onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti davasının hukuki niteliği ve gereklilikleri ele alınmıştır. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca, sigortalı hizmetlerin tespitinin kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiş ancak eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bir hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece, davacının çalıştığı iş yerinin sicil bilgileri ve komşu iş yerleri ile ilgili geniş çaplı bir araştırma yapılmadığı, tanıkların vergi kayıtlarının istenmediği belirtilmiştir. Bu eksiklikler, davacının iddia ettiği çalışma durumunun yeterince kanıtlanamamasına yol açmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve eksik incelemelerin tamamlanarak yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2023/14375 E.  ,  2024/2907 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2536 E., 2023/2504 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/676 E., 2023/237 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

    Kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili özetle; 18.01.1991 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile 18.01.1996 tarihine kadar çalışmanın tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı vekili özetle; davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

    2.Fer’i Müdahil Kurum vekili özetle; davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kısmen kabulüne, davacının 59261 sicil nolu iş yerinde 18.03.1991 tarihinde bir gün süre ile fiilen çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 12.03.1992 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Temyiz eden fer’i müdahil Kurum vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

    2.506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin (G) bendi, 79 uncu maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

    2.Eldeki davada, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Davacı adına davalıya ait 59261 sicil sayılı iş yerinden 18.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, davalı iş yerinden davacı adına sigortalılık bildiriminin yapılmadığı, oto tamiri mahiyetli iş yerinin 01.01.1983-31.12.1991 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1991 yılında iş yerinden bordro verilmediği, 1987 yılından iş yerinden bildirimi yapılan … ile emniyet vasıtasıyla komşu iş yeri olarak tespit edilen … ile …’un dinlendiği, komşu iş yeri sahiplerinin o dönemde işletmelerinin olmadığı, daha sonra faaliyete başladıkları ve davacıyı tanımadıkları yönünde beyanda bulundukları, geniş çaplı bir komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, öte yandan davacının dava konusu dönemde komşu iş yeri vasıfları olduğunu belirttiği ve dinlenen davacı tanıkları…,…,…, ile …’in ise dava konusu dönemde faaliyet adres ve dönemlerin,i gösterir vergi kayıtlarının istenmediği ve böylelikle verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri sahipleri ve kayıtlı çalışanları SGK, vergi, belediye nezdinde araştırılmalı, tespit edilenlerinin vergi ve sigortalılık kayıtları da getirtilerek beyanları alınmalı, davacı tanıkları …,…, ile …’in vergi kayıtları da getirtilerek beyanları denetlenmeli böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iddia ettiği çalışma hususu tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir.

    4.Kabule göre de, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür. Buna göre eldeki davada, davacının 12.03.1974 doğumlu olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği 18.03.1991 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 12.03.1992 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.