ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı’na yönelik yaptığı başvuruda, artan posta ücretleri nedeniyle çoklu mektup gönderimi ve elektronik haberleşme imkânları talep etmiştir. Başvurusunda, ailelerinin maddi zorluklar yaşadığını ve iletişim haklarını etkin bir şekilde kullanamadıklarını ifade etmiştir. Özellikle, mektup ve faks ücretlerindeki yüksek artışlar, iletişimlerini olumsuz etkilemiştir. Başvuru, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiş ve idari başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bazı talepler reddedilmiştir.

İdare, başvuranın çoklu mektup gönderim talebine olumsuz yanıt vermiştir. Bunun nedeni, ceza infaz kurumlarındaki güvenlik önlemleri ve iletişim sistemlerinin mevcut altyapısıdır. Ayrıca, Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında, hükümlülerin elektronik ortamda mektup alıp göndermelerine olanak sağlayacak çalışmaların sürdüğü belirtilmiştir. Ancak, başvuranın bulunduğu kurumda henüz bu sistemin kurulumu tamamlanmamıştır.

Sonuç olarak, başvuranın çoklu mektup gönderme talebi reddedilmiş, ancak elektronik haberleşme imkânlarının sağlanması için gerekli çalışmaların hızlandırılması yönünde Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ve Adalet Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/909-S.24.1511

BAŞVURU NO : 2023/17706

KARAR TARİHİ : 29.01.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuran, çoklu mektup gönderip almalarına izin verilmesini ve

BAŞVURUNUN KONUSU :

elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 17.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; hiçbir gelirlerinin bulunmadığını, ailelerinin yıllardır tasarruf ederek gönderebildiği harçlıklarla yaşamlarını idame etmeye çalıştıklarını, temel tüketim ürünlerini almakta dahi güçlük çekerken art arda gelen PTT zamlarının kendilerini tek iletişim aracı olan mektup ve benzeri iletişim hakkından da feragat etmek durumunda bıraktığını, 2 yıl önce 2021 yılında 6 TL’ye gönderebildikleri tek sayfa faksı şimdi 25.5 TL’ye gönderebildiklerini, 2020-2021 yılında 9 TL’ye gönderdikleri 20 grama kadar taahhütlü mektubu bugün 42 TL’ye gönderebildiklerini, yine 2021 yılında 28 TL’ye gönderdikleri yurt dışı taahhütlü mektubu bugün 250 TL’ye gönderebildiklerini, iletişimin kendileri için hayati öneme haiz olduğunu, mektup, faks vb. haberleşme araçlarına gelen yüksek zamlar nedeniyle aileleri ve diğer yakınlarıyla iletişimlerinin azaldığını, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapacakları başvuruların ciddi bir yekûn oluşturduğunu, bu başvuruları taahhütlü mektup olarak göndermek durumunda kaldıklarını ve ücretini karşılayamadıklarını, özetle posta tarifesine yapılan zamlar sebebiyle iletişim haklarını etkin bir biçimde kullanamadıklarını, bundan birkaç yıl öncesine kadar ekonomik olması nedeniyle aynı adrese gidecek postalarda aynı zarf içerinde farklı kişilere ait mektuplar gönderilebilirken bu durumu engelleyen herhangi bir mevzuat hükmü olmamasına rağmen bu uygulamaya son verildiğini, ilgili kurumlara mektupların WhatsApp vb. elektronik ortam üzerinden gönderilmesine imkân tanınması yönünde başvuruda bulunduklarını, ancak ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu)

uygulamasını beklemeleri gerektiği cevabını aldıklarını iddia ve ifade ederek, çoklu mektup gönderip/almalarına izin verilmesini ve elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulmasını talep etmektedir.

1.2. Başvurunun ön incelemesinde, Kurumumuzun İşbölümü Yönergesi hükümleri gereği farklı

Denetçiliklerin görev alanında bulunan taleplere ilişkin Ayırma Kararı verildiği, başvuranın “PTT’nin kendilerine yönelik hizmetlerde mektup, faks ve koli ücretlerinin sembolik bir seviyeye indirilecek şekilde pozitif ayrımcılık yapması” talebine ilişkin olarak ilgili Denetçilik birimince yapılan ön inceleme ve araştırma sonucunda idari başvuru yolunun tüketilmediği tespit edilerek Gönderme Kararı verildiği görülmüştür.

1.3. İşbu karar kapsamında, başvuranın çoklu mektup gönderip/almalarına izin verilmesi ve elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulması talepleri incelemeye konu edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 17/11/2023 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel

Müdürlüğün 15.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, 2.1. Başvuranların, aynı zarf içerisinde çoklu mektup göndermelerine izin verilmediği, hükümlülerin konu ile alakalı anılan kuruma yapmış oldukları başvurularına binaen, başvurucu ‘nin talebinin Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 05.10.2023 tarihli ve karar sayılı kararı ile reddedildiği, diğer başvurucu nin talebinin ise Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 05.10.2023 tarihli ve karar sayılı kararı ile reddedildiği, kararların başvuruculara tebliğ edildiği, adı geçenlerin yasal süre içerisinde karara karşı şikâyet ya da itiraz başvurusunun bulunmadığı, 2.2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün Mektup, Faks ve

Telgrafları Alma ve Gönderme Hakkı” alt başlıklı 68 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca işlem tesis edildiği, 2.3. Anılan ceza infaz kurumunda tek bir zarf içinde toplu olarak mektup gönderiminin yapılmadığı, bu hususta daha önce hükümlüler tarafından infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi nezdinde başvuruların yapıldığı, Kurum uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından başvuruların reddine dair karar verildiği, 2.4. Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesinin Bakanlık tarafından yürütülmekte olduğu, söz konusu proje ile hükümlülerin personel tarafından oda ve koğuş dışına çıkartılması suretiyle yürütülen çeşitli hizmetlerin, ses izolasyonlu bir kabin içerisinde oda ve koğuşlara yerleştirilen multimedya cihaz marifetiyle, personel sirkülasyonuna gerek olmaksızın daha az insan kaynağı harcanarak, hızlı ve güvenilir bir biçimde gerçekleştirildiği, 2.5. Proje kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesinin yanı sıra içerik itibariyle geliştirilebilir bir tasarım tercih edildiği, şu an itibarıyla geliştirilen içeriklerin; sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, e-doktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, 2.6. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan ”Yargı Reformu Stratejisi” ile ”İnsan Hakları

Eylem Planı”nda da yer alan ACEP (Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu) Projesi kapsamında, Sincan ve Bakırköy Kadın ile Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmaları başlatılmış olup Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda ise henüz kurulum yapılmadığı, 2.7. Diğer yandan; 5275 sayılı Kanun’un ‘Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı’ başlıklı 68 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına, 7328 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile sırasıyla; “Hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir.” “Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin

erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.” hükümlerinin eklendiği, 2.8. Yukarıda yer alan madde hükümlerinde de yer aldığı üzere hükümlü ve tutukluların elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilmesi için ilgili ceza infaz kurumunda gerekli teknik altyapının kurulumunun tamamlanmasının gerektiği, bu itibarla; bahse konu multimedya cihazlar üzerinden e-mektup ve e-dilekçe uygulamalarının kullanılabilmesi için yazılım ve altyapı çalışmalarının devam ettiği, 2.9. Başvuranların, idari mercilere ve yargı makamlarına yapacakları “resmi” başvurularda sınırlandırılmış internet olanaklarını kullanmalarının (UYAP Portal, kurumların dijital hizmetleri vb.) mümkün olmadığı, halihazırda buna uygun altyapı ve donanımın bulunmadığının tespit edildiği hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Haberleşme hürriyeti” (Değişik: 3/10/2001-4709/7 md.) başlıklı 22 nci maddesinde “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. … İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” 3.3. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. …Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üç ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin; 4.1. 10 uncu maddesi “1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir. 2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı

erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 4.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 6.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde;

“Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.” 6.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan;

a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir…” 6.4. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesinde; (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/20217328/7 md.) Hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir.

