|
ÖZET: Danıştay kararı, başvuranın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının KİHBİ sisteminden silinmesi talebini incelemiştir. Başvuran, bu kaydın yalnızca mahkeme, hakim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde tutulabileceğini öne sürmüştür. Ancak İçişleri Bakanlığı, HAGB kaydının mevcut yasal düzenlemelere uygun olarak tutulduğunu ve silinmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.
Kararda, başvuranın denetim süresinin devam etmesi nedeniyle kaydın silinmesi için gerekli koşulların henüz oluşmadığı vurgulanmıştır. Bu bağlamda, HAGB kararının KİHBİ sisteminde tutulmasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve İçişleri Bakanlığı’na mevzuat çalışması yapılması tavsiye edilmiştir. Bu durum, kişisel verilerin korunması ve kamu güvenliği arasındaki dengeyi de gözler önüne sermektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/13291-S.20670
BAŞVURU NO : 2019/11767
KARAR TARİHİ : 20/12/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İçişleri Bakanlığı
Başvuran hakkında tutulan KİHBİ (GBT) kaydının
BAŞVURUNUN KONUSU :
silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/06/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, 25/09/2017’ de Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Amirliğine başvurarak silahlı özel güvenlik kimlik kartını yenileme talebinde bulunduğunu, bunun üzerine hakkın da güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığını ve hakkında Silopi 1. Asliye
Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihinde verdiği Hükmün Açıklanmasının Geri
Bırakılması (HAGB) kararına ulaşıldığını, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Diğer
Bilgilerin Kaydı” başlıklı 6. maddesinde; “(1) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar; ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hakim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere buna mahsus bir sisteme kaydedilir.” hükmü bulunduğunu, Kanunlar çerçevesinde yasalarında açıkça belirtiği üzere sadece bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme hakim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilir denilen ve özel bir sisteme kaydedilmesi gereken mahkeme kararının, İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat Harekat Bilgi Toplama Daire Başkanlığının (GBT)
sisteminde kayıtlı olduğunu, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü’nün bu mahkeme kararına (GBT)
sistemi üzerinden ulaşabildiğini belirterek; söz konusu Hükmün Açıklanmasının Geri
Bırakılmasına ilişkin mahkeme kararının silinmesini ve 3. kişilerin erişimine kapatılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının konuya ilişkin 01/08/2019 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. 19/07/2019 tarihi itibariyle, bildirilen kimlik bilgisi esas alınarak UYAP Bilişim
Sisteminde (ceza mahkemeleri için) yapılan sorgulama sonucunda; Silopi 1. Asliye Ceza
Mahkemesi, numaralı dosyası hakkında “Özel Belgede Sahtecilik” suçundan bir kaydın bulunduğu, 2.2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 38/A maddesi, 06/08/2015 tarihli 29437 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine
Dair Yönetmelik’in; 5. Maddesi, “Ceza Mahkemeleri ve Hâkimlikleri Yazı İşleri Hizmetleri” bölümünde geçen “Tutulacak Kayıtlar” başlıklı 139. maddesi , “Karar kaydı” başlıklı 150.
Maddesi, “Cumhuriyet Başsavcılığı Yazı İşleri Hizmetleri” bölümünün “Tutulacak Kayıtlar” başlıklı 107. Maddesi, “Kayıtların düzeni ve düzeltilmesi” başlıklı 257. Maddesi düzenlemeleri gereğince kayıtların oluşturulduğunu, UYAP Bilişim Sisteminde kaydedilip, saklandığını ve sistemden silinemediğini, UYAP Bilişim Sisteminden önce, verilen kararlara dair dosya bilgileri, fiziki arşivlerde saklandığı gibi, UYAP Bilişim Sisteminde tutulan kayıtlar ve dosya bilgileri de yeniden ele alınma ya da ihtiyaç duyulduğunda yeniden görüntülenme amacıyla sistemde saklandığı, 2.3. Mevzuat çerçevesinde, kolluk birimleri ile POLNET-UYAP Bilişim Sistemi Entegrasyonu ile Güvenlik Şube Müdürlüğü Entegrasyonu olmak üzere iki ayrı entegrasyon bulunduğu, 2.4. POLNET-UYAP Entegrasyonu ile; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunun 2, 4/A, 13, ek 6, 5682 sayılı Pasaport Kanunun 22, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
Hakkında Yönetmeliğin 16. maddeleri kapsamında, kovuşturması devam eden dava dosyalarının kapak bilgileri ile mahkumiyet kararı verilen dosyaların kapak bilgileri mevzuat gereğince kolluk birimleri ile paylaşıldığı, 2.5. Güvenlik Şube Müdürlüğü Entegrasyonu ile; Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak makamların, Yönetmeliğin 8, 9, 9/A ve 9/B maddeleri kapsamında, 4045 sayılı Kanunun 1.
maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171.
maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve 231.
