onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti davasında davacının işyerinde çalıştığını ispatlama yükümlülüğünün önemini vurgulamaktadır. Davacı, 09.02.2020-04.07.2020 tarihleri arasında sigortasız çalıştığını ve SGK primlerinin ödenmediğini ileri sürerek, çalışma süresinin tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Mahkeme, davacının çalışma süresinin ispatında yeterli delil toplanmadığını ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek, eksik inceleme yapılmasına dikkat çekmiştir. Temyiz aşamasında, davacının çalıştığına dair delillerin yetersiz olduğu ve tanıkların ifadelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/7978 E.  ,  2024/10809 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/467 E., 2024/663 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/259 E., 2022/531 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine, ek karar’la davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 09.02.2020 tarihinde davalıya ait işyerinde satış elemanı olarak işe başladığını, çalıştığı süreler boyunca sigortasının yapılmadığını, SGK primlerinin yatırılmadığını, gün içerisinde 12-13 saat çalıştığını, asgari ücretten az ücret aldığını, iş akdini 04.07.2020 tarihinde haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, davacının 09.02.2020 – 04.07.2020 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespiti ile çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    II.CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde davalı olarak Büyük Pazar AVM’yi gösterdiğini, husumet nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, hizmet tespiti ile alacak davalarının aynı davanın konusu olamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına da uğradığını, davacının sigorta girişlerinin zamanında yapıldığını, primlerinin tam ödendiğini, Gelir İdaresi Başkanlığınca 29.05.2020 tarihinde yoklama yapıldığını, davacının çalıştığı yönünde bir tespit yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile … sigorta sicil numaralı davacının … sicil sayılı işyerinde 09.02.2020-02.07.2020 tarihleri arasında, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında, ayda 30 gün kesintisiz ve sürekli olarak, asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen 03.07.2020-04.07.2020 tarihleri arasına ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    B.İstinaf Sebepleri:
    1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan fotoğraflar delil olarak kabul edilse dahi ne zaman, nerede, ne amaçla çekildiği belli olmayan fotoğraflara dayanılarak hüküm kurulamayacağını, kaldı ki işyerinin kamuya açık olduğunu, herkesin bu alanlarda rahatlıkla fotoğraf çektirebilecek durumda olduğunu, mevsim durumuna göre kıyafet giyilmesinin hayatın akışına aykırı bir durum olmayıp gerekçe olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece mesaj kayıtlarına dayanılsa da davalı tarafça yapılmayan bu yazışmalara itibar edilemeyeceğini, yeterince tanık dinlenilmediğini, davacının çalışma süresinin SGK kayıtlarında gösterildiği kadar olduğunu, davalının sigortasız işçi çalıştırmasını gerektirecek bir durumunun bulunmadığını, İş-Kur üzerinden işçi çalıştırma hakkı bulunduğunu, pandemi döneminde işyerinin kapalı olduğunu, bu durumun tespitte gözardı edildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
    2.Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, yargılama sırasında dinlenen tüm tanıkların davacıyı hatırlamadıklarını açık bir şekilde beyan ettiklerini, davacının dava konusu işyerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının iş yerinde değişik zamanlarda çekilen fotoğrafları, whatsapp yazışmaları ve özellikle komşu iş yeri tanıkları … ve …’ın anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı iş yerinde Mahkemece kabul edilen tarihlerde çalıştığının ispatlandığı, Mahkemece kurulan hükümde hata bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine, ek kararla davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    2.İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,
    2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
    3.Değerlendirme
    1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı işveren nezdinde 09.02.2020 – 04.07.2020 tarihleri tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yetersiz ve çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidildiğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2.Mahkemece yapılacak iş; gerekirse dinlenen tanıkların yeniden beyanları alınmak suretiyle ifadeler arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının davalı işyerinde çekildiğini ileri sürdüğü ve dosyaya sunulan fotoğraflardaki kişilerin kimler olduğu davacıya açıklattırılmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışmasının niteliği ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yeniden Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri ayrıntılı araştırılıp tespit edilerek yöntemince beyanları alınmalı, böylelikle çalışmanın süresi tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
    VI. KARAR
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.