onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkin olup, davacının belirli bir süre boyunca iş yerinde çalıştığını iddia etmesi üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalışma süresini tespit ederek davayı kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan incelemenin yetersiz olduğunu belirterek, temyiz başvurusunu kabul etmiştir.

Mahkeme, hizmet tespitine ilişkin taleplerin kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve bu tür davalarda özel bir özen gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi uyarınca, sosyal güvenlik haklarının korunması amacıyla, tarafların sunduğu delillerin yanı sıra, gerektiğinde kendiliğinden delil toplanması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve davanın yeniden incelenmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir. Bu süreçte, davacının çalışma süresi ve koşulları hakkında daha fazla bilgi toplanması gerektiği belirtilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/11941 E.  ,  2024/13118 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1230 E., 2023/1342 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/112 E., 2022/259 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, … … ve … …’e ait olduğunu bildiği ancak daha sonra … üzerine kayıtlı olduğu anlaşılan “… Kuyumculuk ve Tekstil” isimli iş yerinde 26.03.2015 tarihinden 30.04.2019 tarihine kadar çalıştığını ancak sigorta girişinin fiili olarak çalışmaya başlamasından çok sonra yapıldığını ileri sürerek, davacının 26.03.2015 – 30.04.2019 tarihleri arasında davalı yanında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
    II.CEVAP
    1.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
    2.Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Davacının davalıya ait … … Tekstil isimli iş yerinde 26.03.2015 – 30.04.2019 tarihleri arasında günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, dava dışı … … isimli iş yerinden Kuruma bildirilen 21.02.2017 – 20.02.2018 döneminin dışlanmasına karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının Kuruma bildirilen kısmi çalışmalarının aksinin ancak eşdeğer yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ceza dosyasında sanıkların beyanları doğrultusunda hazırlandığını, oysa ki eylemli ve gerçek çalışmanın tespiti için bordro tanıkları veya komşu iş yeri tanıklarının dinlenmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    3.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
    HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
    4.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun’un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

    5.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, 26.03.2015 – 30.04.2019 tarihleri arasında davalı yanında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında toplanan deliller özellikle ceza yargılaması sırasında alınan ifadeler hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülmediğinden, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    6.Yapılacak iş; öncelikle somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacıya davalı yanında ne iş yaptığı, hangi tarihler arasında ve kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışması ve süresi yönünden beyanları alınmalı, ihtilaf konusu dönemde kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıkları dinlenmeli, komşu işyerleri …, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı olarak araştırılıp tespit edilerek, iş yeri sahipleri ile kayıtlı çalışanlarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle işe giriş ve çıkış tarihleri tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.