|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti davasında davacının 01.03.2014-01.09.2014 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanları ve sunulan belgelerdeki çelişkiler nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Davalı vekili, davacının sürekli bir çalışması olmadığını ve hizmetlerin zamanında bildirildiğini savunmuştur. Mahkeme, davacının iddialarını destekleyecek yeterli bilgi ve belge sunulmadığını belirterek, davanın reddine hükmetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, davanın kabulüne karar vermiş, ancak ek kararla davacının feragat etmesi nedeniyle davayı feragat nedeniyle reddetmiştir. Temyiz aşamasında, fer’i müdahil Kurum vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. Yargıtay, hizmet tespiti davalarında feragat edilemeyeceğine ve davanın kamu düzeniyle ilgili olduğuna dikkat çekerek, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ek kararının yerinde olmadığına hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ek kararını kaldırarak, davanın kabulüne dair kararın onanmasına karar vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması ve hizmet tespiti davalarının özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11803 E. , 2024/10659 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1648 E., 2023/2075 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/82 E., 2021/160 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın kabulüne, ek kararla da davacının feragati nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer’i müdahil Kurum vekili, ek kararın ise davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yanında 01.03.2014-01.09.2014 tarihleri arasında temizlik, belge götürüp getirme gibi işleri yapmak suretiyle çalıştığını, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini belirterek, müvekkilinin Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; davacının 2014 yılının 4. ayı ile 2014 yılının 9. ayı arasında haftada bir veyahut iki gün temizlik yapması amacıyla çağrıldığını, davacının bu süreçte sürekli bir çalışması olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve davacının hizmetlerinin bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının 01.03.2014-01.09.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istediği, davacının çalıştığını iddia ettiği sürelere ilişkin tanık beyanlarında davacının çalışma süresine, saatlerine, dönemine ilişkin netlik olmadığı, fiili çalışmaya ve süresine ilişkin tanık beyanlarında çelişki olduğu, bu döneme ilişkin davalı Kooperatif Başkanlığınca dosyaya sunulan 10.04.2014, 15.05.2014, 12.06.2014, 15.07.2014, 20.08.2014, 12.09.2014, tarihlerinde gider makbuzları ve banka havalelerinde “hizmet binası temizliği” açıklaması ile ödemelerin yapıldığı, bu makbuzlara göre davacının dava konusu edilen dönemde sadece bina temizliği için çalıştırıldığı, hizmet akdine tabi olarak sürekli çalıştırılmadığı, davacının hizmet akdine tabi olarak kesintisiz ve sürekli olarak talep edilen dönemlerde çalıştığı iddialarını destekleyecek başkaca bilgi ve belge sunulmayıp, Mahkemece de tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili; Mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğini, dinlenen tanık beyanlarıyla da çalışma iddiasının ispat edildiğini, müvekkilinin yaptığı işin basit bir ev işi gibi değerlendirilmesinin ve sigortalılığın zorunlu olduğunun değerlendirilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıkların beyanları, ödeme makbuzları ile davalının dava dilekçesindeki kabulü -hizmet tespiti davalarında davalının davayı kabulü kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz ise de delil olarak değerlendirilmesine bir engel bulunmamaktadır-, makbuzlara göre davacıya dönemin asgari ücretin üzerinde ödeme yapılmakta olduğunun anlaşılması, işverenin sıfatı ile yapılan iş gözetildiğinde, çalışmanın 5510 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesindeki istisnalardan olmaması karşısında; davacının 01.03.2014-01.09.2014 tarihleri arasında davalı yanında hizmet akdiyle çalıştığı sabit iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle,
A)Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne,
B) I-)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber Kanun’un olaya uygulanmasında delillerin değerlendirilmesinde hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına,
II-) 1-Davanın kabulü ile davacının 01.03.2014-01.09.2014 tarihleri arasında davalı 8283 işyeri numaralı … iş yerinde dönemin geçerli asgari ücreti ile hizmet akdine dayalı olarak toplam 180 çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
26.02.2024 tarihli ek karar ile de davacının feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı fer’i müdahil Kurum vekili, ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyizinde ;kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili; feragat talebinden vazgeçtiğini belirterek, ek kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,hizmet tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Öte yandan, Sosyal Güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez. Ancak, anılan Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150 nci maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir.
3.Eldeki dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup 23.02.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiş ise de söz konusu davadan feragat edilemeyeceği gözetilip buna göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
4.Esas yönünden yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 26.02.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.