onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.06.2009 – 03.12.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını iddia etmesi ve bu sürelerin Kuruma bildirilmeyişine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iddialarını kabul ederek hizmet tespitine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, bu sonucun yetersiz tanık beyanlarına dayandığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını vurgulamıştır.

Yargıtay, mahkemenin, davacının çalıştığı dönemdeki kamu tanıklarını tespit ederek, tanıkların beyanlarıyla çalışmanın niteliği ve süresini netleştirmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, çalışma olgusunun kesin bir şekilde belirlenmesi için daha kapsamlı bir delil toplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve yeniden inceleme yapılması talimatını vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önem arz etmekte olup, hizmet tespit davalarının titizlikle yürütülmesi gerektiğini göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/8894 E.  ,  2024/11774 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1509 E., 2024/1122 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2022/391 E., 2024/7 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde 26.12.2007 tarihinde leblebi ustası ve pazarlamacı olarak çalışmaya başladığını, 28.09.2017 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, işverenin ısrarı ile 12.10.2017 tarihinde tekrar işe başladığını ve 09.02.2018 tarihine kadar sürekli çalıştığını, davalının 01.06.2009-03.12.2014 tarihleri arasında davacıyı işten çıkarmış gibi gösterdiğini ve sigorta primlerinin ödenmediğini ileri sürerek, davacının 01.06.2009 – 03.12.2014 tarihleri arasında davalı yanında Kuruma bildirilmeyen sürelerde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

    II.CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının davalıya ait işyerinde 26.12.2007 tarihinde işe başladığını ve bu çalışmasının 01.06.2009 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihten sonra 2014 yılı Aralık ayında tekrardan davacının davalı yanında çalışmaya başladığını, 2017 yılı Eylül aylarında istifa edip işten ayrıldığını, 12.10.2017 tarihinde tekrar işe başladığını ve yaşanan olumsuzluklar sonucunda 09.02.2018 tarihinde işyerinden temelli ayrıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 01.06.2009 tarihinden 03.12.2014 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının kesintisiz çalışma iddiasını ispatlayamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    2.Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, Kurum kayıtları esasken tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

    2.Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

    3.Değerlendirme
    1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı nezdinde 01.06.2009 – 03.12.2014 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca yetersiz tanık beyanları ile gidildiğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2.Mahkemece yapılacak iş; Kızılca Kasabasında ihtilaf konusu dönemde görev yapan muhtar, aza, öğretmen, imam vs. kamu tanıkları tespit edilerek davacının çalışmasının niteliği ve süresi ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle çalışmanın varlığı tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.