onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 19.12.2009-30.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti talep etmesi üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının iddialarını yeterince somutlaştırmadığını ve çalışma olgusunun her dönem itibarıyla araştırılmadığını belirterek, ilk mahkeme kararını bozmuştur.

Hukuki değerlendirmede, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Davacıdan, hangi dönemde hangi iş yerinde çalıştığını somut bir şekilde açıklaması beklenmektedir. Mahkeme, davacının çalışma iddialarını netleştirmek için gerekli belgelerin ve tanıkların toplanmasını istemiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olan bu kararı bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/7000 E.  ,  2024/10763 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/744 E., 2023/1053 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/204 E., 2021/473 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili, dahili davalılar … vekili, Şule Şahan İnş. … Ltd. Şti. vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.12.2009 – 30.03.2016 tarihleri arasında davalı …’a ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak çalışmalarının bir kısmının başka işyerlerinden bildirildiğini ayrıca tamamının kayıt altına alınmadığını ileri sürerek davacının anılan tarihler arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1- Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının ustabaşı olduğu ve kesintisiz çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiçbir ustanın inşaatın başından sonuna kadar çalışmadığını, davacının boyacı olduğunu ve 12 ay boyunca davalının yanında çalışmasının mümkün olmadığını ayrıca davalının yaptığı her işte de çalışmadığını, davalının, boyacıya ihtiyaç duyduğu ve dilediği takdirde davacıyı çağırıp iş verdiğini, davacının, dava konusu dönemde başka işyerlerinde çalışmaları bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    2- Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan verilmeyecek tarzda ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 19.12.2009-30.03.2016 tarihleri arasında davacının, davalı …’a ait … İnşaat işçisi olarak çalıştığının tespiti ile belirtilen tarihler arasında dahili davalılar tarafından Kuruma yapılan tüm bildirimlerin ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili, dahili davalı … vekili, dahili davalılar … ve İnşaat ve Mak. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili, dahili davalı … vekili, dahili davalı… İnş. … Ltd. Şti. vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … ile dahili davalılar …, …, İnş. … Ltd. Şti., … …, … İnş. … Ltd. Şti. ve fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1- Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, Mahkemece, talebin açıklanması için davacıya 1 haftalık süre verildiğini ancak bu süre içerisinde talebin açıklanmadığını, kesin süreye uyulmadığından davanın açılmamış sayılması gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde herhangi bir iptal talebinde bulunmadığını, talep sonucunda dahili davalıların yanında kayıtlı olan çalışmaların iptalini talep ederek talep sonucunu değiştirdiğini, bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının iptal talep edebilmesi için ya ayrıca bir dava açması yada ıslah yoluna başvurması gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, inşaat işlerinin doğası gereği bu işlerde çalıştırılanların tam yıl, aralıksız çalışmasının her zaman mümkün olmadığını beyan etmektedir.
    2- Dahili davalı… İnş. … Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili olan dahili davalının, davalı … (… İnşaat) ve inşaat sektöründe taşeronluk yapan değişik inşaat firmalarıyla çalıştığını, SGK kayıtlarında görülen tarihlerde de, davalı …’ın (… İnşaat) müvekkilinin taşeronluğunu yaptığını, davacının da müvekkilinin yapmış olduğu inşaatta çalıştığını, bu nedenle çalıştığı günlerin SGK’ya bildirildiğini ve primlerinin ödendiğini, çalıştığı halde bildirilmeyen günü bulunmadığını beyan etmektedir.
    3- Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davacının, dahili davalı müvekkili nezdindeki çalışması yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dahili davalı … hakkında açılmış bir dava bulunmadığından işin esası ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesinin, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden asıl davalı gibi müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hizmet tespitine konu günler ile prim kazanç tutarlarının açıkça ve ayrıntılı olarak gösterilmediğini beyan etmektedir.
    4- Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 31.08.2015 ve 22.10.2015 tarihli 2 adet irsaliyeli fatura nedeniyle dahili davalılar nezdinde yapılan çalışmaların da davalı işyerinde geçtiği sonucuna varıldığını, ancak davacının hizmet iddiasının 17 senelik bir süreyi kapsadığı nazara alındığında, 2015 yılına ait iki fatura bu kanaate ulaşılmasına yeterli olmadığını, ayrıca davaya dahil edilen işverenler de davacının kendi işyerlerinde çalıştığı sürece sigortalı olduğunu bildirdiklerini, davacının çalıştığı sektörün inşaat sektörü olması nedeniyle çalışmaların kesintisiz geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, kesintili çalışmalarda hak düşürücü süre her bir kesintiden itibaren değerlendirmeye alınması gerektiğini, dava tarihine göre 01.01.2011 tarihinden önceki 146 günlük çalışmanın hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle tespitinin yapılamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 19.12.2009-30.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
    HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
    Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
    İnceleme konusu eldeki davada, davacının 19.12.2009 – 30.03.2016 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespitini talep ettiği, Mahkemece davacının davalı nezdinde 7 yıl süre ile çalıştığı ve yapılan bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    Somut olayda, talep edilen dönem içerisinde davacının inşaat işçisi olup kalıp işi yaptığı davalı …’in inşaatlardan kalıp işi aldığı ve davacının da bu kapsamda çalıştığı kabul edilmişse de, bildirim dışında kalan sürelerle ilgili olarak çalışma olgusu her dönem itibari ile araştırılmamıştır. Bu kapsamda yukarıda izah edilen somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde, davacıdan hangi dönemde hangi adreste hangi iş yerinde çalıştığı sorularak açıklattırılmalı; tespit edilecek iş yerlerine ilişkin inşaat yapı izin belgeleri celp edilerek hangi dönemde çalışmanın deva ettiğine dair tespitte bulunularak açıkça gösterilmeli, varsa iş yeri dönem bordroları getirtilerek bu bordrolardan seçilecek bordro tanıkları yine aynı şekilde bu kişilerin kendi çalışma dönemleri de gösterilmek suretiyle davacının çalışmasına dair beyanlarına başvurularak detaylı olarak dinlenmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.