onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının hizmet tespitine ilişkin talebinin kabul edilip edilmemesi üzerinedir. Davacı, 15.01.1999-01.08.2005 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını iddia ederek, bu döneme ait sigorta primlerinin yatırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının işçi olarak çalıştığını kabul ederek kısmi bir karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararın eksik inceleme ile verildiğini belirterek, hizmet akdinin bağımlılık unsurunun araştırılması gerektiğine hükmetmiştir.

Mahkeme, hizmet ilişkisinin tespitinde tarafların sunduğu delillerin yeterli olmadığını ve somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini vurgulamıştır. Ayrıca, davacının yaşlılık aylığı aldığı dönemdeki çalışmalarının tespitine yönelik talebinin hangi sigorta kollarından yapılması gerektiği hususunun da netleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/7401 E.  ,  2024/11245 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/637 E., 2024/793 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Finike 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2022/313 E., 2023/370 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı … yanında kahya-iç muhasebeci- ayakçı( office boy) olarak 15.01.1999-01.08.2005 tarih aralığında SGK’ya kayıtlı olarak çalıştığını, 01.08.2005 – 31.12.2015 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesi ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Finike’nin köklü ailelerinden olduğunu, davacının eşi ise bu köklü aileye mensup bir başka üyenin manevi evladı olduğunu, 7-8 aylarında bu aileye teslim edildiğini, bu aile tarafından büyütüldüğünü ve okutulduğunu, bu davacının davacısı ile evlendirildiğini, tüm düğün masraflarının da karşılandığını, 1988-2007 yılları arasında aileye ait bir evde kira bedeli ödemeden ikamet ettiklerini, daha sonra aile tarafından kendilerine bir ev alındığını, oraya taşındıklarını, yıllar sonra ise bu bağın işçi işveren ilişkisine dönüştürüldüğünü, haksız kazanç sağlama peşine düştüklerini, Finike ilçesinde ancak 1-2 ay kaldığını, davacının bahçede narenciye işlerini yaptığını iddia ettiğini, bu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, 2011 ile 2016 yılları arasında müvekkilinin maliki olduğu bahçelerin tüm işleri ürünlerin götürü ile satıldığını, Meysan Ltd. Şti. tarafında yapıldığını, bunun dışında kargo, alışveriş gibi işlerin ise hafta içerisinde, hatta ayda birkaç defa yapılacak işler olduğunu, savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından 24.08.2020 tarih ve 9921269 sayılı yazıda da belirtildiği üzere davacının, …’a ait işyerinde 15.01.1999-01.08.2005 tarihleri arasında çalıştığını, ayrıca davacının talebi olan hizmetlerinin birleştirilmesi işleminin idari bir işlem olduğunu, davacının, Mahkeme sonucu verilecek kararın lehine olması ve kesinleşmesi halinde hizmetlerin birleştirilmesi talebini idareden talep edebileceğini, bu sebeplerle davacının hizmetlerinin birleştirilmesi talebinin usule aykırı olduğunu, savunmuş davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    ” Davacının davasının kısmen kabulüne,
    1-“davanın kabulü ile davacının 02.08.2005 – 31.12.2005 tarihleri arasında 149 gün, günlük 16,29 TL, ücretle
    02.08.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 149 gün, günlük 16,29 TL ücretle,
    01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 3360 gün, günlük 17,70 TL ücretle,
    01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 18,75 TL ücretle,
    01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 19,50 TL ücretle,
    01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 20,28 TL ücretle,
    01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 21,29 TL ücretle,
    01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 22,20 TL ücretle,
    01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 23,10 TL ücretle,
    01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 24,30 TL ücretle,
    01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 25,35 TL ücretle,
    01.01.2011-30.06.201 1 tarihleri arasında 180 gün, günlük 26,55 TL ücretle,
    01.07.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün, günlük 27,90 TL ücretle,
    01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük 29,55 TL ücretle,
    01.07.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün, günlük 31,35 TL ücretle,
    01.01.2013-30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün, günlük 32,62 TL ücretle,
    01.07.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 180 gün, günlük 34,05 TL ücretle,
    01.01.2014-30.06.2014 tarihleri arasında 180 gün, günlük 35,70 TL ücretle,
    01.07.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 180 gün, günlük 37,80 TL ücretle,
    01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında 180 gün, günlük 40,05 TL ücretle,
    01.07.2015-31.12.2015 tarihleri arasında 180 gün, günlük 42,45 TL ücretle
    davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine…” şeklinde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine kararı verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    a.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu ancak bu yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğu,
    b.İstinaf dilekçesini tekrar ettiği, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesinin gerektiğini belirtmiştir.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    a.Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,
    b.Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu,
    c.İstinaf dilekçesini tekrar ettiği, taraflar arasında bir işçi işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığının incelenmesi, gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
    Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
    Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
    Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
    HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m.31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
    3.Davacı dava dilekçesinde; 15.01.1999 – 01.08.2005 tarih aralığında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
    Davacının davalı …’a ait işyerinde 15.01.1999 ile 01.08.2005 yılları arasında çalışması olup, 01.08.2005 tarihinden itibaren ara vermeksizin 31.12.2015 tarihine kadar çalıştığı iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında hizmet ilişkisinin tespiti talebi yönünden İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir
    4.Davacı tarafından dosyaya sunulan el yazısı ile yazılan hesap defterleri ve el yazısı ile yazılmış notlarda davalıdan başka dava dışı … ile … adına alışveriş ve bir takım ödemelerin yapıldığı hususu ile birlikte davalının savunmasındaki davacının sürekli olarak davalı iş yerinde çalışmadığı, davacının davalı iş yerinde sürekli bir hizmetinin olmadığı, yardım amacı ile bir takım ödemeler, işlemler yaptığı beyanları birlikte değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda Mahkemece yapılması gereken iş, uyuşmazlık konusu olay ile ilgili olarak özellikle davacı ve davalıl arasında hizmet akdinin bağımlılık unsuru üzerinde durulmalı, davacının belirli bir ücret karşılığında süreklilik arz edecek şekilde, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği olan bağımlılık unsurunu taşıdığı noktasında bir değerlendirme yapılmalı, bağımlılık unsurunun ne şekilde gerçekleştiği belirlenmeli, hizmet ilişkisinin olup olmadığı araştırılmalıdır.
    Davacının hizmet akdi ile çalıştığının belirlenmesi halinde ise 506 sayılı Kanun’un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun’un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.
    Bu bağlamda davacı, yaşlılık aylığı aldığı dönemdeki çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece öncelikle yukarıda yer alan mevzuatta belirtildiği üzere davacıdan bu talebinin tüm sigorta kollarından mı yoksa sosyal güvenlik destekleme primine tabi olarak mı tespit istediği hususu sorulmalıdır.
    Belirtilen hususlarda yeterli araştırma yapılmaksızın verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle bozulmalıdır.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.