|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti istemine ilişkin bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, 06.07.2017 ile 15.10.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını iddia etmiş, ancak İlk Derece Mahkemesi yalnızca 31.07.2017 ile 24.09.2017 tarihleri arasındaki çalışmayı kabul etmiştir. Mahkeme, davalı iş yerinin yönetici ve sakinlerinin beyanlarına başvurulması gerektiğini, böylece çalışmanın devam edip etmediğinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, 06.07.2017 ile 31.07.2017 tarihleri arasındaki dönem için hukuki yarar yokluğu nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğu vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu karar, hizmet tespiti davalarında tarafların beyanlarının dikkate alınması ve hukuki yarar durumunun titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5734 E. , 2024/5866 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2351 E., 2024/719 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2022/37 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davalı site yönetimi bünyesinde 06.07.2017- 15.10.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzasının bulunmadığı hiçbir evrakın davaya delil niteliği bulunmayacağını güvenlik raporlarında imzası bulunan … aynı iddia ile müvekkiline dava açtığını ve yine aynı evrakları kullandığını bu kişinin aynı zamanda davacının tanığı olduğunu, kabul etmemekle birlikte 258 sayfa güvenlik raporunun davacıda olmasının hayatın olağan akışına aykırı okluğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı iş veren nezdinde 31.07.2017 ile 24.09.2017 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davacının 06.07.2017 ile 30.07.2017 tarihleri arası talebi için ise karar verilmesine yer olmadığına, davacının 25.09.2017 ile 15.10.2017 tarihleri arası talebinin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılarak, davalı nezdindeki çalışma süresinin 06.07.2017-15.10.2017 tarihleri arasında gerçekleştiğine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının bir işten çıkmadan başka bir işte aynı anda ve mesai saatleri içerisinde çalıştığı anlamına gelen kısmen kabulü ile “Davacının davalı işveren nezdinde 31.07.2017 ile 24.09.2017 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine” Yerel Mahkeme hükmünün ve aleyhe hususların istinaf incelemesi ile incelenerek bahsi geçen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 06.11.2015 tarihinden 2017 yılı 7. ayın sonuna kadar dava dışı Üçüncü Göz Ltd. Şti.’ye ait 1217727 sicil numaralı iş yerinden sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 01.08.2017-15.10.2017 tarihleri arasında Kuruma bildirilen çalışmasının bulunmadığı, davalı … Site Yönetimine ait 1235306 sicil numaralı iş yerinin 12/08/2015 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının dava dışı Üçüncü Göz Ltd Şti’ye ait 1217727 sicil numaralı iş yerinde geçen çalışmalarının Gülkent Göl Villalarının güvenlik görevlisi olarak gerçekleştiği, bu iş yerinde geçen çalışmalarının son bulmasından sonra da davacının adı geçen sitede güvenlik görevlisi olarak çalışmaya devam ettiği, buna ilişkin olarak siteye ait güvenlik raporlarında davacının 24.09.2017 tarihine kadar imzasının bulunduğu, davacının çalışmalarının dinlenen tanık beyanları ile doğrulandığı anlaşıldığından mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile başvuruların esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, … insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada davacı 06.07.2017 ile 15.10.2017 tarihleri arasında davalı nezdinde olan çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece 31.07.2017 ile 24.09.2017 tarihleri arasının kabul edildiği, 06.07.2017 ile 30.07.2017 tarihleri arası karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, fazlaya ilişkin talebin reddolunduğu anlaşılmakla; Mahkemece öncelikle davalı iş yerinin site yönetici ve site sakinleri tespit edilmek ve onların da ikamet tarihleri ile site yönetimindeki görev süreleri belirlenmek suretiyle, dava konusu dönem kapsamında çalışmanın devam edip etmediğine dair beyanlarına başvurulmalı, alınacak beyanlara göre kabulü aşan süreler tespit edildiği taktirde bu sürelerde de çalışmanın tespitine dair karar verilmeli, aksi halde güvenlik raporlarındaki 27.09.2017 tarihli kayıt irdelenmek suretiyle kabul tarihinin bu tarih olduğu benimsenerek bu çerçevede hüküm tesis edilmelidir.
3.Öte yandan, kabule göre de 06.07.2017 ile 31.07.2017 tarihleri arası dönem bildirilmiş olmasına karşın bu dönemler yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile redde dair hüküm tesis edilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.