(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.

(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez.

Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.

(5) (Ek:17/6/2021-7328/7 md.) Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir. Bunlar, amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir. Silme veya imha işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Bu fıkra hükmü dördüncü fıkra bakımından uygulanmaz.” 7. 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Yönetmelik’in; 7.1. “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 76 ncı maddesinde; “(1) Hükümlü, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/29 md.) Hükümlü, usul ve esasları Bakanlıkça belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir.

(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.

(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4) Hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/29 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir. Ancak hükümlünün savunması için avukatına gönderilen mektup, faks veya telgraflar 72 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler hakkında da 72 nci maddenin üç ilâ dokuzuncu fıkralarında belirtilen esas ve usuller uygulanır.

(5) (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/29md.) Hükümlülere gelen veya hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgrafların kayıt ve silinmesine ilişkin olarak 5275 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; çoklu mektup gönderip/almalarına izin verilmesini ve elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulmasını talep etmektedir.

10. Başvuranın çoklu mektup gönderip/almalarına izin verilmesi talebi hakkında yapılan inceleme:

10.1. Kurumumuzca verilen kararlarda, idarenin fiilî kontrolü altında bulunan ve bu nedenle diğer insanlar kadar serbest hareket etme imkânına sahip olmayan hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesinin, özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunmasının, bu kişilerin rehabilitasyonu ile yakından ilgili olduğu, aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu, bu kişilerin idarenin kolaylaştırıcı rolüne daha fazla muhtaç oldukları sıklıkla ifade edilmiştir.

10.2. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi de mahpusların dış dünyayla temasının devam ettirilmesinin gerekliliğini belirtmiştir. BM Mahpuslar için Asgari Standartların (Nelson Mandela Kurallarının) 58.1 sayılı maddesinde mahpuslara aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla iletişim kurmalarına izin verilmesi gerektiği ifade edilmiş; iletişimin, mektup, telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçların yanı sıra ziyaret kabul etmesiyle gerçekleşeceği ifade edilmiştir. Benzer bir düzenleme

Avrupa Cezaevi Kurallarının 24.4 maddesinde de yer almış, 24.5 sayılı maddesinde ise Mandela

Kurallarının ötesine geçilerek “Cezaevi yetkililerinin dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeleri ve bunun için onlara uygun destek ve yardımı sağlamaları gerektiği” belirtilerek, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusunda cezaevi yetkililerine pozitif bir yükümlülük yüklenmiştir.

10.3. Anayasa Mahkemesince, mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında en önemli araçlardan biri olduğu gerçeğini göz önünde

bulundurarak ceza infaz kurumu yetkililerinin, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım edilmesi ve bunun için onlara uygun desteğin sunulması gerektiği ifade edilmektedir. (Musa Kaya (2), B. No: 2013/2351, 16/9/2015, § 66).

10.4. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak alanı kapsamında

kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:

2013/583, 10/12/2014, § 65). Bu bağlamda hükümlü ve tutukluların ifade ve haberleşme özgürlüğünün de

Anayasa ve Sözleşme kapsamında koruma altında olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır.

10.5. Anayasanın 22. maddesinde herkesin, haberleşme hürriyetine sahip olduğu; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, … sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri ile haberleşmenin engellenebileceği kural altına alınmış, istisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşlarının kanunda belirtileceği hüküm altına alınmıştır.

10.6. AYM tarafından 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6.

maddesinde yer alan “…Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” ibaresi uyarınca cezaevlerinin haberleşme hürriyetinin kısıtlanabileceği istisnai kamu kurumu olarak kabul edildiği değerlendirilmiştir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 76) Bu bağlamda ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir.

10.7. 5275 sayılı Kanunun “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesinde hükümlülerin, anılan maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendilerine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, göndermek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasında “hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların … denetleneceği” beşinci fıkrasında ise “Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgrafların dijital olarak kaydedilebileceği veya fiziki olarak saklanabileceği” hüküm altına alınmıştır.

Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 76 ncı maddesinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.

10.8. Anılan mevzuat uyarınca, ceza infaz kurumlarınca mahpusların mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkına yapılan müdahalelerde kurumların ceza infaz kurumunun asayişini ve güvenliğini tehlikeye düşüren, kamu görevlilerini hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğini değerlendirmeleri gerekir.

10.9. Mezkur dosyada başvuran, yüksek oranda artan posta gönderim ücretleri sebebiyle mektup haklarını etkin bir şekilde kullanamadıklarını, artan hayat pahalılığına ilaveten getirilen tek zarf/tek mektup uygulaması ile de dış dünya ile iletişimlerinin giderek azaldığını iddia ve ifade etmektedir. İdare tarafından ise, anılan ceza infaz kurumunda tek bir zarf içinde toplu olarak mektup gönderiminin yapılmadığı, bu hususta daha önce hükümlüler tarafından infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi nezdinde başvuruların yapıldığı, Kurum uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından başvuruların reddine dair karar verildiği bildirilmiştir.

10.10. Benzer bir taleple Kurumumuza yapılan 2023/3700 başvuru sayılı dosyada anılan Genel Müdürlük tarafından ayrıca, farklı hükümlü/tutukluların mektuplarının bir zarf içerisinde gönderilmesi durumunun kurumda düzen ve güvenlik zafiyetine sebebiyet verebileceği, disiplin cezası (haberleşme araçlarından yoksun bırakma) bulunan kişilerin cezalarını infaz etme konusunda eksiklikler yaşanabileceği, ayrıca mektup zarfı üzerindeki gönderici bilgisi ile mektup metnindeki gönderici bilgisinin birbiriyle teyit edilebilir olması, birden fazla hükümlü/tutuklu mektubu bulunması halinde ise mektubun özel mektup statüsünden çıkacağı ve dolayısıyla UYAP kaydı ve takibinin mümkün olamayacağı nedeniyle bir zarf içerisinde bir hükümlü/tutukluya ait mektubun bulunması gerektiği, birden fazla hükümlü/tutuklunun bir zarf içerisinde mektup göndermesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.

10.11. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ceza infaz kurumlarına gelen veya bu kurumlardan gönderilen yazışmalara yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek yukarıda belirtilen makul nedenlerin, somut olayın tüm koşulları çerçevesi dâhilinde objektif bir gözlemciyi haberleşme hakkının kötüye kullanıldığına ikna edebilecek nitelikte olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerektiğini belirtmektedir (Campbell/Birleşik Krallık, Bn:13590/80 B§ 48). Bunun yanı sıra, yapılacak değerlendirmede hükümlüler hakkında uygulanan infaz rejiminin ve mahkûmiyet sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (AİHM, Silver ve Diğerleri/Birleşik Krallık, §98, §102; Atilla ve diğerleri/Türkiye, B. No: 18139/07, 11/5/2010, (k.k.).

10.12. Somut olayda, başvuranın bulunduğu, Tekirdağ F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde özellikleri belirtilen yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumu olduğu, tek zarf içerisinde çoklu mektup gönderiminin sınırlandırılmasının dayanağının, 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 76 ncı maddesi oluşturduğu, güvenlik ve kayıt-takip sisteminin işletilebilmesi gerekçesiyle hakkın kullanımının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.

10.13. Talebin yukarıda yer verilen mevzuat ve içtihat ışığında incelenmesi neticesinde sonuç olarak; başvuranın suç grubu, infaz rejimi, son yıllarda ceza infaz kurumlarında barındırılan kişi sayısında yaşanan artış karşısında kurumun personel, teknik, vb. olanakları dikkate alınarak tek zarf içinde tek mektup alınması-gönderilmesi uygulamasının kamu güvenliğinin korunması ile kamu düzeninin sağlanmasına yönelik makul bir tedbir olduğu, somut olayda hükümlülerin dış dünyayla ilişkilerinin kesilmesine veya dış dünyadan izole edilmelerine sebep olduğuna ilişkin dosyada somut bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla başvuranın haberleşme haklarının ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

11. Başvuranın, WhatsApp vb. elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulması

talebi hakkında yapılan inceleme:

11.1. Yukarıda da belirtildiği üzere; hükümlülerin mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı 5275 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede “hükümlülerin, anılan maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendilerine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu belirtilmiş, madde hükmü 2021 yılında

7328 sayılı Kanunla genişletilmiştir.

11.2. Yapılan değişiklikle, hükümlülerin, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilecekleri; resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükme bağlanmıştır.

11.3. İdare tarafından bu amaca yönelik olarak özetle, Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına

Entegrasyonu Projesi (ACEP) geliştirildiği, proje kapsamında içerik itibariyle geliştirilebilir bir tasarım

tercih edildiği, şu anda sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, e-doktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı ancak başvuranın bulunduğu Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda henüz kurulum yapılmadığı bilgilerine yer verilmiştir.

11.4. İlgili mevzuat, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, tutuklu ve hükümlülerin mektuplarını elektronik ortamda gönderebilmeleri için WhatsApp gibi özel işletmeler elinde bulunan haberleşme sistemlerinin ceza infaz kurumlarında kullanılamayacağının açık olduğu, bununla birlikte idarece çağın gereklerine uygun olarak tutuklu ve hükümlülerin elektronik ortamda mektup alıp/göndermelerine olanak sağlayacak yasal ve idari çalışmaların başlatıldığı, 2021 yılında 5275 sayılı

Kanunda yapılan değişiklikle konuya ilişkin hukuki altyapının tamamlandığı ve amaca yönelik yasal zeminin oluşturulduğu, yasaya uygun olarak teknik hizmet altyapısı için idarece çalışmaların devam ettiği anlaşılmakla birlikte, artan hayat pahalılığı karşısında tutuklu ve hükümlülerin alım gücünün düştüğü, bu kapsamda hükümlülerin haklarını etkin bir şekilde kullanmalarını teminen Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz

Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında yapılan çalışmaların hızlandırılarak mümkün olan en kısa sürede tamamlanması amacıyla idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Kurumumuza gönderilen yazıda idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

12.1. Diğer yandan, dış dünya ile temasın özel ve aile hayatının esaslı unsuru ve infaz rejiminin ıslah edici rolünün önemli bir parçası olduğu, hükümlülerin dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusundaki görevleri çerçevesinde idarenin gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, hükümlülerin çoğunlukla geliri olmayan ve ailelerinin destekleriyle hayatlarını sürdürmeye çalışan kişiler olduğu, bu sebeple artan yaşam maliyetlerinin haberleşme hakkının kullanımını etkileyebileceği, bununla birlikte infaz kurumu idaresince yapılan uygulamanın hükümlülerin dış dünyayla ilişkilerinin kesilmesine ve izole edilmelerine sebep olacak bir uygulama olmadığı değerlendirilmekte olup, ceza infaz kurumunda alınması zorunlu güvenlik tedbirleri ile hükümlünün haberleşme hakkı arasında kurulacak denge hususunda hassasiyet gösterilmesi gerektiği düşünülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ceza

İnfaz Kurumu uygulamalarına karşı yetkili İnfaz Hakimliği’de yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,

Başvuranın çoklu mektup gönderip/alma talebinin REDDİNE, Elektronik haberleşmelerine imkân sağlayacak çözümler sunulması talebi ilgili olarak, Akıllı Teknolojilerin

Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında yapılan çalışmaların hızlandırılması ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması hususlarında ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi