|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkin bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 maddeleri uyarınca açılan bir hizmet tespiti davasıdır. Mahkeme, hizmet akdinin tespitine ilişkin davaların kamu düzenine dair olduğunu ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tanık beyanlarının değerlendirilmesi sırasında, inandırıcılık ve ilişkilerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı ve davalı tarafların temyiz başvurularını değerlendirirken, dinlenen tanıkların beyanlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, çelişkilerin giderilmesi için yeni tanıkların dinlenmesi ve davacının somut deliller sunması gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna vararak, temyiz başvurularını kabul etmiş ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5072 E. , 2024/5257 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2322 E., 2024/71 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/174 E., 2021/177 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacnın 02.06.2006- 24.04.2014 tarihleri arasında davalı nezdinde aşçı olarak çalıştığını, sigorta girişinin 23.11.2006 tarihinde yapıldığını, son ücreti 1.700,00 TL olmasına rağmen primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek, işe başlama tarihinin 02.06.2006 olarak tespiti ile 02.06.2006-24.04.2014 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas ücretinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ksımen kabulüne, davacının davalı şirkete ait 1036581 sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilenler dışında Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 02.06.2006-07.11.2006 tarihleri arasında 156 gün daha çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
3. Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
2.Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı şirket ve feri müdahil Kurumun temyizine gelince;
Eldeki davada, duruşmalarda dinlenen tanık beyanları hizmet süresinin tespiti açısından yetersiz ve çelişkili olup tanık beyanları arasında oluşan çelişkili durum giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek davalı işyerinin bordrolu tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde imzalı istifa dilekçesi ve ibraname belgeleri sorulmalı, davacı tarafından anılan belgeye karşı hata-hile-ikrah iddiasında bulunulmaması halinde ise iş bu yazılı belgenin aksinin eş değerde delillerle kanıtlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilmeli ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.