maddesinin on üçüncü fıkrasında belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkili olması nedeniyle söz konusu kayıt/kayıtların paylaşıldığı,
2.6 Bu itibarla, bahse konu kişi hakkındaki kayıtların İçişleri Bakanlığı ile paylaşımının
belirtilen hükümler çerçevesinde hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
3. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 26/07/2019 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1. Şikayetçinin iddiasına yönelik olarak hakkında yapılan sorgulamada Şırnak İl Jandarma
Komutanlığınca işlem yapılmış 1(bir) adet “Özel Belgede Sahtecilik TCK 207” suçundan kaydının bulunduğu,
3.2. Söz konusu kayıtların 2007 tarihli KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesine göre tutulduğu, bu
Yönerge’ nin amacı; İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Daire
Başkanlığı ile il, ilçe ve şube güvenlik kuvvetlerinde kurulan bilgi toplama, büro ve kısımlarının görev, yetki ve sorumluluklarını ve çalışma esaslarını, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği İspata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması esas ve usullerini düzenlediği,
3.3. Söz konusu kayıtla ilgili adı geçen şahsın Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılarak, şahıs hakkında “Hükmün Geri Açıklanmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına” kararı verildiğinden, KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesinin 16.
maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından söz konusu kaydın iptalinin mümkün olduğuna,
3.4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. Maddesinin; “Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir… Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.” uyarınca tutulan bu kaydın şahsın denetim süresinin bitim aşamasından sonra işlediği suça dair yeni bir ek karar çıkarttırması durumunda silinebildiği,
3.5. Şikayet başvurusunda bulunan şahsın 4. maddede de açıklandığı üzere 5 yıl süreli denetimli serbestlik kararına istinaden, denetim süresinin bitiminden hemen sonra aynı mahkemeye başvurarak ek karar çıkartması durumunda kaydının silinmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak
ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”
4.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile
hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.
Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
4.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
6. 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine
İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi
Toplama Dairesi Başkanlığı” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır: c)
Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak.”;
6.1. “Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.”;
[Yukarıda bahse konu Kanun maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’ nın 18.
maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin 262. maddesinin c bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi
Toplama Dairesi Başkanlığı” “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi
Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:…c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak”; denmek şeklinde düzenlenmiştir.]
7. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun Ek 7 nci maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.”
8. 3/11/1983 tarihli ve 83/7362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde; “Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu görevlerini iki şekilde yürütür.
Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler.
Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.
Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve ele geçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir. ”
[Yukarıda bahse konu Yönetmelik 21/1/2017 tarihli ve 29995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olup, yeni Yönetmeliğin “Mülki görevlerin esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (ğ) bendi “Emniyet ve asayişin sağlanması, suçların ortaya çıkarılması, işlenmiş suçlarda faillerin tespiti ve yakalanması maksadıyla istihbarat toplar, diğer istihbarat ve kolluk birimleri ile işbirliği yapar, bilgi paylaşır.” denmek şeklinde düzenlenmiştir.]
9. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı
Bilgi Toplama Yönergesinin,
9.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Form İptali”;
“…9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir…. ”
9.2. “Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı
7 nci maddesinde; “ … 2) Bu Yönergenin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler,
yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir…”
9.3. “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur. Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında “YAKALANDI” seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına “YAKALANDI” kaşesi basılır. Bilgi Toplama
Programının “SUÇ DETAY BİLGİLERİ” sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır.
b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri.
33- TCK 491,492,493,494 Hırsızlık Suçu….”
9.4. “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı maddenin b bendinde; “Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;
1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli
makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir. ”
4) Bu Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya
mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir.
Her yıl sonu itibariyle, KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından veri tabanında kaydı olan şahısların bilgileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bilgileri ile karşılaştırılarak; kaydı olup da ölmüş olanların tespiti yapılıp, ilgili güvenlik kuvvetlerine bildirilerek, kayıtların silinmesi sağlanır…”
9.5. “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı maddenin c) bendinde; “İptal ve düşümlerde genel prensipler; 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz.
Geçmiş dönemlerde kanunlarla suç sayılan fiillerden haklarında bilgi formu düzenlenen kişilerin kayıtları, kanunda yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarılmış ise iptal edilir…”
10. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
10.1. “Duruşmanın sona ermesi ve hüküm” kenar başlıklı 223. maddesinde; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür…”
10.2. “Elektronik İşlemler” başlıklı 38/A maddesinde; “Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak
UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”,
10.3. “Hükmün Açıklanması Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kenar başlıklı 231. maddesinde; “…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder… Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir…”
11. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun, “Diğer bilgilerin kaydı” kenar başlıklı 6.
maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim, askerî hâkim, Cumhuriyet Başsavcılığı veya askerî savcılık tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Başvurucu, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Hükmün
Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının KİHBİ bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesini ve 3. kişilerin erişimine kapatılmasını talep etmektedir.
