|
ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesidir. Sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla, sigortalı çalışma sürelerinin saptanmasına yönelik davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, hak kayıplarının önlenmesi için tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmeyip, gerektiğinde re’sen araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme, davacının çalışma sürelerinin tespiti konusunda eksik inceleme yaparak karar vermiştir. Davacının çalıştığı dönemlerdeki sigorta bildirimlerinin neden yapılmadığı ve bu sürelerin tespitine yönelik yeterli araştırma yapılmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, usul ve kanuna aykırı bir durum olarak değerlendirilmiş ve kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Temyiz edilen kararın, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4918 E. , 2024/5732 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2544 E., 2023/2435 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Keskin Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/18 E., 2023/241 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 0600015608750 sigorta sicil numarası ile sigorta girişinin 01.07.1983 tarihinde yapıldığını, 15/09/1987 tarihinde Keskin Belediyesinde çalışmaya başladığını, bu iş yerinde çalışmasının kesintisiz ve aralıksız temizlik işlerinde devam ettiğini, akabinde sigortasının Keskin Belediyesi bünyesinde Keskin Hindiciliğe nakledildiğini, buradan da 27.05.1992 tarihinde çıkış verildiğini, bu tarihten sonra da çalışmasına muhtelif işyerlerinde devam ettiğini ve halen de aktif çalışmayı sürdürdüğünü, müvekkilinin davalı SSK Genel Müdürlüğünde hizmet sürelerinin tespiti için başvurduğunda davalı iş yerinde işe giriş tarihi olan 15.09.1987’den bu yana çıkış tarihi olan 27.05.1992 tarihine kadar eksik hizmeti çıktığını, müvekkilinin çalışmasının tam ve eksiksiz ve kesintisiz olduğunu, ancak davalı … gerek eksik prim ödeyerek ve gerekse prim yatırmayarak sadece dönem bordroları düzenlemek suretiyle müvekkilinin çalışmasını sigortaya yansıtmadığını, bu kusurun işçiden kaynaklanmayıp davalı işveren ve denetleme görevini yerine getirmeyen davalı SSK Genel Müdürlüğünden kaynaklandığını belirterek …’in davalı … Belediyesi bünyesinde 15.09.1987-27.05.1992 tarihleri arasında tam ve eksiksiz çalıştığının tespiti ile bu dönemlerin ve sürelerinin sigortalıktan sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya karşı usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini, davanın 506 sayılı Kanun’un 79/10 maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacı davalı dilekçesinde diğer davalı … isimli işyerinde 15.09.1987-27.05.1992 tarihleri arasında kesintisiz ve bilfiil çalışmasına rağmen bu çalışmalarının bir kısmının Kuruma bildirilmediğini ve bildirilmeyen bu sürelerin hizmetten sayılmasını talep ettiğini, ancak bu beyanlarının gerçekten uzak olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı … Belediyesinde 15.09.1987 ile 31.12.1990 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) sigortalı olarak çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık anlatımları davacının aleyhine olmasına ve davacının davasını somut deliller ile ispat edememesine rağmen verilen kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Davacının davalı … bünyesinde temizlik görevlisi olarak 15.09.1987-27.05.1992 tarihleri arasındaki aralıksız çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davacının 15.09.1987-31.12.1990 tarihleri arasındaki çalışmaları kabul edilmek suretiyle, davacı adına Kuruma bildirilen süreler dışlanmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı … Başkanlığının kamu kurumu olmasından kaynaklı, çalışanlarının kayıtlara geçmesi ve ücret ödemelerinin kayıt altına alınması esas olduğundan, davacı adına talebine konu dönem içerisinde bir kısım çalışmalarının davalı … Başkanlığınca Kuruma bildirilmesine karşın, dosya içeriğinde yer alan davalı … Başkanlığına ait 1990 yılına ilişkin Dört Aylık Sigorta Primleri bordrosunda davacı adına görülen sigortalı hizmetlerin, davacı yanın hizmet cetveline işlenmediğinin anlaşılması karşısında, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Bu kapsamda davalı … Başkanlığına ait, uyuşmazlık konu dönem içerisindeki 1990 yılına ilişkin bordroların Kuruma intikal edip etmediği, prim kesintisinin neden yapılmadığı üzerinde durulmalı, davacının sigortalı çalışmalarının bildirilmediği sürelere ilişkin davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığı, varsa buna dair muhasebe kayıtları, ödeme belgeleri araştırılmalı, uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen mutemetten ve ilgili servis çalışanlarından sorulmalı, davacı dışında aynı görevde temizlik işinde çalışması olan kişiler varsa tespit edilmeli, kanaat edinmeye yeter sayıda bordro tanığı dinlenerek, davacının çalışma süresi, çalışmanın devamlı surette gerçekleşip gerçekleşmediği konularında ayrıntılı beyanları alınmalı, toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.