onecikan-yargitay

ÖZET: Hizmet tespiti davasında, davalı iş yerinde çalıştığı iddia edilen davacının, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddi talep edilmiştir. Mahkeme, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine özgü olduğunu ve çalışma olgusunun ispatının kesin delillerle yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, bordro tanıklarının dinlenilmesi ve davacının vergi kaydı gibi unsurların araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkeme, davacının çalışma süresinin ispatına yönelik tanık beyanlarını dikkate alarak, davacının 02.01.1979 tarihinden 29.08.1986 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını tespit etmiştir. Ancak, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle, yalnızca 01.01.1981-29.08.1986 tarihleri arasındaki çalışmaları kabul edilmiştir. Bu nedenle, 02.01.1979-31.12.1980 tarihleri arasındaki fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir.

Sonuç olarak, temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu, temyiz itirazlarının reddedilerek kararın onandığı belirtilmiştir. Bu durum, hizmet tespiti davalarında hak düşürücü sürelerin önemini ve ispat yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9775 E.  ,  2024/9770 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2024/30 E., 2024/56 K.
    KARAR : Kısmen kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş yerinde 1979 tarihinde halı dokuma işçisi olarak çalışmaya başladığı, 29.08.1986 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığı, çalıştığı zaman süresince iki kez doğum yaptığı, davalı işverence kesintisiz çalışmalarının tamamının Kuruma bildirilmediği, müvekkilin davalı iş yerinde hizmet başlangıcının 1979 yılından 1986 yılına kadar aralıksız çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiği, hizmet tespiti davaları kamu düzenine özgü olup çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ispatlanması gerektiği, bu kapsamda bordro tanıklarının dinlenilmesine, yoksa davalı işverene komşu iş yerlerinin tespit edilmesi, davacının vergi kaydının bulunup bulunmadığı, hayvancılık ile uğraşıp uğraşmadığının tespiti ile aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini beyan etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2018/96 E., 2021/234 K. sayılı kararıyla dinlenen bordro tanıklarından …, …, …, …, …(…), … , …(…), … ve …’ın beyanlarında özetle, davacının 1979 yılından davacının evlendiği zamana kadar şirketin Çavuşköy’deki atölyesinde halı dokuma ustası olarak aralıksız ve tam gün çalıştığını, haftanın her günü günde yaklaşık 8-10 saat çalışıldığını ve maaşlarını yaptıkları ilmek sayısına göre aldıklarını, evlendiği için işten ayrıldığını beyan ettiği, davacının tespitini istediği dönemlerde adına ÇKS kaydının ve vergi mükellefiyetinin olmadığı, davacının nüfus kayıt örneğinde 01.11.1960 doğumlu olduğu, 12.11.1988 tarihinde evlendiğinin anlaşıldığı, beyanları dikkate alınan bordro tanıklarının davacının talep ettiği dönem için kısım kısım çalışmalarının bulunduğundan bordro tanıklarının beyanlarına itibar edilmiş ve davacının 02.01.1979 tarihinden 29.08.1986 tarihine kadar şirketin Çavuşköy’deki atölyesinde halı dokuma ustası olarak aralıksız ve tam gün çalıştığı sonucuna varılmış olmakla, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde sigortalı olarak 02.01.1979 tarihinde çalışmaya başladığının ve 02.01.1979 tarihinden 29.08.1986 tarihinde kadar kesintisiz olarak çalıştığının tespitine
    karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/956 E., 2023/1056 K., sayılı kararıyla; somut olayda, davalıya ait … sicil sayılı işyerinden 01.01.1981-30.09.1985 tarihleri arasını, … sicil sayılı işyerinden ise 03.03.1986-29.08.1986 tarihleri arasını kapsar şekilde davacı adına hizmet bildiriminde bulunulması karşısında, dava tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçirildiğinden söz edilmesinin mümkün bulunmaması; davacının, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacak şekilde ve kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenilen bordro tanıkları ile davacı tanıklarının beyanları ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması karşısında Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/10210 E., 2023/8846 K. sayılı kararıyla; Mahkemece, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, ilk işe giriş bildirgesinin 01.01.1981 yılında verildiği gözetilerek ve yukarıdaki ilkeler ve açıklamalar ışığında, hak düşürücü süre kapsamında kalan söz konusu 02.01.1979-01.01.1981 dönemi yönünden, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile hüküm tesisi bozma nedenidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak bozma gibi davanın kısmen kabulüne, davacı …’in 1001012973738 sicil numarası ile davalı Duruder Halıcılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi isimli iş yerinde 01.01.1981 – 29.08.1986 tarihleri arasında kuruma yapılan bildirimlerin dışlanması suretiyle asgari ücret karşılığı, hizmet akdine dayalı, sigortalı ve kesintisiz olarak fiilen çalıştığının tespitine, 02.01.1979 – 31.12.1980 tarihleri arasındaki döneme yönelik fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, karar defteri ve içeriği, kamu tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Fer’i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.