|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın uzlaştırmacı siciline kayıt talebinin reddedilmesi üzerine yapılan incelemede, uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartlarının 30145 sayılı Yönetmelik’in 48. maddesinde belirlendiği ifade edilmiştir. Bu şartlar arasında, terör örgütleriyle iltisaklı olmama koşulu da bulunmaktadır. Başvuranın, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması nedeniyle bu şartı taşımadığı gerekçesiyle talebi reddedilmiştir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmiş olsa da, bu kararın başvuranın sicile kayıt olmasına engel teşkil ettiği belirtilmiştir. HAGB, sanığın suçlu olduğu kanaatini taşımakta ve belirli şartlar altında geçerliliğini sürdürmektedir. Dolayısıyla, başvuranın uzlaştırmacı siciline kayıt talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu durum, hukuki değerlendirme açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3780-S.5513
BAŞVURU NO : 2018/16628
KARAR TARİHİ : 28/05/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, uzlaştırmacı siciline kayıt talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, 2018 yılı içerisinde girmiş olduğu uzlaştırmacı sınavını kazandığını, sicile kayıt için başvurduğunu, ancak Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılaması nedeniyle, Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı’nın başvurusunu reddettiğini, 08/10/2018 tarihinde, yargılandığı Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri
Bırakılması kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, Hükmün Açıklanmasının Geri
Bırakılması kararının sicile kayıt için engel teşkil etmediğini belirterek, uzlaştırmacı siciline kaydının yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel
Müdürlüğü Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı’na, 27/12/2018 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15/01/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Önödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve uzlaştırma gibi cezada alternatif usullerin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak, görev alanıyla ilgili olarak uygulamayı takip etmek ve ortaya çıkan sorunların nedenlerini araştırarak çözüm önerilerini Bakanlığa sunmak, cezada alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak.
ulusal veya uluslararası nitelikte bilimsel toplantılar düzenlemek, bu nitelikteki çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek, ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak, görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği halinde çalışmak, ceza mevzuatı ile Bakanlığa verilen alternatif usullere ilişkin görevleri yerine getirmek üzere Genel Müdürlüğümüz bünyesinde 10/10/2016 tarihli Bakan Olur’uyla
“Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı” kurulmuştur.
2.2. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Ceza
İşleri Genel Müdürlüğü” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları görev yapmak istedikleri
Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek, Genel Müdürlüğümüzün görevleri arasında sayılmıştır.
2.3. Uzlaştırma sürecinde önemli rolü haiz olan uzlaştırmacı; şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten kişidir. Uzlaştırmacı yargı görevine katılması için yasal makam tarafından görevlendirilmekte, başka bir ifade ile yaptığı görev kamu görevi olmaktadır. Görevlendirme kararıyla uzlaştırmacı ile kendisini görevlendiren yargı mercileri arasında yargılama görevinin icrası kapsamında kamusal bir bağ kurulmaktadır. Uzlaştırmacılar, kamu hizmeti anlamında adli hizmetin ifasına veya işleyişine katkı sağlamaya yönelik olarak görev yapmakta, böylece adli hizmetin yerine getirilmesinde kamu görevi üstlenmektedirler.
2.4. Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma
Yönetmeliğinin 48 inci maddesinde açık bir şekilde belirtilmiştir. Buna göre başvuranın; Türk vatandaşı, tam ehliyetli, avukatlar yönünden baroya kayıtlı, hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış, kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamış olması, ayrıca terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmaması, uzlaştırmacı eğitimini tamamlaması, yazılı sınavda başarılı olması ve disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olması gerekmektedir.
Bundan ayrı sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm de bulunmamalıdır. Keza Genel Müdürlüğümüz Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının resmî internet sitesinde (www.alternatifcozumler.adalet.gov.tr), 12/04/2018 tarihinde yayınlanan uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusuna ilişkin ilanda da, sicile kayıt şartlarına açık bir şekilde yer verilmiştir.
2.5. …’in … numarası ile yapmış olduğu uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusu; adı geçenin
Bakanlığımız Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 20/04/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde alınan soruşturma ve kovuşturma kayıtlarını gösterir listede; Ankara 23. Ağır Ceza
Mahkemelerinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma kaydının bulunması; böylece uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları arasında sayılan ve Yönetmeliğin 48 inci maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen “Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak” şartını taşımaması gerekçesi ile hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde reddedilmiştir.”
Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.
maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
5. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün Açıklanması Ve Hükmün
Açıklanmasının Geri Bırakılması” başlıklı 231 maddesinin ilgili fıkralarında; “(5) (….)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(…)
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/72 md.)
Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.”; 6. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 41. maddesinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında “g) Ceza muhakemesinde önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin şekilde uygulanmasını sağlamak, ğ) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak”; 7. 26594 Resmi Gazete sayılı 26/07/2007 tarihli Ceza Muhakemesi Kanununa Göre
Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in (MÜLGA) “Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ve görevlendirilme usulü” başlıklı 15.
maddesinde “(1) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde aşağıdaki
şartlar aranır:
a) Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak, b) Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak, c) Hukuk dalında yüksek lisans ya da doktora yapmış bulunmak, ç ) Baroya kayıtlı avukat olmamak, d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış, ertelenmiş ya da paraya çevrilmiş olsa bile kesinleşmiş bir kararla veya Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, millî savunmaya, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan ya da zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve haksız mal edinme suçlarından biriyle hükümlü bulunmamak, e) Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamış veya geçici olarak yasaklanmamış olmak.
(2) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacılar, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından seçilirler. Bu listeye kayıtlı olan uzlaştırmacılar sadece kayıtlı bulundukları il sınırları içerisinde değil ülke çapında görev alabilirler.
(3) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, Ceza Muhakemesinde uzlaştırmacı olarak görev almak amacıyla listeye kaydolmak için her yılın Kasım ayının sonuna kadar Cumhuriyet başsavcılığına bir dilekçeyle başvurur. Başvurular şahsen yapılabileceği gibi, kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluş aracılığıyla da yapılabilir.
(4) İletişim bilgilerini içeren başvuru dilekçesine; a) Nüfus cüzdanı örneği, b) T.C. kimlik numarası, c) Mezuniyet belgesinin onaylı örneği, ç) Adlî sicil kaydı, d) İki adet vesikalık fotoğraf, e) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılacak eğitimlere katılacağını beyan eden dilekçesi, f) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri, eklenir.
(5) Başvuranların talepleri kaydedilerek ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığınca başvuru tarihinden itibaren otuz gün içerisinde değerlendirilir.
(6) Başvuranın birinci fıkradaki şartları taşımaması veya dördüncü fıkrada belirtilen belgelerin eksik olması hâlinde talebin reddine karar verilir. Redde ilişkin karar ilgilisine tebliğ olunur.
(7) Talepleri uygun görülenlerin adı ve soyadları, açık adresleri, telefon numaraları yazılarak, oluşturulan liste her yıl Ocak ayı içerisinde en az yedi gün süre ile adliyede herkesin görebileceği bir yere asılır. Ayrıca Cumhuriyet başsavcılığının internet adresinde ilân edilir.
Oluşturulan listenin bir örneği, merkezdeki hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile yargı çevresindeki mahkemeler ve Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirilir.
(8) Liste, ayrıca yazılı ve elektronik ortamda hazırlanarak her yılın Ocak ayının sonuna kadar
Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığına gönderilir. Gönderilen listeler bu birim tarafından yayımlanır.
(9) Listede yer alan uzlaştırmacının; a) Listeye kabul şartlarını sonradan kaybetmesi, b) Bu Yönetmelikte belirlenen şartlardan herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, c) Listeden çıkarılmayı talep etmesi, ç) Uzlaştırmacılıkla bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, d) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılan eğitimlere katılmaması, durumunda listeden çıkarılır.
(10) Listeden çıkarılmasına ilişkin karar ilgiliye tebliğ edilir ve ayrıca yedinci ve sekizinci fıkralarda belirtilen yerlere gönderilir.
(11) Zorunluluk hâlinde listeye kayıtlı olmamasına rağmen, bu maddede belirtilen şartları taşıyan hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından da görevlendirme yapılabilir.’ ; 8. 30145 Resmi Gazete sayılı 05/08/2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma
Yönetmeliği’nin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” başlıklı 48. maddesinde “ (1) Sicile kayıt başvurusu, Daire Başkanlığına elektronik ortamda başvurmak suretiyle yapılır.
(2) İlgilinin, uzlaştırmacı olarak görev yapmak istediği ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı ile iletişim bilgilerini içerir başvuru dilekçesine; a) Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası, b) Mezuniyet belgesi ile hukuk fakültesi mezunları dışındakiler için not dökümüne ilişkin belgenin onaylı örneği, c) Son altı ay içerisinde çekilmiş vesikalık fotoğraf, ç) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri, d) Uzlaştırmacı eğitiminin tamamlandığını gösterir katılım belgesinin aslı veya onaylı örneği, eklenir.
(3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için; a) Türk vatandaşı olmak, b) Tam ehliyetli olmak, c) Avukatlar yönünden baroya kayıtlı olmak, ç) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak, d) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, e) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak, f) Uzlaştırmacı eğitimini tamamlamak ve yazılı sınavda başarılı olmak, g) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olmak, gerekir.
(4) Sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm bulunmamalıdır.
(5) Üçüncü fıkrada sayılan sicile kayıt şartlarını taşıdığı anlaşılan ve belgelerinde eksiklik bulunmayan başvuru sahipleri uzlaştırmacı siciline kaydedilir. İlgililerden, şartları taşımadığı anlaşılan veya verilen bir aylık süreye rağmen eksik belgelerini sunmayan başvuru sahiplerinin sicile kaydı yapılmaz.
(6) Başvurular hakkında geliş tarihinden veya eksik belgenin ikmalinden itibaren iki ay içinde karar verilerek ilgilisine de tebliğ edilir.
(7) Belge eksikliği nedeniyle sicile kayıt talebi reddedilen kişiler eksik belgeleri ikmal ederek yeniden sicile kayıt için başvuruda bulunabilirler.
(8) Uzlaştırmacı, üçüncü fıkrada sayılan şartlarla ilgili olarak, kendisine ait bilgilerde meydana gelen her türlü değişikliği bir ay içinde, varsa belgesi ile birlikte Daire Başkanlığına bildirmek zorundadır.
(9) Sınavda başarılı olanların sınav sonuçları, yenileme eğitimlerini de tamamlamak şartıyla, sicile kayıt yaptırıncaya kadar geçerliliğini korur.”; hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. 30145 Resmi Gazete sayılı 05/08/2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma
Yönetmeliği’nin 4. maddesinde uzlaşma “Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları” olarak tanımlanmıştır.
11. Uzlaştırma, Türkiye’de ilk kez 2005 yılında Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi
Kanununda yer almıştır. 26594 Resmi Gazete sayılı 26/07/2007 tarihli Yönetmelik ile, uzlaştırma ile ilgili düzenlemelerin ayrıntısına yer verilmiştir. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 10/10/2016 tarihli Bakan Olur’uyla, Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulmuş ve 30145 Resmi Gazete sayılı 05/08/2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma
Yönetmeliği ile uzlaştırmacılık kurumu, mülga Yönetmeliğe göre, daha kapsamlı düzenlenmiştir.
12. 26594 Resmi Gazete sayılı 26/07/2007 tarihli mülga Yönetmelik’in 15/1 maddesinde, hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından seçilecekleri düzenlenmişken, hem 30145 Resmi
Gazete sayılı 05/08/2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 12.
maddesinde, hem de 2992 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünden Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 9. maddesine 24/112016 tarihinde eklenen ek fıkra ile “Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek,” bendi eklenerek, uzlaştırmacılık kurumu Daire Başkanlığı’nın bünyesinde sisteme oturtulmuştur.
13. 30145 sayılı Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” başlıklı 48.
maddesinin 3 (e) bendinde, açıkça “e) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak” şartı düzenlenmiştir.
14. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine göre yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde
HAGB kararı verilebilmektedir. Anılan maddenin (5) numaralı fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiği belirtilmektedir.
15. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen durumlarda sanığın suçlu olduğu konusunda ulaşılmış bir vicdani kanaat bulunmakta ve bu kanaat “kasten yeni bir suç” işlenmemesi ve öngörülmüşse denetimli serbestlik tedbirlerine uyulması şartlarına bağlı olarak hüküm ifade etmemektedir. HAGB, mahkûmiyet konusunda vicdani kanaate ulaşmış mahkemenin, buna ilişkin hükmü açıklamayı belirli bir süre ertelemesini, bu süre zarfında hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ve bu süre sonunda kişinin başka suç işlememesi ve öngörülen tedbirlere uygun davranması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesini ifade eder (Kürşat Eyol, Başvuru No : 2018/16628 2012/665, 13/6/2013, § 28; Asım Arı, Başvuru No : 2018/16628 2013/9381, § 31 )
16. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 19/2/2008 tarihli ve E.2006/6-346, K.2008/25 sayılı ilamında sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla salt ceza muhakemesine ait olmayıp karma bir özelliğe sahip bulunan HAGB kurumunun sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturduğunu belirtmektedir. Buna göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılacak ve kamu davası düşürülecektir. (Asım Arı, Başvuru
No: 2013/9381, § 31 ).
17. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 30145 sayılı Yönetmeliğin “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” başlıklı 48. maddesinin 3 (e) bendi, başvuran hakkında Ankara 23. Ağır Ceza
Mahkemesi’nce verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı ve Anayasa
Mahkemesi’nin ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ hususunda belirttiği içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Yönetmelik hükmü uyarınca, başvuranın uzlaştırmacılık siciline kayıt talebinin idare tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; 19. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1.
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi