onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti davasında davacının çalışma süresinin ve koşullarının belirlenmesine ilişkindir. Mahkeme, davacının 01.04.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak sigorta kaydının 28.04.2011 tarihinde yapıldığını tespit etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanlarına dayanarak davacının 2009 ve 2010 yıllarında kısmi çalışmalarının tespitine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, tanık beyanlarının yeterli delil oluşturmadığını ve eksik inceleme yapıldığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay, hizmet tespiti davalarında delil toplama yükümlülüğünün önemine vurgu yaparak, davacının iddialarının somutlaştırılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, tanıkların inandırıcılığını değerlendirirken, tanıkların ilişkilerini ve bilgilerini sorgulamalı, ayrıca işyeri yöneticileri ve komşu işyerlerinden de tanık dinlenmelidir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/5121 E.  ,  2024/5900 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2094 E., 2023/1507 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2016/131 E., 2020/390 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.04.2009 tarihinde davalıya ait … nezdinde çalışmaya başlamasına karşın işyeri sahibinin davacıyı 28.04.2011 tarihinde sigortalı olarak gösterdiğini, 01.04.2009 tarihinde giriş yapmasına karşın 28.04.2011 tarihinde gösterilmesi nedeniyle 2 yıl sigorta kaybının bulunduğunu iddia etmiş, çalıştığı dönemlere ilişkin sigortalılığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde sigorta kayıtlarında belirtilenler dışında herhangi bir hizmeti bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıkları beyanları dikkate alınarak davacının bildirim yapılan 2011 öncesi 2009 ve 2010 yıllarında kavun toplama işinde kısmi çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, çalışma olgusunun somut delillerle ispatlanamadığının, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordo tanıkları …, … ve … beyanları ile dosya kapsamındaki delillere göre verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Feri müdahil Kurum vekili; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    2) Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

    3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

    HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

    4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

    3. Değerlendirme
    Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece dinlenen ve hükme esas alınan bordro tanıkları …, … ve … beyanlarının tek başına hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır.

    Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, öncelikle davacının beyanı alınarak bu dönem netleştirilmeli, bildirim yapılan 28.04.2011 öncesi dönem yönünden Mahkeme hükmüne esas aldığı tanıkların beyanlarının açık ve net olmadığı, bu nedenle davalı işveren yanında kesintisiz çalışmaları bulunan bordro tanıklarının tespit edilerek bunlar dinlenilmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.