|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti davasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 16.07.1986-03.06.2016 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederek, sigorta primlerinin tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak belirli tarihler arasındaki talepleri reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan yargılama ve delil değerlendirmeleri sonucunda, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Yargıtay, temyiz incelemesinde, davacının 12.03.2003 tarihinden önceki çalışma sürelerinin hak düşürücü süreye uğradığını ve bu nedenle bu döneme ilişkin taleplerin reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, dinlenen tanık beyanlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu belirterek, delil toplanması ve inceleme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/6935 E. , 2024/9511 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/173 E., 2024/986 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/450 E., 2022/374 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 16.07.1986-03.06.2016 tarihleri arasında davalı tarafından işletilen eğlence merkezinde … olarak haftada 6 gün 17:00-04:00 saatleri arasında ve geriye kalan 1 gün de 14:00-04:00 saatleri arasında kimi zaman 14-16 saate yakın şekilde durmaksızın çalıştığını, ücreti asgari ücret artı bahşişler ile birlikte bu günün parasal karşılığı 4.000 TL ile 5.000 TL arasında olduğunu, davalının müvekkilinin çalışmalarını Kuruma ya eksik bildirdiğini, ya da başka işverenlikten hizmet bildiriminde bulunduğunu, açıklanan gerekse re’sen gözetilen nedenlerle, müvekkilinin 16.07.1986-03.06.2016 arası çalışmalarının bildirilmemiş kısımlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı davaya cevap vermemiştir.
2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenilen tüm tanık ifadelerinin bir birini teyit eder nitelikte olduğu, davacının bir hizmet akdine bağlı olarak davalı …’in … sicil numaralı iş yerinde … olarak 01.05.2000-10.05.2012 tarihleri arasında çalıştırıldığı hususunu doğruladığı, dava dilekçesinin sonuç kısmında SPEK tespiti talebinin olmadığı, davacının 16.07.1986-31.12.1996 ve 11.05.2012-03.06.2016 tarihleri arasında muhtelif işyerlerinde sigortalı çalışmaları bulunduğu ve 2000 yılı öncesinde davalı işveren nezdinde çalıştığına ilişkin tanık beyanı bulunmadığından 16.07.1986-30.04.2000 ve 11.05.2012-03.06.2016 tarihleri arasında geçen süreler yönünden talebinin reddi gerektiği, tespiti talep edilen süreler için hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşıldığından davacının davalı işveren nezdinde 01.05.2000-10.05.2012 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında sigorta primi yatırılmayan 01.05.2000-11.03.2003 tarihleri arası 1031 gün, 03.06.2003-17.08.2003 tarihi arası 75 gün, 01.10.2003-27.12.2005 arası 807 gün, 01.01.2006-25.08.2007 arası 595 gün, 01.09.2007-10.05.2012 tarihleri arası 1689 gün, çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin (16.07.1986-30.04.2000 ile 11.05.2012-03.06.2016 tarihleri arası) talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 01.05.2000-10.05.2012 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında sigorta primi yatırılmayan 01.05.2000-11.03.2003 tarihleri arası 1031 gün, 03.06.2003-17.08.2003 tarihi arası 75 gün, 01.10.2003-27.12.2005 arası 807 gün, 01.01.2006-25.08.2007 arası 595 gün, 01.09.2007-10.05.2012 tarihleri arası 1689 gün, çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin (16.07.1986-30.04.2000 ile 11.05.2012-03.06.2016 tarihleri arası) talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının 16.07.1986-30.12.1996 tarihleri arasında dava dışı farklı iş yerlerinden hizmetinin bildirildiği, 12.03.2003-02.06.2003; 18.09.2003-30.09.2003; 28.12.2005-31.12.2005; 26.08.2007-01.09.2007 tarihleri arasında davalı adına tescilli 1078182 sicil numaralı iş yerinde bildiriminin bulunduğu, bordro tanıklarının beyanlarından davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı nezdinde çalıştığı kanaatine varıldığından, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. 6552 sayılı Kanun’un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re’sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, davacının 16.07.1986-03.06.2016 tarihleri arasında … sıfatı ile çalışmalarının tespitini istediği, davacının davalı …’e ait 1078182 sicil no.lu iş yerinden 12.03.2003-02.06.2003, 18.09.2003-30.09.2003, 28.12.2005-31.12.2005 ve 26.08.2007-01.09.2007 tarihleri arasında bildirimleri olduğu, 12.03.2003 tarihine kadar dava dışı muhtelif iş yerlerinden bildirimlerinin yapıldığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne davacının davalı işveren nezdinde 01.05.2000-10.05.2012 tarihleri arası hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile bu tarihler arasında sigorta primi yatırılmayan 01.05.2000-11.03.2003 tarihleri arası 1031 gün, 03.06.2003-17.08.2003 tarihi arası 75 gün, 01.10.2003-27.12.2005 arası 807 gün, 01.01.2006-25.08.2007 arası 595 gün, 01.09.2007-10.05.2012 tarihleri arası 1689 gün, çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin (16.07.1986-30.04.2000 ile 11.05.2012-03.06.2016 tarihleri arası) talebinin reddine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
2.Öncelikle somut olayda, davanın 28.08.2020 tarihinde açıldığı, davalı iş yerinden davacı adına ilk işe giriş bildiriminin 12.03.2003 tarihinde yapıldığı, bu tarih öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gözetildiğinde, kabul kararı verilen 12.03.2003 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3. Davacının 12.03.2003-10.05.2012 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiği, ancak dinlenen tanık beyanlarının hizmet süresinin tespiti açısından yetersiz ve çelişkili olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, dosya kapsamından davalıya ait iş yerine ait kayıtların ve uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde dönem bordrolarının getirtilerek tespit edilecek bordro tanıklarınını anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkileri gidermek, komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları; yoksa iş yeri sahipleri/konut sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacınınn hangi davalı iş yerinde çalıştığı, işe başlama ve ayrılma tarihleri hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
4.Ayrıca prime esas kazançların tespiti yönünden Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla bu hususda bozmayı gerektirmektedir.
5.Kabule göre de eldeki davanın, 28.08.2020 tarihinde açılması karşısında, Sosyal Güvenlik Kurumunun fer’i müdahil sıfatını haiz olması gerektiği de belirgindir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.