14. “GBT (Genel Bilgi Toplama) kaydı” olarak bilinen Kaçakçılık İstihbarat, Harekât ve
Bilgi Toplama (KİHBİ) Şahıs Programı; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir programdır.
15. Söz konusu programın hangi esas-usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğuracağı, İçişleri
Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve sayılı Bilgi Toplama Yönergesinde düzenlenmiştir.
16. Yönergenin kanuni dayanağını; 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 262.
maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7. maddesi oluşturmaktadır.
16.1. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7. maddesinde; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, kanunda belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin
Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak; bahse konu Yönergenin maddelerinin incelenmesinden, başvurana ait bilgi formunun iptalinin ancak “ölüm” ya da
“Mahkemece gaiplik kararı verilmesi” durumunda söz konusu olabileceği, bunun dışında bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
16.2. 04/12/2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM, “özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır.
16.3. Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’ e yapılan başvurularda;
Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup kararların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim, askerî hâkim, Cumhuriyet Başsavcılığı veya askerî savcılık tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedileceğini hüküm altına almıştır.
20. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar adli sicil kaydına değil bu kararlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilmektedir. Dolayısı ile adli sicil kaydında kişinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı aldığı gözükmemektedir. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilen kişi denetim süresi bittikten söz konusu kararın kaldırılmasını mahkemeden istemesi halinde, mahkeme, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememiş ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine uygun davranmışsa, kişi hakkında açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırarak, davanın düşmesi kararı vermektedir. Söz konusu husus yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 10 uncu fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” Şeklinde de belirtilmiştir. Davanın düşmesi kararı aynı Kanun’un 223 üncü maddesi gereğince bir hüküm ve duruşmayı sona erdiren bir sebep olup 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “adli sicile kaydedilecek bilgiler” başlıklı 4 üncü maddesi gereğince adli sicile kaydedilecek bilgilerden de değildir.
21. Yönergenin 9/b maddesi kapsamına giren suçlar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesine ilişkin hususlar ise Yönergenin 16. maddesinin b fıkrasında düzenlenmiştir.
21.1 Yönergenin 16. maddesinin b fıkrası; Yönergenin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç
sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde kaydın iptal edileceğini, Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formlarının iptal edileceğini ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlar nedeniyle haklarında, 4616 sayılı Kanun gereği kamu davasının ertelenmesi kararı verilenlerin, ertelenmiş kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi halinde tutulmakta olan kayıtları iptal edileceğini, suç kaydı silindikten sonra
Yönergenin 9/b maddesindeki suçlardan birini işlediği tespit edilenlerin, işlemiş olduğu silinen suç kaydının tekrar programa girileceğini hüküm altına almıştır.
21.2. Başvuran hakkında Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin Esas, sayılı dosyasında yargılanarak “Özel Belgede Sahtecilik TCK 207” suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hapis cezasının Hükmün Geri Açıklanmasına ve
5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, hali hazırda denetim süresi içerisinde
bulunduğundan düşme kararı alınmadığı, söz konusu mahkeme kaydının emniyet tarafından görüldüğü, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama
Dairesi Başkanlığı tarafından dosya kapsamında gönderilen cevabi yazı da özetle; 5 yıl süreli denetimli serbestlik kararına istinaden, denetim süresinin bitiminden hemen sonra aynı mahkemeye başvurarak ek karar çıkartması durumunda kaydının silinmesinin mümkün olduğu hususunun da ayrıca belirtildiği anlaşılmıştır.
22. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu kapsamında yapılan incelemede;
22.1. Başvuruya konu mahkeme kaydının özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu, Ancak
6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususlara değinen “İstisnalar” başlıklı 28 inci
maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbarı faaliyetler kapsamında işlenmesinin Kanunun kapsamında yer almadığı açıkça belirtildiğinden KİHBİ Şahıs Programı aracılığıyla suç kayıtlarının tutulması işleminin de, kamu güvenliği ve kamu düzenini koruyucu niteliği gözetildiğinde, başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır. ( Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu 29/06/2017 tarihli ve 2017/39 Başvuru numaralı Tavsiye Kararı)
23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
23.1. Başvuran hakkında yapılan araştırmada Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi, esas sayılı dosyasından 1 adet özel belgede sahtecilik suçundan kaydının bulunduğu, 10 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 20/05/2016 tarihinde kesinleştiği ve hali hazırda
5 yıllık denetim süresinin devam ettiği, düşme kararı alınmadığı bu nedenle İçişleri Bakanlığı
Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesi gereğince oluşturulan kaydın, henüz Yönergenin 16.
maddesinin b fıkrasında düzenlenen kaydın silinmesi koşullarını sağlamadığı,
23.2. Bununla birlikte, Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa
Mahkemesi kararları çerçevesinde özel hayata saygı kapsamında kayıt muhafaza ve kullanımı içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğinin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ve
Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile;
Başvuranın hakkındaki HAGB kaydının, İçişleri Bakanlığı nezdinde KİHBİ bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE,
Genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması yönünde
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi