| ÖZET: Başvuran, can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı talep etmiştir. Ancak, daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, silah ruhsatı başvurusunun reddine neden olmuştur. İlgili mevzuat, HAGB kararı olan kişilerin yargılaması devam edenler kapsamında değerlendirileceğini belirtmektedir. Ancak, HAGB kararının hukuken sonuç doğurmadığı ve denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmediği takdirde, bu kararın düşeceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın silah taşıma ruhsatı başvurusunun HAGB kararına dayanarak reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve silah ruhsatı müracaatının işleme konulmasına karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 3558-3558
BAŞVURU NO : 2018/11934
KARAR TARİHİ : 13/02/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İçişleri Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, kendisine can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/10/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yaptığını, Üniversite OHAL Koordinasyon Bürosunun Öğrenci Disiplin
Soruşturması Komisyonu Başkanı olarak görev yaptığını, aynı zamanda Türk Eğitim-Sen üniversite temsilcisi olduğunu, Komisyon Başkanı olarak gerek FETÖ/PDY ve gerekse
PKK/KCK terör örgütleri ile irtibatı, iltisakı ve eylemleri olan öğrencilerin ve memur öğrencilerin soruşturmalarını yürüttüğünü, üniversite kampüsünün şehir merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta olduğunu, kendisinin kampüs içerisinde bulunan lojmanlarda ikamet ettiğini, geceleri sık sık şehre gidip geldiğini, bu güzergâhın zaman zaman tenha olabildiğini, bazen de üniversitedeki odasında gece yarılarına kadar çalıştığını ve lojmana döndüğünü, bu itibarla gerek Batman ilinin bulunduğu bölge ve gerekse yürütmekte olduğu OHAL disiplin soruşturmaları ve temsilciliğini yürüttüğü sendikanın siyasi duruşu nedeniyle can güvenliği endişesi gerekçesiyle silah taşıma ruhsatı talebinde bulunduğunu, ancak talep dosyasının işleme konmayarak tarafına iade edildiğini, bu konuda vermiş olduğu dilekçe üzerine, Batman İl
Jandarma Komutanlığı tarafından verilmiş olan cevabi yazıda Batman İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yargılamasının devam ettiğine dair kayıt bulunduğunun tespit edildiği, bu sebeple de
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğinin 16’ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yargılamasının devam etmesi nedeniyle müracaatının reddedildiğinin belirtildiğini, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin … sayılı kararı ile hakkında verilmiş olan
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının bulunduğunu, HAGB kararından dolayı yargılamasının halen devam ettiğinin ifade edildiğini, oysa hakkında halen süren bir yargılamanın olmadığını belirtmiş olup Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin … sayılı HAGB kararına istinaden Batman İl Emniyet Müdürlüğünce silah ruhsatı sistemine düşülmüş olan şerhin kaldırılarak tarafına silah taşıma ruhsatı verilmesini talep etmektedir. II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI 2. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 21/11/2018 tarih ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun, 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik ve 2013/20 sayılı Silah Ruhsat İşlemleri Birleştirilmiş Genelgesi hükümleri çerçevesinde başvuranın durumunun değerlendirildiği, başvuran hakkında, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 11/05/2016 tarihli ve … sayılı HAGB kararı verildiği, bu sebeple başvuranın yargılaması devam edenler kapsamında değerlendirildiği, HAGB kararında öngörülen denetim süresi sonunda kamu davasının düşürüldüğüne dair mahkeme kararı getirmesi halinde silah taşıma ruhsatı müracaatının alınabileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231’inci maddesinde: “[…] (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
[…] (8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur…
[…] (10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…
[…] (13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.” 6. 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun “Diğer bilgilerin kaydı” başlıklı 6’ncı maddesinde: “(1) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir.” 7. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7’nci maddesinin altıncı fıkrasında: “Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli
Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.” 8. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin,
8.1. “Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi” başlıklı 7’nci maddesinde:
“İçişleri Bakanı; a) Yaptıkları iş, sosyal, ekonomik, kültürel ve mesleki faaliyetleri ya da bulundukları yer ve zaman itibarıyla can güvenliklerinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kalacağı kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılan Türk vatandaşları ile karşılıklılık esasına göre ülkemizde çalışma ve ikamet izni sahibi yabancı uyruklu şahıslara, […] talepleri halinde silah taşıma ruhsatı verebilir… ” 8.2. “Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller” başlıklı 16’ncı maddesinde: “Aşağıda belirtilen kişilere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.
[…] d) Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.
[…]
Birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar, milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle görevden uzaklaştırılan kişiye ise tekrar göreve iade edilinceye kadar silah ruhsatı verilmesine ve yenilenmesine ilişkin işlemler bekletilir ve silah ilgili birimce emanete alınır…” 9. İçişleri Bakanlığının 18/04/2013 tarihli ve 2013/20 sayılı Silah Ruhsat İşlemleri
Birleştirilmiş Genelgesinin “Silah Ruhsatı Almaya Engel Teşkil Eden Haller” başlıklı
7’nci Bölümünün “Yargılaması Devam Edenler” başlıklı 7.13’üncü maddesinde:
“91/1779 sayılı Yönetmelik’in 16’ncı maddesine girebilecek eylemler nedeniyle denetimli serbestlik veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde talep sahiplerinin durumlarının yukarıda anılan “yargılaması devam edenler” kapsamında değerlendirilmesi ancak, denetimli serbestlik veya hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair süre sonunda kamu davasının düşürülmesine dair kararın ibraz edilmesi halinde silah ruhsat işlemleri yapılması gerekmektedir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk
Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, kendisine can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
12. Başvuran, 12/12/2011 tarihinde hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçunu işlemiş ve yargılama sonunda hakkında, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2016 tarih
… sayılı kararıyla 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hükmün Açıklanmasının Geri
Bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
13. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16’ncı maddesinde sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar, silah ruhsatı verilmesine ve yenilenmesine ilişkin işlemlerin bekletileceği ve silahın ilgili birimce emanete alınacağı düzenlemiştir. İçişleri Bakanlığının 18/04/2013 tarihli ve 2013/20 sayılı Silah Ruhsat İşlemleri
Birleştirilmiş Genelgesinin 7.13’üncü maddesinde ise, anılan Yönetmeliği 16’ncı maddesine girebilecek eylemler nedeniyle denetimli serbestlik veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde talep sahiplerinin durumlarının yargılaması devam edenler kapsamında değerlendirilmesi ancak, denetimli serbestlik veya hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair süre sonunda kamu davasının düşürülmesine dair kararın ibraz edilmesi halinde silah ruhsat işlemleri yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu düzenlemeler çerçevesinde; hakkında verilmiş olan HAGB kararı bulunan başvuran, İdare tarafından yargılaması devam eden kişiler kapsamında değerlendirilerek silah taşıma ruhsatı müracaatı işleme konmamış ve
5 yıllık denetim süresinden sonra hükmün ortadan kalktığına dair mahkeme kararı ile müracaat
etmesi halinde silah taşıma ruhsatı talebinin değerlendirileceği ifade edilmiştir. 14. Yukarıda yer verilen açıklamalardan başvuru konusu uyuşmazlığın çözümünün; hakkında HAGB kararı verilmiş ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmuş olan başvuranın denetim süresi boyunca yargılaması devam eden kişi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, ayrıca HAGB kararının silah taşıma ruhsatı işleminde dikkate alınıp alınmayacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
15. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere Ceza
Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesinde yer verilmiştir. Bahse konu düzenlemede, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın nitelik ve süresine göre belirlenen hallerde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği hükme bağlanmış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için gerekli şartlar belirlenmiştir. Mezkûr maddede ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade ettiği açıkça belirtilmiş, bu kararın verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verileceği düzenlenmiştir.
16. Bu düzenlemelerden HAGB kararının, yargılamayı hükümle sonuçlandıran bir karar niteliğinde olmayıp ceza yargılamasını sona erdiren düşme nedenlerinden biri olduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi hâlinde hükmün açıklanmasına karar verileceği, dolayısıyla HAGB kararı verilen durumlarda sanığın suçlu olduğu konusunda ulaşılmış bir vicdani kanaat bulunduğu ve bu kanaatin kasten yeni bir suç işlenmemesi şartına bağlı olarak hüküm ifade etmediği görülmektedir. (Anayasa
Mahkemesinin 4/11/2015 tarihli ve 2013/2091 başvuru numaralı kararı ile 13/9/2018 tarihli ve 2015/16027 başvuru numaralı kararı).
17. Ayrıca, HAGB kararı, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkumiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen HAGB kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.
HAGB kararının kişi yönünden hukuki bir sonuç doğurabilmesi, ancak denetim süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde mümkün olduğundan bu süre içerisinde hakkında HAGB kararı bulunan kişinin yargılamasının devam ettiği şeklinde değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. (Danıştay 15. Dairesinin 25/01/2012 tarihli ve E.2011/1079 K.2012/530 sayılı kararı-azlık oyu)
18. Bunlarla beraber, 5271 sayılı Kanunun 231’inci maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, bu kararlara mahsus bir sisteme kaydedileceği, bu kayıtların ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ve bu maddede belirtilen amaç için kullanılabileceği belirtilmiştir.
Adli Sicil Kanununun 6’ncı maddesinde de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bahse konu düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların tahdidi olarak sayılan mercilerle paylaşılabileceği ve sadece belirtilen amaç için kullanılabileceği görülmektedir. Dolayısıyla, silah taşıma ruhsatı müracaatında bulunan başvuran hakkında ilgili İdare tarafından yapılan araştırmada HAGB kararına ulaşılamaması gerektiği, ulaşılması durumunda ise HAGB kararının İdare tarafından bu amaç için kullanılamayacağı değerlendirilmiştir.
19. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın silah taşıma ruhsatı müracaatının başvuran hakkında verilmiş olan HAGB kararına dayanılarak işleme konmamasının hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Batman İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın silah taşıma ruhsatı müracaatının işleme konmasına ve mevzuatta öngörülen şartları taşıması halinde başvurana silah taşıma ruhsatı verilmesine; yönelik gerekli işlemlerin yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın Başvurana ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi