onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 06.10.2005 – 07.03.2010 tarihleri arasında çalıştığı iddia edilen sürelerin hizmet tespiti davası kapsamında belirlenmesine ilişkindir. Davacı, belirtilen tarihler arasında çalıştığını, ancak işveren tarafından sigorta bildirimlerinin yapılmadığını öne sürerek, sosyal güvenlik haklarının korunmasını talep etmiştir. Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve bu nedenle titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, davacının çalıştığı döneme ilişkin tanık beyanlarını değerlendirirken, somut delillerin toplanması ve tarafların iddialarının netleştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının çalıştığı işyerlerinin sicil dosyalarının incelenmesi ve tanıkların dinlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın yeniden incelenmesine hükmetmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/11811 E.  ,  2024/13825 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2227 E., 2023/1987 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/128 E., 2023/196 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.10.2005 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, işverenlikçe sigortasının yatırılmadığı gibi diğer hiçbir sosyal haklardan da faydalandırılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile sigortalılığının tespitine 36.000 TL alacağın davalıdan tahsili ile kıdem tazminatına iş akdinin sona ermesinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı yürütülmesine, diğer alacaklar için yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekilinin 08.03.2011 havale tarihli dava dilekçesinin açıklattırılmasına ilişkin dilekçe ile 06.10.2005 – 07.03.2010 tarihleri arasında asgari ücretli olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
    Mahkemenin birleşen 2013/78 Esas, 2013/126 Karar sayılı dosyasının … Başkanlığı, … ve …’ e karşı aynı taleplerle, Kayseri 3. İş Mahkemesinin birleşen 2016/378 Esas sayılı dosyasının ise … İnş. ve İnş. Malz. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’yi davaya dahil etmek için açıldığı anlaşılmıştır.
    II. CEVAP
    Asıl davada davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat. Madencilik Mobilya Nakliye San.Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile müvekkili işyerinin 2008 yılının 4. Ayında kurulduğunu, inşaat malzemeleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket kurulduktan sonra 14.08.2008 tarihinde davacı işçinin sezonluk olarak işe alındığını, sezon bitiminde 04.11.2011 tarihinde karşılıklı anlaşma ile işten ayrıldığını, davacının müvekkili şirket inşaat mazlemesi yüklenmesi ve boşaltılması işinde vasıfsız işçi olarak çalıştırıldığını, davacının müvekkili işyerinden ayrıldığı sırada tüm hak ve alacaklarını aldığına ilişkin olarak müvekkili şirketi ibra ettiğini, 06.11.2008 tarihli ibranameyi imzaladığını, davacı işçinin çalıştığı döneme ait olarak sigortasının yapıldığını tüm hak ve alacaklarının nakit olarak ödendiğini, davacı işçinin 2005 yılından bu yana müvekkili şirkette çalıştığına yönelik iddiaları kabul etmediklerini, davacının haksız ve sebepsiz olarak müvekkili şirketi 2009 tarihinde SGK ya şikayet ettiğini, SGK müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının müvekkili şirkette çalışmadığının resmi olarak tespit edildiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
    Birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin başkanlığı bulunduğu Ankara İş Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle daanın esasa girişilmezden önce usül yönünden reddi ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, davacının davalı işveren tarafından ilk bildiriminin 14.08.2008 tarihinde yapıldığını, davaya konu 06.10.2005 tarihinden 04.06.2008 tarihine kadar davalı işverenin kurumda işveren tescilinin mevcut olmadığını, Yargıtay kararları gereğince kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, Kurum doğal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kuruma yükletilmemesi gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
    Diğer birleşen dosya davalıları …, … ile … İnş. ve İnş. Malz. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    A-Asıl davanın kısmen kabulü ile
    1-Davacının Kuruma bildirilmeyen 01.03.2009 – 31.10.2009, 01.03.2010 – 07.03.2010 tarihleri arasında davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ye ait iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine,
    B-Birleşen Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2016/738 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile
    1-Davacının 06.10.2005 – 13.08.2008 tarihleri arasında her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları dışında davalı … İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne ait iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine,
    C-Birleşen Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2013/78 Esas sayılı davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye San.Tic. Ltd. Şti. vekili ile birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı … vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1- Davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde talep sonucunda neyi talep etmiş ise yazması gerektiğini, talep konusu etmediği bir talebi, dava dilekçesini açıklamak sureti ile yapamayacağını, davacının davasının öncelikle talep yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketlerin her ne kadar birbiri ile akraba olan kişiler tarafından kurulmuş olsalar da şirketler arasında herhangi bir organik bağ olmadığını, Mahkemece şirketlerin birbirinin devamı mahiyetinde olduğunun kabulü ile hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkil şirkette 14.08.2008 tarihinde 4 ay süre ile sezonluk işe alındığını, davacının çalıştığı döneme ilişkin hizmetlerinin Kuruma bildirildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
    2- Birleşen dosya davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin hizmet tespiti davalarında taraf sıfatının fer’i müdahillik olduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davalılar arasında organik bağ olmadığını, Mahkemece tanık beyanları ile organik bağın kabul edildiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile resen araştırılması gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 06.10.2005 – 07.03.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
    HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
    Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
    İnceleme konusu eldeki davada, davacının 06.10.2005 – 07.03.2010 tarihleri arasında davalı şirketler nezdinde çalıştığının tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan Kurum kayıtları incelendiğinde davacı adına davalılardan … İnş. ve İnş. Malzemeleri Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait 1018580 sicil numaralı işyerinden 11.05.2005 – 02.09.2005 tarihleri arasında, diğer davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait 1053407 sicil numaralı işyerinden ise 14.08.2008 – 06.11.2008 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin davalı Kuruma bildirildiği anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanlarına göre davacının Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında çalışmadığı, ayrıca davacının 2008 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında uğramış olduğu kaza nedeniyle çalışmadığı, davacının bu dönemde de hizmet akdinin askıda olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    Somut olayda, talep edilen dönem içerisinde davalı şirketlerden … İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin Ambar Mahallesi … Caddesinde … üretim işyerinin bulunduğu, diğer davalı … Yapı Malzemeleri Emlak İnşaat Madencilik Mobilya Nakliye San. Tic. Ltd. Şti.’nin ise Organize Sanayi Sitesi, Spor Tesisleri yanında mevcut bir işyerinin bulunduğunun, ayrıca tanık beyanlarına göre işyerinde hizmetlerin bir kısmının Yapıtaş unvanlı başka bir firmada daha geçtiğinin anlaşılması karşısında somutlaştırma yükümlülüğü gereğince Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle hangi tarihte hangi adreste ne kadar süre ile çalıştığı, işverenlerinin kim olduğu, hep aynı adreste çalışıp çalışmadığı, adres değişikliği olmuş ise daha sonra hangi adreste çalıştığı, bu işyerlerinde kimlerle çalıştığı hususları sorulmalı, davacının talep konusu dönem içerisinde hangi işyerinde çalıştığı netleştirilmeli, buna göre davacının çalışmasının geçtiğini belirttiği her bir işyeri yönünden Kurumdan işyeri sigorta sicil dosyası ile bu işyerlerinden verilen dönem bordroları getirilmeli, buna göre uyuşmazlık konusu dönemde bu işyerlerinde çalışması bulunan bordro tanıkları detaylı olarak dinlenmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Kabule göre de Mahkeme gerekçesinde davacının 2008 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında uğramış olduğu kaza nedeniyle çalışmadığı değerlendirilmesine rağmen, hükümde bu sürelerde de çalıştığına dair karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.