ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın eğitim ve aile hayatına dayalı olarak Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, mevcut ceza infaz kurumunda hafızlık eğitimi almakta ancak bu eğitimi daha uygun koşullarda sürdürmek istemektedir. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri uyarınca, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil talepleri belirli şartlara bağlıdır. Mevcut durumda, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması ve eğitim hakkının ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonuçlarıyla sınırlı olması nedeniyle nakil talebi reddedilmiştir. Ayrıca, eğitim hakkının ihlal edilmediği ve başvuranın uzaktan eğitim alabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi hukuka uygun bulunmuş, ancak gelecekteki olası boşalmalar ve koşulların değişmesi durumunda nakil taleplerinin yeniden değerlendirilmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13071-S.21.20982

BAŞVURU NO : 2021/6209

KARAR TARİHİ : 13/09/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın eğitim ve aile hayatına dayalı, başka bir ceza infaz kurumuna nakil istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 17/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta ve Kurum bünyesinde hafızlık eğitimi almakta olduğunu ancak barındırıldığı Kurumda bu eğitime katılan tek kadın olduğunu ve koğuşta barındırılmasından mütevellit ders çalışmakta zorlandığını, Kadın Ceza İnfaz Kurumunda barındırılması halinde sınıf ortamında eğitim alma ve tek odada ders çalışma imkânına sahip olabileceğini, bunun yanı sıra halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kayıtlı öğrencisi olduğunu beyan ederek Kurumumuza başvuruda bulunmuş, başvuranın 17/02/2020 tarih ve numaralı başvurusu hakkında 24/03/2020 tarih ve sayılı “gönderme kararı” tesis edilmiş, karar üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü cevabi yazı örneğinin Kurumumuz ve

Başvuranca tebellüğ edildiği anlaşılmış ise de Başvuran şikayet konusunun çözüme kavuşturulmadığından bahisle Kurumumuza tekrar başvuruda bulunarak lisans eğitimini tamamlayabilmesi ve hafızlık eğitiminin daha verimli ve uygun bir ortamda devamının sağlanmasını teminen, aynı zamanda ailesinin de ikameti olan İstanbul’a daha yakın konumda olması bakımından Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin sağlanması talebi ile Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 31/03/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Müdürlük tarafından gönderilen 26/08/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin naklini engelleyecek nitelikte herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve

tutukevi olmaması gerektiği, 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle

Nakil” başlıklı 19 uncu maddesinde de, talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması koşuluyla, süreli veya daimi olarak Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebilecektir hükmüne yer verildiği, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Seydişehir T

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının kapasitesinin dolu, talep ettiği diğer ceza infaz kurumlarının ise kadınlar için sınıflandırılmamış olmaması nedeniyle naklinin uygun görülmediği, 2.3. Başvuranın barındırıldığı Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 280 kişilik olduğu, kurum kapasitesinin 406 kişiye çıkarılmasına rağmen bugün itibarıyla 544 hükümlü ve tutuklunun barındırıldığı, başvuranın nakil talebinde bulunduğu, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun mevcudunun 1457, doluluk oranının %146 olduğu, 2.4. Adı geçenin kurum vaizi gözetiminde hafızlık eğitimine devam ettiği, 2.5. Bir örneği ekte gönderilen Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 22.04.2021 tarihli ve 2021/1305 sayılı kararında adı geçenin durumuna ait değerlendirmelerin açıklandığı, 2.6. Adı geçenin İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi olduğu ve eğitimine uzaktan devam ettiği, 2.7. Diğer taraftan, hükümlü Kevser Çiftçi’nin hâlen barındırılmakta olduğu Akşehir T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda haftada iki gün olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin sadece hükümlünün hafızlık eğitimini takip etmek için ceza infaz kurumuna geldiği, adı geçenin sosyal mesafe kurallarına uyarak avukat görüş alanında hafızlık eğitimini aldığı, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi halinde Bakanlığımız ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan İşbirliği Protokolü kapsamında hafızlık eğitimine nakledildiği ceza infaz kurumunda da devam edebileceği, 2.8. Ayrıca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76 ncı maddesinde, “(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır. (2) (Ek:14/4/2020-7242/35 md.) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”, 2.9. 27.07.2007 tarihli ve “Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve

Diğer Hükümler” konulu 46/1 No.lu Genelge’nin “F- Yüksek Öğretim Çalışmaları” başlıklı bölümünün birinci fıkrasında, “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.” hükümlerine yer verildiği, 2.10. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yaygın eğitimden yararlanmalarına imkan bulunduğu, okullarının kabul etmesi ve aktif öğrenci olmaları halinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabildikleri hususunda, hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; /

3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. Maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1.“Eğitim hakkı” başlıklı 2. maddesinde; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 4.2. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 5.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların

/

geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

5.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 5.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.

5.6. ”İyileştirme programlarının belirlenmesi” başlıklı 73. Maddesinde; “(1) Hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi dikkate alınarak, toplumun hukuka uygun hareket eden ve üretken bir üyesi olarak yaşamını sürdürmesini sağlayacak ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir biçimde iyileştirme programları uygulanır. Bu programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur.” 5.7. “Eğitim programları” başlıklı 75. maddesinde; “ (1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır.

/

(2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.

5.8. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 76. Maddesinde; (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.

5.9. “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88. Maddesinde; (1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir.

Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.

5.10. “Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri” başlıklı 92. Maddesinde; (1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan hükümlü ve tutuklu olanların, ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde kurum dışına çıkmaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından kısıtlanabilir.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü ve kütüphane ile kurslardan yararlanma hakkı” başlıklı 73. Maddesinde; “Hükümlüler 5275 sayılı Kanunun 60, 61 ve 88 inci maddeleri gereğince kültür ve sanat etkinliklerine katılma ve kütüphaneler ile kurslardan yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Kurumlarda, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usuller düzenlenir. Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.

(3) Kurumun kültür ve sanat programları, ulusal, yerel ve kültürel değerler de dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, kurumun en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.

(4) Hükümlüler ifade özgürlüğü çerçevesinde yayın etkinliklerinde bulunabilirler. Ancak bunun için hükümlünün kurumda bulunan çalışma esaslarını belirten koşullara, kurumun fiziki ortamına ve iç güvenliğine uygun hareket etmesi zorunludur.

(5) Hükümlülerin kurumlarda bulunan kütüphane ve kitaplıklar ile gezici kitaplıklardan yararlanma esas ve usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

(6) Genel iyileştirme programı uygulanmayan hükümlüler, her zaman kütüphaneden yararlanabilir ve düzenlenen kurslara katılabilir.

(7) Hükümlü, iyileştirme faaliyetleri kapsamında yapılan çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre kurum idaresince düzenlenen kurslara katılabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum idaresince belirlenir.

(8) Düzenlenecek kursların konusu, süresi, saati ve bunlardan hükümlülerin yararlanma koşulları kurum iç yönergesi ile belirlenir.” 7.2. “ Eğitim ve öğretim ile eğitim programları” başlıklı 88inci maddesinde; “(1) Kurumlarda eğitim ve öğretim; hükümlüye yeni ve olumlu davranışlar kazandırmayı hedefleyen ve bu amacı gerçekleştirmek üzere beden, zihin, ahlâk ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir biçimde gelişmiş bir yapıya, özgür ve bilimsel düşünceye, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan hakları ve onuruna saygılı, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek, bilgi, yetenek, beceri ve davranışlarını geliştirmek, birlikte çalışma ve iş görme alışkanlığı kazandırarak yaşama hazırlamak, kendilerinin geçim ve mutluluklarını sağlayacak faaliyetleri içeren hizmetlerin bütünüdür.

(2) Hükümlüye, kurumda bulunduğu süre içinde, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak eğitim programları uygulanır.

(3) Eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.

(4) Eğitim programları, hükümlünün, yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, ceza süresi, yetenekleri ve kültür durumuna uygun olarak hazırlanır.” 7.3. “Öğretimden yararlanma” başlıklı 89. maddesinde; “ (1) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”, 7.4. “Özel kurslar” başlıklı 90. Maddesinde; “(1) Kurum, olanaklar elverdiği ölçüde, eğitim ve öğretimle ilgili özel kurslar açabilir. Bu amaçla, Milli Eğitim Bakanlığı, diğer bakanlıklar ile kamu ve özel kuruluşlarla işbirliği yapar.” 7.5. “Kurum dışına çıkma hâlleri” başlıklı 126. maddesinde; “(1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz.”, 7.6. “Hükümlülerin Nakillerinde Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında;“Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 8. 23/10/2018 tarihli ve 30574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İstanbul Üniversitesi Açık ve

Uzaktan Eğitim Fakültesi Eğitim Öğretim Ve Sınav Yönetmeliğinin;

8.1. “Devam zorunluluğu” başlıklı 17nci maddesi “ (1) Fakülte bünyesinde yer alan programlarda yürütülen dersler için devam zorunluluğu yoktur. Ancak, özelliklerine bağlı olarak bazı derslerdeki etkinliklere, uygulamalara, stajlara devam ile ilgili esaslar Fakülte Kurulu tarafından belirlenir.” 8.2. “Sınavlar” başlıklı 19uncu maddesi “ (1) Her bir ders için en az bir Ara Sınav, bir Yarıyıl/Yılsonu (Bitirme) Sınavı ve bir Bütünleme Sınavı yapılır.” 9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin, 9.1. “Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Tüzük’ün “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak;

‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 9.2. “Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil” başlıklı 19. maddesinde; “(1) Hükümlüler eğitim ve öğretim nedeniyle, …

c. Talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması, f. Almış oldukları disiplin cezaları, cezanın türü ve ceza almalarına neden olan eylemin niteliği, suç vasıfları itibariyle, talep ettikleri ceza infaz kurumunda güvenlik riski oluşturmamaları koşuluyla, süreli veya daimi olarak Bakanlıkça başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebileceklerdir.”, 10. Genç Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirme İşlemleri ve Diğer Hükümler

Hakkında 46/1No’lu Genelge’nin “Eğitim-Öğretim Çalışmaları başlıklı 4 üncü Bölümünün F Yüksek

Öğretim Çalışmaları başlığının birinci fıkrasında; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında, açık ceza infaz kurumlarından iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır. Talebi olması hâlinde okullarının kabul etmesi koşuluyla kayıt dondurma işlemi yapılması için girişimlerde de bulunulacaktır.”, dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, kurumla aynı Büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi hâlinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmaları sağlanacaktır.” 11. 22/1/2007 tarihli ve 45/1 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer

Hükümler konulu Genelge’nin

11.1. “Hükümlü ve Tutukluların Nakil İşlemleri” başlıklı İkinci Bölümünün ilgili kısımlarında; “Hükümlü ve tutukluların, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakilleri yapılabilecektir.” 11.2.”Ortak Etkinlikler” başlıklı Üçüncü Bölümünün ilgili kısımlarında:”(1) Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.

(3) Ortak etkinliklere katılacak hükümlü ve tutukluların gruplandırılması, programların amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden uygulamaya son verilmesi veya gerekli değişikliklerin yapılması hususlarında idare ve gözlem kurulunca karar alınır.” 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında

REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 12.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 12.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi

Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 14. Başvuran, Ceza İnfaz Kurumunda devam etmekte olduğu hafızlık eğitiminin daha uygun koşullarda devamı ve kayıtlı öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü derslerine devamını teminen, aynı zamanda ailesinin de ikamet ettiği İstanbul ilinde bulunan Bakırköy

Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin sağlanması talebinde bulunmaktadır.

15. Başvuranın İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü kayıtlı

öğrencisi olmasına dayalı nakil istemine ilişkin olarak:

15.1. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’ şartları düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, eğitim, öğretim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili

Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü kapsamında, maddede düzenlenen şartlar mevcut olduğu takdirde naklin mümkün olduğunu düzenlenmiştir.

15.2. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” 15.3. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir: “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” 15.4. Mahkûmlar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve

Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık, B.No. 74025/01, 6/10/2005).

15.5. Bununla birlikte mahkûmların temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların mahkûmlar için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkûmların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda haklar sınırlanabilir.

15.6. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Tutuklu ve hükümlülerin eğitim hakkına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları göz önünde tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartları gözetilerek mahkûmların haklarına yönelik sınırlandırma yapılması mümkündür.

15.7. AİHM de, “Hükümlüler’in bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyetin infazı için tutuldukları süreye karşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Ramanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013), “tutuklular”ın ise

devam etmekte olan bir yargılama esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Baltan/Türkiye, B. No:

32777/09, 27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin ek 1 No.lu Protokol’ün 2.

maddesinin birinci cümlesi kapsamında eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu kapsamda AİHM, Sözleşme’ye hükümlü veya tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal ettiğine ilişkin

başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Durmaz, Işık, Unutmaz ve Sezal/Türkiye, B. No:

46506/99, 46569/99, 46570/99, 4/9/2001). Bunun yanısıra başvuranın öğrenci olduğu İstanbul Üniversitesi

Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında, öğrencilere bu hallerin süresi kadar kayıt dondurma hakkı da tanınmıştır.

15.8. 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelge’nin; 4/F-1’inci maddesi; “Herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmaları sağlanacaktır.” hükmü yer almaktadır. Yer verilen mevzuat kapsamında devlete; tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin derslere devam etmesini sağlamak adına pozitif bir yükümlülük yüklenmemiştir. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü, okullarının kabul etmesi durumunda, tutuklu/hükümlülerin sınavlara katılmalarını sağlamak olarak belirlenmiştir.

15.9. Somut olayda; başvuranın, öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi

Felsefe Bölümü eğitimine uzaktan devam etmekte olduğu, bu öğretim modelinde, öğrencinin, kampüse gelme zorunluluğunun olmadığı, derslerin bilgisayar vasıtasıyla işlendiği, Fakülte Yönetmeliği ile de; Fakülte bünyesinde yürütülen dersler için devam zorunluluğu bulunmadığı, sınavların ise her bir ders için en az bir ara, bir bitirme ve bir bütünleme sınavı olarak belirlendiği görülmüştür. Başvuranın kesinleşmiş mahkeme kararına bağlı olarak kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü statüsünde bulunması dolayısıyla tam zamanlı lisans eğitimine katılabilmesi mümkün değildir, kaldı ki yukarıda değinildiği üzere başvuranın öğrencisi olduğu Fakülte derslerine devam zorunluluğu da bulunmamaktadır. Mevzuat kapsamında, devletin yükümlülüğü tutuklu/hükümlülerin okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmalarını sağlamak ile sınırlıdır.

Başvuranın, 5275 sayılı yasa 53. maddesi kapsamında eğitim, öğretim nedeniyle başka bir kuruma nakledilmeyi talep hakkı mevcut ise de talebinin yerine getirilebilmesi için aynı yasa 54. maddesi kapsamında yer alan ve 167 sayılı Genelge ile bu maddeye eklenen şartların da mevcudiyeti aranmaktadır.

Bu kapsamda, başvuranın nakil isteminde bulunduğu kurumların kapasitesinin oldukça dolu olduğu, talep edilen kurumların bir kısmının ise konumuna uygun olmadığı, göz önünde bulundurulduğunda; ilgili mevzuat kapsamında başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiş, İdare tarafından, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yaygın eğitimden yararlanmalarının sağlandığı, okullarının kabul etmesi ve aktif öğrenci olmaları halinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılabildikleri ifade edilmiş olduğu, başvuran tarafından da aksi yönde bir iddia ve şikayette bulunulmadığı görülmekle, bu bakımdan da idarenin iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

16. Başvuranın Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakli halinde hafızlık eğitiminin daha etkin devam edeceğine ilişkin nakil istemine ilişkin olarak; 16.1. Başvuran, barındırıldığı kurumda hafızlık kursuna da devam ettiğini, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza

İnfaz Kurumuna nakli halinde kurs kapsamında verilen eğitimden daha verimli ve etkin faydalanma imkânı sağlayacağını ifade etmektedir.

16.2. 5275 sayılı Kanun’un ”İyileştirme programlarının belirlenmesi” kenar başlıklı 73. maddesi şöyledir:”(1) Hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi dikkate alınarak, toplumun hukuka uygun hareket eden ve üretken bir üyesi olarak yaşamını sürdürmesini sağlayacak ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir biçimde iyileştirme programları uygulanır. Bu

/

programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur.” 16.3. 5275 sayılı Kanun gereğince Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 22/1/2007 tarihli ve 45/1 No.lu Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer

Hükümler konulu Genelge’nin “Ortak Etkinlikler” başlıklı Üçüncü Bölüm’ünün ilgili kısımları şöyledir:”(1) Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.

(3) Ortak etkinliklere katılacak hükümlü ve tutukluların gruplandırılması, programların amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden uygulamaya son verilmesi veya gerekli değişikliklerin yapılması hususlarında idare ve gözlem kurulunca karar alınır.” 16.4. Bu kapsamda, ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin yaşı, bireysel yetenekleri, yetişme tarzı, sosyal ve kültürel durumu nazara alınarak bilgi ve becerilerini artırmak, boş zamanlarını faydalı bir işle değerlendirmelerine vesile olmak ve bir meslek sahibi olmalarını sağlamak amacıyla halk eğitim merkezleri, üniversiteler, gönüllü kuruluşlar, meslek odaları vb. kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılarak meslek kursları açılmaktadır. İdare tarafından tertiplenen bu kurslar çalışma saatleri dışında ve idare tarafından belirlenecek düzene göre gerçekleştirilmektedir.

16.5. Somut olayda; İdarenin cevabi yazı içeriğinde; Başvuranın barındırıldığı kurumda haftada iki gün, sadece kendisinin eğitimini takip için görevlendirilmiş olan Diyanet İşleri Başkanlığı görevlisi nezdinde, sosyal mesafe kuralları dahilinde, tahsis edilen avukat görüş alanında hafızlık eğitimine devam etmekte olduğu ifade edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan 22/04/2021 tarih ve 2021/1305 sayılı kararında; “Kurumun fiziki yapısından dolayı, başvuranın nakil isteminde bulunduğu

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda cezasının devamı halinde sınıf ortamında eğitim alabileceği ve tek odada ders çalışma imkanının olacağı, bu bakımdan hafızlık eğitimine bütün yönleri ile daha aktif olarak katılımının ve daha verimli olmasının sağlanacağının” kararlaştırıldığı görülmekle birlikte, Hükümlülerin kendi isteği ile nakil şartlarına yukarıdan bu yana detaylı yer verilmiş olup, ilgili düzenlemelerde hükümlülerin mesleki eğitim kursu nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir düzenlemeye yer verilmediği ve başvuranın hali hazırda barındırıldığı Kurum şartlarında hafızlık eğitiminin devamında idare tarafından gereken destek, yardım ve katkının sağlandığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle başvuranın hafızlık eğitimine dayalı nakil isteminin ancak ‘Kendi istekleri ile nakil’ kapsamında düzenlenen şartların mevcudiyeti halinde kabul görebileceği ancak başvuranın nakil isteminde bulunduğu kurumların kapasitesinin oldukça dolu olduğu, bir kısmının ise konumuna uygun olmadığı, bu bakımdan başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiş, idarenin iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

17. Başvuranın aile hayatına bağlı nakil istemine ilişkin olarak; /

17.1. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir.

17.2. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.

17.3. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin

Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir 17.4. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6ıncı Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

17.5. Bununla birlikte, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılan Kovid-19 salgınına karşı 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler ile Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulduğu, yüksek bulaşıcılığı olan hastalığın halen spesifik etkili bir tedavisinin bulunamadığı, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanan yerler olması ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk oluşturması nedeniyle bu aşamada nakil istemlerinin gerçekleştirilemediği de aşikardır.

17.6. Somut olayda; hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu, başvuranın talep ettiği diğer ceza infaz kurumlarının ise kadınlar için sınıflandırılmamış olduğu, bunun yanı sıra Covid-19 tedbirleri kapsamında, hükümlü ve tutukluların nakillerinin geçici olarak durdurulmuş olduğu ve ikinci bir talimata kadar kapalı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü, hükümözlü ve tutukluların isteğe bağlı nakil taleplerinin alınmaması,

Bakanlığa gönderilmemesi ve mahallinde reddedilmesinin uygun görüldüğü, ağustos ayı ile sınırlı ve bir defaya mahsus olmak üzere alınan nakil taleplerinin değerlendirilmeye alınıp alınmayacağına ise yine

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda karar verilecek olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.

18. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte; Başvuranın, barındırıldığı kurum ile öğrenci olduğu okul arasındaki mesafe, geçici sevk masrafları, v.b. etkenler, hafızlık eğitiminin daha verimli devamının sağlanabileceği yönünde İdare ve

Gözlem Kurulu Kararı ile ailesinin naklini talep ettiği İstanbul ilinde ikamet etmekte olduğu göz önüne alındığında, başvuranın talebi doğrultusunda nakli halinde eğitim hayatının daha verimli devamına ve ailesi ile etkin bir iletişim kurmasına da yardımcı olunacağı değerlendirilmekle; başvuranın halen İstanbul

Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi olması ve nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesinin ikamet ettiği İstanbul iline daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, Covid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Diğer yandan Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, başvuranın halen

İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi olması ve başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde

/

durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi