yer alan personelin ödüllendirildiği yer almaktadır .

B. İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları 4. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Emniyet Genel

Müdürlüğü’nün 15/ 11/ 2016 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde

özetle :

2 / 114.1. Sivil memur Antalya Emniyet Müdürlüğünde görevli olduğu,

4.2. Emniyet Teşkilatı personelinin, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca ödüllendirildiği; anılan madde çerçevesinde personelin ödüllendirilmesinin birimlerinde oluşturulan taltif ön komisyonundan geçen ve birimlerinden gönderilen dosyalar üzerinden Taltif

Komisyonu kararları doğrultusunda olduğu, 4.3. Söz konusu maddeye göre, ülkenin güvenlik ve esenliği, devletin çıkarları ve kişilerin can, ırz ve mallarını korumada yüksek hizmeti görülenler ile olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenlerin taltif ile ödüllendirildiği; Taltif Komisyonunun, taltife konu olaylar ile ilgili hazırlanan taltif dosyalarına ilişkin verilecek kararlarda ‘başarıya konu çalışmayı’ değerlendirdiği, ilgili personelin ise, başarıya olan katkısı yönünden değerlendirilmekte olduğu ve kişilerin ‘birimlerinin, rütbelerinin, görev unvanlarının’ dikkate alınmadığı, 4.4. Yine anılan maddede ödüllendirmenin, ‘yüksek hizmet’ şartına bağlandığı, ödüllendirmede personelin sadece görevde yer almasına bakılmadığı, o görevde yer alması ile birlikte yüksek hizmetinin görülmesi, görevde başarılı ve verimli olması gibi etkenlere dikkat edildiği; aksi düşünüldüğünde çalışmada yer alan tüm personelin ödüllendirilmesi veya ödüllendirilmesinin teklif edilmesi anlamına geleceği, bu durumun ödüllendirmenin ruhuna ve anılan kanun maddesine aykırı olacağı, ödüllendirmenin istisnai olduğu dikkate alındığında sadece yüksek hizmeti geçtiği görülen personelin ödüllendirilmesinin teklif edilmesinin anılan Kanuna aykırılık teşkil etmeyeceği, 4.5. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 66 ncı maddesinde, “ … Bilumum Emniyet Teşkilatı mensuplarına verilecek para mükafatının miktarını tayin etmek, İntihap Encümeninin vazifesi dahilindedir .” şeklinde düzenleme yapıldığı, anlaşıldığı üzere kanun koyucunun ödüllendirme konusunda karar verme yetkisini İntihap Encümenine (Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonu)

verdiği, 4.6. Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 09/ 03/ 2016 tarih ve E . 2015/ 1019, K. 2016/ 223 sayılı kararı ile, “maaş ödülü verilmesinin yasal bir zorunluluk olmadığı, yapılan görevin niteliği ve gösterilen üstün başarının idarece dikkate alınmak suretiyle bir neticeye varılacağı, maaş taltifinden mahrum bırakılan personelin bir başarısızlığının aranmasının gerekmediği, maaş ödül sisteminin amacı dışına çıkarılarak genel bir uygulama aracı haline getirilerek emniyet mensuplarına asli görevi olan güvenlik ile ilgili tüm operasyonlarda uygulanmasının kamu yararı ile bağdaşmayacağı gibi, hizmet gereğinin de bir sonucu olmadığı hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden; taltif komisyonun yapılan operasyonların niteliği ve ilgilinin aktif katılımını değerlendirerek karar verme konusunda idarenin takdir yetkisinin olması ve her teklifi kabul etme konusunda yargı kararlarıyla zorlanmasının hukuken mümkün olmadığının” belirtildiği, yine Antalya 4. İdare Mahkemesinin 16/ 03/ 2016 tarih ve E . 2015/ 937, K. 2016/ 151 sayılı kararı ile, “taltif ödemesi yapılması konusunda takdir hakkı bulunduğu kuşkusuz olan ve yüksek hizmeti geçtiği görülen personele maaş ödülü verilmesi hususunda tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olan idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağının” ifade edildiği, 4.7. Emniyet Teşkilatında çalışan Genel İdare Hizmetleri Sınıfına mensup memurların 86 ncı madde doğrultusunda ödüllendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı, geçmiş komisyon toplantılarında yapılan çalışmalarda yüksek hizmeti geçtiği görülen ve aktif katılımı bulunan sivil memurların ayrım gözetilmeksizin emniyet hizmetleri sınıfı personeli gibi ödüllendirildiği,

3 / 114.8. G- 20 Zirvesi ile ilgili Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışındaki personelin de 86 ncı madde uyarınca

maaş taltifi ile ödüllendirildiği, şikâyetçinin 15 / 12/ 2015 tarihli Taltif Komisyonu toplantısında görüşülen taltif teklif dosyalarında isimleri olmaması nedeniyle kendileri ile ilgili Emniyet Genel

Müdürlüğü Taltif Komisyonunca tesis edilen herhangi bir işlem bulunmadığı açıklamaları yer almıştır .

5. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Antalya Valiliği İl Emniyet

Müdürlüğü’nün 6/ 2/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde; 5.1. Başvuranın G- 20 Liderler Zirvesinde kendisinden daha az görev yaptığını iddia ettiği Komiser

Yardımcısı , Polis Memurları

“Emniyet

Teşkilatı Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamında değerlendirildiği” , 5.2. Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde G- 20 Liderler Zirvesinde görevlendirilen 1 İl Emniyet

Müdürü, 12 İl Emniyet Müdür Yardımcısı, 5 İlçe Emniyet Müdürü, 8 İlçe Emniyet Müdür

Yardımcısı, 1 Emniyet Müdürü(pilot), 44 Şube Müdürü, 38 Emniyet Amiri, 15 Başkomiser, 17

Komiser, 97 Komiser Yardımcısı, 171 Başpolis Memuru, 4180 Polis Memuru ve 3 Çarşı ve Mahalle

Bekçisi olmak üzere toplam 4592 Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin ödüllendirildiği, 5.3. Antalya Emniyet Müdürlüğü’nden G- 20 Liderler Zirvesinde ödüllendirilmek için teklifte bulunulan personelden ödüllendirilmeyen personel bulunmadığı, 5.4. Antalya Emniyet Müdürlüğü İkmal Şube Müdürlüğü’nden G- 20 Liderler Zirvesinde görevlendirilerek ödüllendirilen 46 personelin 1’inin 3. Sınıf Emniyet Müdürü, 2’sinin Emniyet

Amiri, 1’inin Komiser Yardımcısı, 42’sinin Polis Memuru olduğu, 5.5. İkmal Şube Müdürlüğü/Satınalma Büro Amirliği’nden G- 20 Liderler Zirvesinde görevlendirilerek ödüllendirilen 6 personelin 1’inin Komiser Yardımcısı ve diğer 5’inin Polis

Memuru olduğu, 5.6. İkmal Şube Müdürlüğü/Satınalma Büro Amirliği’nden G- 20 Liderler Zirvesinde ödüllendirilmek için teklifte bulunulan personelden ödüllendirilmeyen personel bulunmadığı, 5.7. G- 20 Liderler Zirvesi sonrasında düzenlenen ödüllendirme listelerinin “Emniyet Teşkilatı

Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamında” hazırlandığı, 5.8. Bilgisayar İşletmeni ödüllendirilmemesinin “Emniyet Teşkilatı

Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamında değerlendirildiği” ve konu ile ilgili başka bir bilgi ve belge bulunmadığı ifadeleri yer almıştır .

C. Olaylar

6. Başvuru ve ekleri ile ilgili idare tarafından Kurumumuza iletilen belgeler doğrultusunda olaylar aşağıda özetlenmiştir .

6.1. Başvuran sivil memur olarak Antalya Emniyet Müdürlüğünde görev yapmaktadırlar .

6.2. G- 20 Liderler Zirvesi 09- 16/ 11/ 2015 tarihleri arasında Antalya İli Serik ilçesi

Turizm Bölgesinde gerçekleştirilmiştir .

6.3. Başvuran, 09- 16/ 11/ 2015 tarihleri arasında gerçekleşen G- 20 Liderler Zirvesinde İkmal Şube

Müdürlüğü Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli ile birlikte görevlendirilmiştir .

4 / 116.4. Söz konusu Zirve kapsamında görev yapan personellerin maaş taltiflerine ilişkin Antalya

Emniyet Müdürlüğünce Taltif Talep Dosyası hazırlanmış ve Emniyet Genel Müdürlüğünce 15/ 12/ 2015 tarihli taltif komisyonu toplantısında taltif alacak personeller nihai karara bağlanmıştır .

6.5. Başvuran, 21/ 12/ 2015 tarihli dilekçesi ile taltif listesine dâhil edilerek bu ödüllendirmeden yararlandırılma talebinde bulunmuş ancak, Antalya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 07/ 01/ 2016 tarihli yazısı ile “Zirve süresince birimlerinde rutin hizmetleri ifa eden personelin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmamıştır .” şeklinde cevaplanarak değerlendirilmeye alınmamıştır .

Bunun üzerine başvuranın bu konudaki diğer başvurularına da Antalya Valiliği İl Emniyet

Müdürlüğünce olumsuz yanıt verilmiştir .

6.6. Olumlu bir cevap alamayan başvuran, 15/ 06/ 2016 tarihinde başvuru belgesinde yer alan taleplerle Kurumumuza yeniden başvurmuştur .

D. Kamu Denetçisi Mustafa ÖZYAR’ın İnceleme ve Araştırma Bulguları 7. Başvurunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere 19/ 10/ 2016 tarih ve sayılı yazı ile 4/ 1/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, idare tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerine “İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin

Açıklamaları” ve “Olaylar” bölümünde yer verilmiştir .

III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. İlgili Mevzuat 8. 2709 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın; 8.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“ … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ” hükmüne , 8.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır… Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz . Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez .” hükmüne, 9. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2 nci maddesinde; “…İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır . İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler .” hükmüne, 10. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmüne, 11. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Başarı, üstün başarı değerlendirmesi ve ödül’ başlıklı 122 nci maddesinde; “Görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile

5 / 11emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle; kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf

sağlanmasında, kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebilir .” hükmüne, 12. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun; 12.1. 66 ncı maddesinde; “Dördüncü ve daha aşağı meslek derecesindeki memurların intihap işleri ve memurlara verilecek takdirname ile bilumum emniyet teşkilatı mensuplarına verilecek para mükâfatının miktarını tayin etmek, İntihap Encümeninin vazifesi dâhilindedir .” hükmüne, 12.2. “Para mükâfatı ” başlıklı 86 ncı maddesinde; “Emniyet örgütü mensupları, 1475 sayılı Nakdi

Tazminat Kanunu hükümlerinden başka aşağıdaki durumlarda :

A) Ülkenin güvenlik ve esenliği, Devletin çıkarları ve kişilerin can, ırz ve mallarını korumada yüksek hizmetleri görülenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının iki katından beş katına kadar;

B) Olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının altı katından yirmi dört katına kadar, para verilerek ödüllendirilir .

Bu madde hükmü geriye yürür .” hükmüne, 13. Emniyet Genel Müdürlüğünün 95293 sayılı ve 46 no’ lu Genelgesinin ‘Teklif dosyalarının konusu ile ilgili dikkat edilecek hususlar ’ başlıklı bölümünün b) fıkrasında; “ … Teşkilat mensuplarının yasal olarak yerine getirmek zorunda oldukları asli görev konularının taltif teklifi olarak sunulmayacaktır .” hükmüne yer verilmiştir .

B. Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar 14. Danıştay 11. Dairesinin 11/ 11/ 2014 tarihli ve E: 2014/ 2682 K : 2014/ 6720 sayılı kararında;

“ … taltif ödemesi yapılması konusunda takdir hakkı bulunduğu kuşkusuz olan ve yüksek hizmetleri geçtiği görülen personele maaş ödülü verilmesi hususunda tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olan davalı İdare, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağından, dava konusu edilen işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk görülmemiştir .” şeklinde karar verildiği görülmektedir .

15. İlk derece mahkemesi kararları olmakla birlikte, Danıştay Kararlarıyla uyum gösteren iki karar da aşağıda belirtilmiştir .

15.1. Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 09/ 03/ 2016 tarihli ve E: 2015/ 1019, K : 2016/ 223 sayılı Kararında; “…taltif komisyonunun yapılan operasyonların niteliği ve ilgilinin aktif katılımını değerlendirerek karar verme konusunda idarenin takdir yetkisinin olması ve her teklifi kabul etme konusunda yargı kararıyla zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı” şeklinde; 15.2. Antalya 4. İdare Mahkemesinin 16/ 03/ 2016 tarihli ve E: 2015/ 937 K : 2016/ 151 sayılı kararında; “…taltif ödemesi yapılması konusunda takdir hakkı bulunduğu kuşkusuz olan ve yüksek hizmeti geçtiği görülen personele maaş ödülü verilmesi hususunda tercihte bulunma hak ve yetkisine

6 / 11sahip olan idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı”

şeklinde hüküm verilmiştir .

C. Kamu Denetçisi Mustafa ÖZYAR’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi

Kamu Denetçisi tarafından, şikâyet başvurucusunun emniyet örgütü mensuplarının para mükâfatı ile ödüllendirilmesinde hizmet sınıfları arasında uygulanan ayrımcılığın giderilerek kurum içerisinde görev yapan diğer hizmet sınıflarında aidiyet duygularının oluşturulması, personel arasında çalışma barışının artırılması talebine ilişkin, emniyet teşkilatı mensuplarının para mükâfatı ile ödüllendirilmesinde kriterlerin belirlenecek şekilde mevzuatın düzenlenmesi hususunda Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

D. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran, 3 numaralı paragrafta yer verilen başvurusunda, G- 20 Liderler Zirvesinde yapmış olduğu görev sebebiyle maaş taltifi ile ödüllendirilmesi talebinde bulunmuştur .

17. Kanunun özünde ödüllendirmenin istisna, ödüllendirmemenin ise rutin faaliyet olarak görüldüğü hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İdarenin söz konusu hangi görevlinin yapmış olduğu görevin rutin, hangi görevlinin yapmış olduğu görevin ise yüksek hizmet niteliğinde bir görev olarak değerlendirilmesinde her ne kadar takdir yetkisi bulunsa da idarenin taltif ödemesi yapma konusunda sahip bulunduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri göz önünde tutularak kullanılması gerektiği İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir . Ancak, Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen dosya içeriğinden ve söz konusu idari işlemde kamu yararı ve hizmetin gereklerinin göz önünde bulundurulduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır .

18. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi-belgelerden 4.3.’ncü paragrafta “ ülkenin güvenlik ve esenliği, devletin çıkarları ve kişilerin can, ırz ve mallarını korumada yüksek hizmeti görülenler ile olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenlerin taltif ile ödüllendirildiği” belirtilse de başvurucunun iddia ettiği üzere kendisi ile aynı görevi ifa eden polis memurlarının ödüllendirilmesine rağmen, kendisinin ödüllendirilmemesine ilişkin Antalya

Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde taltif alan personelin rutinden farklı yürüttüğü görevlere ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir . Bu doğrultuda, başvurucu ile aynı görevi yerine getirdiği iddia edilen kişilerin ödüllendirilmesine karşın başvurucunun ödüllendirilmemesi hususunda Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından hakkaniyetli davranıldığı değerlendirilememiştir .

19. 3.3 no.’lu paragrafta belirtildiği üzere İkmal Şube Müdürlüğü’nden G- 20 Liderler Zirvesinde 1

Komiser Yardımcısı, 1 Polis Memuru ve 1 Bilgisayar İşletmeninin (başvurucu) “kart basımı-araç-otel kiralama ve ihale işlemleri” için görevlendirilmiş olduğu ve ayrıca “kart basımı-araç-otel kiralama ” için de 4 Polis memurunun görevlendirildiği yer almaktadır . Komiser

Yardımcısı ve Polis memurları ödüllendirilirken bilgisayar işletmeninin ödüllendirilmemesi hususunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi-belgelerde polis memurlarının başvurucudan farklı olarak yerine getirdikleri görevlerle ilgili bilgi-belge sunulmadığından idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmetin gereklerini göz önünde bulundurduğu görülmemektedir .

7 / 1120. G- 20 Liderler Zirvesinde görevlendirilen Antalya Emniyet Müdürlüğü’nden; 4592 Emniyet

Hizmetleri Sınıfı personelinin ödüllendirilmesi teklifinde bulunulup ödüllendirilmesine rağmen emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki personelin ödüllendirilmesi yönünde teklifte bulunulmadığı bilgi belgelerde yer almaktadır . Ancak, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 4.7. no.’lu paragrafta

“ Emniyet Teşkilatında çalışan Genel İdare Hizmetleri Sınıfına mensup memurların 86 ncı madde doğrultusunda ödüllendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı, geçmiş komisyon toplantılarında yapılan çalışmalarda yüksek hizmeti geçtiği görülen ve aktif katılımı bulunan sivil memurların ayrım gözetilmeksizin emniyet hizmetleri sınıfı personeli gibi ödüllendirildiği” açıklanmakta olup, Emniyet

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi-belgelerde, G- 20 Liderler Zirvesinde görev alan Genel

İdare Hizmetleri Sınıfından 6 Bilgisayar İşletmeni ile 1 Şoför, Teknik Hizmetler Sınıfından 3

Tekniker ile 3 Mühendis, Yardımcı Hizmetler Sınıfından 4 Teknisyen Yardımcısı olmak üzere toplam 17 Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışındaki personelin ödüllendirildiği yer almaktadır . Antalya

Emniyet Müdürlüğü’nün Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışındaki personelin ödüllendirilmesi hususunda teklifte dahi bulunmaması, rütbeleri ve görev unvanlarını dikkate aldığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır .

21. 3.4. no.’lu paragrafta belirtildiği üzere İkmal Şube Müdürlüğü’nden 2’si Şoför, 6’sı Bilgisayar

İşletmeni, 10’u Teknisyen, 46’sı Emniyet Hizmetleri Sınıfından olmak üzere 64 personel “G- 20

Liderler Zirvesi Güvenlik Ted . Görev alan personel listesi”nde yer almasına rağmen sadece 46

Emniyet Hizmetleri Sınıfında yer alan personel ödüllendirilmiştir . Konuya ilişkin, Antalya Emniyet

Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerde; Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde G- 20 Liderler

Zirvesinde “görevlendirilerek ödüllendirilmek için teklifte bulunulan personelden ödüllendirilmeyen personel bulunmamaktadır” ifadesinden de başvurucunun iddiasında olduğu gibi emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki personelin ödüllendirilmesi için teklifte bulunulmadığı ifade edilmiş olup, taltif verilen personellere ilişkin rutin hizmetin dışında yapılan hizmetler de idare tarafından açıklanmamıştır . Ödüllendirilen personelin G- 20 Liderler Zirvesinde yürüttüğü görevlerine ve ruinden farklı hizmetlerine ilişkin bilgilere yer vermeyen Antalya Emniyet Müdürlüğü, Emniyet

Hizmetleri sınıfı personeli ile diğer personeli arasında ayrımcılık yapmadığını ortaya koymamıştır .

22. Emniyet Teşkilatında çalışan Genel İdare Hizmetleri Sınıfına mensup memurların mezkûr 86 ncı madde doğrultusunda ödüllendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı, geçmiş komisyon toplantılarında yapılan çalışmalarda yüksek hizmeti geçtiği görülen ve aktif katılımı bulunan genel idare hizmetlerinde görevli personelin de ayrım gözetilmeksizin emniyet hizmetleri sınıfı personeli gibi ödüllendirildiği ve nihayetinde G- 20 Zirvesi ile ilgili Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında personelin de maaş taltifi ile ödüllendirildiği görülmesine rağmen, başvuranın hizmet sınıfları arasında ayrımcılık yapıldığı iddiası yerinde görülerek söz konusu idari işlemin hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .

23. Anayasa Mahkemesi’nin 05.11.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 17.04.2008 günlü, E :2005 / 5, K:2008 / 93 sayılı kararında “ Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir . Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir . Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun

8 / 11bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir . Ancak bu durumda

kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar . Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar .” belirtilmektedir .

24. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , başvurucunun G- 20 Liderler Zirvesinde yürüttüğü görevlerin rutinden farklı olduğu ve yüksek hizmetinin bulunduğu dosya kapsamında tespit edilemediğinden dolayı idarenin takdir yetkisini bir kişi lehine kullanması yönünde zorlanamayacağından , başvurucunun G- 20

Liderler Zirvesinde yapmış olduğu görev sebebiyle taltifle ödüllendirilen personel listesine dahil edilmesi konusunda talebinin REDDİNE; ancak takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek kullanıldığına dair somut bilgi-belge sunulmadığından, ödüllendirmenin kimlere nasıl uygulandığına ilişkin açıklamalar ile somut kriterlere yer verilmediğinden ve ayrıca takdir yetkisinin objektif ve tarafsızlığı bozacak şekilde kullanılmasının da hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden, emniyet örgütü mensuplarının para mükâfatı ile ödüllendirilmesinde kriterlerin belirlenerek ortaya konulacak şekilde mevzuatın düzenlenmesi hususunda idareye

TAVSİYEDE bulunulması sonuç ve kanaatine varılmıştır .

E. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme 25. 2709 sayılı T .C. Anayasasının “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde ifadesini bulan kanun önünde eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru hakkının ve 17 inci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir bulgu ve bilgiye rastlanmadığı gibi başvuruya konu olayda, uluslararası sözleşmelerde yazılı ve güvence altına alınmış olan diğer haklara da aykırı bir durum tespit edilememiştir .

F . İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 26. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .

27. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, ‘ İyi yönetim ilkeleri’ başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul

.

9 / 11edilen ‘Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası’nda da yer verilmiştir .

28. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvuranla ilgili işlemlerinde “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 29. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, şikâyet başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte başvurucuya tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir . Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu 15/ 12/ 2016 tarihli ve sayılı yazı ile başvurucuya bildirilmiştir .

B. Yargı Yolu 30. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı

40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında “ Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve

mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili idarenin işlemine karşı 60 günlük dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Antalya İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır .

V. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre ŞİKÂYETİN KISMEN KABULÜ İLE

KISMEN REDDİNE,

1. Şikâyet başvurucusunun G- 20 Liderler Zirvesinde görevlendirilerek para mükâfatı ile ödüllendirilenlerin listesine eklenme talebinin REDDİNE, 2. Şikâyet başvurucusunun emniyet örgütü mensuplarının para mükâfatı ile ödüllendirilmesinde hizmet sınıfları arasında uygulanan ayrımcılığın giderilerek kurum içerisinde görev yapan diğer hizmet sınıflarında aidiyet duygularının oluşturulması, personel arasında çalışma barışının artırılması talebine ilişkin; emniyet teşkilatı mensuplarının para mükâfatı ile ödüllendirilmesinde objektif kriterlere ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik ikincil düzenlemenin yapılması hususunda

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet Genel Müdürlüğü ’nce

10 / 11bu karar üzerine tesis edilecek işlem ya da tavsiye edilen çözümün uygulanabilir nitelikte

görülmediği takdirde gerekçesinin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi